{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/653 - 2025/703<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/653 <br>KARAR NO\t: 2025/703<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/799Esas 2022/80Karar<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVALI\t: ....<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin<br>\t\t  Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t: 17/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:17/04/2025<br>    <br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'in 21/01/2022 tarihli 2020/799 Esas 2022/80 Karar sayılı kararı aleyhine davalı banka vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin, eşi ile adli bir olay yaşamış olup eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılandığını, müvekkilinin, yaşadığı olay akabinde intihara teşebbüs ettiğini ve tüfekle kendisine ateş ettiğini, ölümcül yaralanma sebebi ile müvekkilin, aylarca polis nezaretinde yoğun bakımda ve önce ... Hastanesinde, oradan nakil ile ... Hastanesinde yattığını, hastaneden taburcu olduğu gün de cezaevine nakledildiğini, müvekkilinin, davalı bankanın iddia ettiği gibi bir borcu, çektiği ve geri ödemediği bir para veya kredi başvurusu bulunmadığını, kovuşturma, hazırlık, soruşturma ve hastane evrakları incelendiğinde davalı bankanın iddiasına göre Mersin ilinde polis nezaretinde yoğun bakımda yatan müvekkilin işletme kartının yenilenmesi için başvurduğu ve bu kartla davalı bankanın kayıtlarında görüleceği üzere 10/09/2020 tarihinde İstanbul İlinde ATM'ye giderek bu karttan para çektiği ve geri ödemediği iddia edildiği ancak bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olup  kredi çekildiği esnada müvekkilinin telefon dahi karakolda müsadere altında  bulunduğunu, davalının, ortada muaccel bir alacak olmadan, müvekkili aleyhine  icra takibi başlattığını ve müvekkilinin ticari hayatı ve itibarını bitirdiğini, müvekkiline ait taşınmazlara ortada olmayan bir alacak için icra marifetiyle satışa çıkartıldığını, davalının kötünü niyetli olduğunu, belirterek öncelikle müvekkili hakkındaki icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasını, dava ve takip konusu senetten dolayı borçlu olmadıklarının tespitine ve davalının %20'tan aşağı olmamak üzere icra tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın süre ve hukuki yarar yönünden reddini talep ettiklerini, davaya konu Adana 11. İcra Müdürlüğünün 2020/5537 Esas sayılı takibe konu borcun ilam hükmünde belge olan ipotek belgesine dayanmakta olduğunu, davacının müvekkili bankaya borcu olmamış olsaydı ipotek şerhinin kaldırılmış olacağını, açılan takibin kesinleştiğini ve alacaklarının sabit hale geldiğini belirterek davacının hukuki mesnetten şoksun haksız ve kötü niyetli davasının reddini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle;  \"... Taraflar arasında 20.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya üretici kartı verildiği, üretici kartının ticari kredi kartı mahiyetinde olduğu, söz konusu kredi kartı ile 10.09.2019 tarihinde ATM cihazından dört kez 1.000,00-TL'lik üç kez de 2.000,00-TL'lik nakit çekimi yapıldığı, buna göre toplam 10.210,00-TL'lik kullanım yapıldığı, kredi kartı borcunun ödenmesi için ... Noterliğinin 13.01.2020 tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile hesabın kat edildiği, hesabın kat edilmesinden sonra Adana İcra 11. Müdürlüğünün 2020/5537 Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe karşı davacının menfi tespit talebinde bulunduğu, davacının iddiasına dayanak olarak kredi kartının kullanıldığı süre zarfında kendisinin polis nezaretinde hastanede sonrasında da cezaevinde olduğu ve kredi kartının kendisi tarafından kullanılmasının mümkün olmadığı, İstanbul C.Başsavcılığına davacı tarafından yapılan şikayette 26.08.2019 tarihinden itibaren cezaevinde olduğu, 10.09.2019 tarihinde çekilen nakit avansın kim tarafından çekildiğinin tespitini istediği, yapılan soruşturmada müşteki davacının 12.02.2018 tarihinde ceza infaz kurumuna girip 15.02.2019 tarihinde çıktığı, daha sonra 18.09.2019 tarihinde tekrar ceza evine girdiğinin tespit edildiği, diğer bir ifadeyle müşteki davacının para çekimi yapıldığında ceza infaz kurumu dışında bulunduğu, kredi kartının çalındığı veya kaybolduğuna dair bir başvurusunun olmadığı, yapılan soruşturmada da paranın bir başkası tarafından çekildiğinin tespit edilmediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacı vekili tarafından Adana Asliye Ticaret 3. Mahkemesinin 2021/266 Esas sayılı dava dosyasında davacının ..., davalının ...  ve davanın Adana İcra 8. Müdürlüğünün 2020/3946 Esas sayılı dosyasından menfi tespit talebinde bulunduğu, yapılan yargılama neticesinde takibin bonoya dayandığı, taraflar arasında 20.000,00-TL limitli 25.11.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi bulunduğu, davacıya 09.09.2019 tarihinde üretici kartın teslim edildiği, davacı tarafından 10.210,00-TL'lik nakit avansın kullanıldığı, ... sayılı banka kartları ve kredi kartları kanununun m.15 ve m.16 gereğince kart kullanıcısının sorumlu olduğu, davalı banka tarafından gönderilen ihtarnameden sonra 14.435,02-TL üzerinden 20.000,00-TL'lik senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığı, Adana İcra 11. Müdürlüğünün 2020/5537 Esas sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılmış takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla başlatıldığı, buna karşın Adana İcra 8. Müdürlüğünün 2020/3946 Esas sayılı takibin bonoya dayandığı, dolayısıyla davanın reddine karar verildiği, bu dosyadan alınan bilirkişi raporunda da alacağın takip dayanağı kredi kartından çekilen nakit avans nedeniyle aynı alacak içim başlatıldığı, kambiyo takibinin 10.03.2020 tarihinde açıldığı, mahkememize açılan menfi tespit davasında ise ipoteğin paraya çevrilmesi suretiyle başlatılan takibin 30.06.2020 tarihi olduğu, iş bu takip talebinde ayrıca aynı alacağa dayanan Adana İcra 8. Müdürlüğünün 2020/3946 Esas sayılı kambiyo takibi bulunduğunun ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsilinin istendiğinin takip talebinde belirtildiği, İİK m.45'de rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği, poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167. Madde hükmünün mahfuz olduğunun belirtildiği, aynı kanunun 167. maddesinde ise alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceğinin düzenlendiği, davalı bankanın öncelikle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yaptığı daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, alacaklının tercih hakkını kambiyo takibinden yana kullandığı, aynı borca ilişkin olarak hem kambiyo takibinin hem de ipotekli takibin yapılamayacağı (Yargıtay Hukuk 12. Dairesinin 01.04.2021 tarih ve 2020/8455 E. 2021/3870 K sayılı kararı) anlaşılmakla, davanın kabulüne, ipotekli takip nedeni ile takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, ayrıca davalı bankanın takibinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takip talebinde bulunduğu hususları göz önüne alındığında haksız ve kötü niyetli takip yapmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile; davacının Adana İcra 11. Müdürlüğünün 2020/5537 Esas sayılı takip nedeni ile borçlu olmadığının tespitine davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine Mahkememizce verilen tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamı ile takibin İİK 72-5 gereğince durdurulmasına,...\" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankadan çekilen tutarın kendisinin çekmediğini, paranın çekildiği tarihte ceza evinde olduiğunu, takip özelinde icra hukuk mahkemesine başvurup takibe itriza etmediğini, mahkemenin adeta icra hukuk mahkemesi gibi dava türü ile çelişen bir karar verdiğini, mahkemene konusu uyuşmazlık menfi tepit iken görev alanı dışında bir karar verildiğini iddia ederek verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. <br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin eşini öldürdüğü iddiasıyla yargılandığı, yaşadığı olay akabinde intihara teşebbüs eden müvekkilinin polis nezaretinde aylarca yoğun bakımda kalarak ... Hastanesinde ve ... Hastanesinde tedavi gördüğü, daha sonra taburcu edildiği gün cezaevine nakledildiği, davalı bankanın iddiasına göre müvekkilinin yoğun bakımda olduğu dönemde işletme kartının yenilenmesi için başvurulduğu ve bu kartla 10.09.2020 tarihinde İstanbul ilinde ATM'den para çekildiği, kredinin çekildiği sırada müvekkilinin telefonunun da karakolda bulunduğu, dolandırıldığını fark eden müvekkilinin bu konuda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/21313 soruşturma dosyasında şikayetçi olduğu, kredi kartını alan kuryenin aynı gün istifa ederek işinden ayrılmış olduğu ileri sürülerek davalı bankanın başlattığı Adana 11.İcra Müdürlüğü'nün 2020/5537 Esas sayılı takibine konu kredi alacağından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>Davalı banka vekili tarafından, davanın reddedilmesi gerektiği savunulmuştur.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı  banka vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br> İlk Derece Mahkemesi'nce, davacı tarafından Adana 11.İcra Müdürlüğü'nün 2020/5537 Esas sayılı takibine konu kredi alacağından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talep edildiği, eldeki davaya konu sözkonusu takibin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış icra takibi olduğu, ancak davalı banka tarafından aynı alacak sebebiyle başlatılan Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibinin de bulunduğu, İİK'nın 45.maddesinde rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklının yalnızca rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceği ile poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki aynı kanunun 167.madde hükmünün mahfuz olduğunun belirtildiği, İİK'nın 167.maddesinde ise alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senede müstenit olan alacaklının, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte bulunabileceğinin düzenlendiği, davalı bankanın öncelikle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yaptığı daha sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçildiği, alacaklının tercih hakkını kambiyo takibinden yana kullandığı, aynı borca ilişkin olarak hem kambiyo takibinin hem de ipotekli takibin yapılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır.<br>UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede, Dairemizin 10.01.2025 Tarih ve 2022/203 Esas ve 2025/44 Karar sayılı ilamıyla, davacı ... tarafından davalı... A.Ş aleyhine, Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu alacağa ilişkin olarak açılan menfi tespit davasının yargılaması sonucu verilen Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/12/2021 Tarih ve 2021/266 Esas-1091 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Eldeki davaya konu Adana 11.İcra Müdürlüğü'nün 2020/5537 Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, takip alacaklısı (davalı) ... . tarafından takip borçlusu (davacı) ... aleyhine 11.03.2020 tarihinde verilen takip talebiyle ipotek belgesi, resmi senet, ihtarname, sözleşme ve banka kayıtlarına dayanılarak aynı alacağa dayanan Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı kambiyo takibi ile tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla toplam 14.012,09 TL alacağın takip borçlusundan tahsilinin talep edildiği görülmüştür.<br>UYAP sistemi üzerinden Dairemiz kayıtlarının incelenmesinde, Adana 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/3946 Esas sayılı takip dosyasında alacaklının... , borçlunun ...  olduğu, takip dayanağının 02/12/2011 tanzim tarihli ve 04/03/2020 vade tarihli 20.000 TL bedelli senet aslına ilişkin  kambiyo senetlerine özgü  takip olduğu, takip tarihinin 10/03/2020 ve takip çıkışının 14.435,024 TL olduğu görülmüştür. <br>6100 sayılı HMK'nın 166.maddesine göre, aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar.<br>Yukarıdaki açıklamalar ışığında yapılan değerlendirmede, eldeki menfi tespit davasına konu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan icra takibindeki alacak ile Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/266 Esas sayılı menfi tespit davasına konu kambiyo senetlerine özgü icra takibindeki alacağın esasen aynı alacak olduğu, aynı taraflar arasında tahsilde tekerrür olmamak üzere tahsili için başlatılan icra takiplerine konu alacağa ilişkin olarak aynı taraflar arasında görülmekte olan davalar arasında 6100 sayılı HMK'nın 166.maddesi çerçevesinde bağlantı bulunduğu ve her iki davada aynı delillerin toplanarak birlikte değerlendirilmesi gerektiğinden birleştirilmesi gerektiği, Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/266 Esas sayılı davasının eldeki davadan sonra olmak üzere 29.03.2021 tarihinde açıldığı gözetilerek, birleştirme hususunda Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak birleştirme hususunda görüş sorulması ve tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı banka vekilinin istinaf başvurusu bu sebeple yerinde görülmüştür.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, eksik hususlar tamamlanıp yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 Tarih ve 20120/799 E. ve 2022/80 K. sayılı kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Adana 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/01/2022 Tarih ve 20120/799 E. ve 2022/80 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3-Dava dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Adana 2.Asliye Ticaret  Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 186,70.TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıya İADESİNE,<br><br>5-Davalı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE,<br>7-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8-6100 sayılı HMK'nın  359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle  kesin olmak üzere 17/04/2025 tarihinde karar verildi.<br><br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7bc0205840ff15c","SID":"10e81e5955000862"}}