{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:22/06/2022<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:24/03/2025<br><br>İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı tarafça ... A.Ş. çek numarası; ... olan ... tarihli, keşide yeri Antalya olan 20.000,00 TL tutarlı tacir çeki sebebi ile Antalya 5. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ancak takip dayanağı söz konusu çeki müvekkilinin tanzim etmediğini, çek altında bulunan imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin çekin tanzim ve ibraz tarihlerinde yurt dışında olduğunu, çeki kimin düzenlediğini bilmediğini, icra takibinden daha önce haberdar olsa da dosyadan çek fotokopisini istediğinde imzanın sahte olduğunu fark ettiğini, savcılığa şikayette bulunduklarını, taşınmazına haciz konulduğunu, meskeniyet şikayetinde bulunduklarını beyan ederek; menfi tespit talebinde bulunmuştur.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, davacının, tacir olmanın gereklerini yerine getirmediğini, dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, çekten daha önce haberdar olduğunu, davacının iddiasının borçtan kurtulmaya çalışma olduğunu, davacının iddiasının suç unsurunu içerdiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;\"...16/05/2022 tarihli grofoloji uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan rapor içeriği dikkate alınarak, takip konusu çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı anlaşıldığından, davanın kabulüne, davacının Antalya 5. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu ... çek numaralı 15/01/2015 tarihli 20.000,00 TL tutarlı çekten dolayı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,  takibin haksız olduğu anlaşılsa da kötüniyetli olduğu yönünde kabule göre bir bilgi ve belge dosya kapsamından anlaşılmadığından, davacının tazminat talebinin reddine\" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının ve ihbar olunan ... Ltd. Şti.'nin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesini çek kaydının olup olmadığı hususu ile birlikte değerlendirilmesini talep ettiklerini, mahkemece yalnızca imza incelemesiyle yetinilerek karar verildiğini, çekin tanzim edildiği tarihte davacının keşide yerinde bulunmadığı iddiasının yerinde olmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, alınan bilirkişi raporunda, imzanın davacıya neden ait olduğu veya neden ait olmadığının gerekçeli ve denetlenebilir bir şekilde açıklanamadığını, raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığını, mahkemece, davacı takip borçlusu tarafından itiraza uğramayan çek asılları getirtilerek imza incelenmesine tabi tutulması gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, takip konusu çekte davacı ciranta adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Takip konusu çekin incelenmesinde; keşidecisinin, dava dışı ... Tur. Ltd. Şti., lehtarının davacı ...(... Mobilya) olup, lehtarın cirosu ile çekin dava dışı ... Ltd. Şti.'ye, bu şirketin cirosu ile de davalı ... Ltd. Şti.'ye geçtiği, çekin davalı tarafça bankaya ibraz edildiği, karşılıksız çıkması üzerine keşideci ile tüm cirantalara karşı davaya esas takibin başlatıldığı görülmektedir. <br>Dosya kapsamında alınan grafoloji uzmanı bilirkişinin raporunda, davacı adına atılı  birinci ciranta imzasının, davacıya ait olmadığı belirtilmiştir. Davalı rapora itiraz etmiş ise de mahkemece bu konuda yeniden inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde dava kabul edilmiştir.<br>Raporun incelenmesinde; mukayeseye esas yeteri kadar imzanın mevcut olup, raporun kendi içinde bilimsel verilere uygun ve denetime açık olduğu anlaşıldığından, davalının imza konusunda yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Ancak davacının şahsı adına işletmesinin bulunması ve çekteki cironun işletmenin adı yazılarak yapılmış olması, davalının, davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi gerektiğini belirtmesi karşısında, öncelikle davacının ticari defterleri üzerinde usulüne uygun şekilde bilirkişi incelemesi yaptırılarak, dava konusu çekin davacı defterlerinde yer alıp almadığı incelenerek, çekin defterlere kaydedilmiş olması halinde, her ne kadar imza davacıya ait çıkmasa da, davacının bu çeki benimsemiş olabileceği üzerinde durulup, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı bulunmuş, davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf başvurusu haklı görülmüştür. <br>Kabule göre de, davanın takip nedeniyle menfi tespit davası olduğu, dava değerinin toplam takip tutarı üzerinden gösterilip harçlandırıldığı ancak hüküm kurulurken, sadece takip konusu çeke ilişkin bir dava varmış gibi çek yönünden hüküm kurulması doğru görülmemiş, istinaf edenin sıfatı gözetilerek, bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. <br>Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/06/2022 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, <br>5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cb110d0dd697bdb4","SID":"8bf7218e82da75fe"}}