{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1423 <br>KARAR NO: 2025/682<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/04/2022<br>NUMARASI: 2022/37 Esas - 2022/369 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2025<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin eşi ... ile davalı borçlu şirket yetkilisi ...'ın bir takım makinelerin satışı için anlaştıklarını, müvekkilince davalı şirket yetkilisi ...'ın şahsi hesabına alınacak makine için ödemeler yapıldığını, Whatsapp yazışmalarında da görüldüğü üzere davalının makineleri teslim etmediğini, davalıya gönderilen ihtarname ile satış sözleşmesinden dönülerek ödenen bedelin iadesi istenmişse de, davalının bedeli iade etmediğini, bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, dolandırıldığını anlayan müvekkilinin eşinin, borçlu şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, borçlu şirket yetkilisinin başkalarını da bu şekilde dolandırdığını, davalının adresinde yapılan arama neticesinde makinelerin yerinde tespit edildiğini, yani müvekkiline teslim edilmediğinin ispatlanmış olduğunu, taraflar arasında alım satım ilişkisinin kurulduğunu, müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve davalının makineleri teslim etmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı süresinde davaya cevap vermemiş olup, davalı vekili cevap süresinden sonra sunduğu beyan dilekçesinde; icra takibinin davalı şirkete karşı yapılmış olmasına rağmen davacı ile davalı arasında hiçbir hukuki ilişki ve irtibat olmadığını, paraların davalı şirket hesabına gönderilmediğini, bu nedenle davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının parayı kendisi adına değil eşi ... adına gönderdiğini, ticari ilişkinin tarafının davacının eşi olduğunu, davanın taraflarının her ikisinin de dava dışı 3. kişiler olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının eşi ... ile tek ortaklı limited şirket olan davalı şirketin yetkilisi ... arasında makine alışverişine ilişkin şifahi bir anlaşma yapıldığı, ancak sözleşmenin yerine getirilmediği, her ne kadar makinelerin satışına ilişkin anlaşma davacının eşi ve davalı şirket yetkilisi arasında yapılmış ise de, sözleşmeden dönüldüğüne ilişkin ihtarnamelerin davacı tarafından çıkartıldığı, yine ödemelerin davacıya ait hesaptan yapıldığı dikkate alındığında sözleşmenin tarafının davacı olduğu, ...'nun eşine vekaleten makine satışlarıyla ilgili işlem yaptığı kanaatine varıldığı, kaldı ki sözleşmenin tarafının davacı olmadığı kabul edilse bile, davalı şirket yetkilisine yapılan ödemelerin davacıya ait hesaptan yapıldığı ve dekontlarda ödemelerin ... tarafından yapılan kapora ödemeleri olduğu belirtildiğinden, davacının makinelerin teslim edilmemesi nedeniyle verdiğini isteme hakkı bulunduğu, davalı husumet itirazında bulunmuş ise de, davalı şirket tek ortaklı limited şirket olup, tek ortak ve yetkilinin de dekontlarla ödeme yapılan ... ve şirketin faaliyet alanının deri ayakkabıcılık üzerine olduğu, taraflar arasında para alışverişine konu makinenin ise ayakkabı makinesi olduğu dikkate alındığında, davalının husumet itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının itirazının iptaline, asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilen 36.470-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; hukuki ilişkinin davacının eşi ... ile davalı şirket yetkilisi ... arasında olduğunu, bu nedenle davacının taraf sıfatının bulunmadığını, davanın aktif taraf sıfatı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, icra takibi müvekkili şirkete karşı yapılmış olmasına rağmen, müvekkilinin davacı ile hiç bir ilişkisinin bulunmadığını, icra takibine davacı tarafından dava dışı ...'a yapılan ödemelerin konu edildiğini, paranın davalı şirket hesabına gönderilmediğini, davalı şirketin ticari ilişkinin tarafı olmadığını, bu nedenle gönderilen paradan şirketin sorumlu tutulmayacağını, davacının parayı eşi adına gönderdiğini, bu nedenle ticari ilişkinin tarafının davacı değil onun eşi olduğunu, mahkemece müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmeyerek bilirkişi incelemesi dahi yaptırılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketin tek yetkilisi ...'ın şirket adına değil, kendi adına işlem yaptığını, müvekkili şirketin söz konusu işlem ile bir ilgisinin bulunmadığını, soruşturma dosyasına ... tarafından enjeksiyon makinesinin araca yüklendiği fotoğrafın sunulduğunu, fotoğrafta görüldüğü üzere teslimin gerçekleştiğinin sabit olduğunu, ancak mahkemece yeterli araştırma yapılmaksızın, eksik inceleme ve değerlendirme ile karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, makine alımı için ödenen bedelin iadesi için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; davacının eşi ... ile davalı şirketin, şirkete ait ayakkabı imalatında kullanılan makinelerin davacının eşine satışı konusunda anlaştıkları, davacıya ait banka hesabından davalı şirket yetkilisi ...'ın şahsi hesabına makinelerin bedeli için değişik tarihlerde toplam 182.350-TL para gönderildiği, havale dekontlarında açıkça ... tarafından makine alımı için ödeme yapıldığına dair açıklama bulunduğu, ödemelerin yapılmasına rağmen makinelerin teslim edilmemesi üzerine de gönderilen paranın iadesi hususunda dayanak icra takibinin başlatıldığı anlaşılmaktadır. Taraf sıfatı, bir başka deyişle husumet ehliyeti, davaya konu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, bir maddi hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, davaya konu hakkın sahibini, davalı sıfatı ise davaya konu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti, davalı sıfatı ise pasif husumeti karşılayacak şekilde kabul edilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukuki koruma isteniyor ise o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının tayininde olduğu gibi maddi hukuka göre belirlenir. Husumet ehliyetinin mahkemece resen göz önünde bulundurulması gerekmekte olup, bir davada taraflardan birinin davacı ya da davalı sıfatının olmadığı belirlenirse, artık bu davanın esasının çözümüne girilmeden, davanın husumet yokluğundan reddi gerekir. Husumet ehliyeti, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece vakıf olunduğu takdirde resen nazara alınması gerekli hukuki bir durumdur. Davacının eşine satışının yapılması kararlaştırılan makineler davalı şirkete aittir.  Davalı şirket tek ortaklı olup paranın gönderildiği ... şirketin tek ortağı ve yetkilisidir. Davalı şirket tarafından davacıya keşide edilen 24.11.2012 tarihli ihtarnamede de makine satışı konusunda davacının eşi ... ile anlaştıkları, ödemenin eksik yapıldığı bildirilerek, kalan miktarın önceki ödemelerin yapıldığı şirket yetkilisi ...'ın şahsi hesabına ödenmesi ihtar edilmiştir. Dolayısıyla makine satışı ilişkisinin satıcı tarafının davalı şirket olduğu, ...'ın da yetkilisi olduğu davalı şirket adına hareket ettiği sabittir. Ancak davacı vekilince dava dilekçesinde, makine satışı konusunda davalı şirket ile davacının eşi ...'nun anlaştıklarının belirtildiği, davalı şirket ile yapılan Whatsapp yazışmaları içeriğine göre satışa konu makinelerin alıcısının davacı olmayıp eşi olduğu, davalı şirket yetkilisi ile satış konusunda irtibata geçen ve tüm yazışmaları yapan kişinin de davacının eşi olduğu, ...'nun olaya ilişkin müşteki ifadesinde davalı şirket yetkilisi ile görüşerek makineleri almaya karar verdiğini belirttiği, davacı tarafından davalıya gönderilen paralara ait havale dekontlarında açıkça ödemenin makine bedeli olarak ... tarafından yapıldığının belirtildiği, ...'nun davacı adına hareket ettiğine dair hiç bir delil bulunmadığı, dolayısıyla ...'nun satım akdinin alıcı tarafı olarak kendi nam ve hesabına hareket ettiği anlaşılmaktadır. Davacının, ödemelerin kendi hesabından yapılması dışında uyuşmazlık konusu olayla bir ilgisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla eldeki davada davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak \"davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine\" karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/04/2022 Tarih 2022/37 Esas - 2022/369 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;\"Davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine\" İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 2.202,34-TL harcın mahsubu ile kalan 1.586,94‬-TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak  davalıya ödenmesine, 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine\" İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 3.114,08‬-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Davacı tarafça yapılan istinaf yargı giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 69,60-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2025\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d39e36d9ae86377","SID":"ab9f71b504437325"}}