{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM <br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/497 <br>KARAR NO: 2025/742<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/11/2024<br>NUMARASI: 2023/177 Esas -  2024/782 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; 07/10/2015 günü müvekkili ...'ın yolcu olarak bulunduğu, dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında kalıcı maluliyeti doğacak şekilde yaralandığını, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle geçerli taşımacılık poliçesi bulunmadığını ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL daimi maluliyet tazminatının kaza tarihinden itibaren, kabul görmediği takdirde dava tarihinden itibaren işleyecek ticari ya da yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında sunduğu dilekçe ile kalıcı maluliyet tazminatını 92.276,45-TL'ye artırdığını bildirerek yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; kazaya karışan araca ait ZMM sigorta poliçesi bulunması nedeniyle müvekkili kurumun husumeti bulunmadığını, sıralı sorumluluk prensibi gereğince taşımacılık sigortası olmaması halinde ZMM sigortacısına başvurulması gerektiğini, ayrıca zorunlu taşımacılık sigortasının yurtiçi ve uluslararası yolcu taşımacılığı kapsamında seyahat eden yolcuların maruz kalacakları kazaların sonuçlarını teminat altına aldığını, dava konusu kazaya karışan taşımanın ilçeden köye yapılan taşıma olması nedeniyle taşımacılık sigortası yapılmasının zorunlu olmadığını, taşımanın biletsiz ve taşıma sözleşmesiz yapılamayacağını, bu kurala uyulmaması nedeniyle de zararın teminat kapsamında olmadığını, iş göremezlik oranının ATK'dan alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulüne dair kararının, davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 23.02.2023 tarihli 2020/208 Esas ve 2023/293 Karar sayılı ilamı ile \"...Somut olayda; davacı taraf davacının yolcu olduğu aracın ticari taşıması esnasında karıştığı kazada yaralandığını iddia ederek tazminat isteminde bulunmuştur. Kazaya ilişkin kaza tespit tutanağı düzenlenmemiş olmakla birlikte dosya içerisinde bulunan ifade tutunaklarından kazanın, dava dışı minibüs sürücüsü ...'nun davacının da aralarında bulunduğu öğrencileri Giresun ili Bulancak ilçesinde bulunan okullarından aldıktan sonra ilçeye bağlı ... Köyüne götürürken ... Köyü civarında meydana geldiği, araçta bulunan 7 öğrenciden davacı dahil olmak üzere dört öğrencinin yaralandığı, aracın ruhsat kaydına göre ticari nitelikte yolcu nakli yapan minibüs olduğu anlaşılmıştır. Yukarıdaki düzenlemeler ve somut olaya göre; Taşıma kanunu ve yönetmelik hükümlerine göre Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırma zorunluluğu düzenlenmiş olup, mahkemece kazaya karışan araç hakkında bu hususta bir araştırma yapılmadan davalı ... açılan davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu nedenle;  soruşturma/ceza dosyası getirtilerek öncelikle kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığı yasa ve yönetmelik hükümlerine göre araştırılmalı, Giresun İl Trafik Komisyonu veya Bulancak İlçe Trafik Komisyonunun bu hususta alınmış bir kararı olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi...\" gerektiği gerekçesi ile kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; \"...Kaldırma doğrultusunda kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırıp yaptırmadığının tespiti için Bulancak İlçe Emniyet Müdürlüğü, Giresun valiliğine Giresun İl Emniyet Müdürlüğüne, Noterler Birliğine Sigorta Bilgi Gözetim Merkezine  ayrı ayrı müzekkere yazılmış, Giresun İl Emniyet Müdürlüğünün vermiş olduğu cevaba göre  kazaya karışan ... Plaka sayılı aracın Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması gereken araçlardan olmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizin kaldırılan 206/59 Esas 2019/1097 karar sayılı dosyasını sadece davalı istinaf ettiği davacı tarafça istinaf yoluna gidilmediğinden maluliyet, kusur ve zarar yönünden davalı lehine kazanılmış hak doğduğundan usul ekonomisi de gözetilerek mahkemece yeni bir aktüerya raporu alınmasına gerek görülmeyip önceki alınan raporlar doğrultusunda, davacı on sekiz yaşından küçük olması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminat talebinin reddine sürekli maluliyet talibi yönünden yapılan yargılamada kusur ve davalının maluliyeti ile asgari ücret doğrultusunda belirlenen ve ıslahla artırılan rakam üzerinden talep edilen rakam üzerinden kabul olmak üzere davanın kısmen  kabulü ile Kalıcı daimi iş göremezlik zararı 92.276,45-TL'nin dava tarihi 20/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin reddine...\" karar vermek gerektiği kanaati ile;  \"Davanın KISMEN KABULÜ ile; Kalıcı daimi iş göremezlik zararı 92.276,45-TL'nin dava tarihi 20/01/2016 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik zararına ilişkin talebin reddine, Karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekilinin istinaf nedenleri; tescilli olmayan araç yönünden müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığı, müvekkilinin yasal olarak trafiğe çıkma imkanı olan ancak trafik sigortası yapılmamış araçların neden olduğu bedensel zararlar yönünden sorumluluğu bulunduğu hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. (1)Zorunlu Karayolu Taşımacılığı Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma  Kanunu'ndan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne  almaktadır. Aynı Kanun'un 18 inci maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanun'un 17 nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Aynı Kanun'un 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B/8 maddeleri  hükümlerine  göre meydana gelen zarar  öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış  olması,  yapılmış  fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin  bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali sorumluluk sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Dosya kapsamında yer alan belgelerin incelenmesinde; kazaya karışan ... plaka sayılı minibüsün, dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde 06.11.2014 ila 06.11.2015 tarihleri arasını kapsar şekilde zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi düzenlendiği görülmüştür. Bundan ayrı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının  özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, yasa koyucu zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı ile trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk değil sıralı bir sorumluluk öngörüldüğü ve davaya konu kazaya karışan minibüs için dava dışı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigorta poliçesi düzenlenmiş olduğu göz önüne alındığında, mahkemece hükmün gerekçesinde; davaya konu kazaya karışan ... plaka sayılı aracın Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası yaptırması gereken araçlardan olmadığı gerekçesine yer verilmesine rağmen yapılan tespitin ve gerekçenin aksine davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. (2) Dairemizin 23.02.2023 tarihli 2020/208 Esas ve 2023/293 Karar sayılı ilamı ile; kazaya karışan aracın zorunlu taşımacılık mali mesuliyet sigortası yaptırması gereken taşıtlar (kapasite-güzergah) kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, Giresun İl Trafik Komisyonu veya Bulancak İlçe Trafik Komisyonunun bu hususta alınmış bir kararı olup olmadığı sorularak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği açıklanmış ise de, ilk derece mahkemesince kaldırma kararının gereği yerine getirilmemiştir. İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı gereğince Giresun İl Emniyet Müdürlüğü, Bulancak İlçe Emniyet Müdürlüğü, Giresun Valiliği ve Giresun Belediye Başkanlığı'na müzekkere yazılmış ise de, müzekkere içeriklerinde kaza tarihinin bildirilmediği, bu nedenle ilgili kurumlar tarafından kaza tarihine ilişkin olarak araştırma yapılmadığı, davaya konu kazaya karışan aracın cevabi yazı tarihinde tescil kaydının aktif olmaması nedeniyle verilen cevapların da yeterli olmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece, Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği üzere, 4925 Sayılı Taşımacılık Kanunu'nun 2. maddesinde  İl ve ilçe  trafik  komisyonlarına taşımaların düzenlenmesi konusunda yetki verildiği de göz önünde bulundurularak,  Giresun İl Trafik Komisyonu, Bulancak İlçe Trafik Komisyonu, Giresun Belediye Başkanlığı ile Bulancak Belediye Başkanlığı'na yeniden müzekkere yazılarak kaza tarihi itibariyle Bulancak ilçe merkezi ile ... Köyü arasında öğrenci servisi olarak çalıştığı anlaşılan ... plaka sayılı araç ile ilgili olarak münferiden veya aynı güzergahta çalışan sürücü dahil 10-17 koltuklu minibüs niteliğindeki araçlar yönünden genel olarak zorunlu karayolu taşımacılık sigortası yaptırmaları gerektiği yönünde alınmış herhangi bir karar bulunup bulunmadığı hususunun yeniden sorulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talepleri yerinde olup, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/11/2024 tarih ve 2023/177 Esas 2024/782 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/6 madde hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının  talebi halinde davalıya  İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü  uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f77df0771d9c3510","SID":"15b841c90a0b7067"}}