{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL BAM<br>8. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/549 <br>KARAR NO: 2025/654<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/12/2024<br>NUMARASI: 2024/199 Esas -  2024/1239 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Tazminatın Rücuen Tahsili<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2025<br>İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;<br>K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; 04/09/2016 tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı çekici ile Ambarlı Limanına gitmekte iken Beylikdüzü Ambarlı Liman yol ayrımına geldiği sırada diğer davalı ... idaresindeki ... plakalı servis aracının aniden trafik kurallarına aykırı olarak ... plakalı çekicinin önüne kırması sonucu, davalı ...'in zor bir şekilde kazadan kurtulduğunu, davalı ...'in biraz ilerledikten sonra servis şoförü ...'ya korna çalmaya başladığını, el kol hareketi yapması üzerine ...'in çekicinin kapısını açıp aşağı inerek servis şoförü ...’ya davranışlarının sebebini sorması sorması üzerine ...'nun ...’in boğazına sarıldığını, araya giren diğer şahısların olayın büyümesine engel olduğunu, davalı sürücülerin limana doğru yollarına devam ettiklerini, servis şoförü davalı ...'nun Ambarlı Liman girişine diğer aracın şoförü davalı ...’den önce varıp, haksız olduğu halde öfke kontrolünü yapmak yerine, insan taşıma sorumluluğu içerisinde değil de kin ve intikam duygusu ile ve taşıdığı yolcuların da hayatını tehlikeye atarak, davalı ...’e zarar vermek kastı ile servis aracını tek şeridi açık olan yolu kapatacak şekilde durdurduğunu ve aracın arkasından çıkardığı sopa ile davalı ...’in gelişini beklediğini, bu durumun davalı ...'in kullandığı aracın kamera kaydına yansıdığını, davalı ... Ambarlı Liman girişine geldiğinde yolun servis aracı ile kapatılmış olduğunu, aracın arkasında elinde sopa ile duran şahsı görünce daha önce kazaya sebebiyet veren kişi olduğunu fark ettiğini, can güvenliğinden endişe etmesi ve kendi canını tehlikeye atmamak için aracı sağa kırarak liman güvenliğine sığınmaya çalıştığını, sağa kırdığı esnada aracın önüne dava dışı muris ...'in atladığını ve aracın çarpması ile yaralandığını müteakip kaldırıldığı hastanede vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalıların kusurlu olduklarını, dava dışı muris ...’in işvereni ... San. ve Tic. A.Ş. çalışanları için servis hizmeti alımında gerekli dikkat ve özeni göstermemesi, çalışanların serviste iş güvenliği açısından uyacakları kural ve tedbirlerle ilgili gerekli eğitimleri çalışanlarına vermemesi ve gerekli denetim yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle işvereni olarak kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu, ayrıca işverenin kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, aynı şekilde asıl işverenin yardımcısı durumunda olan ... Hizmetleri Tic. A.Ş'nin de kazanın oluşumunda kusur bulunduğunu, bununla birlikte araç sürücülerinin kazanın oluşumunda kusurlu olduklarını, muris ... mirasçıları ..., ..., ... tarafından müvekkili ile davalılar ... ve ... hakkında Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2017/216 Esas sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını, 31/03/2022 tarihli karar ile maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, mirasçılar ile yapılan 22/08/2022 tarihli sulh protokolü ile vekillerinin hesabına 24/08/2022 tarihinde 607.830,00 TL müvekkili tarafından, araç işletenin kusursuz sorumluluğu ilkesi gereğince ödendiğini, ayrıca gecikmesi ile birlikte 24.509,57 TL ilam harcı ödendiğini, söz konusu dava nedeniyle müvekkili tarafından toplamda 632.339,57 TL ödeme yapıldığını, davalıların kusurları oranında müvekkilinin yaptığı ödemelerden sorumlu olduklarını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere (HMK.m.107) davalı ... San. ve Tic. A.Ş.'den 100,00 TL, davalı ... Hizmetleri Tic. A.Ş.'den 100,00 TL, davalı ...'dan 100,00 TL, davalı ...'den 100,00 TL olmak üzere 400,00 TL rücuen tazminat bedelinin 24/08/2022 ödeme tarihinden itibaren, vergi dairesine ödenen yargı harçları için ise ödeme tarihleri olan 21/09/2022 ve 29/09/2023 tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan rücuen tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. Davaya cevap veren davalıların avukatları, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde;\"...davacı tarafından 04/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle vefat eden ... mirasçılarına ödenen tazminatın rücuen tazmini istemli olarak huzurda görülen dava açılmıştır. Olay tarihi itibariye huzurda açılan davanın davalılarından kazaya karışan araç sürücülerinden biri olan ..., davacı şirketin bordrolu çalışanı olup kaza, davalı ...'ın kullandığı personel servisi ile davalılardan ...'un işçilerinin taşındığı personel servisi arasında meydana gelmiştir. Davacı ile davalılardan ... arasındaki ilişki iş ilişkisi niteliğinde olup rücu koşullarının oluşup oluşmadığının iş hukuku kuralları çerçevesinde değerlendirilerek uyuşmazlığın çözülmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle davacı ile davalı ... arasındaki hukuki uyuşmazlığın 4857 sayılı İş Kanunu ve 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri nedeniyle iş mahkemesinin görev alanı dahilinde bulunması; öte yandan diğer davalı şirketler bakımından her ne kadar mahkememiz görevli ise de huzurda görülen dava konusu uyuşmazlığın 04/09/2016 tarihli trafik kazasından kaynaklanması, davalıların sorumluluklarının bulunup bulunmadığı ile varsa sorumluluk miktarlarının belirlenmesi için dava dosyasının bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilebilmesi için davanın tüm davalılar bakımından birlikte görülmesinin gerekmesi karşısında huzurda açılan davada asliye ticaret mahkemesi ile kıyaslandığında özel mahkeme durumundaki iş mahkemesinin görevli olduğu açıktır. Kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevli olmasının HMK'nın 114/1-c maddesinde dava şartı olarak düzenlenmesi, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiğinden huzurda açılan davada 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca Bakırköy İş Mahkemelerinin görevli olduğu...\" şeklindeki gerekçeyle; Göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle, HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE, uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy İş Mahkemesi'nin görevli olduğuna, karar verilmiştir. Karara karşı davalı ... İşletmeleri vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; eldeki davaya bakmakta görevli olan mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, mahkemece verilen iş mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik kararın hatalı olduğu, bu nedenle mahkemece verilen kararın kaldırılarak dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava; Trafik kazası neticesinde yapılan ödemenin zarar sorumlularından rücuen tahsili istemine ilişkindir.5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun birinci maddesi uyarınca; İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialardan doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde İş Mahkemeleri kurulur. Bu tür davalara İş Mahkemelerince bakılır. İş Mahkemesi kurulmamış olan yerlerdeki bu davalara o yerde görevlendirilecek mahkeme tarafından, bu kanundaki esas ve usullere göre bakılır.Somut olayda; eldeki davaya konu trafik kazasının meydana gelmesinden sorumlu araç sürücülerinden biri olan davalı ...'ın, davacı ... şirketinin bordrolu çalışanı olduğu, kazanın ...'ın kullandığı personel servisi ile davalılardan ... şirketi işçilerinin taşındığı personel servisi arasında meydana geldiği, kaza sonucunda meydana gelen tazminat giderlerinin davacı şirket tarafından müteveffanın ailesine ödeme yapıldığı, eldeki dava itibariyle de davacının ödediği tazminat miktarlarını davalılardan tahsilini istediği, usul ekonomisi gözetildiğinde davacı ile davalılardan ... dışında kalan davalılar yönünden de yargılamanın İş Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmakla, istinaf eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Karar başlığında bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına yönelik olarak davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 615,40-TL harç peşin olarak alındığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde  bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.02/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"de91ceb4da741d52","SID":"1b2ba449c3c2c57f"}}