{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2023/586 <br>KARAR NO\t: 2025/301<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 09/01/2023 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2019/396 Esas,  2023/10 Karar<br>DAVA\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile dava dışı borçlu ...arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine istinaden adı geçen şahsa nakdi ve gayrinakdi kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalı borçlu tarafın 13/12/2011 tarihli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını ve bu nedenle borcum tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava dışı borçlu ...'ın müvekkili Banka'nın ... şubesinden kullanmış olduğu nakdi krediyi zamanında ödemediğini, müvekkili bankanın kredi hesabını 28/05/2014 tarihinde katederek muaccel hale getirdiğini, kat tarihi itibari ile tespit edilen 382,096,29 TL borç bakiyesinin ödenmesi için Erzurum .. Noterliğinin 28/05/2014 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile dava dışı asıl borçlu ve bir kısım kefiller ile davalı borçlu ...'ün ihtar edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini,  davalı kredi sözleşmesinde imzası bulunmasına rağmen imzanın kendisine ait olmadığını bu nedenle borca itiraz ettiğini, müvekkil bankanın alacağını tahsili amacayla Erzurum... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borca itiraz edildiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davalı borçlu tarafın Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas  sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, borç miktarının tamamından ve takip tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ve ferilerinden davalı borçlunun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna, takibin devamına, takip konusu alacağın %20'inden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  açılan itiraz davasının 1 yıl içinde açılmadığını, itirazın iptali davasının maddi hukuk ve takip hukuku anlamında hak düşürücü sürüye tabii olduğunu, ...,  ... ve ... isimli şahıslara kefilliğinden dolayı icraya verildiğini ve bu borcun 13.12.2011 tarihli sözleşmeye binaen ödendiğini, 13.12.2011 tarihli sözleşmeye imza attığını ancak daha sonra görevli memur ...tarafından haberi olmaksızın ... kredi verdiğini, ...'a her hangibir kefilliği olmadığını, buna ilişkin bankada hiçbir şekilde sözleşmelere imza atmadığını, böyle bir sözleşmede imza varsa sahte olarak tanzim edildiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesini ve davacı tarafın %20 tazminata mahkum edilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Davalı icra takibine yönelik sunduğu itirazlarında herhangi bir borcunun bulunmadığını, ödeme emrine, borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Borçlu takip konusu edilen 13/12/2011 tarihli Kredi Genel Sözleşmesinden kaynaklı borcun bulunmadığını ileri sürmüş ise de; buna dair herhangi bir delil veya belge sunmamıştır. Dosyaya ibraz edilen kredi genel sözleşmesinde yer alan yazı ve imza örneklerinin davalı tarafından inkar edilmediği, buna göre sözleşmenin davalı tarafından imzalandığının kabul edilmesi gerektiği, kredi genel sözleşmesi ile özellikle kefalet sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununda aranan geçerlilik şartlarını taşıdığı, anlaşılmakla davalının takibe yönelik itirazlarının kısmen yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Yine hesabın kat edildiğine ilişkin ihtarnamenin davalıya keşide edildiği,  bu şekilde temerrütün gerçekleştiği ve temerrüt faiz oranının takip talebinde belirtildiği görülmekle davalının itirazlarında kısmen haksız olduğu sonucuna varıldığından davalının itirazlarının kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir.<br>Davacı vekili dava dilekçesinde %20 oranında icra inkar tazminatı talebinde bulunmuş ise de; davacı alacaklının üç ayrı genel kredi sözleşmesi nedeniyle icra takibi başlattığı, davalı borçlunun bu genel kredi sözleşmelerinden sadece bir tanesinden dolayı sorumluluğunun bulunduğu, bu nedenle davalı borçlunun sorumlu olduğu miktarın yapılan yargılama sonucunda ortaya çıktığı bu haliyle alacağın belirli veya belirlenebilir olmadığı, anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \"Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; Davalının Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin ... numaralı kredi için 57.672,22 TL asıl alacak, 3.911,34 TL akdi faiz, 138,85 TL temerrüt faizi, 202,24 TL BSMV olmak üzere toplam 61.919,65 TL üzerinden, ...numaralı kredi için 21.199,19 TL asıl alacak, 409,70 TL işlemiş faiz, 20,48 TL BSMV olmak üzere toplam 21.629,37 TL üzerinden, ... numaralı kredi için 35.145,28 TL asıl alacak, 692,49 TL akdi faiz, 61,67 TL temerrüt faizi, 38,00 TL BSMV olmak üzere toplam 35.943,44 TL üzerinden devamına, fazlaya dair talebin reddine- Takipte asıl alacak miktarlarına %39 oranında temerrüt faizi uygulanmasına\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun aksine davalının takibe konu edilen tüm alacak - risk kalemlerinden sorumlu olduğunu, zira anılan risklerin asıl kredi sözleşmesi olan 13/12/2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmesine bağlı tanımlanarak açıldığını, bunlarda da davalının kefil olarak imzasının bulunduğunu, müvekkil bankanın ilgili birimleri ve ... Şubesinden bilgi alındığını ve anlatılan bu durumun teyit edildiğini, bu nedenle davalı ...'ün anılan kredi genel sözleşmesi kapsamında tüm risklere kefilliği bulunduğunu, bu durumun bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, 10/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda \"davacı bankanın ispat sorumluluğunu yerine getirdiğinden hareketle; ihtarname ve ilamsız icra takibine konu kredi risklerinin davalı ...'ün ...'a kefil olduğu 13/12/2011 tarih 150.000,00-TL kefalet limitli (limit artırımı ile 300.000,00-TL'ye yükseltilmiştir) KGS kapsamında kullandırılmış olduğu kanaati doğrultusunda düzenlenmiştir\" şeklinde görüş bildirildiğini ve davalının takibe konu tüm alacak kalemlerinden sorumlu olduğunun belirtildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda işlemiş akdi faiz, işlemiş temerrüt faizi ve BSMV alacak kalemlerinin eksik incelemeyle yanlış hesaplandığını, bilirkişi raporunun aksine davalı borçlunun kredi borçlarından da sorumlu olduğundan davalının Erzurum .... İcra Müdürlüğü'nün 2014/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu yasal dayanaktan yoksun mesnetsiz itirazlarının iptaline, borç miktarının tamamından ve takip tarihinden itibaren yürütülecek %39 faiz ve ferilerinden davalı borçlunun müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerektiğini, müvekkil bankanın ... Şubesi ile dava dışı borçlu ...arasında imzalanan kredi genel sözleşmesine istinaden adı geçen dava dışı borçluya ticari krediler açıldığını ve kullandırıldığını, kullandırılan kredilere ilişkin olarak daha önce detaylı olarak izahatta bulunduklarını, davalıya hesap kat ihtarnamelerinin tebliğine rağmen müvekkil banka alacağının ödenmemesi üzerine muaccel hale gelen ve borçlunun temerrüte düşürüldüğü müvekkil alacaklarının tahsilini temin amacıyla Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2014/... Esas sayılı dosyasından ilamsız icra takibine başlanıldığını, hesap kat ihtarına davalı tarafından itiraz edilmediğini, ancak ödeme emrinin tebliği üzerine borca kötü niyetli bir şekilde itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, davalı borçlunun ise 13/12/2011 tarihli kredi genel sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını ve bu kredi sözleşmelerine istinaden kredi kullandırıldığını, davalının kefilliğini inkar etmesinin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davalının itirazlarının yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, tamamen takibi ve alacağı sürüncemede bırakma amaçlı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, dürüstlük kuralına uygun davranmadığını, davanın kısmen kabulüyle takibin devamına karar verildiğini, ancak işlemiş akdi faiz, işlemiz temerrüt faizi, BSMV kalemleri yönünden eksik ve hatalı hesaplanarak hüküm tesis edildiğini, mahkemece müvekkili lehine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri yönünden de müvekkili aleyhine hatalar olduğunu,  tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 12/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda müşteri ile birden çok ...'nin kurulması halinde ödenmeyen kredinin hangi sözleşme kapsamında kullanıldığının tespit edilmesi gerektiği, borcun kefilin kefil sıfatıyla sorumluluk üstlendiği ... kapsamında doğduğunun tespit edilmesi halinde kefilin borçtan sorumlu tutulabileceğinin belirtildiğini, davacı tarafça asıl borçlu tarafından yapılan ödemelere ilişkin belgelerin sunulduğunu, birden fazla para borcunun olduğu borç ilişkisinde, borçlunun yapılan kısmi ödemenin hangi borç için mahsup edildiğini belirtmemesi, alacaklının da ödemenin hangi borca ilişkin olduğunu makbuzda göstermemesi durumunda kısmi ödemenin hangi borca mahsup edileceği sorununun 6098 sayılı TBK'nın 102. maddesi uyarınca çözümleneceğini, buna göre kısmi ödemenin öncelikle muaccel olan yani ilk imzalanan davalının da kfil olduğu 13/12/2011 tarihli ...için ödeme yapıldığının sayılması gerektiğini, davacı bankanın dava dışı olan ...'a 3 sözleşme ile farklı zaman dilimlerinde toplamda 2.000.000,00-TL kredi tesis ettiğini, anılan kredilere ilişkin hesap kat edildikten sonra da 391.960,53-TL üzerinden müvekkili aleyhine icra takibine giriştiğini, ancak müvekkilinin ilk kredi borcu olan 300.000,00-TL için kefil olduğunu, davacının takibe giriştiği miktar gözetildiğinde çekilen kredilerin büyük bir kısmının ödendiğinin görüldüğünü, davacı tarafın bugüne kadar yapılan bu ödemelerin hangi borca mahsup edildiğini ve niçin mahsup edildiğini açıklayamadığını, davacının ilk kredi sözleşmesinin sona ermediğini, yapılan ödemlerin daha sonra yapılan iki kredi sözleşmesinden kaynaklı borç için mahsup edildiği iddiasında olup buna ilişkin bilgi ve belge de sunamadığını, davacı tarafın dava dışı ...'ın yaptığı kısmi ifayı reddettiğini, kabul etmediğini, ödemeler yapılırken banka tarafından ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, karşı beyanda bulunularak yapılan ödemenin 2. ve 3. kredi borçları için mahsup edildiğinin ileri sürülmediğini, yapılan ödemelere ilişkin makbuzlarda da buna dair bir açıklama olmadığını, dolayısıyla artık bu noktadan sonra yapılan ödemenin TBK'nın 102. maddesi uyarınca ilk kredi borcu için mahsup edileceğinde şüphe olmadığını,  tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, genel kredi sözleşmesi uyarınca başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebi istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde davalı borçlu tarafın 13/12/2011 tarihli kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını ve bu nedenle borcum tamamından ve işleyecek temerrüt faizi ve ferilerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava dışı borçlu ...'ın müvekkili Banka'nın ... şubesinden kullanmış olduğu nakdi krediyi zamanında ödemediğini iddia ederek itirazın iptalini talep ettiği, davalının cevap dilekçesinde davanın 1 yıl içinde açılmadığını, borcun ödendiğini, ...'a her hangibir kefilliği olmadığını, buna ilişkin bankada hiçbir şekilde sözleşmelere imza  atmadığını, böyle bir sözleşmede imza varsa sahte olarak tanzim edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin ve davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı kurum harçtan muaf olduğundan ve istinaf kanun yolu başvurusu sırasında harç alınmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>3-İstinaf aşamasında alınması gereken 8.162,53-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 2.040,63-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.121,90-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>4-İstinaf başvurusu sırasında davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9544af881f77825","SID":"99db3d844fb47757"}}