{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/2367 <br>KARAR NO: 2025/563<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/06/2021<br>NUMARASI: 2018/780 E. -  2021/470 K. <br>DAVANIN KONUSU: Sigorta tazminatı<br>Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;  müvekkili ile ... İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi ( ...) arasında 16.05.2016 tarihinde atıksu arıtma tesisi yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığını, konu inşaat işi davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu 02.06.2016/2018 vadeli inşaat all risk poliçesi ile 8.500.000,00 TL bedelle teminat altına alındığını, işin devamı sırasında 27.04.2017 tarihinde işyeri şantiyesinde tesise yer altından döşenen 1700 metre alçak gerilim kablosunun faili meçhul kişilerçe yerinden sökülerek çalındığını,  konu hırsızlık rizikosu sonucu meydana gelen zararın tazmini için sigorta şirketine hasar ihbarı yapıldığını, ekspertiz çalışmaları tamamlanmış olmasına karşın, sigorta şirketince 13.06.2017 tarihli yazı ile işin bitimi ve bakım devresi başladıktan sonra gerçekleşen rizikoyla ilgili hasarın teminat kapsamı dışında kaldığı belirtilerek ödeme yapılmadığını, iş sahibi ... tarafından hırsızlık tarihi itibariyle tesisin işletmeye hazır halde olmadığı, sadece ekipman ve ünitelerin test çalışması yürütüldüğü bildirilmiş olmasına karşın sigorta şirketince tazminat ödemesi  yapılmadığını, çalınan kabloların davacı tarafça yeniden  döşendiğini, yenilenme maliyeti kablo bedeli ve işçilik maliyeti dahil 199.774,08 TL olduğunu,  sigorta poliçesinde işin başlangıç tarihinin 02.06.2016, bakım devresi başlangıcı tarihinin ise  02.06.2017 olarak belirlendiğini, atık su arıtma tesisi yapım işi geçici kabul tutanağı tarihinin ise 01.12.2017  olduğunu, rizikonun poliçede kayıtlı bakım devresi başlangıcından ve geçici kabul tarihinden önce meydana geldiğini,  riziko tarihinden sonra gerçekleştirilen imalatlara ilişkin hak ediş raporlarının da konu inşaat işinin tamamlanmadığını, tesisin işletmeye alınmadığını tevsik ettiğini, bu nedenle meydana gelen hasarın sigorta teminat kapsamında yer aldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkim hakları saklı olmak üzere 199.774,08 TL tazminatın 13.06.2017 talep ret tarihinden işleyen avans faizi ile  davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  taraflar arasında akdedilen sigorta sözleşmesi nedeniyle tanzim edilmiş olan ... numaralı all risk poliçesi ile 02/06/2016 - 2018 tarihleri arası meydana gelen rizikolara karşı 8.500.000,00 TL sigorta bedeli ile güvence sağlanmış ise de, hırsızlık rizikoları nedeniyle meydana gelen zararlar bakımından %10 ve minimum 5.000,00 USD olmak kaydıyla tenzili  muafiyet bedeli öngörüldüğünü, 27/04/2017 tarihinde riziko adresinde trafo binasından arıtma tesislerine dağılan ve hali hazır döşenmiş ve enerji verilmiş bulunan kabloların çalınması üzerine ihbarda bulunulduğundan ...nolu hasar dosyasının açılarak eksper atamasının yapıldığını, mahallinde yapılan inceleme neticesinde arıtma tesislerinde ana trafo odası kilidinin kırılarak içerisine girilip enerjinin pano üzerinde kapatıldığını, kolluk kuvvetleri tarafından pano üzerinden parmak izi alındığını, ana trafo odasından tesise dağılan montajı yapılmış elektrik kablolarının çalınmış olduğu tespit edilmiş ise de sigorta poliçesindeki \"İnşaat Sigorta Bakım Devresi Klozu\" ile sağlanan güvencenin inşaatın tamamlanıp geçici kabulün yapılarak işin teslim edilip iş sahibince kullanılmaya başlanması aşamasındaki risklerin teminat kapsamında kaldığını, yine \"Teminat Dışı Kalan Haller\" düzenlemesi ile hırsızlık ve hırsızlığa teşebbüsten kaynaklanan hasar bedellerinin kapsam dışında bırakıldığını, somut olay itibariyle de riziko bakım devresinde meydana gelmiş olduğundan hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminatın tahsili davasıdır. Vaki riziko hırsızlık fiili kapsamında suç teşkil ettiğinden soruşturmanın Aliağa CBS'nin 2017/3429 Soruşturma sayılı dosyası üzerinden devam etmekle birlikte rizikonun meydana geldiği tarafların kabulündedir. İhtilaf, rizikonun hangi aşamada meydana geldiğini tespit ile meydana geldiği aşama itibariyle rizikonun sigorta kapsamında kalıp kalmadığı ve kalmakta ise davacının tenzih muafiyet bedeli de nazara alınmak suretiyle davacının gerçek zararının tespiti ile davalıdan tahsili noktalarından kaynaklanmaktadır. Ancak rizikonun meydana geldiği devrenin tespiti tüm hak edişlerin incelenmesi ile mümkün olduğundan vaki riziko nedeniyle meydana gelen hasar miktarının sigorta poliçesindeki tenzihi muafiyet bedelinin de hesaplanması hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Bu kapsamda ... AŞ Genel Müd. Yard. emekli ..., elektrik mühendisi bilirkişi ... ve mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; hasarın 27/04/2017 tarihinde meydana geldiği, sigorta poliçesi ile inşaatın tamamlanmasından sonra meydana gelen rizikolar bakımından bakım devresinde ise hırsızlık rizikosu bakımından sigorta güvencesi sağlanmadığından ihtilafın rizikonun inşaatın tamamlanmasından önce mi yoksa sonra mı meydana geldiğinin tespitine bağlı olarak çözümlenmesinin gerektiği, dosyada yer alan 20/04/2017 tarihli alosbi elektrik endeks protokolündeki arıtma tesisinin elektrik izinlerinin alındığı bildiriminin test çalışmasına ilişkin mi yoksa inşaat bittikten sonraki çalışmanın belgesi olduğunun ispat edilmesi gerektiği, 02/06/2017 tarihli ... Ltd. Şti ekspertiz raporundaki \"Trafo binasından arıtma tesislerine dağılan, hali hazırsa döşenmiş olan çalınan elektrik kablolarının...\" ifadesinin ... Sigorat AŞ'nin ileri sürdüğü ön arıtma tesisinin devreye alındığı ve bu nedenle poliçe teminatının bittiği yönündeki iddiaları yeterince desteklemediği, hasar bedelinin KDV hariç 165.189,90 TL olduğu, tenzihi muafiyet kapsamında %10 indirim yapıldığında KDV hariç hasar miktarının 148,670,91 TL olduğu, %18 KDV eklendiğinde hasarın toplam 175.431,67 TL olduğu tespit edilmiştir. Davalı sigorta şirketinin bu rapora itirazları ve rapor ekinde sunduğu belgeler doğrultusunda aynı bilirkişi heyetinden alınmış olan bila tarihli ve 23/10/2020 ibraz tarihli bilirkişi ek raporu ile; 20/04/2017 tarihli ekspertiz raporunda yer alan \"İnşaatın tamamlanmış olduğu ve bakım devresinin başlamış olduğuna\" dair kanaatin alosbi elektrik endeks tespit protokolündeki 20/04/2017 tarihinde arıtma tesisinin elektrik izinlerinin alındığı ön arıtma tesisinin devreye alındığı, ön arıtma tesisinin devreye alınmış olması nedeniyle ilgili poliçe bakım devresinin başlamış olduğu inşaatın tamamlanma süreci bakımından ispat edilmesi gerektiği, oysa sunulan belgeler itibariyle meydana gelen hasarın kapsam dışı kalması konusunda yeterli bir kanaat oluşmadığı tespit edilmiştir. İnşaatın geçirdiği aşamaların hak ediş raporları ile belirlenmesi gerektiğinden ve mevcut bilirkişi heyeti arasında inşaat mühendisi bilirkişi olmaması nedeniyle mevcut bilirkişi heyetine inşaat yüksek mühendisi Prof. Dr....'da eklenmek suretiyle alınmış olan 18/06/2021 tarihinde ibraz edilmiş olan bilirkişi heyet raporu ile; hırsızlık olayının meydana geldiği dönemin inşaat dönemi mi yoksa bakım devriyesi dönemi mi olup olmadığı konusunda yapılan değerlendirmeler neticesinde davacı ile iş sahibi arasında 16/05/2016 tarihli inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye göre sözleşme bedelinin 8.500.000,00 TL olduğu, ihale tarihinin 02/05/2016 tarihli olduğu, yer tesliminin 20/05/2016 tarihinde yapıldığı, işin süresinin 365 gün, işletme süresinin ise 365 gün olarak belirlenmiş olması nedeniyle iş bitim tarihinin 20/05/2018 olarak belirlendiği, 27/04/2017 tarihinde şantiyede trafo binasından arıtma tesislerine dağılan ve riziko anında döşenmiş olan 1700 metre enerji kablosunun kesilmek suretiyle zarar meydana geldiği, dava dilekçesi ekinde delil olarak sunulmuş olan 16 adet hak ediş raporu ve yapılan işlerle ilgili listeler incelendiğinde ilk hak edişin 01/07/2016 tarihinde, 16 numaralı son hak edişin ise 14/11/2017 tarihinde hazırlanmış olduğu, bu nedenle arıtma tesisi inşaat çalışmalarının 14/11/2017 tarihine kadar devam ettiği, geçici kabulün ise 01/12/2017 tarihinde yapılmış olduğu, bu kapsamda 27/04/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayının inşaat çalışmalarının devam ettiği dönemde meydana geldiği anlaşıldığından meydana gelen 175.431,67 TL (KDV dahil) hasar bedelinin sigorta kapsamında kaldığı tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı ile alınmış olan bilirkişi raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kısmen kabulü ile, 175.431,67 TL'nin 13/06/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar vermek gerekmiştir. \"gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 175.431,67 TL'nin 13/06/2017 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; poliçede, ''İnşaat Sigortası Bakım Devresi Klozu'' kısmında ''Bakım devresi teminatı, inşaatın tamamlanması veya geçici kabulün yapılması, yahut işverene teslim edilmesi veya işveren tarafından kullanılması ile başlayıp işveren tarafından kesin kabulün yapılması ile sona erer.'' hükmü,  ''Teminatın Kapsamı'' kısmında  İnşaat Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla, Genel Şartların A.3 maddesinin f bendi kapsamında tamamlanmış veya geçici kabulü yapılmış yahut işveren tarafından kullanılan inşaatta  müteahhidin sözleşme şartları dahilindeki yükümlülükleri kapsamında eksik ve kusurların giderilmesi amacıyla yaptığı çalışmalar sırasında sigortalı kıymetlere verdiği zarar ve ziyanlar ile bakım devresi esnasında ortaya çıkan ve inşaat devresinde müteahhidin sorumlu olduğu bir nedene dayanan ziya ve hasarlar temin edildiğini,  ''Teminat Dışı Kalan Haller''  başlığı altında, ''Sigortacı bakım devresinde aşağıdaki haller sebebiyle meydana gelen zararlardan sorumlu değildir   f) Hırsızlık ve Hırsızlığa Teşebbüs  İHTAR  Bu teminat poliçede belirtilen bakım devresi süresi ile geçerli olup poliçede yazılı bakım devresi süresi her ne olursa olsun inşaatın tamamlanması, geçici kabulün yapılması veya sigortalı kıymetin fiilen kullanıma alınması ile kendiliğinden başlar.''  hükümleri yer aldığını, poliçede yer alan özel şartlar çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapıldığını, ... Endeks Tespit Protokolüne istinaden 20.04.2017 tarihinde arıtma tesisinin elektrik izinlerinin alındığı, ön arıtma tesisinin devreye alındığı, diğer bölümlerin test aşamasında olduğu, ön arıtma tesisinin devreye alınmış olması sebebi ile poliçe bakım devresinin başlamış olduğu hususlarının tespit edildiğini,  bu nedenle de hırsızlık hasarının bakım devresinde gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından talebin teminat dışı olduğunun tespit edildiğini,  ekspertiz çalışması sırasında düzenlenen ve sigortalı yetkilisi tarafından da imza edilmiş olan protokol yazısı notlarında bu durumun ''20.04.2017 tarihinde arıtma sisteminin elektrik izinlerinin alındığı, ön arıtma tesisinin devreye alındığı, diğer bölümlerin test aşamasında olduğu'' notu ile belirtildiğini,  mahallinde yapılan ekspertizde ön arıtma tesisinin havuzların ve kanallarının su ile dolu olduğu ve kısmen prosesin devreye alındığının tespit edildiğini,  tesisin tamamı ile bitmemiş olması sebebi ile geçici kabul veya imalat bitiş tutanağı gibi bir evrak bulunmasa da, poliçede yer alan özel şart  ''inşaatın tamamlanması, geçici kabulün yapılması veya sigortalı kıymetin fiilen kullanıma alınması''  kapsamında talebin  teminat dışı olduğunu,  bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, inşaat all risk sigorta poliçesi kapsamında sigorta tazminatı  istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile dava dışı ... İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi ( ...) arasında 16.05.2016 tarihinde atıksu arıtma tesisi yapım işine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşme konusu inşaatın  davalı sigorta şirketi nezdinde ... nolu, 02.06.2016-02.06.2018 inşaat all risk poliçesi ile sigorta örtüsü altına alındığı, 27.04.2017 tarihinde işyeri şantiyesinde tesise yer altından döşenen 1700 metre alçak gerilim kablosunun  hırsızlık olayı sonucunda çalındığı,  davacının sigortacıya ihbarda bulunduğu,  davalı sigortacı tarafından yapılan inceleme sonucu, meydana gelen rizikonun poliçe teminatı dışında olduğu gerekçesiyle hasar ödemesi yapılmadığı konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır.  Davacı, hırsızlık sonucu kabloların çalınmasının inşaatın devamı sırasında meydana geldiğini ve teminat kapsamında kaldığını savunmuş; davalı ise,  rizikonun inşaatın devamı sırasında değil,  bakım devresinde meydana geldiğini,  bu devrede hırsızlık olayı sonucu meydana gelen zararın teminat teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur.  Uyuşmazlık, kabloların çalınması sebebiyle doğan zararın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığı, bunun sonucuna göre davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasındaki poliçe  uyarınca sigorta konusu arıtma tesisi inşaatında   meydana gelecek doğal afetler, bakım, yangın, hırsızlık hasarlarından hasarın %10'u minimum 5.000-USD muafiyet ile  davacının dava dışı ... ile yaptığı  atıksu arıtma tesisi yapım işi inşaatı sigorta örtüsü altına alınmış olup poliçenin '' ...'' başlıklı klozunda, bakım devresi teminatının, inşaatın tamamlanması veya geçici kabulün yapılması, yahut işverene teslim edilmesi veya işveren tarafından kullanılması ile başlayıp işveren tarafından kesin kabulün yapılması ile sona ereceği düzenlenmiş, bu devreye ilişkin  hısızlık sonucu meydana gelen rizikoların  ise  teminat kapsamında olmadığı belirlenmiştir.  Somut olayda,  inşaat mühendisi bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden alınan 18.06.2021 tarihli raporda da belirlendiği üzere, davacının işveren ... ile arasındaki sözleşme konusu inşaatına ilişkin olarak  ilk hakedişin 01.07.2016, son hakedişin 14.11.2017 tarihinde düzenlendiği,  bu sebeple arıtma tesisi  inşaat çalışmalarının hakediş tarihi olan 14.11.2017 tarihine kadar devam ettiği,  geçici kabulün 01.12.2017 tarihinde  yapılmış olduğu, buna göre 27.04.2017 tarihinindeki hırsızlık olayının inşaat çalışmalarının devam ettiği dönemde meydana geldiği, davalı tarafın iddia ettiği şekilde hırsızlık olayının bakım devresine ilişkin dönemde meydana gelmediği anlaşıldığından meydana gelen hasarın poliçe teminat kapsamında yer aldığı kanaatine varılmıştır. Bu sebeple mahkemece, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporu ile muafiyet oranı da uygulanarak bulunan tazminat bedeli üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup  davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.  Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,  2- Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 8.945,93 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.27.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a286b4a5d48ad08b","SID":"67c47eab5e4045c4"}}