{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/2080 Esas<br>KARAR NO: 2025/604 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:  BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2018/1138 Esas - 2022/775 Karar<br>TARİHİ: 13/09/2022 <br>DAVACI: TUNCA TEKNİK MAKİNA SANAYİ VE<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 17/04/2025<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya karşı Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası üzerinden fatura alacağına istinaden cari hesap ekstresine dayalı olarak tahsili amacıyla takip yapıldığını, davalı tarafça borca, faize, vekalet ücreti ve ferilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın İcra takibine konu cari hesap ekstresine esas malları/hizmeti teslim aldıklarına, cari hesapta mutabık kalındığına, fatura uyarınca borçlanmalarına rağmen borcu kabul etmediklerini, tarafların ticari defterleri ve cari hesap kayıtları incelendiğinde davalının borcunun olduğunun açıkça görüleceğini, davalı tarafın edimini yerine getirmediği gibi borca ve ferilerine itiraz ederek kötü niyetli olarak takibin durmasına sebebiyet verdiğini, davalı tarafın takip borcu ve ferilerinden sorumlu olduğundan kabulü ile davalı tarafın haksız olarak durdurması nedeniyle %20 oranında icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline; takibin 56.443,43 TL için devamına, davalı tarafın takibi haksız olarak durdurması nedeniyle %20 oranında İcra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilerek taraflarına ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  Davacı şirket tarafından, müvekkili şirket aleyhine cari hesap ekstresine dayalı olarak takip başlatıldığını, müvekkili ile davacı şirket arasında takibe konu cari hesap mutabakatı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete belirtilen miktarda borcu bulunmadığını, bu hususun ancak tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde netleşeceğin, yaptıkları itirazlarının kötü niyet taşımadığını, bilirkişi incelemesi yapılmasına ve müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmaması halinde davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız olarak ikame edilen davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/09/2022 tarih ve 2018/1138 Esas - 2022/775 Karar sayılı   kararında; \"...İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; davacı tarafça davalıya mal satımı, hizmet verilmesi kapsamında davacı tarafından düzenlenen fatura ve bu faturadan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili talebiyle takip yapıldığı, eldeki dava konusu uyuşmazlığın delili olarak tarafların karşılıklı olarak ticari defter ve kayıtlara dayandığı görülmekle, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine dair ara karar kurulmuş ise de davacı tarafından bilirkişi masrafının yatırılmadığı ve bu sebeple davalının defterlerinin incelenemediği mahkememizde 26/04/2022 tarihinde tutanak altına alınmıştır. Bu durumda ispat yükü üzerinde bulunan davacının tek taraflı olarak incelenen defter ve belgelerine dair hazırlanan raporda, davacının, 2018 yılına ait envanter defterini incelemeye sunmadığı bu sebeple ticari defterlerin birbirini teyit edip etmediği hususunda bir kanaate varılamadığı ve delil niteliği hususunun mahkeme takdirine bırakıldığı ancak ticari defterlerine göre davacının davalıdan, düzenlenen faturalar doğrultusunda 56.443,43 TL alacaklı olduğunun tespiti yapılmıştır. Ancak bu tespit yalnızca davacının ticari defterine göre yapılmış olup, söz konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı ve mal veya hizmetin davalıya verilip verilmediği hususları davacı tarafından masraf yatırılmaması sebebiyle davalı defterlerinin incelenememesinden dolayı tespit edilememiş ve bu sebeple tarafların ticari kayıtlarının birbiri ile uyumlu olup olmadığı anlaşılamamıştır. Söz konusu faturalara dayanak sevk irsaliyelerinin ise isim, soyisim, imzayı birlikte içermediği ve yine sadece isimleri bulunan irsaliye faturlarının ise davalı çalışanları tarafından imzalandığı yahut mal/hizmet tesliminin davalıya bu şekilde yapıldığını dava ispatlayamamış olmakla, davacının sözleşme ilişkisi ve mal/hizmet teslimine ilişkin ispat vasıtası getiremediği, delilleri arasında açıkça yemin delilinin de bulunmadığı, ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur....\"gerekçesi ile,  \"Davanın REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya karşı Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosya üzerinden müvekkilin davalıdan 56443,43 TL alacağı için icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça takibe itiraz edildiğini ve itirazın iptaline yönelik dava açıldığını, yerel mahkeme tarafından verilen kararın usul ve esasa dair hukuka aykırılıklar içerdiğini, Yerel mahkeme tarafından tarafların alacak-borç ilişkilerinin tespiti yönünden ticari defter incelemesi için keşif günü tayin edildiğini ve taraflara 09.02.2021 tarihli celsede ticari defterlerin sunulması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, gerek talimat mahkemesine gerekse esas dosyasına ticari defter kayıtlarını sunduklarını, 06.07.2021 tarihli celsede de bilirkişi incelemesinin 07.09.2021 tarihinde saat 14.00 te bilirkişi incelemesinin yapılmasına karar verildiğini, yine bu celsede alınan ara kararla \"Taraflara HMK.220-222 gereği bilirkişi inceleme günü ticari defter ve belgelerini mahkemeye ibraz etmeleri aksi taktirde usulüne uygun olarak defterlerini tutan tarafın kayıtlarına itibar edilerek karar verileceğinin ihtarına\" karar verildiğini, taraflarına tanınan kesin süre içerisinde ticari defterlerin gerek mahkeme esas dosyasına, gerekse talimat mahkemesi olan Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Talimat sayılı dosyasına sunulduğunu, ancak davalı tarafın kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibraz etmediğini, ancak mahkeme tarafından 06.07.2021 tarihli celsede alınan ara karara aykırı şekilde lüzumu olmamasına ve dosyada iki bilirkişi raporu olmasına rağmen ve hem talimat dosyası üzerinden hem de esas dosyası aracılığıyla iki kez defter incelemesi yapılmasına rağmen hukuka aykırı olarak ve hatalı olarak tekrar defter ve bilirkişi incelemesine karar verildiğini, üstelik yerel mahkeme tarafından \"usulüne uygun olarak defterlerini tutan tarafın kayıtlarına itibar edilerek karar verileceği\" hususunda ara karar kurulmuş ve davalı tarafça kesin süreye rağmen ticari defterler ibraz edilmediğini, defter ve bilirkişi incelemesi zaten 2 kez yapılmışken ve müvekkilin davalıdan 56443,43 TL alacaklı olduğu hem talimat mahkemesi kanalıyla düzenlenen hem de esas mahkemesi tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ile sabit iken ve davalı tarafça kesin süreye rağmen ticari defterler ibraz edilmemiş iken hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına rağmen hukuka aykırı olarak davalı tarafa yeniden defter ibrazı için süre tanınmasının hukuka uygun olmadığını, 01.04.2022 tarihli celsede davalı tarafa yeniden defter ibrazı için süre tanınmasına karşı çıkarak kesin süreye rağmen defter ibraz etmeyen davalıya yeniden süre tanınmasının hukuka aykırı olduğunu ve dosyada yer alan iki bilirkişi raporunda da müvekkilin davalıdan 56443,43 TL alacaklı olduğunun tespit edilmesine rağmen hukuka aykırı olarak işlemler yapılarak davanın reddine karar verildiğini, Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/220 Talimat sayılı dosyası üzerinden tanzim edilen 21.09.2021 tarihli bilirkişi raporu ile 01.12.2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu ve kesin süreye rağmen defter ibrazından davalı tarafın kaçındığını, bu sebeple de müvekkilin ticari defterlerine itibar edilerek hüküm kurulmasının mümkün olduğunu, mahkeme tarafından verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, itirazları doğrultusunda yeterli incelemenin yapılmadığı ve eksik araştırma neticesinde karar verildiği bu durumun hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak  yeniden yargılanma yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisine dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı tarafça, davalı hakkında cari hesaptan kaynaklı toplam: 112.886,86 TL. Alacağın tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibe davalı/borçlunun itirazı üzerine 56.443,43 TL. Alacak yönünden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Davalı taraf icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde,  borcun aslına ve ferilerine itiraz ettiğini beyan ettiği, davalı vekili cevap dilekçesinde ise; müvekkili ile davacı şirket arasında takibe konu cari hesap mutabakatı bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı şirkete belirtilen miktarda borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece,06/07/2021 tarihli duruşmanın 4 numaralı ara kararı ile; Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, ara kararın davacı vekiline tebliğe çıkartılıp tebliğ edildiği halde  aynı tarihli ara kararın  davalı vekiline tebliğine ilişkin tebligat hazırlandığı halde davalı vekiline tebliğe gönderildiği ve tebliğ edildiğine ilişkin delil olmadığı,  davalı vekili de istinafa cevap dilekçesinde tarafların katılmadığı duruşma zaptının ve ara kararın tebliğ edilmediği beyan ettiği, mahkemece  01/04/2022 tarihli duruşmanın ara kararı uyarınca davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir  bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği halde  davacı vekili tarafından 05/04/2022 tarihli beyan dilekçesi ile bilirkişi incelemesi ara kararından rücu edilmesinin talep edildiği, inceleme gün ve saatinde taraflardan gelen olmadığı, bilirkişi ücretinin yatırılmadığından bilirkişi incelemesinin yapılamadığına dair 26/04/2022 tarihli tutanak tutulduğu tespit edilmekle; Davacı vekilinin davalı tarafça kesin süreye rağmen ticari defterler ibraz edilmediğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Davacı tarafın ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişiye inceletilmek suretiyle alınan raporda; Davacı şirket tarafından 2017 Yılına ait ticari defterlerin ibraz edilmediği, davacı tarafın sunduğu 2018 yılı yevmiye defteri açılış maddesinde 2017 yılından 2018 yılına devreden 8.521,38 TL tutarında bir alacak bakiyesinin olduğu, dosyaya sunulan e-faturalara dayanak sevk irsaliyelerinin incelenmesinde ; mal satışına ait faturaların davalı şirket çalışanı olduğu varsayılan kişiler tarafından bu malların teslim alındığına dair sevk irsaliyelerinin imzalı olduğu, hizmet faturalarına ait sevk irsaliyesi düzenlenmeyeceğinden bu faturalara dayanak sevk irsaliyelerinin bulunmadığı, mal satışlarına ait e-faturalar ile dayanak irsaliyelere ait listenin ve ayrıntısının raporda belirtildiği, davacı şirketin ibraz etmiş oldukları ticari defterlere göre  dava tarihi itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 56.443,43 TL tutarında alacaklı olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir. Mahkemece verilen hüküm gerekçesinde; Söz konusu faturalara dayanak sevk irsaliyelerinin isim, soyisim, imzayı birlikte içermediği ve yine sadece isimleri bulunan irsaliye faturlarının ise davalı çalışanları tarafından imzalandığı yahut mal/hizmet tesliminin davalıya bu şekilde yapıldığını dava ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; Mahkemece, davaya ve icra takibine konu bilirkişi raporunda belirtilen irsaliye ve faturalar eklenmek suretiyle davalı şirket yetkilisine HMK. 171 madde uyarınca  isticvap davetiyesi çıkartılmadığı, irsaliyedeki teslim alan imzasının teslim tarihinde davalının sigortalı çalışanı olup olmadığı yönünde ilgili SGK dan sorulmadığı ve  davalının cari hesaba dayanak faturaları BA formu düzenlemek suretiyle vergi dairesine bildirip bildirmediğinin araştırılmadığı  tesbit edilmiştir. Bu durumda mahkemece, 6100 sayılı HMK' nın 31.maddesi kapsamında hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü dahilinde, tarafların bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüklerinden cari hesabın başlangıcınından bitimine kadar ki döneme ait davalı tarafın mal ve hizmet alımına ilişkin  BA formlarının ve davacı tarafın ise mal ve hizmet satımına ilişkin BS formlarının istenilerek dosya arasına konulması, bilirkişi raporunda belirtilen irsaliye ve faturaların okunaklı şekilde davacı vekili tarafından dosyaya ibrazı sağlanarak, ibraz edilen irsaliye faturaların okunaklı sureti eklenmek suretiyle sevk irsaliyesindeki teslim alan kişilerin o tarihteki  davalı şirket yetkilisi veya çalışanına ait olup olmadığı hususunda beyanının alınması için davalı şirket yetkilisine HMK. 171 Maddesine uygun isticvap davetiyesi çıkartılıp beyanının alınması, imzaların kabul edilmediği taktirde irsaliyeyi teslim alan kişilerin teslim  tarihinde davalı şirketin sigortalı çalışanı olup olmadığı yönünde ilgili SGK. dan sorulup dosyaya ibrazının sağlanarak ve taraflara ticari ilişkinin başlangıcından dava tarihi aralığındaki döneme ait ticari defterlerini inceleme gün ve saatinde bilirkişi incelemesi için ibraz etmeleri, edilmediği taktirde sonuçları da hatırlatılmak suretiyle kesin süreli davetiye çıkartılıp mali müşavir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle davacının takip tarihi itibariyle davalıdan alacağının olup olmadığı duraksamaya yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekirken, davanın esası ile ilgili deliller toplanmadan yukarıdaki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.  HMK.nun (Değişik:22/07/2020-7251/35md.)353/1-a6 maddesinde; \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" hali, kararın kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesi sebepleri arasında gösterilmiştir. Sonuç itibariyle, yukarıda açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK' nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar  verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği  kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/09/2022 Tarih ve  2018/1138 Esas - 2022/775 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/04/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9d9c5d582c4641bf","SID":"672a5f22ef8a4404"}}