{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: ... Esas - ... <br>\"TÜRK MİLLETİ ADINA\"<br>\tT.C.\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR <br>\tKONYA<br>. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLLERİ\t: <br>DAVALI \t: <br>VEKİLİ\t: <br>İHBAR OLUNAN\t: <br>DAVA\t: Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: <br>KARAR TARİHİ\t: <br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH \t: <br>Davacı taraf vekilinin davalı taraf aleyhine açtığı işbu dava üzerine Konya . Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/05/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süresi içinde başvuruda bulunulması üzerine dava dosyası kararda görevli gösterilen mahkememize gönderilmekle, dava dosyası mahkememizin yukarıdaki 2024/738 Esas sırasına kaydedilmekle, mahkememizce yapılan aleni/açık yargılama sonunda; <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tDavacı vekili dava dilekçesiyle özetle;  davalı şirket ile davalı dışı ... şirketi arasında yapılan iş yapım karşılığı daire sözleşmesi uyarınca dava konusu Konya İli ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... Parselde bulunan 2 numaralı villanın devri konusunda anlaşma sağlanmadığını, davalı şirket ile müvekkili arasında yapılan alacağın temliki sözleşmesi uyarınca söz konusu taşınmazın müvekkiline devrinin taahhüt edildiğini, aradan geçen uzun zamana rağmen sözleşme şartlarının yerine getirilmeyerek taşınmazın müvekkiline devrinin sağlanmadığını ileri sürerek, temlik sözleşmesine uyulmamasından kaynaklı olarak oluşacak müspet zararların davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesiyle özetle; davacı tarafın taşınmaz devrine ilişkin sunmuş olduğu, devir ilişkisini ispatlamaya elverişli resmi bir belge bulunmadığını, söz konusu sözleşmeye göre müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını, davacının söz konusu davayı müvekkiline karşı değil, dava dışı şirkete karşı yöneltmesi gerektiğini, davaya konu sözleşme incelendiğinde alacağın devrinin şartlarının oluşmadığını ve taşınmazın devrinin adi yazılı şekilde yapılmasını hukuk düzeninin korumayacağını, davanın ... A.Ş.'ye ihbar edilmesini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin davacıya taahhüt ettiği herhangi bir edimin de bulunmadığını, davacı açısından bir zararın da doğmadığını <br>savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>\tDava, tazminat isteminden ibarettir.<br>\t6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesine göre; (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir. <br>\t6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun Dava Şartı Olarak Arabuluculuk başlıklı 18/A-2.maddesine göre; \" Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>\tEldeki davanın tarafları tacir olduğundan dava, nispi ticari dava niteliğindedir. Yine, davanın tazminat alacağına ilişkin olması karşısında, konusunun da para olduğu noktasında bir tereddüt bulunmamaktadır. Bu kapsamda, eldeki davanın 6102 s. TTK'nın 5/A maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olduğu açıktır.<br>\tDavacı tarafça ibraz edilen arabuluculuk son tutanağı 31/05/2024 tarihinde düzenlenmiş, yine başvuru da 15/05/2024 tarihinde yapılmıştır. Eldeki dava ise bu tarihlerden önce 13/12/2023 tarihinde açılmıştır. Dolayısıyla, davadan önce arabulucuya başvurulmadığı, asliye hukuk mahkemesi tarafından 09/05/2024 tarihinde verilen görevsizlik kararından sonra arabulucuya başvurulduğu anlaşılmaktadır. Görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede görülmeye başlayan dava yeni bir dava değil; bilakis görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğindedir. Dolayısıyla, arabuluculuk dava şartı yönünden yapılacak değerlendirmenin, görevsiz mahkemede açılan davanın tarihine göre yapılması gerekir. Nitekim Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Yargıtay . Hukuk Dairesi'nin ... E. ... K., Konya BAM . HD.'nin ... E. ... K. ve Konya BAM . HD.'nin ... E. ... K. sayılı ilamları da bu yöndedir. Dolayısıyla eldeki davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığı ve bu dava şartı eksikliğinin sonradan tamamlanmasının da mümkün olmadığı sonucuna varıldığından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM\t\t: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;<br>1-Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,<br>2-Peşin alınan 46.831,78‬ TL harçtan karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40 TL. harcın mahsubu ile bakiye 46.216,38‬ TL fazla harcın istek halinde davacıya iadesine, <br>3-Davacı tarafından yargılama giderleri ile gerekçeli kararın tebliği için davacı avansından yapılacak olan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan 340,00 TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre tayin ve takdir olunan (dava değerinin 100.000,00 TL olduğu kabul edilerek tarifenin 7/2. maddesi gereğince) 16.000,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,   <br>7-18/04/2023 tarihli sözleşmeye istinaden damga vergisi ihbarında bulunulamsına,<br>Dair ; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/04/2025<br><br>Başkan \t\t\tÜye \t\tÜye \t\tKatip <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc2907c3980f3370","SID":"2c8930f8bc5d2e8d"}}