{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 24/02/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas<br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: ......  <br>VEKİLİ\t\t\t: Av...<br>DAVALILAR\t\t: 1- ......  <br>\t\t\t: 2- ......  <br>VEKİLİ\t\t\t: Av....<br>DAVA\t\t\t: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 07/05/2025<br>Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasında 24/02/2025 tarihinde tesis edilen ihtiyati haciz talebinin reddine  ilişkin ara karara karşı, davacının  istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin takviye edici gıda sektöründe hizmet verdiğini, şirket yetkililerinin değişmesi ve eski şirket ortaklarından ...... ile ......’un ortaklık hisselerini devretmeleri neticesinde yeni yöneticilerin şirketin mali durumu araştırmak istediklerini, bu sebeple alanında uzman bilirkişilerce  (SMMM ...... ve ......) şirketin mali durumunu ve karşı tarafların şaibeli eylemlerinin tespit edildiği raporun hazırlandığını, bu rapor neticesinde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratıldığını, şirketin giderlerinin artırılarak karşı tarafların kendilerine haksız şekilde kazanç elde ettiklerini, hem şirketin tüzel kişiliğini hem de diğer ortakları dolandırdıklarını, şüpheli alımlar incelendiğinde, şirket yöneticisi konumunda bulunan davalılar ...... ve ......’un şirketin tüzel kişiliğine ve diğer ortaklarına karşı suç işlemek kastıyla hareket ederek kendilerine kazanç sağladıklarının tespit edildiğini, şirketin 2,5 yıllık sürece ilişkin faturalarının incelenmesi neticesinde şirketle alakası bulunmayan pek çok fatura tespit edildiğini,  faturalar ve harcamalar incelendiğinde karşı tarafın şahsi zevkleri ve ihtiyaçları için şirketin mal varlıklarını kullandıklarının anlaşıldığını belirterek; öncelikle müvekkili firmanın uğradığı maddi zararın ileride semeresiz kalmaması adına ve davalıların bu süreçte mal kaçırma kastıyla hareket etmeleri, mevcut deliller neticesinde davalıların uğrattıkları maddi zarar boyutu düşünüldüğünde ve aynı zamanda alınan uzman raporu kapsamında, teminatsız olarak davalıların tüm hak ve alacakları ile menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati haciz konulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise mahkemece uygun görülecek her türlü teminatı müvekkili firma tarafından karşılanmak suretiyle ihtiyati haciz kararı verilmesine, müvekkili firmanın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, mahkemece yapılacak tespit ile ortaya çıkacak zarar miktarının tam ve kesin belirlenmesinden sonra artırılmak üzere zarardan müteselsil sorumlu olan davalılardan reeskont avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>                         CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkillerinin haksız kazanç elde etmelerinin ve  davacı şirketi zarara uğratmalarının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>                         İlk derece mahkemesince 02/01/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 09/05/2024 tarih ...... Esas  ... Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. <br> Davacı vekili 20/02/2025 havale tarihli dilekçesinde özetle; mahkemenin 29/01/2025 tarihli celsesi tanığı ......'ın beyanları dikkate alındığında dosya kapsamında yaklaşık ispat şartının sağlandığını, müvekkili şirket yetkililerinin değişmesi ve eski şirket ortaklarından ...... ile ......’un ortaklık hisselerini devretmeleri neticesinde yeni yöneticilerin şirketin mali durumu araştırmak istediklerini, bu sebeple alanında uzman bilirkişilerce  (SMMM ...... ve ......) şirketin mali durumunu ve karşı tarafların şaibeli eylemlerinin tespit edildiği şeklinde rapor hazırlandığını, bu rapor neticesinde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratıldığını, şirketin giderlerini arttırarak karşı tarafların kendilerine haksız şekilde kazanç elde ettiklerinin ve hem şirketin tüzel kişiliğini hem de diğer ortakları dolandırdıklarının anlaşıldığını, bu raporda ...... Şirketinin mali durumu incelendiğinde 2021 yılında net kârın net satışa oranı %21,27, 2022 yılında ise net kârın net satışa oranı %18,74, 2023 yılının ilk altı ayında ise net kârın net satışa oranı %3,40 olduğunun anlaşıldığını, kârın yıllara göre düşmesinin sebebi olarak ülkenin ekonomik durumu ve dövizin Türk Lirasına karşı ani yükselişleri sebebiyle maliyetin artması gösterilse de burada asıl sebebin şirket yöneticileri ...... ve ......’un usulsüz ve şirketin ticari hayatıyla alakası olmayan, lakin şirketten yapılan harcamalar olduğu anlaşıldığını, şirketin giderleri incelendiğinde özellikle fatura mündericatıları inceleme konusu yapıldığında, ...... şirketinin şüpheli ve şaibeli giderleri tespit edildiğini, söz konusu zarara ait alımların şirketin faturaya dayalı ama şirketin faaliyet amacıyla alakası olmayan alımlar, şirket hesabına verilen para çekme talimatları, bilişim sistemi alımları, reklam ajansına yapılan lakin karşılığında hizmet alınmayan ödemeler, yöneticilerin ve ailelerinin yaptığı konaklama ve seyahat harcamaları, sağlık harcamaları, yöneticilerin ve ailelerinin şahsi restoran harcamaları, yöneticilerin şahsi gayrimenkullerine yapılan yapı harcamaları ve yöneticilerin konakladıkları aile konutlarının ev eşyası ihtiyaçlarına yapılan harcamalar olmak üzere toplam 436 adet şüpheli fatura bulunduğunu, sadece bu şaibeli faturaların şirkete toplam masrafının 2.700.000,00-TL civarında olduğunu, şüpheli alımlar incelendiğinde şirket yöneticisi konumunda bulunan davalılar ...... ve ......’un şirketin tüzel kişiliğine ve diğer ortaklarına karşı suç işlemek kastıyla hareket ederek kendilerine kazanç sağladıklarının tespit edildiğini, şirketin 2,5 yıllık sürece ilişkin faturalarının incelenmesi neticesinde şirketle alakası bulunmayan pek çok fatura tespit edildiğini,  şirket yetkililerince de mal ve hizmet alınmadığı iddia edildiği halde her ay düzenli olarak kesilen ve ödemesi yapılan faturalar bulunduğunu, faturalar ve harcamalar incelendiğinde karşı tarafın şahsi zevkleri ve ihtiyaçları için şirketin malvarlıklarını kullandıklarının anlaşıldığını, ayrıca bazı karşılığı alınmayan hizmet alımlarının da nakit olarak zimmetlerine geçirildiğinin şirket kayıtlarından anlaşıldığını, şirket yöneticisi konumunda olan karşı taraf şirketin malvarlıkları ile kendilerine mal edinmek suretiyle güveni kötüye kullandıkları ve sahte bilgi ve belgelerle hileli davranışlar sergilemek suretiyle şirketi ve diğer ortakları dolandırdıklarının işbu uzman raporu kapsamında anlaşıldığını, faturaların müvekkili şirketle alakası olmayan harcamalar olduğu yönündeki iddialarını dava dilekçesindeki anlatımları ile ......'ın beyanlarının birlikte değerlendirildiğinde, pharma sektöründe hizmet veren müvekkili firmanın ticari amacıyla uygun olmayan çok fazla harcamanın olduğu bu harcamaların temel amacının karşı tarafların haksız kazanç ve mal edinmek istemeleri olduğunun anlaşıldığını, gerek dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporu gerekse davalılar tanığı ......'ın anlatımları birlikte değerlendirildiğinde,  karşı tarafların çeşitli yöntemlerle şirketi uzun dönemli olacak şekilde zarara uğrattıkları tespit edildiğini, karşı tarafların edindikleri mal varlıklarının alınan mezkûr bilirkişi raporunda ve sunulu bulunan yazılı belgelerden de anlaşılacağı üzere, müvekkili firmadan temin edilerek oluşturulduğunu ve mal edindiklerinin aşikar olduğunu, bu sebeplerle karşı tarafların açılacak davayı semeresiz bırakmak amacıyla bir takım tasarruf işlemleri gerçekleştireceğini, bu minvalde davalıların müvekkili firmayı uğrattıkları zararların temini, açılacak sorumluluk davası nihayetinde müvekkili firmanın uğratıldığı zararların tazmini adına ve bu yöndeki taleplerinin semeresiz kalmaması adına menkul ve gayrimenkulleri üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"....İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için öncelikle talep edilebilecek borç alacak miktarının ve sorumluluğun yaklaşık ispat seviyesinde belli olmasının gerektiği, davanın 6102 sayılı TTK'nun 553. Maddesi kapsamında yöneticinin sorumluluğuna bağlı tazminat davası olduğu,  taraflar arasında borç alacak ilişkisi ile kusur ve sorumluluk durumlarının ancak yargılamayla neticelenebileceği, alacağın varlığı konusunda  İİK'nun 257.maddesi kapsamında mevcut dosya ve delil durumuna göre yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi'nin 21/01/2023 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile 07/12/2022 tarih ve 2022/1795 Esas 2022/1533 Karar sayılı ilamlarıda benzer doğrultudadır)....\" gerekçesiyle davacının ihtiyati hacize yönelik talebinin reddine  karar verilmiştir.  <br> İSTİNAF SEBEPLERİ:  Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haczin uygulanabilmesinin en önemli şartlarından biri yaklaşık ispat kuralı olduğunu, yaklaşık ispat kuralının İİK madde 257/'de düzenlendiğini, yerel mahkemenin 29/01/2025 tarihli duruşmasında davalılar tanığı ......' ın beyanlarında yaklaşık ispatın hayli hayli sağlandığını,  müvekkili şirket yetkililerinin değişmesi ve eski şirket ortaklarından ...... ile ......’un ortaklık hisselerini devretmeleri neticesinde yeni yöneticilerin şirketin mali durumunu araştırmak istediklerini, alınan bilirkişi raporunda şirketin mali durumunu ve karşı tarafların şaibeli eylemlerinin tespit edildiğine ilişkin rapor hazırlandığını, bu rapor neticesinde şirketin bilerek ve isteyerek zarara uğratıldığını, şirketin giderlerini arttırarak karşı tarafların kendilerine haksız şekilde kazanç elde ettikleri ve hem şirketin tüzel kişiliğini hem de diğer ortakları dolandırdıklarının anlaşıldığını, davalıların UYAP sistemi aracılığıyla gerçekleştirilecek sorgulama nihayetinde tüm menkul ve gayrimenkul malları üzerine öncelikle teminatsız olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla harca esas tutar üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Uyuşmazlık, ihtiyati haciz talebine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen  kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.<br>İcra İflas Kanunu'nun 257/1.maddesinde; \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir\" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar  yönünden   ihtiyati   haciz  koşulları\" düzenlemiş olup, <br>İcra ve İflâs Kanunu'nun 258.maddesinin 1.fıkrası uyarınca; “…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur...” Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (HMK m.200).<br>Somut olayda; talep tarihi itibariyle ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından  davalıların TTK 553. maddesi gereğince tazminattan sorumlu olduğu hususunda  yaklaşık ispatın sağlanmadığı, ihtiyati haciz talebinin kabulü için İİK'nın 257 ve 258. madde koşullarının oluşmadığı ve bu itibarla ilk derece mahkemesince talep tarihindeki mevcut delillere göre talebin reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvuru talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının  istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,  <br>4- İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f  maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.  <br>\t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>...<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c13afac6d40e8c2","SID":"55d3b796521d5da0"}}