{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/548 <br>KARAR NO\t: 2025/739<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/01/2025<br>NUMARASI\t\t: ... Esas ... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN<br>DAVACILAR\t: 1-......   <br>\t \t 2-......  <br>VEKİLLERİ\t: Av. ... & Av. ... <br>DAVALILAR\t: 1-... <br>VEKİLİ\t: Av. ...  <br>\t\t  2-...  <br>\t\t: 3-......  <br>DAVA\t\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>YAZIM  TARİHİ\t: 07/05/2025<br>Davacılar tarafından davalılar aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 16/01/2025 tarihinde tesis edilen karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; <br>DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...... Ltd. Şti. tarafından müvekkilleri aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile 28/02/2016 keşide tarihli ve 250.000,00 TL bedelli çeke dayanılarak icra takibi başlatıldığını, takip konusu çekin keşidecesinin davacı ...... Ltd. Şti., lehtarının diğer davacı ...... A.Ş., cirantaların da ...... Ltd. Şti., ...... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti. olduğunu, müvekkillerinin takibe konu edilen çekten dolayı davalılara karşı sorumlu tutulmalarının mümkün olmadığını, davacılardan ...... A.Ş.'nin işyerinde 16/02/2016 tarihinde bir silahlı soygun olayı yaşandığını, şirketin işyerinden toplam 44 milyon TL değerinde 430 adet kıymetli evrak çalındığını, takibe konu çekin de bu hırsızlık olayında çalınan çeklerden biri olduğunu, bu sebeple son hamil sıfatıyla icra takibine girişen davalı ...... Ltd. Şti.'nin müvekkillerinden çek bedelini talep etme hak ve yetkisi olmadığını, soygun olayıyla ilgili Düzce C. Başsavcılığı tarafından başlatılan tahkikatın halen devam ettiğini, silahlı soygunda çalınan evrakların iptali için davacı ...... A.Ş. tarafından kıymetli evrak iptali  davası açıldığını, açılan dava nedeni ile takibe konu çek bankaya davalı tarafından 29/02/2016 tarihinde ibraz edildiğinde bankaca çekin arkasına \"Düzce.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/02/2016 tarih ... E. sayılı kararına istinaden çek üzerinde herhangi bir işlem yapılmamıştır\" şerhi düşüldüğünü, davalı takip konusu çekin çalıntı olduğunu bu şerh ile öğrenmesine ve mahkeme kararı ile iptal edildiğini bilmesine rağmen çalıntı çeki 02/08/2016 tarihinde icra takibine konu ettiğini, itiraz edilmesi üzerine çekle ilgili iptal kararının ortadan kaldırıldığını, çekin iptaline karar verilmesi üzerine davacı ...... Ltd. Şti.nin yetkili hamil olarak diğer davalı ...... A.Ş.'ne çek bedelini ödemek zorunda kaldığını, bu ödeme ile davacı ...... Ltd. Şti.'nin çeke konu borçtan yasal olarak kurtulduğunu ve bu nedenle de çek bedelinden sorumluluğunun ortadan kalktığını, takip dayanağı çekin arkasında bulunan tüm ciroların sahte olduğunu, çekte ciranta konumunda olan davalılar ......  Ltd.Şti  ve ...... San ve Tic.Ltd.Şti. yetkililerinin savcılık ifadelerinde çekteki ciro imzalarının kendilerine ait olmadığını beyan ettiklerini, ciroların sahte olması nedeniyle davalı ......'nun yetkili hamil olmadığını, davacı ...... A.Ş. tarafından çekteki imzaların sahte olduğuna dair imza itirazında bulunulduğunu, çekte görünürde ciro imzaları yer alan şirket ve kişiler arasında çekin devrine neden olacak hiçbir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek; icra takibine konu çekten dolayı davacıların davalılara borçlu bulunmadığının tespitine ve dava konusu çekin iptaline, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ......  Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılardan  ...... Ltd. Şti.'nin bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, zira davacı keşidecinin imzaya ve borca itirazının olmadığını, HMK 114/1.h maddesinde düzenlenen hukuki yarar dava şartı olup, dosyanın tefrik edilerek davacı ...... Ltd. Şti. yönünden davanın usulden reddini talep ettiklerini, davacı ...... A.Ş. yönünden arabuluculuğa başvurulmamış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin çeki bankaya ibraz ettiğinde ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen ödeme yasağı kararı şerh düşüldüğünü öğrendiğini, müvekkili takip konusu çek ile ilgili Düzce Asliye Hukuk Mahkemesine zayi nedeni ile iptal kararı verildiğinden iş bu dava ile haberdar olduğunu, müvekkili tarafından açılan davada Düzce.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile çekin iptali kararının kaldırıldığını ve kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, takip konusu çekin müvekkiline ciro yolu ile intikal ettiğini, müvekkilinin çekin zayi olduğunu bilmediğini, dolayısıyla davacılardan ...... A.Ş.'ne ait ciro imzasının yetkililer eli ürünü olup olmadığını bilmesinin beklenemeyeceğini, imzanın sahte olup olmadığının mahkemece yapılacak bilirkişi incelmesi ile ortaya çıkacağını, davacı ...... Ltd. Şti.'nin çek bedelini diğer davacıya ödediğini ve sorumluluğunun kalmadığını iddia etmiş ise de; yapılan ödemenin kötüniyetli bir ödeme olduğunu belirterek davanın reddine, davacılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>Davalılar .......Ltd. Şti. ile ...... Teknik Ltd. Şti. davaya cevap vermemişlerdir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN 14/06/2021 TARİHLİ KARARI: İlk derece mahkemesince; \"...Davacılardan ...... A.Ş. yönünden arabuluculuk dava şartına dava açılmadan önce başvurulmadığı anlaşıldığından, davacılardan ...... A.Ş. yönünden davanın HMK'nun 115. ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerektiğinden...\" gerekçesiyle davacının davasının davacılardan ...... yönünden hukuki yarar olmadığından usulden reddine, davacının davasının davacılardan ... açısında arabuluculuk şartının yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine, davalının (...... Ltd. Şti.nin) talep etmiş olduğu icra inkar tazminatının kötü niyet ispatlanamadığından reddine şeklinde karar verilmiştir. <br>Dairemizin 12/05/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kaldırma ilamında; \"....Açıklanan nedenlerle ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidilmesinin zorunlu olmadığı ve arabulucuya gidilmiş olmasının bir dava şartı olmadığı hususu dikkate alınarak işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemece anılan husus nazara alınmaksızın yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde davacı ........A.Ş tarafından açılan davanın arabuluculuk şartının yerine getirilmemesi nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. <br> Davacılardan ......Ltd.Şti. dava konusu çekin keşidecesi olup çekteki imzasını inkar etmemekte ise de çek bedelini davacı/lehtar ...... şirketine ödediğini savunmaktadır. Ayrıca çekin çalındığı iddia edildiğine göre ciro zincirinde kopukluk bulunup bulunmadığı, davalının meşru hamil olup olmadığının tespiti gerekmektedir. Şu halde davacı .......ltd.şti'nin dava açmakta hukuki yararı bulunmakta olup, mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığına ilişkin hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır....\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN İSTİNAF İNCELEMESİNE KONU 16/01/2025 TARİHLİ  KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"....dava konusu çekte davacı ...... .. Ltd. Şti keşideci durumunda olup, davalılar senede ciro yoluyla hamil olmuştur.  Davacı keşideci, kendi imzasını inkar etmemektedir.  Görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki ...... .. A.Ş. imzası ile yapılmıştır. Davacılardan ......ltd.şti. Dava konusu çekin keşidecesi olup çekteki imzasını inkar etmemekte ise de çek bedelini davacı/lehtar ...... şirketine ödediğini savunmaktadır. Davacı ...... ...Ltd. Şti.'nin dosyaya sunduğu dekontun incelenmesinde; davacının 14/10/2016 tarihinde ''... nolu çalınan çek bedeli için'' açıklaması ile 250.000,00 TL'yi ...... A.Ş.'ye ödemiş olduğu anlaşılmış, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının ......  Ltd. Şti., borçlusunun ...... Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti., ......  İnş. Malz. Gıda Turzm, Teks. Mak. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti., ......   San. Tic. A.Ş., ......  İnş. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. olduğu, borcun 250.000 TL bedelli 28/02/2016 tarihli çekten kaynaklandığı, toplam 286.537,67 TL toplam alacak üzerinde takip başlatıldığı görülmekle, takibin 28/07/2016 tarihinde başlatıldığı, davacı ...... ..Ltd.. Şti'nin ise 14/10/2016 takip  tarihinden sonra diğer davacı ...... A.Ş.'ye ödeme yaptığı anlaşılmakla,  her ne kadar davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığını iddia etmiş, buna ilişkin ödeme belgesi sunmuş ise de keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Aksi takdirde keşideci ile lehtar arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan şahsi def’iler müracaatta bulunan iyiniyetli hamile karşı  ileri sürülemeyeceği, (6102 sayılı TTK. m. 687).hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanamamıştır. Bu halde, davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığına ilişkin şahsi def’iyi  davalıya karşı ileri süremeyeceğinden, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/19-806 esas, 2016/298 karar sayılı ilamı gözönünde bulundurularak,  davacı ...... Ltd. Şti'nin açtığı davanın reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Çekin çalındığının iddia edildiği, ciro zincirinde kopukluk bulunup bulunmadığı, davalının meşru hamil olup olmadığının tespiti açısından yapılan değerlendirmede; yukarıda izah edildiği üzere çek aslı bulunamadığından Mahkememizce çek üzerinde inceleme yapılamamış ise de; Konya.... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 16/10/2019 tarihli raporunda; ...... Bankası Adıyaman Şubesine ait ... nolu 28/02/2016 okunur keşide tarihli 250.000,00 TL bedelli çek üzerinde yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki birinci ciro imzaları ile ......, ......, ...... ve ......'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla, görünüşe göre ilk ciro, çekin lehtarı durumundaki ...... .. A.Ş. imzası ile yapılmış, ancak  İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 16/10/2019 tarihli raporunda; inceleme konusu çekteki birinci ciro imzaları ile  ...... A.Ş. Yetkilileri olan ......, ......, ...... ve ......'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirtildiği anlaşılmakla, ciro zincirinde kopukluk bulunduğu kanaatine varılarak, davacı ...... A.Ş.'nin (hükümde sehven ... olarak belirtildiği anlaşılmakla) Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konu 28/02/2016 tarih, 250.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacı ... A.Ş.'nin Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takibe konu 28/02/2016 tarih 250.000,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine, davacı ...... Ltd. Şti'nin açtığı davanın reddine, davalı ...... Ltd. Şti'nin tazminat talebinin reddine  şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece \"imzanın istiklali ilkesi\"nin yanlış bir şekilde uygulandığını, Konya....İcra Hukuk Mahkemesince alınan bilirkişi raporu ile dava konusu  çekteki  lehdar cirosunun sahte olduğu tespit edildiğinden, bu sahte ciro ile  çekteki hakkın  lehtardan  sonraki diğer cirantaya  geçmediğinin açık olduğunu, çekteki son ciranta konumundaki  davalı ...... Kargonun ciro zincirindeki kopukluk nedeni ile yani lehdar ...... A.Ş'ye ve keşideciye başvurma hakkı bulunmadığını, çeki elinde bulunduran davalı ...... geçerli ve birbirini takip eden cirolarla yetkili hamil olduğunu ispat ile yükümlü olmasına rağmen, davada bu yükümlülüğünü yerine getirmediği gibi kendinden önceki  diğer tüm cirolarında sahte olduğunun Konya C.Savcılığının ......  nolu dosyasında yürütülen soruşturma ile ortaya çıktığını, davaya konu çekte 3.ciranta olarak  yer alan   diğer davalılardan ...... Ltd.Şti.. yetkilisi ......'ün Konya Cumhuriyet Savcılığının ...... sayılı dosyasına vermiş olduğu  ifadesinde;  \"böyle bir çeki cirolamadığını, çek üzerinde imza ve kaşesinin olmadığını, imza ve kaşeyi kimin atmış olduğunu bilmediğini\" beyan ettiğini, çekte lehtara ait olan ilk  ciro, ikinci ve üçüncü ciranta konumundaki davalılara ait ciro imzalarının  sahte olduğunun adli tıp raporu ve savcılıkta alınan ifadelerden ortaya çıktığını, yerel mahkemenin ciro zincirindeki kopukluğu gözardı ederek hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin \"davacı ...... ..Ltd.. Şti'nin ise 14/10/2016 takip  tarihinden sonra diğer davacı ...... A.Ş.'ye ödeme yaptığı anlaşılmakla,  her ne kadar davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığını iddia etmiş, buna ilişkin ödeme belgesi sunmuş ise de keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir\" şeklindeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, yerel mahkemenin çek arkasında yer alan tüm ciro imzalarının sahteliğini/ciro zincirindeki kopukluğu  gözardı ederek,  davacı ...... A.Ş  yönünden davanın reddine karar vermesi hukuka aykırı bulunduğundan kararın kaldırılmasını, tüm davacılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. <br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Davacı taraf, dava konusu çekin davacılardan ...... A.Ş'nin işyerinden çalındığını, çek arkasındaki ciro imzalarının tamamının sahte olduğunu, davalının yetkili hamil olmadığını ileri sürerek menfi tespit talep etmekte, davalı ise çekteki ciro silsilesinde kopukluk bulunmadığını, çeki iyiniyetle iktisap ettiğini savunarak davanın reddini talep etmektedir. <br>Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre; <br>-Dava konusu çekin keşidecisinin davacı  çekin keşidecesinin davacı ...... Ltd. Şti., lehtarının diğer davacı ...... A.Ş., cirantaların da ...... Ltd. Şti., ...... Ltd. Şti. ve ...... Ltd. Şti., hamilinin davalı ...... Ltd.Şti, olduğu, davacı ...... A.Ş'nin dava konusu çekin de aralarında bulunduğu 406 adet  16/02/2016 tarihinde çalındığını belirterek Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğu, ayrıca çekin iptali için Düzce.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/02/2016 tarih ... Esas sayılı dosyası ile çek iptali davası açtığı, mahkemece çekin iptaline karar verildiği, daha sonra davalının çek iptaline ilişkin kararın iptali için  Düzce.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, mahkemece çekin iptaline ilişkin kararın iptaline karar verildiği,  <br>-Davacı ...... A.Ş'nin şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda davalı şirket yetkilisi Zafer Adıgüzel hakkında Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'nca  \"Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi, Resmi Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum Veya Kuruluşlarının Aracı Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık\" suçlarından Konya....Ağır Ceza Mahkemesi'nin Konya....Ağır Ceza Mahkemesinin  ... Esas sayılı dosyası ile kamu davası açıldığı, mahkemece yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Düzce....Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildiği,  Düzce....Ağır Ceza Mahkemesi'nin  ... Esas sayılı dosyası ile karşı yetkisizlik kararı verildiği ve dosyanın yetki uyuşmazlığının çözümü için Yargıtay 5.Ceza Dairesi'ne gönderildiği, Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından Düzce....Ağır Ceza Mahkemesi'nin yetkisizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesi üzerine dosyanın Düzce....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esasına kaydedildiği, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 818 inci maddesi yollamasıyla çekler hakkında da uygulanması gereken aynı kanunun 687 inci maddesinde; <br>\"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun\" düzenlemesi bulunmaktadır. Yine aynı kanunun \"Elden Çıkan Çek\" kenar başlıklı  792 inci maddesinde \"Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür\" düzenlemesi bulunmaktadır. Kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, -örneğin, hamilin hüviyetinin sorulmaması gibi-  senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder.(Yargıtay HGK 2012/19-185 Esas, 2012/386 Karar sayılı kararı) Yukarıda belirtilen kanun  hükümlerine göre, çek nedeniyle kendisine başvurulan keşideci, lehtar veya cirantalara karşı sahip olduğu kişisel def'ileri bile bile borçlunun zararına hareket eden hamile karşı ileri sürebilir. Yine çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap eden hamil çeki geri vermekle yükümlüdür.<br>Dava konusu somut olayda davacı taraf, dava konusu çekin davalı şirket tarafından kötüniyetli olarak ele geçirildiğini iddia etmiş ve davalının kötüniyetinin ispatı açısından davalı şirket yetkilisi hakkındaki ceza davasını delil olarak göstermiştir. Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü  maddesine göre; hukuk hakimi zarar verenin kusuru olup olmadığına karar vermek için ceza hukukunun sorumluluğa dair hükümleri ile bağlı olmadığı gibi, kusurun takdiri ve zarar miktarının belirlenmesi konusunda da ceza mahkemesi kararı ile bağlı değildir. Ancak Ceza Mahkemesinin mahkumiyet kararındaki, fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi olaya ilişkin kabul, hukuk hakimini de bağlar.  Bir başka deyişle ceza davasında, sübuta eren maddi vakıaların hukuk davasında nazara alınacağı açıktır. Bu nedenle anılan ceza davasının sonucunun beklenmesi gerekir. Zira, davacı keşideci ...... Ltd.Şti, çek bedelini diğer davacı çek lehtarı ...... A.Ş'ye ödediğini beyan ederek ödeme def'i ileri sürmekte, davacı lehtar ...... A.Ş'de çek bedelinin çek iptal kararı üzerine keşideci tarafından ödendiğini beyan etmekte  olup, davalının çeki kötüniyetle ve ağır kusurla iktisap ettiğinin anlaşılması halinde  davacı keşideci ...... Ltd.Şti.nin ödeme def'ini davalıya karşı da ileri sürmesi mümkün olacaktır.  Mahkemece Düzce....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken  bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacıların istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2025 tarih, ... Esas -  ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,<br>2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, <br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>5-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak  karar verildi. \t\t<br><br>Başkan ...<br> e-imzalıdır <br> <br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip ...<br> e-imzalıdır <br><br><br><br><br>...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"829866b763e76ecb","SID":"15e6dc516cd79237"}}