{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:04/11/2021<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:28/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  Müvekkilinin Antalya ... Bölgesi ... Kısımda bulunan ticari işletmenin güvenliğini sağlayabilmek adına davalı şirket ile çeşitli tarihlerde yenilenerek devam eden Özel Güvenlik Hizmeti sözleşmeleri akdedildiğini, taraflar arasında akdedilen bu sözleşmelere dayalı olarak şirketin personellerinin müvekkili şirkete ait işletmede gerekli güvenlik önlemlerini almak adına görevlendirildiğini, davalı şirket ile asıl işveren ve alt işveren ilişkisi kurulduğunu, akabinde de şirket bünyesinde çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin sona erdirildiğini, prosedürlere uygun olarak feshedilip feshedilmediğinin taraflarınca bilinmediğini, şirket işçilerinin sözleşmelerinin sona erdiğinden davalı şirketin göndermiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatı açıklamalı ve ekinde işçilere ilişkin bir listenin yer aldığı Seri A sıra ... nolu 07.11.2018 düzenleme tarihli fatura ile haberdar olduklarını, söz konusu faturayı 20.11.2018 tarihli Kadıköy ... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarı ile iade ettiklerini, ..., ... ve ...'nın işçilik alacaklarının ödenmesini kendilerinden talep ettiklerini, 12.12.2018 tarihinde müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan arabuluculuk görüşmesi sonucunda ... için 15.000,00 TL işçilik alacağı, 900,00 TL arabuluculuk ücretinin ödenmesine karar verildiği ve müvekkili şirketin 13.12.2018 tarihinde arabuluculuk ücretini, 16.01.2019 tarihinde ise işçilik alacağını banka havalesi yolu ile gönderdiğini, ... için 3.000,00 TL işçilik alacağı, 280,00 TL arabuluculuk ücretinin ödenmesine karar verildiği ve şirketin 13.12.2018 tarihinde arabuluculuk ücretini, 16.01.2019 tarihinde ise işçilik alacağını banka havalesi yolu ile gönderdiğini, ... için 8.400,00 TL işçilik alacağı, 504,00 TL arabuluculuk ücretinin ödenmesine karar verildiği, 13.12.2018 tarihinde arabuluculuk, 25.12.2018 tarihinde ise işçilik alacağının banka havalesi yolu ile ödendiğini, işçilik alacakları bakımından kanun koyucu, işçilerin haklarını güvence altına almak için asıl işveren ile alt işvereni kanun gereği birlikte sorumlu tutmuş olsa da taraflar arasındaki sözleşme hükümleri gereği işçilere ödenmiş olan toplam 28.084,00 TL bedelin tamamından öncelikle ve doğrudan alt işveren olan davalı şirketin sorumlu olduğunu, ihbar sürelerine uyulmaması nedeniyle ihbar tazminatı doğmasına davalı bizzat kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, TBK 167. Maddesi uyarınca aksi kararlaştmlmadığı takdirde taraflar eşit oranda sorumlu olduğunu, biran için dava konusu ödemelerin davalıya ait olduğuna dair bir düzenleme olmadığı varsayılsa dahi davalı tarafın kanundan doğan sorumluluğu olduğunu, görev konusu bakımından huzurdaki ihtilafta İş Mahkemelerinin görevli olmadığını, görev konusunun genel hükümlere göre belirlenmesi gerektiği, ... Arabuluculuk numarası ile anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 14.000,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalı şirketten tahsilini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacı ile müvekkili şirket arasında 31.01.2017 tarihli Özel Güvenlik Hizmeti Sözleşmesi imzalandığını, 29.01.2018 tarihinde sözleşmenin yenilendiğini, davacının sunduğu Özel Güvenlik Hizmet sözleşmeleri dava dışı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti ile yapılan sözleşmeler olduğunu bu davanın davalısı ile alakası olmadığını, dava dışı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti. ile davacı arasında yapılan 2014, 2015, 2016 yılları için yapılan sözleşmelerin Mali Hükümlerin bölümünün 2 maddesinde sosyal hakların asıl işverene ait olduğu kabul edildiğini, taraflar arasında yapılan 31.01.2017 tarihli Özel Güvenlik Hizmet Sözleşmesi Mali Haklar Bölümünün 2-g maddesi gereğince Kıdem ve İhbar tazminatı sosyal haklar kabul edilerek davacının ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasında yapılan sözleşme ile kıdem ve ihbar tazminatından davacının sorumlu olduğunu belirterek, dava masrafları ve ücret-i vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini ve davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"dava dışı işçi ... için  davalı şirkete rücu edilebilecek  miktarın 745 güne ilişkin kıdem tazminatı miktarı (4.108,40 TL) ve  arabulucuk ücereti (256,40 TL)  olmak üzere toplam 4354,90 TL olduğu, feshe bağlı ihbar tazminatı alacağından yalnızca son işveren sorumlu olduğundan ve fesih tarihinde taraflar arasında yürürlükte bulunan sözleşmedeki düzenleme ile işçinin sosyal haklarına ilişkin sorumluluk asıl işverene yüklenmiş bulunduğundan davacı tarafça ...'e ödenmiş olan ihbar tazminatı yönünden davalı şirkete rücu edilebilecek miktar bulunmadığı, dava dışı işçi ... ve ...'nin tüm çalışması taraflar arasında yürürlükte bulunan sözleşmelerdeki düzenlemeler ile işçinin sosyal haklarına ilişkin sorumluluğun asıl işverene yüklenmiş olduğu 01. 01.2014 tarihi sonrasında olduğundan davacı tarafça ... ve  ... yönünden ödenmiş miktarlar açısından davalı şirkete rücu edilebilecek miktar bulunmadığı, davalı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Limited Şirketi'nin sözleşme tarafı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti ile organik bağı bulunduğu ve toplam  4.354,90 TL rücuen alacaktan davalının sorumlu olduğu kanaatine varılmakla  davanın kısmen  kabulüne kısmen reddi\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili ve  davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve eksik olduğunu, 2015 tarihli ek protokolde \"22/12/2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin 3/2. maddesi gereği mutabakata varılmış olup, 31/01/2016 tarihine kadar uzatılmıştır.\" ifadelerinin yer aldığını, bu hali ile ek protokolün 2011 tarihli sözleşmenin 31/01/2016 tarihine kadar uzatılmasına ilişkin olduğunu, 2011 tarihli sözleşmede ise, personelin sosyal haklarının yüklenici tarafından karşılanacağının kabul edildiğini, 2015 yılına ait sözleşmenin 3. maddesinin 2. fıkrası ile 2011 yılına ait sözleşmenin 3. maddesinin 2. fıkrasının farklı olduğunu, ihbar tazminatının feshe bağlı alacaklardan olduğunu ve ihbar tazminatından iş akdini fesh eden iş verenin sorumlu olduğunu, mahkemenin feshe sebep olmayan davacı tarafa ihbar tazminatını yüklemesinin kanuna aykırı olduğunu, yine kıdem tazminatından da davalının sorumlu olduğunu, son 3 sözleşmede sehven ya da davalının yanıltması ile müvekkilinin sorumluymuş gibi izlenim oluşturulduğunu, sözleşmenin tanımlar kısmında müvekkilinin müşteri, davalının da yüklenici olarak tanımlandığını, sözleşmenin 2g maddesinde ise hiçbir yerde tanımı bulunmayan asıl iş veren ibaresinin kullanıldığını, sözleşmenin devamındaki \" personelin sosyal hakları asıl iş veren tarafından karşılayacak, aylık beyanname ve ödentiler müşteriye verilecek\" şeklindeki ifadede buradaki asıl iş veren ibaresinden kastedilenin davalı olduğunun açık olduğunu, mahkemece  tarafların iradesinin dikkate alınmadan yoruma dayalı karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  taraflar arasında 31/01/2017 tarihli özel güvenlik sözleşmesi imzalandığını, ardından 29/01/2018 tarihli sözleşmenin imzalandığını, 2014,2015,2016 tarihli sözleşmelerin tarafının müvekkili olmadığını, bu sözleşmenin tarafının dava dışı ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti olduğunu, mahkemenin organik bağ kabulünün gerçeği yansıtmadığını, davalı ile dava dışı şirketin farklı tüzel kişiler olduğunu, müvekkili şirketin tek ortağının ...'nun 02/08/2017 tarihinde dava dışı  ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti'ni satın aldığını, müvekkilinin imzaladığı 2017-2018 tarihli sözleşmelerde kıdem ve ihbar tazminatının sosyal haklar kabul edilerek asıl iş verene ait olduğunun kararlaştırıldığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak  istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyada öncelikle davalı ile dava dışı  ... Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, 2011 tarihli sözleşmenin 31/01/2016 tarihine kadar uzatılıp uzatılmadığı, sözleşmelerde ihbar ve kıdem tazminatı yükümlülüğünün hangi taraf üzerinde bulunduğu hususları çözümlenmelidir.<br>2011-2012 tarihlerinde imzalanan sözleşmelerin incelenmesinde; sözleşmelerin 2g maddesinde personelin sosyal haklarının yüklenici tarafından karşılanacağının hüküm altına alındığı, 2013- 2014-2016-2017-2018 tarihli sözleşmelerde ise; sözleşmelerin 2g maddesinde personelin sosyal haklarının asıl işveren tarafından karşılanacağı hüküm altına alınmıştır. <br>Yine günü yazmayan 12.2015 tarihli ek protokol başlıklı belgede ise\" taraflar arasında 22/12/2011 tarihinde imzalanan sözleşmenin 3. madde 2. fıkrası gereği mutabakata varılmış olup, sözleşme 31/01/2016 tarihine kadar uzatılmıştır.\" ibarelerinin bulunduğu anlaşılmıştır. 22/12/2011 tarihli sözleşmenin 3. maddesinin 2. fıkrasında \" hizmetin verilmesi esnasında taraflardan herhangi biri, bir ay önceden noter kanalı ile yazılı olarak diğer tarafa bildirim yapmak kaydı ile istediği an sözleşmeyi fesh edebilir.\" ibarelerinin yer aldığı anlaşılmıştır. <br>Tüm sözleşmelerin 2g maddesinde söz edilen \"sosyal hak\" kavramının ihbar tazminatını ve kıdem tazminatını da ifade ettiği taraflar arasında ihtilafsızdır. <br>Tüm sözleşmelerin özel güvenlik hizmet sözleşmesi başlıklı kısmının 2. paragrafında, eldeki dosya davacısının müşteri, davalının ise yüklenici olarak tanımlandığı sabittir. Sözleşmelerde asıl işveren, alt işveren tabiri, tanımlar arasında yer almamaktadır. <br>Yine 2013 tarihinden itibaren imzalanan tüm sözleşmelerin 2g maddesinde \" personelin sosyal hakları asıl işveren tarafından karşılanacak. Aylık beyanname ve ödentileri müşteriye verilecektir\" hükmü yer almakla bu hükümde geçen \" asıl işverenin\" sözleşmenin hangi tarafını tanımladığı çözümlenmelidir. Buna göre sözleşme içerikleri anlamsal  olarak bir bütün halinde değerlendirildiğinde; sözleşmelerde davacının asıl işveren olarak tanımlanmamış olması, davacının müşteri olarak tanımlanması yine aylık beyanname ve ödentilerin müşteriye verileceğinin belirtilmesi karşısında sözleşmelerin 2g bendindeki \" asıl işverenin \" davalı yüklenici olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu durumda ise davacının dava dışı işçilere ödemiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatının tamamını, arabuluculuk ücretinin ise hukuk uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 7/2. Maddesi gereğince yarısını davalıya rücu edebileceği gözetilerek, harca esas değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi hatalı olmuş olup, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir. <br>Davalı vekili ise; davalı müvekkili ile dava dışı şirket arasında organik bağ bulunmadığını iddia etmiş ise de; her iki şirketin ortaklık yapısının ve yetkililerinin aynı olması, aynı işçiler ile çalışmaları karşısında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi reddedilmiştir.<br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine,  davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,<br>2-Davacı vekilini istinaf başvurusunun KABULÜYLE; yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince düzelterek esas hakkında yeniden karar verilmek üzereAntalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin   04/11/2021tarihl ... Esas -  ...  Kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Davanın KABULÜYLE; 14.000,00 TL'nin 16/01/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalından alınarak davacıya VERİLMESİNE;<br>a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 956,34 TL harçtan peşin olarak yatırılan 239,09 TL harcın mahsubuyla bakiye 717,25 TL harcın  davalıdan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, <br>Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin  31/01/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı, ... Harç sayılı harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince İPTALİNE, <br>b-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı ile 239,09 TL peşin harcın   davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>c-Davacı tarafından yapılan  davetiye gideri, posta masrafı, bilirkişi masrafı, talimat masrafı, keşif masrafından oluşan toplam 939,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davacı  kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 14.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, <br>f-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince ilk derece mahkemesince karar kesinleştiğinde ilgiliye İADESİNE, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu  kabul edildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde  davacıya  İADESİNE, <br>b-Davalının istinaf başvurusu reddedildiğinden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 956,34  TL nispi istinaf karar harcından  peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 875,64 TL istinaf karar harcının davalı tarafından tahsili işe Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>c-Davacı  tarafından istinaf incelemesi için yapılan 220,70  TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 133,60 TL posta masrafı ve tebligat gideri olmak üzere toplam 354,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak  davacıya VERİLMESİNE, <br>d-Davalının istinaf başvurusu için yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>f-İstinaf gider avansından kullanılmayan kısmın 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 544,000,00 TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2547423265e23e05","SID":"68d7ac6141bcad27"}}