{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ........<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ........ <br>KARAR NO\t: ........<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ........  (...)<br>ÜYE\t\t: ........  (...)<br>ÜYE\t\t: ........  (...)<br>KATİP\t: ........  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 28/01/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas <br>DAVACI\t: ........... <br>VEKİLİ\t: Av........<br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: ...........  <br>VEKİLİ\t: Av.........<br>DAVA\t\t: Tazminat <br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 02/04/2025<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 28/01/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirketin hissedarı ve eski müdürü olduğunu, müdür olduğu dönemde, görevi hasebiyle şirket işlerinde kullanılmak üzere; mülkiyeti müvekkili şirkete ait Skoda Karoq marka, ........... plaka sayılı ve Skoda Superb marka, ........... plaka sayılı araçların davalının kullanımına tahsis edildiğini, müvekkili şirketin 17.11.2023 tarihli Genel Kurulunda davalının müdürlük görevinin sona erdirildiğini, artık şirket müdürü olmaması sebebiyle davalıdan, söz konusu araçları müvekkili şirkete iade etmesi sözlü olarak talep edildiğini, araçların mülkiyetinin müvekkili şirkete ait olmasına rağmen davalının araçları iade etmediğini, bunun üzerine davalıya, Konya.... Noterliği aracılığı ile 29.11.2023 tarihinde ... yevmiye numaralı ve Konya....Noterliği 19.12.2023 tarihli ve  ... yevmiye numaralı ihtarnameleriyle araçların iadesi talep edilmişse de araçların iade edilmediğini, davalı hakkında, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyası üzerinden suç duyurusunda bulunulduğunu, soruşturma neticesinde Konya....Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhinde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığını, davalının ceza dosyası kapsamında verdiği ifadesinde şirkete ait araçların, davalı şirket içerisinde hem diğer ortaklar hem de çalışanlar tarafından rahatlıkla kullanıldığı, şikayet konusu yapılan araçların şirkete ait olduğunu, şirket tarafından dağıtılmayan kar payları nedeniyle biriken alacağına karşı araçları elinde tuttuğunu ikrar ettiğini, davalının müvekkili şirketin feshi ve tasfiyesi talepleri ile Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, taraflar arasında şirket iş ve işlemlerinden doğan hukuki ihtilaflara dayalı birden fazla dava bulunduğunu, ancak davalının, söz konusu araçları, ispata muhtaç olan alacaklı olduğu iddiası ile alıkoymasının ve araçlardan şahsi olarak nemalanmaya devam etmesinin hukuki zemini bulunmadığını, zira araçların, ortaklarından bağımsız ayrı bir tüzel kişiliği olan müvekkili şirketin aktif malvarlığı içerisinde yer aldığını ve şirket işlerinde kullanılmaya özgülendiğini, dava konusu araçların müvekkili şirkete ait olduğunu ve davalının araçları haksız olarak yedinde bulundurduğunu ceza yargılamasındaki ifadeleri ile ikrar ettiğini, bu halde eldeki davayı ikame etmekteki ve koruma kararı talebinde bulunmaktaki haklılıklarının büyük oranda ispat edildiğini, kaldı ki, ihtiyati tedbir ve haciz için alacağın kesin bir şekilde ispat edilmesi gerekmemekte, alacağın yaklaşık olarak ispatının yeterli görüldüğünü beyan ederek ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile dava konusu Skoda Karoq marka, ........... plaka sayılı ve Skoda Superb marka ve ........... plaka sayılı araçların ihtiyaten müvekkiline iadesine, <br>dava sonundaki alacaklarının tahsil imkanının kalmama ihtimali, uyuşmazlığın tipik olması, taleplerindeki haklılık oranının yüksekliği, yaklaşık ispata yönelik maddi ve yoğun delillerin bulunması, uğradıkları zararda kusurlarının bulunmadığının açıkça belli olması, malvarlığının elden çıkarılması halinde yargıya yeni sorun, iş yükü ve uyuşmazlıklarının gelecek olması, uyuşmazlık konusunun yasanın aradığı gibi olması nedeniyle İİK 257 vd. gereğince davalı taraf adına kayıtlı araç ve taşınmazları üzerine alacaklarına yetecek oranda teminatsız veya uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 02/01/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun \"İhtiyati Tedbir\" başlıklı 389/1. Maddesinde; <br>\"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \" amir hükmü yer almaktadır. <br>T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi........Hukuk Dairesinin 04/04/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamında;<br>\"Dava, araç mülkiyetinin tespiti, el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.<br>...Bu açıklamalarla birlikte somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde, dava konusu aracın trafikten men edilmesine yönelik olarak ihtiyati tedbir talep edildiği, kural olarak asıl uyuşmazlığı çözecek nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği, aksi halde ihtiyati tedbirin davanın yerine geçeceği ve ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerin ihlal edilmesi sonucunu doğuracağından ihtiyati tedbir talebinin reddine dair mahkemece verilen ara karar yerindedir.\" denilmiştir. <br>Anılan amir kanun hükmü, Bölge Adliye Mahkemesi ilamı ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Her ne kadar davacı tarafından mülkiyeti davacı şirkete ait Skoda ........... ve ........... plaka sayılı araçların dava süresince ihtiyaten davacıya teslimi yönünde tedbir kararı verilmesi talep edilmiş ise de uyuşmazlığın esasını çözecek mahiyette tedbir kararı verilmesi mümkün olmayacağından yukarıda detayı verilen T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi........Hukuk Dairesinin 04/04/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı da emsal alınarak davacının tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. <br>İHTİYATİ HACİZ TALEBİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE;<br>2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunumuzun \"İhtiyati Haciz Şartları\" başlıklı 257/1. maddesinde;<br>\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı,  borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" denilmiştir. <br>Davacı tarafından dava öncesinde davaya konu araçların iadesi hususunda T.C. Konya.... Noterliğinin 29/11/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile T.C. Konya.... Noterliğinin 19/12/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnameleri keşide edilmiştir. <br>Dosya içerisine alınan dava konusu araçların ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hak sahipliğinin davacı şirkete ait olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafından dava konusu araçlar açısından(her biri için 500,00 TL olmak üzere) haksız kullanım sebebiyle ayrı ayrı ecrimisil talep edildiği anlaşılmıştır.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava konusu araçların ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hak sahipliğinin davacı şirkete ait olduğu, dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinde bu araçların davalıya şirket müdürü olması sebebiyle ve şirkete ait işlerin yürütülmesi amacıyla tahsis edildiği, davalının 17/11/2023 tarihli şirket Genel Kurulu kararı ile müdürlük görevinin sona erdiğinin iddia edildiği ve araçların iade edilmesi için iki ayrı ihtar keşide edildiği, ruhsat bilgileri ve noter ihtarnamesi nazara alındığında ecrimisil talebi açısından ihtiyati haciz için aranan \"yaklaşık ispat\" şartının gerçekleştiğine kanaat edilmekle davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, yaklaşık ispat kuralı gereğince iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz önünde bulundurularak taraflar arasındaki hak ve nesafet dengesinin sağlanması açısından ecrimisil davasının belirsiz alacak olarak açılması dolayısıyla talep edilen alacak miktarının yargılama sırasında artabileceği/değişebileceği nazara alınarak 1.000,00TL teminat yatırmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü açısından aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir...\" gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, ihtiyati haciz talebinin 1.000,00 TL nakdi teminat yatırılması halinde kabulü ile, İİK'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince, alacaklının ileride ihtiyati hacizde haksız çıkması halinde karşı taraf (borçlu/borçlular) ile üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olması kaydıyla, davalının gerek elindeki gerekse üçüncü şahıslardaki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının, yukarıda miktarı yazılı alacağa yetecek kadar kısımlarının ihtiyaten haczine karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı şirketin ........... Anonim Şirketinin Konya yetkili satıcısı ve yetkili servisi olup 300.000,00 TL sermayeli olduğunu, müvekkili ve ...........'un %35'er hisse, ........... ve ........... ise %15'er den olmak üzere hissedarlığının bulunduğunu, şirket ortaklarının kardeş olup, şirket kapalı bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin abisi olan ...........'un, tek başına şirket müdürü olmadan önce, şirketin bütün yetkilerini fiilen kendi bünyesinde topladığını ve şirket muhasebesini tek başına kontrol ederek, özellikle müvekkiliine şirketin ticari faaliyetleriyle, kar zarar durumuyla ve şirket yatırımlarıyla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, verdirmediğini ve mobing uygulaması nedeniyle müvekkilinin şirkete gitmeye dahi çekinir hale geldiğini, bu tür haklı nedenlerden dolayı müvekkili tarafından şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davacı şirketin ortaklarından olan ........... ve ...........'nun, şirket menfaatlerinden keyfi şekilde yararlandıkları için bu duruma karşı çıkan müvekkilini şirket yönetiminden uzaklaştırdıklarını, bu hususun fesih ve tasfiye davasında verilen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin, şirketin haklı nedenle tasfiyesi talebiyle açtığı davalar nedeniyle, müvekkiline husumet gütmeye başlayan şirket ortaklarının, müvekkilini müzayaka altına alabilmek için iş bu dava konusu ve benzeri birçok hukuka açıkça aykırı davalar açtıklarını, arada geçen sürelerde de müvekkiline herhangi bir kar payı veya kar payı avansı ve veya hiç bir ödeme yapmadıkları için de onu ekonomik olarak zor duruma düşürmek ve onun %35 oranındaki hissesini de yok pahasına ele geçirmeyi amaçladıklarını, dava konusu araçlarla ilgili olarak müvekkili aleyhinde haksız kullanım nedeniyle şikayette bulunduklarını, müvekkilinin Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılandığını, davanın derdest olduğunu, müvekkilinin kendisine ait olmayan aracı kullanmadığını, zira müvekkilinin %35 oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirketin kendisine tahsis ettiği araçlarını kullandığını, dava konusu araçların ortak kullanımda olan şirket araçları olup, şirket ortakları hatta ortakların aileleri ve şirket çalışanlarının dahi bu araçları kullanabildiklerini, müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdiği 17.11.2023 tarihli genel kurul kararının şu aşamada nizalı olduğunu, genel kurul kararının iptali davasının istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, kaldı ki; müdürlük görevi sona eren, aynı zamanda ortak olan müvekkilinin şirket aracını kullanamayacağı ve iade etmesi yönünde herhangi bir genel kurul kararı bulunmamakla birlikte ayrıca  davalı şirketin, kendi ortağı hakkında bir dava açabilmesi için de ortada alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 257 maddesinde düzenlenen şartların somut uyuşmazlıkta bulunmadığını, verilen kararla 1.000,00 TL teminat yatırılarak davalının tüm malvarlığına haciz konulduğunu, banka hesaplarının blokeli hale geldiğini, müvekkilinin belirli bir yerleşim yerinin bulunduğunu, mal kaçırmaya veya gizlemeye çalışmadığını, vadesi gelememiş borçlarda, mahkemenin ihtiyati haciz kararında md. 257/2'deki hangi şarta dayandığını belirtmesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını aksi takdirde mahkemece belirlenecek teminat karşılığında ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ 28/01/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...UYAP Bilişim sistemi marifetiyle dosyamız arasına alınan sahiplik bilgisinin sorgulanmasında dava konusu ........... Plakalı Scoda Marka araç ile ........... Plakalı Scoda Marka aracın davacı şirket adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. <br>Dosyamız arasında yer alan ve T.C. Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/10/2023 Tarih ve ... Karar sayılı ilamında kayyı olarak atanan Ahmet Bulca refaketinde davacı şirketin 17/11/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağının incelenmesinde ...........'un 3 yıllığına davacı şirketi münferiden temsile yetkili olarak oy çokluğu ile seçildiği görülmüştür. <br>Dosyamız içerisinde yer alan T.C. Konya.... Noterliğinin 29/11/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde özetle Dava konusu araçların şirketin ihtiyaçlarına özgülenmeksizin davalı tarafından kullanılması sebebiyle aracın iadesi için 2 günlük süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 01/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.  <br><br>Dosyamız içerisinde yer alan T.C. Konya.... Noterliğinin 19/12/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesinin incelenmesinde özetle Dava konusu araçların şirkete iadesinin talep edilmesine rağmen iade edilmediğini, aracın iadesi için 2 günlük süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 21/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. <br>2004 Sayılı Kanunun 257/1 maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" amir kanun hükmü yer almaktadır. <br>Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, araç ruhsat kayıtları, davacı şirketin 17/11/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantı Tutanağı, ihtarnameler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava konusu araçların davacı şirket adına kayıtlı olduğu,  davacı şirketin 17/11/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında ...........'un 3 yıllığına davacı şirketi münferiden temsile yetkili olarak oy çokluğu ile seçildiği, şirket ortağı olan ve şirketin eski müdürü olan davalının bu araçları kullanması için yapılan tahsisin sona erdirildiği, T.C. Konya.... Noterliğinin 29/11/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ve T.C. Konya.... Noterliğinin 19/12/2023 Tarih ve ... Yevmiye nolu ihtarnamesi ile tahsis kararının sona erdiğinin ve davacı şirkete ait araçların teslim edilmesi gerektiğinin davalıya ihtar edildiği, buna rağmen dava tarihine kadar davalı tarafından araçların iade edilmemesi sebebiyle eldeki \"El Atmanın Önlenmesi ve Ecrimisil\" davasının açıldığı, 2004 Sayılı Kanunun 257/1 maddesi gereğince araçların iadesine ilişkin yapılan ihtarlar ile ecrimisil yönüyle alacağın muaccel hale geldiği ve rehinle de temin edilmediği anlaşılmakla ecrimisil talebi açısından ihtiyati haciz için aranan \"yaklaşık ispat\" şartının gerçekleştiğine kanaat edilmekle davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne, yaklaşık ispat kuralı gereğince iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz önünde bulundurularak taraflar arasındaki hak ve nesafet dengesinin sağlanması açısından ecrimisil davasının belirsiz alacak olarak açılması dolayısıyla talep edilen alacak miktarının yargılama sırasında artabileceği/değişebileceği nazara alınarak dava değeri 1.000,00TL kadar teminat alınmasına dair Mahkememiz kararının usul ve yasaya uygun olduğuna kanaat edilmekle yapılan itirazın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesiyle, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  davacı şirketin, ........... Anonim Şirketinin Konya yetkili satıcısı ve yetkili servisi olup 300.000,00 TL sermayeli olduğunu, müvekkili ve ...........'un %35'er hisse, ........... ve ........... ise %15'er den olmak üzere hissedarlığının bulunduğunu, şirket ortaklarının kardeş olup, şirket kapalı bir aile şirketi olduğunu, müvekkilinin abisi olan ...........'un, tek başına şirket müdürü olmadan önce, şirketin bütün yetkilerini fiilen kendi bünyesinde topladığını ve şirket muhasebesini tek başına kontrol ederek, özellikle müvekkiline şirketin ticari faaliyetleriyle, kar zarar durumuyla ve şirket yatırımlarıyla ilgili hiçbir bilgi vermediğini, verdirmediğini ve mobing uygulaması nedeniyle müvekkilinin şirkete gitmeye dahi çekinir hale geldiğini, bu tür haklı nedenlerden dolayı müvekkili tarafından şirketin haklı nedenle feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtıklarını, davacı şirketin ortaklarından olan ........... ve ...........'nun, şirket menfaatlerinden keyfi şekilde yararlandıkları için bu duruma karşı çıkan müvekkilini, şirket yönetiminden uzaklaştırdıklarını, bu hususun fesih ve tasfiye davasında verilen tanık beyanları ile de sabit olduğunu, müvekkilinin, şirketin haklı nedenle tasfiyesi talebiyle açtığı davalar nedeniyle, müvekkiline husumet gütmeye başlayan şirket ortaklarının, müvekkilini müzayaka altına alabilmek için iş bu dava konusu ve benzeri birçok hukuka açıkça aykırı davalar açtıklarını, arada geçen sürelerde de müvekkiline herhangi bir kar payı veya kar payı avansı ve veya hiç bir ödeme yapmadıkları için de onu ekonomik olarak zor duruma düşürmek ve onun %35 oranındaki hissesini de yok pahasına ele geçirmeyi amaçladıklarını, dava konusu araçlarla ilgili olarak müvekkili aleyhinde haksız kullanım nedeniyle şikayette bulunduklarını, müvekkilinin Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile yargılandığını, davanın derdest olduğunu, müvekkilinin kendisine ait olmayan aracı kullanmadığını, zira müvekkilinin %35 oranında pay sahibi olduğunu, davalı şirketin kendisine tahsis ettiği araçlarını kullandığını, dava konusu araçların ortak kullanımda olan şirket araçları olup, şirket ortakları hatta ortakların aileleri ve şirket çalışanlarının dahi bu araçları kullanabildiklerini, müvekkilinin müdürlük görevinin sona erdiği 17.11.2023 tarihli genel kurul kararının şu aşamada nizalı olduğunu, genel kurul kararının iptali davasının istinaf aşamasında olup kesinleşmediğini, kaldı ki; müdürlük görevi sona eren, aynı zamanda ortak olan müvekkilinin şirket aracını kullanamayacağı ve iade etmesi yönünde herhangi bir genel kurul kararı bulunmamakla birlikte ayrıca  davalı şirketin, kendi ortağı hakkında bir dava açabilmesi için de ortada alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığını, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 257 maddesinde düzenlenen şartların somut uyuşmazlıkta bulunmadığını, verilen kararla 1.000,00 TL teminat yatırılarak davalının tüm malvarlığına haciz konulduğunu, banka hesaplarının blokeli hale geldiğini, müvekkilinin belirli bir yerleşim yerinin bulunduğunu, mal kaçırmaya veya gizlemeye çalışmadığını, vadesi gelememiş borçlarda, mahkemenin ihtiyati haciz kararında md. 257/2'deki hangi şarta dayandığını belirtmesi gerektiğini, ihtiyati haciz kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, davalı tarafından ayrıca alacaklı olduğuna dair dosyaya sunulan somut bir delil bulunmadığını, haksız bir kullanım olmamakla birlikte, davacı şirketin uğradığı herhangi bir zarar da bulunmadığını, davacı şirketin alacaklı olması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, haksız kullanım olup olmadığının ancak yargılama ile belirlenebileceğini, mahkemece, davacı şirket tarafından, müvekkiline, 29.11.2023 tarihli ihtarname keşide edildiği, söz konusu ihtar ile alacağın muaccel hale geldiği belirtilmişse de ihtarname ile iddia edilen alacağın muaccel hale gelmesinin hukuken mümkün olmadığını, ortada muaccel hale gelmiş bir alacaktan ziyade, yargılamayı gerektirir bir alacak iddiası bulunduğunu, ayrıca ihtarnamede, \"tahsis kararının sona erdiği\" yazılı olduğu belirtilmişse de sözü edilen ihtarnamede bu şekilde bir ibare bulunmadığını, müvekkili müdür olduğu için değil, şirket ortağı olduğu için şirket havuz aracını kullanma hakkına sahip olduğunu, davacının iddialarını yaklaşık olarak dahi ispat edemediğini beyan ederek mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun \"İstinaf Dilekçesinin Reddi\" başlıklı 346/(1). maddesinde; istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkemenin istinaf dilekçesinin reddine karar vereceği düzenlenmiştir.<br>Hukuk Muhakemeleri Kanununun \"İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar\" başlıklı 341.maddesinin (2) no'lu bendinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiş, 2.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 24.11.2016 tarihli 6763 sayılı \"Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun\"un 41.maddesi ile de, maddede yer alan \"binbeşyüz\" ibaresi, \"üçbin\" şeklinde değiştirilmiş, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, bu miktarın Maliye Bakanlığınca her yıl için tespit ve ilan edilecek yeniden değerleme oranında artırılması kabul edilmiş, 2024 yılı değerleme oranına göre yapılan hesaplamaya göre 2025 yılı için istinaf kanun yoluna başvurma kesinlik sınırı 40.000,00 TL olarak belirlenmiştir. <br>İlk derece mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin kabulüne ilişkin ara karar tarihi 02/01/2025, ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara karar tarihi ise 28/01/2025 olup, mahkemece 1.000,00 TL alacak için ihtiyati haciz kararı verildiği görülmektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na 6763 sayılı Kanun ile ilave edilen Ek-Madde 1 hükmü uyarınca karar tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesi gereğince miktar veya değeri 40.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin kararlar kesin olup, HMK'nın 346. maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf dilekçesi ilk derece mahkemesince reddedilebileceği gibi 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebilir. <br>Dava dosyasının incelenmesinde; davacının 1.000,00 TL alacak için ihtiyati haciz talep ettiği, mahkemece davacının ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve davalının ihtiyati hacze itirazının reddine karar verildiği, davalı aleyhine verilen ihtiyati haczin miktarı nazara alındığında davalının ihtiyati hacze itirazının reddine ilişkin kararın kesin olduğu, istinaf kanun yolunun açık olmadığı, ilk derece mahkemesi hakiminin kanunla verilmeyen bir hakkı tanımak suretiyle hükme karşı istinaf kanun yolu açık olduğunu belirtmesinin, taraflara yasayla verilmemiş bir hakkı (istinaf kanun yolunu) bahşetmeyeceği sonuç ve kanaatiyle davalının istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin HMK 352/1.b maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf kanun yoluna başvurma dilekçesinin REDDİNE,<br>2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>3-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 352 ve 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br><br><br>     \tBaşkan ...                  \t  Üye ...                   \t\t  Üye ...               \t   Katip ...<br>         e-imzalıdır                       e-imzalıdır                       e-imzalıdır                     e-imzalıdır<br><br>  <br>........<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43529d49497d5c7b","SID":"2008788d8a4af9bd"}}