{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2025/183 Esas - 2025/302<br>                                                   \tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2025/183 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/302<br><br>HAKİM\t: ......<br>KATİP\t:......<br><br>DAVACI\t: ......<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>DAVALI\t:......<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br><br>DAVA\t: Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 28/02/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br>GEREKÇELİ KARAR TARİHİ\t: 08/05/2025<br><br>Mahkememizde görülen davanın açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen 25/01/2017 vadeli 15/11/2013 düzenleme tarihli senedin ödenmemesi üzerine ...... esas sayılı icra takibinin başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davalının talebi üzerine...... esas sayılı davası ile zamanaşımı nedeni ile icranın geri bırakılmasına karar verildiğini, İİK'nun 33/a-2 maddesi uyarınca zamanaşımınının vaki olmadığını iddia ederek 262.947,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın mutlak ticari dava diteliğinde olup arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin zamanaşımına ilişkin açmış olduğu davanın lehlerine karara bağlandığını, istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, kararın ve alacağın zamanaşımına uğradığı hususunun kesinleştiğini, eldeki davanın kötü niyetli olarak açıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; İİK'nun 33/a-2 maddesi uyarınca açılan alacak istemine ilişkindir.<br>...... esas sayılı dosyasının 15/01/2025 tarihinde kesinleştiği, 04/02/2025 tarihli kesinleşme şerhinin tebliğ edilmediğinden davanın süresinde açıldığı değerlendirilmiştir.<br>01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren TTK'nun 4. maddesinde ticari davalar belirtilmiş olup buna göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için;  kanuni düzenleme ile görevin Ticaret Mahkemesine verilmesi veya TTK'nun 4. maddesinde sayılan unsurları taşıması (TTK'da yer alması veya TTK'nun 4/1 b, c, d, e, f fıkralarındaki davalardan olması) ya da her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan dava olması gerekmektedir.<br>     TTK'nun 5. maddesinde ticari davalara ticaret mahkemelerinde bakılacağı, ticaret mahkemeleri ile diğer mahkemeler ve Asliye Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Görev hususu kamu düzenindendir ve yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir.<br>     6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 11. maddesinin ikinci fıkrası \"(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.\" hükmünü amirdir.<br>Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayicinin Ayrımına İlişkin Karar uyarınca, esnaf ve tacir ayrımı, esnaf faaliyetinin türüne göre 213 sayılı VUK’nin 177. maddesindeki parasal sınırlar esas alınarak belirlenir. Birinci sınıf tacirler hiç bir koşulda esnaf olarak kabul edilemez.<br>213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 176. maddesine göre tüccarlar, birinci sınıf ve ikinci sınıf olmak üzere ikiye ayrılır. Birinci sınıf tüccarlar, bilanço esasına göre defter tutanlardır. İkinci sınıf tüccarların ise işletme hesabına göre defter tutanlardır. Davalının ikinci sınıf tüccar olup işletme defteri tuttuğu, gelen vergi kayıtlarındaki gayrisafi hasılasının belirlenen sınırların altında kaldığı, 12/03/2021 tarihinden itibaren esnaf kaydının bulunduğu  dikkate alındığında davalının tacir olduğundan söz etmek mümkün değildir.<br>Açıklanan nedenlerle, tarafların sıfatı, davacının iddiasını ve davalının savunmasını dayandırdığı hukuki sebepler, İİK'nun 33/a-2 maddesinde görevli mahkeme belirlenmemiş olması dikkate alındığında eldeki davanın ticari dava niteliğinde olmadığı değerlendirilerek, davaya genel görevli olan Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin bakması gerekeceği kanaati ile Mahkememizin görevsiz olduğunun tespiti ile davanın görev dava şartı yönünden reddine  dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Açıklanan gerekçelerle;<br>1-Davanın görev dava şartı yönünden usulden reddi ile Mahkememizin GÖREVSİZ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,<br>Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi halde HMK'nun 20/1 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,<br>2-Yargılama giderleri ve harç konusunun görevli ve yetkili Mahkemece karara bağlanmasına,<br>Dair; tarafların yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde ...... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/05/2025<br><br>Katip ......\t\t\t                       Hakim ......<br>¸¸\t\t\t                      ¸¸<br>  <br> <br> <br><br> \t<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7822071d84011b45","SID":"668649e709d9c227"}}