{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/462 <br>KARAR NO\t: 2025/460<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>ÜYE\t\t: <br>KATİP\t\t: <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 12/03/2025<br>NUMARASI\t: <br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t                        : 19/01/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 07/05/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/05/2025<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:<br>Davacı vekili 19/01/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde; müvekkilinin inşaat malzemeleri satışı yapan bir şirket olduğunu, davalının da tacir olduğunu ve müteahhitlik yaptığını ve devlet ihalelerine girerek inşaat, boya vs işleri yapmakta ve bu işleri yaparken de müvekkili şirketten malzeme satın almakta olduğunu, müvekkili şirletin davalıya satıp teslim ettiği mallara ait faturaları E fatura olarak kesmekte ve sistem üzerinden kendisine göndermekte olduğunu, davalının bu faturaları kendi kayıtlarına, ticari defterlerine işlemesi gerektiğini, davalının söz konusu faturalara herhangi bir itirazı olmadığını, davalının yaptığı işlerden hak ediş aldıkça peyderpey kısmî ödemeler yapmakta ve yapılan ödemeler ve kesilen faturaların müvekkili şirketin kayıtlarına işlendiğini, bu kayıtlara göre davalının 29/04/2023 tarihi itibarıyla müvekkili şirkete 62.015,83 TL ödenmemiş bakiye borcu bulunduğunu, davalının müteaddid defalar kendisine hatırlatılması ve istenmesine rağmen hak edişlerini alamadığını, aldığı zaman getireceğini söyleyerek borcunu ödememesi nedeniyle aleyhinde .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak yaptığı itirazı neticesinde takibin durduğunu, arabuluculuk başvurusundan da sonuç alınamadığını ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir. <br>B) DAVALININ SAVUNMASI: <br>Davalı cevabında; karşı taraf alacaklı şirketten yaptığı alışverişler için bizzat firma adına düzenlenmiş olan .................  Şubesinin 30/01/2023 tarihli 70.000 TL bedelli ve 28/02/2023 tarihli ve 118.000 TL bedelli çeklerinin verildiğini, bu çeklerin de gününde ödendiğini, davacı firmaya herhangi bir borcu kalmadığını, davacıdan yapılan alışverişler nedeniyle düzenlenen irsaliye fişleri incelendiğinde tarafından teslim alınan malların bedellerinin verilen bu çeklerle karşılanmış olduğunun anlaşılacağını, çekler borcun doğumundan evvel firmaya verilip sonradan mal alışı yapıldığından, teslim edilen ve alınan mallar neticesinde ekli defter kayıtlarından da görüleceği üzere 40.693 TL kendisinin alacaklı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>C) <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/03/2025 tarih ve   .... Esas, K.... sayılı kararı ile; <br>\"Dava, hukuki niteliği itibari ile inşaat malzemeleri alacağından kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.<br>...<br>Tarafların ticari defterinde mali müşavir bilirkişisince yapılan incelemesi sonrası düzenlenilen 10.06.2024 tarihli  rapor neticesinde; davacı ticari defterlerinde takip tarihi itibariyle davalı yandan 63.757,42 TL alacaklı olduğuna ilişkin kayıt olduğu, davalının defterlerinde ise 2022 yılı sonunda davacıya 21.147,40 TL borçlu olduğuna ilişkin kayıt olduğu,  aynı dönemde davacının defterlerinde ise davalının borcunun 3.538,80 TL daha az olarak 17.608,60 TL göründüğü, davalının davacının 2023 yılında düzenlenmiş tüm faturaları kayıtlarına almış oluğu, hatta GIB tarafından iptal edildiği bildirilen ...nolu 10.882,00 TL faturanın da her iki taraf defter kayıtlarında yer aldığı, davalının davacının düzenlemiş olduğu tüm faturaları defterlerine işlemiş olduğu, davalı ...'un davacı ... emrine 19.12.2022 tarihinde kendi çek koçanından düzenlediği ...........Bankası ...- .... şubesi .... nolu 28.02.2023 keşide tarihli 108.000,00 TL'lik çek vermiş olduğu, bu çekin vadesinde ödenmemiş olduğu, vadeden sonra 06.03.2023 tarihinde çek bedelinin davacıya ............ üzerinden gönderilmiş olduğu,<br> davacı tarafça çek bedelinin gönderilmesi üzerine çekin davalıya iade edildiği, ancak davalı tarafça ödemeyi hem çek ile hemde ziraatmobilden 2 defa yapılmış gibi defter kayıtların aldığı, davalının çeki iade aldığını kayıtlarına işlemediği, bu çekin iade alındığı kayıtlara işlenmiş olsa idi davacıya 67.306,19 TL borçlu duruma geleceği, ............'ye müzekkere yazılarak ... nolu 28.02.2023 keşide tarihli 108.000,00 TL'lik çekin ibraz edilip edilmediği, edilmiş ise ödenip ödenmediği hususları sorulmuş olup 26.09.2024 tarihli müzekkere cevabında çekle ilgili herhangi bir bilgi kayıtlarda tespit edilemediği bildirilmekle çek ile ödeme yapılmadığı hususunun teyit edilmiş olduğu, yukarıda belirtilen nedenler ve açıklayıcı, gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli  10.06.2024 tarihli rapor ve diğer delil ve belgeler hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının alacaklı olduğunu ticari defter kayıtları ile ispatladığı, davalının aksine bir belge dosya arasına sunmadığı, davacı vekilinin davalı  aleyhine açtığı itirazın iptali davasının kabulü ile; dosyaya konu ... İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı dosyasında takibe  yaptığı itirazın taleple bağlı kalınarak 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden davalının icra takibi öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge olmadığından, vade farkının istenebilmesi için yerleşik içtihatlarda taraflar arasında yazılı sözleşmenin ya da ticari ilişkilerde böyle bir teamülün olması gerektiği belirtildiğinden faize dair fazladan istem red edilmiş, davacının icra inkar<br> tazminatı talebi incelendiğinde ise; dava konusu alacağın likit olduğu (taraflarca ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile tespiti rahatlıkla mümkün olduğu), itirazın haksız olduğu ve itiraz üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm  kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 1-Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün .... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının İPTALİ İLE icra takibinin 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen hükmolunan alacağın %20'si oranında 12.403,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. <br>D) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Hükme karşı davalı yanca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> Davalı istinafında; gerek cevap dilekçesinde gerekse delilleri arasında ve de bilirkişi raporuna karşı beyanlarında defalarca belirttiği üzere, davacı alacaklı şirketim tarafına teslim edilen ve fatura edilen mallara ilişkin sevk irsaliyesi ve teslim ve tesellüm fişlerinin dosyaya ibraz edilmediğini, davacı şirketim yapı malzemeleri satışı yapan bir firma olduğunu, ve tarafınca inşaatlarında kullanmak üzere alınan malların bedelinin davacıya ödendiğini, davacının dava konusu ettiği 62.015,83 TL karşılığı mal ve hizmetin tarafınca alınmadığını, mahkemece bu iddialarının göz ardı edildiğini, sevk irsaliyeleri ve teslim tesellüm fişleri olmadan alınan bilirkişi raporunun hüküm tesis etmek için elverişli olmadığını, bilirkişi raporuna yaptığı itiraz da dikkate alınmayarak verilen kararın usûl ve yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın gerekçe kısmında alacağın likit<br> olmadığından bahisle \"icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilerek hüküm oluşturulmuştur\" denildiği hâlde, kararın hüküm kısmının 3. Bendinde icra inkar tazminatına hükmolunduğunu, kararın gerekçesi ile hüküm kısmında çelişki söz konusu olduğunu, icra inkar tazminatı taktir edilmesinin yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>E) DELİLLER: <br>... Asliye Ticaret Mahkemesinin E...., K.... sayılı dosyası kapsamı.<br>F) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:  <br>Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Davacı vekili, davalının davacıdan satın aldığı inşaat malzemeleri nedeniyle bakiye 62.015,83 TL borcu ödememesi üzerine, ..... İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyası ile hakkında icra takibi başlatıldığını, ancak takibin davalının haksız ve kötü niyetli  itirazı neticesinde durduğunu ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiş; Davalı, davacıdan alınan tüm malların bedellerinin ödendiğini, davacıya herhangi bir borcu kalmadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir. <br>Mahkemenin 30/10/2024 tarih ve E...., K.... sayılı karraı ile; \"Davacının davasının kısmen kabulü ile, 1-) Davalı tarafından ... İcra Müdürlüğü'nün ..... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, 2-) Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-) İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen hükmolunan alacağın %20'si oranında 12.403,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiş iken anılan bu karar, davalının istinafı üzerine, Dairemizin 05/02/2025 tarih ve E...., K.... sayılı kararı ile; 'Mahkemece, verilen kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm bendinde davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmiş iken, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde, 'alacak likit olmadığından, icra inkâr  tazminatının reddi gerektiği' gerekçesine dayanılması ile  gerekçe ile hüküm çelişik bir hâl aldığı, bu hâliyle kararın usûl ve yasaya aykırı olduğu' gerekçesi ile anılan kararın kamu düzenine ilişkin açıklanan nedenle kaldırılmasına, davalının sair istinaf itirazları incelenmeksizin  kanun yolu denetimine elverişli bir karar verilmek üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir.  <br>Dairemizin 05/02/2025 tarihli kaldırma kararı sonrası, yeniden yapılan yargılama sonunda Mahkemenin, işbu istinaf incelememize konu 12/03/2025 tarih ve E. ..., K. ... sayılı kararı ile; ' davacının alacaklı olduğunu ticari defter kayıtları ile ispatladığı, davalının aksine bir belge dosya arasına sunmadığı,  .... İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı dosyasında takibe  yapılan  itirazın taleple bağlı kalınarak 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz yönünden davalının icra takibi öncesi temerrüde düşürüldüğüne dair bir belge olmadığından, vade farkının istenebilmesi için yerleşik içtihatlarda taraflar arasında yazılı sözleşmenin ya da ticari ilişkilerde böyle bir teamülün olması gerektiği belirtildiğinden faize dair fazladan istemin reddi gerektği, davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise dava konusu alacak likit olduğundan -taraflarca ticari defter ve kayıtların incelenmesi ile tespiti rahatlıkla mümkün olduğundan- haksız itiraz üzerine takip durdurulduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek<br> gerektiği' gerekçesi ile; 'Davacının davasının kısmen kabulü ile, Davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün .... İcra sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazının iptali ile icra takibinin 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine; İtirazın iptaline ve takibin devamına karar verilen hükmolunan alacağın %20'si oranında 12.403,16 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine' karar verilmiş; karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Dava konusu, ... İcra Müdürlüğünün.... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı takip alacaklısı tarafından takip borçlusu davalı aleyhine  ( 62.015,83 TL   asıl alacak + 2.079,65TL  işlemiş Faiz  olmak üzere) 64.095,48 TL alacağın tahsil için 12/09/2023 tarihinde başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, ödeme emrinde borcun sebebinin 'Çeşitli tarihlerde alınan nalburiye malzemeleri bedellerinden bakiye alacak 62.015,83 TL \" olarak gösterildiği, ödeme emrini 11/10/2023 tarihinde tebliğ aşan takip borçlusunun 12/10/2023 tarihinde sunduğu itirazında takip alacaklısına böyle bir borcu bulunmadığını belirterek, borca ve tüm ferilerine itiraz ettiği, eldeki davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde olmak üzere 19/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece aldırılan ve tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek hazırlanan 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının davacının düzenlediği tüm faturaları defterlerine işlemiş olduğu, GIB’dan iptal edildiği bildirilen .... nolu 10.882,00TL tutarındaki faturanın her iki tarafın defter kayıtlarında (iptal edilmeksizin) yer aldığı, davalının bu fatura bedeline ilişkin bir itirazının bulunmadığı, Davalı .....’un Davacı ... emrine 19/12/2022<br> tarihinde kendi çek  koçanından düzenlediği ........... ....-...Şubesi .... nolu 28/02/2023 keşide tarihli 108.000TL’lik çek vermiş olduğu, bu çekin vadesinde ödenmemiş olduğu, vadesinden sonra 06/03/2023 tarihinde bedelinin davacıya ............. üzerinden gönderildiği, çekin de davalıya bu ödeme üzerine iade edildiği, ancak davalının hem çek ile hem de havale ile ödemeyi (iki kere ödeme) kaydına aldığı ancak vadesinde ödenmemiş çekin geri alınmasını defterlerine işlememiş olduğu, bu nedenle davacıdan alacaklı gibi göründüğü, halbuki bu çek bedeli iadesini kayıtlarına almış olsa idi davacıya 67.306,19TL borçlu duruma geleceği, davacı ile davalının hesapları arasında 2022 yılından gelen 3.538,80 TL fark (davalı kayıtlarına göre davalının borcu daha fazla) olduğu, davacının 12/09/2023 tarihli icra ödeme emrinde 62.015,83 TL alacak talep ettiği, taraflar arasında faturanın ödeme vadesine ilişkin yazılı bir anlaşma olmadığı, davacının icrtalebinde 29/04/2023 tarihinden icra ödeme emri tarihine kadar /12/09/2023) 3095 sayılı kanun 1. md de düzenlenen kanuni faiz oranı ( %9) üzerinden hesaplanmış 2.079,65 TL işlemş faiz talep etmiş olduğu' sonuca varıldığı bildirilmiştir. <br>Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte davacı ve davalı beyanlarından taraflar arasında  ticari bir satım ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının icra takibine konu ettiği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olması - hiç bir tacir kendi defterine aleyhe kayıt düşemeyeceğinden- faturalar içeriğindeki malların davalıya teslim edildiğine karine oluşturur. Bu karinenin aksini, bir başka deyişle faturalar içeriği emtianın teslim edilmediğini, faturaların usûlsüz olduğunu davalı ispatlamalıdır. Ticari defterlerde kayıtlı bir hususun aksinin ispatı da ancak yazılı delille mümkün olabilecektir. Somut olayda davalı tarafça takibe konu faturalar ticari defterlerine işlenmiş olup, davacı alacağını ispatlamıştır. Davalı bu faturaların bedellerini ödediğini savunmuş ise de ödeme iddiasını ispatlayamamıştır. Buna göre davalının takibe konu asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin 62.015,83 TL asıl alacak üzerinden devamına karar verilmesinde ve takip öncesinde davalı borçlunun TBK'nin 117. maddesi gereğince usûlüne uygun şekilde temerrüte düşürülmüş olduğuna ilişkin olarak dosya içerisine herhangi bir bilgi ve belge ibraz edilmediğinden davacının işlemiş faize ilişkin alacak talebinin reddine karar verilmeside; ayrıca,  takibe konu asıl alacağın faturaya dayalı olduğu,<br> bu hâliyle likit yani hesap edilebilir/ belirlenebilir olduğu gözetildiğinde  asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usûl ve yasaya uygun olmayan bir yön bulunmadığından, davalının aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Bu itibarla, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmesine, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının delillere uygun, ayrıntılı, gerekçeli, hükme elverişli olmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, ilk derece mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usûl ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\t<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-) Davalının  inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-) Alınması gereken  4.236,30 TL İstinaf karar ilam harcından peşin olarak alınan  1.060 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.176,30 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>\t3-) İstinaf eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin bırakılmasına,<br>\t4-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t5-) Kullanılmayan gider avansının kararın HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,<br>\t6-) Dairemizce kesin olarak verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın  kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br>\t Dair,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 362/1-a. Maddesi uyarınca miktar itibarıyla KESİN olmak üzere 07/05/2025 tarihinde  oy birliği ile karar verildi.\t\t<br><br><br>Başkan<br>E imzalıdır <br> <br>Üye<br>E imzalıdır <br><br>Üye<br>E imzalıdır <br><br>Katip<br>E imzalıdır <br><br><br><br><br>\t<br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"211be8be9ffae98c","SID":"565183d02fbd5a96"}}