{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3733 <br>KARAR NO: 2025/1211<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/05/2024<br>NUMARASI: 2022/589 E - 2024/351 K<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 06/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının firması olan ... Firması'nın 25.02.2022 tarihli 3 adet faturaya  istinaden, 05.04.2022 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş olduğunu, işbu takibe davalı şirket .... San.Ve Tic.A.Ş. tarafından 22.04.2022 tarihinde haksız ve yersiz olarak itiraz edildiğini, davalı ... San.Ve Tic.A.Ş.'nin müvekkili şirkete 3 adet aracın airbag araçları vermiş olduğunu, müvekkili şirket tarafından 3 adet araca airbag hizmeti gerçekleştirildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete ... ve ... marka araçlarda eksiklik olduğunu söylediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından tekrardan ... ve ... marka araçların çıkma parçalarının orjinali ile değiştirildiğini,  davalının istediği şekilde, hizmetin yerine getirildiğini ve araçların davalı tarafa teslim edildiğini, ...  marka araç için istenen hizmetin ise müvekkili şirket tarafından gerçekleştirildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili firma tarafından ... marka aracın sağ sol çıkma airbaglerinin orijinali ile değiştirildiğini, 2 kemerin de orijinali ile değiştirildiğini, müvekkili firma tarafından ... marka aracın sağ sol çıkma airbaglerinin orijinali ile değiştirildiğini, müvekkili firma tarafından ... marka aracın 2 kemer ve 2 toka orijinali ile değiştirildiğini, sağ sol çıkma airbaglerinin orijinali ile değiştirildiğini, torpidonun da orijinali ile değiştirildiğini, Müvekkilinin icra takibine konu faturalarda belirtmiş olduğu, dilekçe içeriğinde marka model yazılı olan 3 adet aracın airbag hizmetini gerçekleştirmiş olduğunu, vermiş olduğu hizmet karşılığında icra takibine konu olan 3 adet faturayı kestiğini, ancak davalı şirketten ödeme alamadığını, -2016 MODEL ... PLAKALI ARAÇ (25.02.2022 tarihli ... Fatura No'lu e -fatura ) -... PLAKALI ARAÇ (25.02.2022 tarihli ...Fatura No'lu e-fautra ) 2016 MODEL OPEL İNSİGNİA ... PLAKALI ARAÇ (25.02.2022 tarihli ... Fatura No'lu e-fatura) bahse konu araçların airbag hizmetlerinin müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilmiş olduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki yazışmalarda da görüleceği üzere 3  araca müvekkili tarafından hizmetin yerine getirilmiş olduğunun açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini  yerine getirdiğini ve aralarında yaptıkları sözleşmenin gereği gibi ifa edildiğini, müvekkili şirketçe sözleşmede kararlaştırılmış edimlerin yerine getirildiğini, hizmetlerin usulüne uygun ifa edilmiş olduğunu, bu durumun davalı yanın da kabulünde olduğunu, sözleşmenin imzasız hali müvekkilinde olduğunu, karşı tarafın sözleşmeyi imzasız bir şekilde müvekkiline verdiğini, ancak tüm delillerinden de anlaşılacağı üzere bahse konu hizmetlerin müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ilaveten, bahsi geçen icra takibine yönelik sunulan itiraz dilekçesinde, gerekçe olarak takip dayanağı belgelere ilişkin herhangi bir bilgi sahibi olmadıklarını ileri sürerek haksız ve yalan beyanlarda bulunarak, kötüniyetli bir şekilde takibe konu borca ve ferilerine itiraz edildiğini, ancak söz konusu itirazın, hiç bir şekilde gerçeği yansıtmamakta olduğunu, İcra takibine yapılan itirazın ödemeyi geciktirmek, takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını, bu sebeple, basiretli bir tacir gibi davranmayan davalı yanın itirazının kötü niyetli olup, alacağa ulaşılmasını sürüncemede bırakma niyetini barındırdığını, bahse konu davada müvekkili tarafından karşı tarafa bahsetmiş oldukları hizmetlerin verildiğini, mail yazışmalarından ve araç teslim formlarından anlaşılacağı üzere sabit olduğunu, birçok Yargıtay Kararında taraflar arasındaki ticari ilişkinin saptanabilmesi için ticari defterlerin incelenmesi gerektiği hususunun vurgulandığını, davalı borçlunun haksız bir biçimde yetkiye itiraz ettiğini, müvekkilinin vermiş olduğu hizmete karşılık faturaları kesmiş olduğu adres, mail yazışmalarında davalı firma adresi olarak gözüken ve müvekkilinin hizmet verdiği firma adresinin “... Mah.Eski ... Cad.... Plaza ... No:... K:....Sarıyer /İstanbul” daki adres olduğunu, ayrıca ekledikleri sözleşmede de İstanbul İcra Dairelerinin ve İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı açıkça görüleceğini, davalı tarafın haksız bir biçimde takibi sürüncemede bırakmak amacıyla itiraz gerçekleştirildiğini, davalı borçlu şirketin müvekkili tarafından defalarca aranmasına rağmen ödeme yapmayacakları belirttiklerini, müvekkilinin alacağını alabilmek adına vermiş olduğu hizmete karşılık kesmiş olduğu faturalar ile icra takibi başlatmış olup karşı tarafın haksız ve kötüniyetli bir şekilde takibe itiraz ettiklerini, davacı vekili; yukarıda izah edilen ve re'sen dikkate alınacak sebeplerle fazlaya ilişkin sair ve dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davalarının kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesi ... E. Sayılı icra takibine haksız ve yersiz olarak yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;davacı tarafın gerek yasada belirlenen gerekse mahkeme tarafından tensip ara kararı, ön inceleme tutanağı ve takip eden diğer tüm ara kararlar ile yükümlü olduğunu, olacağı süreli-kesin süreli işlerinin süresi içinde yerine getirmemesi nedeniyle ve/veya getirilmemesi halinde davacı tarafa bu işin yürütümü için yeni ve/veya ek bir süre verilmesini, davacı tarafın bu anlamdaki her türlü talebine, kesin süre bitiminden sonra yerine getirilen her türlü adli iş ve işleme muvafakat etmediklerini, bu beyanlarının yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulmasını, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takibi ile müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine karşı taraflarınca itiraz edilmesi akabinde davacı tarafından  işbu haksız itirazın iptali davasının ikame edildiğini, işbu haksız davaya ilişkin davacı tarafın dava dilekçesini kesinlikle kabul etmemekle birlikte, söz konusu dava dilekçesine karşı cevap ve itirazlarının sunulması zaruretinin taraflarınca hasıl olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı iptali ile İİK'nun 66.maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlayan bir eda davası olduğunu, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süre içinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebileceğine,Yargıtay'ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerektiğini, mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmamasının, bu sonuca etkili olmadığını, İtirazın iptali davasının görülebilmesi için usulüne uygun şekilde yapılmış, geçerli bir icra takibinin bulunması gerektiğini, ortada, geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak bulunmadığını, huzurdaki davada icra takibinin, İstanbul .... İcra Müdürlüğü nezdinde ilamsız icra takibi şeklinde başlatıldığını, ancak müvekkili şirkete ait sicil kayıtları incelendiğinde müvekkili şirketin ticaret sicil adresinin \"... mevkii ... cad. no... Zeytinburnu/İstanbul\" olup, icra takibinde İstanbul Bakırköy İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, ortada geçerli bir takip bulunmadığından, huzurdaki davanın görülmesine usulen bir dayanak bulunmadığını, bu sebeple işbu haksız itirazın iptali davasının reddinin gerektiğini, yasaların emredici hükmü gereği davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evrakları sunmadığını, HMK'nın 119. maddenin 1. fıkrasının g bendinde, dayanılan hukuki sebeplerin açıkça belirtilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, ancak dava dilekçesi incelendiğinde, dayanılan hukuki sebeplerin açıkça belirtilmediğinin de görüleceğini, HMK'nın 194. maddesine göre ise; “Taraflar, dayandıkları vakaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırmalıdırlar. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakanın ispatı için gösteril açıkta belirtmeleri zorunludur.” HMK'nın 194. maddesi son derece açık olmasına karşın davacı vekilinin hangi delili hangi vaktayı ispat etmek için sunduğunu ne delil listesinde ne de dava dilekçesinde belirtmediğini, bu nedenle davacı tarafından verilen delil listesinin dikkate alınmamasının gerektiğini, davacının bundan sonra delil listesi sunmasına da muvafakatlarının bulunmadığını, bu nedenle davacı yanın dava dilekçesine ekli olmayan ve yasal süresi içinde sunulmayan herhangi bir delil sunmasına ve tanık ismi bildirmesine, usul hükümleri hilafına delil ibraz edilmesi ve/veya tanık isimlerini bildirmesi halinde; ibraz edilen delillerin dosya ve değerlendirme kapsamına alınmamasını talep ettiklerini, davacı tarafın diğer taleplerini kesinlikle kabul anlamına  gelmemek kaydı ile, müvekkili şirketin dava dilekçesinde ve ödeme emrinde belirtildiği şekilde borcu bulunmadığını, takibe konu alacağın içeriğinden/ dayanağından dolayı müvekkilinin takip talebinde alacaklı olarak gözüken davacı tarafa hiçbir borcunun mevcut olmadığını, taraflarınca işleyecek ve işlemiş faize ve faiz oranına da itirazda bulunduklarını, davacı tarafın talep ettiği faiz miktarının fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin neye göre saptandığı, hangi tarihler arası faiz işletil açıklanmadığını, bu itibarla, hangi dönemi kapsadığı belli olmayan işlemiş ve işleyecek faize itiraz edildiği , takip dayanağı olarak gösterilen ve hiçbir geçerli açıklama içermeksizin sadece \" Fatura  Alacağı\" şeklinde belirtilen ve ödeme emri ekinde takibe dayanak borcu gösterir belgeler müvekkili şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin takip dayanağı yapılan belgelere ilişkin herhangi bir bilgisi olmamakla beraber ödeme emrinde takibe konu borcun nereden kaynaklandığı, neyi kapsadığı, neye dayanarak hesaplandığının tam olarak açıklanmadığını, İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması/ borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerektiğini, bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin takibe konu edilen fatura alacağından, tüketimden, vs., cari ilişkiden dolayı herhangi bir borcunun da mevcut olmadığını, davacı taraf alacağı ispat etmek zorunda olduğunu, takip dayanağının tarafların cari kayıtlarına ve ticari defterlerine işlenip işlenmediği belirlenmeksizin karar verilmesi hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu, davaya konu takibin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olması ve dava dilekçesinin HMK'nın emredici hükümlerine uygun olmaması sebebi ile davanın usulden reddini,müvekkilinin  herhangi bir borcunun bulunmaması sebebiyle davanın esastan reddini talep etmiştir.  Mahkeme,\" Davacının faturaya konu 3 adet araca ait airbag hizmetini vermiş olduğuna ilişkin dosyaya sunmuş olduğu,  ... plakalı araca ilişkin operasyon formu ile araç iade/teslim formu, ... plakalı araca ilişkin operasyon formu ile araç iade/teslim formu, ... plakalı araca ilişkin operasyon formu ile araç iade/teslim formları ile operasyon formlarında .../...'ın unvanının yer aldığı, araç iade/teslim formlarında ise davalı... Kiralama logosunun yer aldığı ve ... © ...com adresinden gönderilen e-postalar içerisinde personel ... ismi ile araç iade/teslim formlarında yer alan ismi ile örtüştüğü,  anılan nedenlerle davalı şirkete davacı tarafından araç bakım hizmetin verildiğinin kabulü gerekeceği alacağın  likit olduğu\" gerekçesi ile; \"1-Davanın KABULÜ ile,  Davalı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin 37.000,00 TL asıl alacak yönünden devamına, 2-Alacak likit olduğundan %20 oranındaki 7.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davalının davacıya takibe konu borcunun bulunmadığını,takip dayanağı belgenin tebliğ edilmediğini,davacının alacağını ispatlayamadığını, dosya kapsamında 26.01.2024 tarihinde bilirkişi raporu alındığı,davalı  şirket ticari defter ve kayıtlarının müvekkil şirket lehine delil teşkil edeceğinin tespit edildiği  bilirkişi raporu ile \"Davalı tarafın yasal defter ve kayıtlarında davacı ...'a ait (aktif ve pasif karakterli hesaplarında) herhangi bir veri tespit edilememiştir. Davalının ticari defterlerine göre; icra takip tarihi 05.04.2022 itibariyle, davalının davacıya alacaklı ve/veya borçlu olduğu yönünde bakiyesinin bulunmadığı tespit edilmiştir.\" şeklinde  müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulunmadığının  tespit edildiğini, davacı taraf kayıtlarının da davasını ispatlamaya yeterli olmadığının açıklandığını,taraflar arasındaki temel ilişkinin ispatlanamadığını,müvekkili şirketin borcu olduğunu kati suretle kabul etmemekle birlikte, davacı tarafın akdi ilişkiyi dayandırdığı söz konusu imzasız belge dahi esasen müvekkili şirketin haklılığını ortaya koyduğunu, bilirkişi tarafından müvekkili şirket ticari defterlerinde herhangi bir kayıt tespit edilemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde,davalı istinafının reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,davalıya ait  3 adet araca airbag hizmeti gerçekleştirildiği ve yapılan tüm işlemlerden kaynaklı hizmet alacağının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında ,davacı tarafça davalı hakkında fatura alacağına dayalı olarak  37.000,00 TL  TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. İspat hususuna gelince; Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Yargılama aşamasında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmış ise de, alınan raporda taraf ticari defterleri incelenerek ayrıca araçların tekrar davalıya teslimi ve buna ilişkin yazışmaların değerlendirildiği,davacının davalıdan hizmetin yapıldığı kabul edildiğinde 37.000,00 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiştir. Bu aşamada söz konusu takibe konu edilen alacağa dair  araçlara  airbag hizmeti verilerek davalıya teslim edildiği tüm deliller kapsamında belirlenmekle yeniden  rapor alınmasına gerek kalmadığı anlaşılmıştır. Davalı borcu olmadığını ispatlayamamış,davacı taraf ise davasını ispatlamıştır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 2.527,47 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 631,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.895,61‬ TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"43db3b6ac7fefa41","SID":"684e7d092dc81519"}}