{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/07/2021<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:29/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ:29/04/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 09/02/2018 tarihinde  ... plakalı motosiklette yolcu olarak bulunduğunu, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir kamyonetin müvekkiline çarpıp kaçması sonucu yaralandığını, yaralanması ile ilgili  Antalya C. Başsavcılığının ... sayılı dosyası ile soruşturma açıldığını, yasa gereği ara buluculuğa başvurduklarını, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin özürünün % 40 oranında olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 200,00.-TL  maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili 30.03.2021 tarihli değer arttırım dilekçesi ile; dava değerini 181.207,76 TL olarak belirlemiş ve bu doğrultuda eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür.<br>CEVAP<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Sigortacılık Kanunu'nun 14. Maddesinde Güvence Hesabı'ndan hangi durumlarda tazminat talep edilebileceğinin sınırlı olarak belirtildiğini, bu durumlardan davaya konu olaya ilişkin olarak ancak rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilide sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar girdiğini, dava konusu kaza sonucunda da davacı tarafın T.C: Sağlık Bakanlığı Antalya ... Hastanesi tarafından verilen ... tarihli Sağlık Kurulu Raporunun tetkikinde maluliyet oranının sıfır (0) olması nedeniyle müvekkil kurumun tazmin edeceği herhangi bir bedeni zararın bulunmadığının görüleceğini, ayrıca kazaya sebebiyet veren aracın kaza tarihini kapsar şekilde geçerli trafik sigorta poliçesinin olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden sağlık raporu alınması gerektiğini, hatır taşıması nedeniyle hesaplanacak tazminatta indirime gidilmesi gerektiğini, kazaya ilişkin evrakların incelenmesinde kazaya karışan araçta yolcu olan davacının kaza sırasında kask takmamış olduğunun açıkça görüleceğini,  Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil kurum tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, müvekkili aleyhine karar verilmesi halinde ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz oranlarına hükmedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>Mahkemece; \"Davanın kısmen kabulü ile, sabit olan 144.966,20 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece takdir edilen maddi tazminat miktarında müterafik kusur indirimi yapmasında bir sakınca bulunmadığını, ancak tazminat miktarında ayrıca %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasının doğru olmadığını, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın sigortacısından herhangi bir tazminat talep edilmediğini, %75 oranında kusurlu olan ve sürücü tespit edilemeyen araç yönünden tazminat talep edildiğini, bu nedenle hatır taşıması indirimi yapılmadan karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren trafik sigortası genel şartlarının uygulanması gerektiğini, davacının maluliyet oranın %0 olduğunu, müvekkilinin dava konusu tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, maluliyet raporunda belirtilen arazların davacının ilgili kazada yaralanması sonucu oluşmadığını, maluliyet oranı ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı hakkında mevzuata uygun yönetmelik uyarınca maluliyet raporu düzenlenmediğini ve bu raporun hükme esas alınamayacağını aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapordaki hesaplamalarında TRH 2010 tablosu kullanılmış ise teknik faiz oranın 1,8 olarak alınması gerektiğini, müvekkili aleyhine kurulan hükme ilişkin ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, temmerüt faizinin hatalı olduğunu, yine SGK tarafından davacıya yapılan rücuya tabi tazminat miktarı var ise bu miktarın da ödenecek tazminattan düşülmesi gerektiğini  ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.  Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakını da manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur<br>Somut olayda; Dava dışı sürücü ...'ın, davacının yolcu olarak bulunduğu sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikleti ile ... caddesi üzerinde seyir halindeyken kaza mahalli olan ... caddesi kavşağına geldiği esnada seyir istikametine göre sol tarafından gelerek kavşakta geçiş yapan sürücüsü tespit edilemeyen bir araç ile çarpışması neticesinde kazaya karışan motorsiklete yolcu olarak bulunan davacı ...'ın yaralandığı sabittir.<br>Mahkemece alınan Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporuna göre  dava  dışı motosiklet sürücü ...'ın meydana gelen kazada %25 sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün ise %75 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. <br>Davacı hakkında İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan alınan 14.12.2020 tarihli raporda; kaza tarihi olan 09.02.2018 tarihinde yürürlükte bulunan özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik gereğince meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının geçici iş göremezlik süresinin 4 ay olduğu, kalıcı iş göremezliğe ilişkin maluliyet oranın ise %31 olduğu tespit edilmiştir. <br>Mahkemece; davacının geçici iş göremezlik süresi ile maluliyet oranı ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün %75 oranındaki kusur oranı dikkate alınmak suretiyle TRH 2010 yaşam tablosu ile, 09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan Anayasa Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 17.07.2020 tarihli kararıyla karayolları trafik kanunun 90. maddesindeki ZMSS kapsamındaki tazminatların usul ve esaslarının genel şartlara tabi olacağı yönündeki düzenlemenin iptaline karar verilmiş olması ve bu husustaki yerleşmiş Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak davacının talep edebileceği tazminat miktarlarına ilişkin aktüerya bilirkişiden rapor alınmıştır.<br>Bu duruma göre; meydana gelen trafik kazısı sonucunda davacının yaralandığı ve meydana gelen olayda tespit edilemeyen araç sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, mahkemece hükme esas alınan 26.03.2021 tarihli aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamaya ilişkin rapor denetime elverişli olup, hükme esas alınmaya yeterli olduğu, yapılan bu tazminat hesaplamalarına göre davacının 5.129,01 TL geçici iş göremezlik, 226.509,69 TL maluliyetine ilişkin kalıcı iş göremezlik tazminatının oluştuğu, mahkemece bu  miktarların toplamı üzerinden %20 oranında davacının müterafik kusuruna ilişkin indirim yapıldığı, bu duruma göre; davacının talep edebileceği tazminat miktarının toplam 181.207,76 TL olduğu. davacının da yapılan müterafik kusur indirimini kabul ettiği ve ıslah dilekçesi ile 181.207,76 TL'nin tahsilini istediği, davacının tazminat talebinde bulunulan ve sürücüsü tespit edilemeyen karşı tarafın aracında değil dava dışı motorsiklet sürücüsü ...'ın aracında yolcu olduğu, bu itibarla hesaplanan tazminat miktarından ayrıca hatır taşımacılığına ilişkin indirim yapılmasının doğru olmadığı anlaşıldığından yerel mahkemece hatalı hesaplama sonucu kurulan hüküm yerinde değildir.<br>Ancak, yerel mahkemece davalı aleyhine hükmedilen tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle tahsili yönünde kurulan hükümde ise bir isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davalının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf talebi yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE,<br>2-Davacının istinaf başvurusun KABULÜNE, <br>3-Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/07/2021 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararın HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ve dairemizce yeniden HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davanın KABULÜ ile, 181.207,76 TL maddi tazminatın dava tarihi olan 02.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>Karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.378,30 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 662,63 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.715,67 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafından peşin harç ve tamamlama harcı olarak yatırılan toplam 662,03 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davacı tarafından yargılama süresince yapılan 44,40 TL başvurma harcı, 885,00 TL ATK fatura bedeli, 500,00 TL bilirkişi ücreti ile 444,25 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 1.473,65  TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 28.993,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın HMK'nın 333 maddesi gereğince yatıran taraflara iadesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,<br>5-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>6-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 162.10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 22.00 TL posta giderinden oluşan toplam 184,10 TL yargılama giderlerinin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davalıdan alınması gereken 12.378,30 TL istinaf karar harcından davalı tarafından yatırılan 2.475,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.902,64 TL  harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, <br>8-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,<br>9-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalının üzerinde bırakılmasına,<br>10-Kararın taraflara tebligat, kesinleştirme ve benzeri işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 29.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a66d174e76df439","SID":"39f4c0b6296b4f3a"}}