{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/719 - 2025/790<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/719 <br>KARAR NO\t: 2025/790<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 23/02/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/17 E.  -  2024/94 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka  İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/02/2024 tarih ve 2024/17 E. - 2024/94 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış \"...\" markalarının sahibi olduğunu, anılan markanın ilk kez 26.07.1967 tarihinde 98366 sayı ile tescil edildiğini,  \"...\" markasının T/00268 sayı ile tanınmış markalar sicilinde de yer aldığını, dava konusu \"...\" markasının fonetik ve görsel olarak, müvekkili markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, müvekkili markasının serisi niteliğinde algılanacak bir kelime olduğunu, bu durumun tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açacağını, dava konusu marka başvurusu ile müvekkil adına tescilli \"...\" ibareli markaların kapsamlarında benzer, ilintili mal ve hizmelerin yer aldığını, dava konusu markanın bu haliyle müvekkili markalarının piyasadaki tanınırlığından haksız menfaat elde edeceğini, dava konusu markanın müvekkilinin tanınmışlığına da zarar vereceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2020-M-7080 sayılı YİDK kararının iptali ile 2019/70618 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, hükümsüzlük talebi  bakımından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, SMK m.6/1  hükmü kapsamında markaların benzer olmadığını, YİDK itiraz sürecinde kötü niyete dayalı iddiaların ispatlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya mesnet gösterilen markaların Gaziosmanpaşa 11.Noterliği'nin 08/10/2020  tarih 24258 yevmiye numaralı \"Devir Sözleşmesi\" ile davacı tarafından, dava dışı ... Anonim Şirketi'ne devredildiği, devirlerin ... siciline kayıt taleplerinin 09/10/2020 tarihinde yapıldığı, SMK m.148/4 hükmü uyarınca, devir sözleşmesinin noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasıyla gerek borçlandırıcı işlem, gerekse tasarrufi işlemin aynı anda gerçekleştirildiği,  akit tarihi itibariyle, iş bu davaya mesnet gösterilen markaların davacı tarafından, dava dışı ... Anonim Şirketi'ne devredildiği, buna göre akit tarihi olan 08/10/2020 tarihinden sonra eldeki davanın 13/10/2020 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle davacı ... Merkezi Hizmetler ve Ticaret Anonim Şirketi'nin iş bu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığı, mesnet markalar, dava tarihinden önce devredildiğinden, eldeki uyuşmazlıkta 6100 sayılı HMK m.125/2 hükmünün uygulama alanının bulunmadığı gerekçesiyle, aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkiline ait “...” ibareli markaların 6769 sayılı smk’nın 6/5’nci maddesi anlamında tanınmış marka olduğunu, dava konusu marka gibi \"...\" ibaresi \"...\" şeklinde bir telaffuzda aynen içeren \"...\" markasının tescilinin müvekkili markasının ayırt edici niteliğine zarar vererek markanın sulanmasına yol açacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  iş bu davaya mesnet gösterilen markaların Gaziosmanpaşa 11.Noterliği'nin 08/10/2020  tarih 24258 yevmiye numaralı \"Devir Sözleşmesi\" ile davacı tarafından, dava dışı ... Anonim Şirketi'ne devredildiği, işbu davanın 13/10/2020 tarihinde açıldığı, dava tarihi itibariyle, davacı ... Merkezi Hizmetler ve Ticaret Anonim Şirketi'nin, iş bu davaya mesnet markalar üzerinde hak sahipliğinin ve bu doğrultuda aktif dava ehliyetinin (taraf sıfatının) bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde hükümsüzlük davasının menfaati olanlar tarafından açılabileceği belirtildiğinden bir an için davacının hükümsüzlük davası yönünden dava tarihinde marka sahibi olmasının gerekmediği söylenebilecek ise de, somut olayda SMK'nın 6/1,6/4,6/5 ve 6/9.maddelerine dayalı tüm iddiaların dava tarihinden önce devredilmiş markalara ilişkin olduğu, davacının devrettiği markalara dayalı itirazları dışında bir sebebe dayanmadığı ve dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davasını açmakta menfaatinin bulunduğunu ispat edemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar ve ilam harcı,  davacı  tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/05/2025<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7bbb15097334c49d","SID":"cb2c87b8971a4283"}}