{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/881 - 2025/967<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/881 <br>KARAR NO\t: 2025/967<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/12/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/433 E.  -  2024/483 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2024 Tarih ve 2023/433 Esas - 2024/483 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2022/002685 sayılı \"...\" ibareli marka tescil başvurusunun, davalı şirketin kötü niyet gerekçesiyle yaptığı itirazı sonucu ...'in YİDK'nın 2023-M-10594 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin “...” markası üzerinde, davacı yandan çok daha evvelden hak sahibi olduğunu, müvekkilinin “...” tanınmış markasının sahibi bulunduğunu, \"...” markasının ise ilk olarak 97/016778 sayısı ile marka başvurusuna konu edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece eldeki davada iptali istenen 2023-M-10594 sayılı YİDK kararının, daha önceden mahkemenin 2023/432 Esas, 2024/321 Karar sayılı dosyasında, eldeki davanın davacısı tarafından, eldeki davanın davalılarına yönelik olarak iptal davasına konu edildiği, belirtilen davanın 20/11/2024 tarihinde istinaf edildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu, eldeki davada derdestlik sebebiyle HMK'nın 114/1(ı) maddesi uyarınca, dava şartına aykırılık dolayısıyla davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2023/432 Esas, 2024/321 Karar sayılı dosyasında davanın konusunun \"2022/063176 sayılı marka başvurusu ile ilgili olarak alınan 2023-M-10625 sayılı kararının iptali\" olduğunu, buna rağmen anılan dosyasının ön inceleme duruşmasında, uyuşmazlık konusunun 2023-M-10625 sayılı YİDK kararının iptali olarak belirlendiğini, ancak daha sonra mahkemenin hatalı şekilde 2023-M-10594 sayılı YİDK kararını esas alarak bir değerlendirme yaptığını ve bu kararın iptaline ilişkin dava ikame edilmiş gibi hüküm tesis ettiğini, başka bir deyişle, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/432 Esas sayılı dosyasında mahkemenin dava konusu olmayan (2023-M-10594 sayılı YİDK kararı) bir karar hakkında hüküm tesis ederek taleple bağlılık ilkesini ihlal ettiğini, istinaf aşamasında Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/432 Esas, 2024/321 Karar sayılı dosyasında yapılan bu maddi hatanın düzeltilmesinin kaçınılmaz olacağını, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2023/432 Esas, 2024/321 Karar sayılı dosyasında derdestliğe esas alınması ve davanın usulden reddine karar verilmesinin de bu nedenle açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, yukarıda anılan gerekçe ile eldeki davada iptali istenen 2023-M-10594 sayılı YİDK kararının, daha önceden mahkemenin 2023/432 Esas, 2024/321 Karar sayılı dosyasında, eldeki davanın davacısı tarafından, eldeki davanın davalılarına yönelik olarak iptal davasına konu edildiği, belirtilen davanın 20/11/2024 tarihinde istinaf edildiği ve dosyanın istinaf aşamasında olduğu belirtilerek, davanın HMK 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.<br>\tDerdestlik 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda ilk itiraz olarak düzenlenmişken, 6100 sayılı HMK’nın 114/1-(ı) maddesinde dava şartı olarak kabul edilmiştir. Dava şartı da, davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan koşuldur. Mahkeme, hem davanın açıldığı tarih itibarıyla, hem de yargılamanın devam ettiği her aşamada dava şartlarının bulunup bulunmadığını resen araştırıp incelemekle yükümlüdür. Dava şartı davanın açıldığı tarihten hükmün verilmesine kadar varlığını devam ettirmelidir. Dava şartlarının davanın açıldığı tarihte olmaması veya bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının belirlenmesi halinde mahkemenin davayı reddetmesi gerekir.<br>\tYargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/12-363 Esas, 2019/462 Karar ve 16/04/2019 tarihli kararında da açıklandığı üzere, dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli), bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Açılmış ve görülmekte olan bir davanın davacısının artık aynı davayı yeniden bir başka mahkeme önüne getirmesinde hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle daha önce açılmış ve derdest olan bir davanın, ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı gerekçesi ile 6100 sayılı HMK’nun 114’üncü maddesi ile derdestlik dava şartı kabul edilerek maddenin (ı) bendinde “Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması” düzenlemesine yer verilmiştir. <br>\tBu açıklamaya göre, açılmış ve görülmekte olan bir davanın ikinci kez açılması hâlinde, davacının bu ikinci davayı açmasında hukukî yararı olmadığı için davanın 6100 sayılı HMK’nun 114’üncü maddesi gereğince reddedilmesi gerekecektir. Ancak, derdest bir davanın ilk koşulu, tarafları, müddeabihi ve dava sebebi aynı olan bir davanın daha önce açılmış olması, ikinci koşulu ise daha önce açılmış bulunan davanın hâlen görülmekte olması, kesin hükümle sonuçlanmamış olmasıdır. O halde somut uyuşmazlığın bu bağlamda irdelenmesi gerekmektedir. <br>\tMahkemece derdestlik kararına esas alınan Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 12/09/2024 gün ve 2023/432 E. - 2024/321 K. sayılı dosyasında görülen davanın taraflarının iş bu davanın tarafları ile aynı olduğu anlaşılmakta ise de anılan davanın konusunun, davacıya ait 2022/063176 sayılı marka tescil başvurusunun reddine dair ... YİDK'nın 2023-M-10625 sayılı kararının iptali istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 12/09/2024 gün ve 2023/432 E. - 2024/321 K. sayılı dosyasında görülen davanın konusunun, iş bu davanın konusundan farklı bulunduğu anlaşılmaktadır.<br>\tBu itibarla somut uyuşmazlıkta derdestlik durumunun oluşmamasına rağmen, mahkemece anılan gerekçe ile HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine dair karar verilmesi doğru olmamış, Dairemizce HMK.'nın 353/1-a-4. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp esas hakkında yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 12/12/2024 gün ve 2023/433 Esas - 2024/483 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacının diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/05/2025 tarihinde HMK 353/1-a-4. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2025\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3adceb6f25d5cf84","SID":"1c71f513e74f7a29"}}