{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/1200 <br>KARAR NO: 2025/1249<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/03/2025<br>NUMARASI: 2023/440 E - 2025/258 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 12/05/2025  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili şirketin, davalı şirkette iş yerinde kullanmak üzere elektrik aboneliği bulunduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine 27/01/2021 Tarihinde kaçak elektrik kullanımı sebebi ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını, ancak söz konusu takip haksız ve kötü niyetli olması sebebi ile müvekkili tarafından 17/02/2021 tarihinde itiraz edilerek, takibin durduğunu, daha sonrasında 03/05/2023 tarihinde davalı şirket yetkilileri tarafından aynı borç sebebi ile müvekkilinin iş yerine gelinerek müvekkilinin elektriğinin kesildiğini, müvekkilinin iş yerinin bir fırın ve cafe olduğunu, elektriğin olmadığı her an fırını çalıştıramamakta olduğunu ve zarara uğramakta olduğunu, işbu sebep ile öncelikle sayın mahkemeden dava konusu haksız olan kaçak elektrik bedeline dayalı olarak yapılan elektrik kesme işleminin iptal edilerek elektiriğin tekrar bağlatılmasını ve dava sonuna kadar elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkili aleyhine açılmış olan Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ...Esas Sayılı takip dosyasına konu ve sunulu kaçak elektrik tutanağı yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı borçlu \"... Mah. ... Cad. No:.. Dükkan .. (...) Esenyurt/İstanbul\" adresindeki tesisat mahalinde davalı şirket saha ekiplerince yapılan kontrolde bina şebeke giriş TMŞ'sinden harici hat çekilerek 1-0-2 kaumlu pako şalter vasıtasıyla harici hat üzerinden enerji kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespit neticesinde davalı saha ekiplerince 15/12/2020 tarihli ve ... seri numaralı kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, söz konusu kaçak elektrik tespit tutanakları aksi ispat edilinceye kadar resmi belgelerden kabul edildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/3-1035 Esas 2021/453 Karar sayılı ilamında; \" Kaçak elektrik tespit tutanağı aksi sabit oluncaya kadar resmi belgelerden olup, aksi ispat edilmedikçe, doğru olduğunun kabulü gerekir.\" şeklinde beyan edildiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2013/20916 Esas 2014/5993 Karar sayılı ilamında da ; \"Kaçak elektrik tutanağı aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerdendir. Bu nedenle, ispat yükü bu belgenin aksini ispat eden tarafa düşmektedir.\" şeklinde karar verildiğini, davacı taraf kaçak elektrik kullanımında bulunarak davalı kurumu zarara uğrattığını, davalı kurum kaçak elektrik kullanım tespiti sonrasında düzenlenen faturaları ödemediğinden dolayı elektrik kesintisi gerçekleştirdiğini, Davacı taraf kendi gerçekleştirdiği eylemlerden dolayısı ile elektrik kesintisine sebebiyet verdiğini, bu sebeplerden dolayı davanın reddine, yargılama harç ve giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk derece mahkemesince; \"kısmen kabulüne \" kararı verilmiştir. Söz konusu kararı davalı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında \"Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir\" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise  40.000,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta,  davalı  tarafından istinaf edilen davanın değeri 93.916,08 TL olup, hükmedilen miktar 4.825,87 TL olup  karar tarihinde davalı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davalı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi  gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"350da7978b450c36","SID":"895d50fa4ee460a8"}}