{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/324 <br>KARAR NO\t: 2025/619<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...               (...)<br>ÜYE\t\t: ...          (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...             (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/12/2020<br>NUMARASI\t\t: 2020/110 E.  -  2020/424 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali<br><br>Dairemizce verilen 04/05/2023 tarih ve 2021/484 Esas 2023/580 sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/10/2024 tarih ve 2023/4279 Esas 2024/7427 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" markasıyla 1997 yılından beri faaliyette bulunduğunu, ilk marka tescilinin bu tarihte gerçekleştirildiğini, 182698 sayılı markasının 30.06.1998 yılında, 2014/82278 sayılı markasının 02.07.2015 yılında, 2017/75680 sayılı markasının ise 18.01.2018 yılında tescil edildiğini, müvekkili tarafından 1997 yılından beri 14. sınıfta, birkaç sene sonrada 26. sınıfta faaliyet gösterilen \"...\" markasının TURKPATENT tarafından herhangi bir problem yaşanmaksızın tescil edildiğini, müvekkilinin yaptığı tescillere dayalı olarak yine saat ve saat sektöründe önceden beri faaliyet göstermesi nedeniyle 14, ve 26. sınıflarda “...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, tescil başvurusuna davalılar tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazlar neticesinde marka başvurularının rededildiğini, müvekkilinin mal ve hizmet sınıfının 14 ve 26. sınıflardan oluştuğunu, müvekkilinin 1997 yılından beri işbu dava dışında bulunan “...” markasına ilişkin ilgili sınıf ve emtialarda önceye dayalı kullanımının bulunduğunu, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığını, YİDK tarafından davalının tanınmışlığından haksız yarar sağlanma ihtimalinin bugünkü şartlara göre 14 ve 26.sınıflarda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ancak müvekkilinin 14 ve 26. sınıf dışında farklı sınıfta bu markanın tescil başvurusunu gerçekleştirmesi halinde davalının bugünkü şartlara göre tanınmışlık iddiasının dikkate alınarak bu markadan haksız yarar sağlama durumunun mevcut olup olmadığını incelemesinin mümkün olacağını, davalı markası ile müvekkili markasının kavramsal, görsel, işitsel ve bütünsel olarak birbirinden farklı olduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı ilgili mal ve hizmet sınıfında kullanmakta hukuki yararının bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-2022 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkilinin uluslararası alanda faaliyet gösteren ve hazır giyim, çanta, ayakkabı, parfüm, kozmetik ve aksesuar gibi geniş ürün çeşitliliğine sahip alanında lider firmalardan biri olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğunu, taraf markalarının esas unsurlarının aynı olduğunu, müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu, davacıya ait eski tarihli markaların dayanak teşkil edebilmesi için her şeyden önce esas unsurunun \"...\" şeklinde vurgulu bir biçimde öne çıkarılan markalar olması ve işbu dava kapsamına konu olan markanın aynısı olması gerektiğini, davacı ... başvurusunun kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı Şirket vekili, davanın reddini istemiştir. <br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu 2019/22535 sayılı ve \"...\" ibareli davacı ... başvurusu ile itiraza mesnet gösterilen davalı markalarının benzer olduğu, dava konusu marka başvurusu kapsamında yer alan malların da davalı yana ait önceki tarihli markalar kapsamında yer alan mallarla aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte bulunduğu, davalının ... esas unsurlu markasının tanınımış marka olduğu ve somut olayda tanınmışlığın iltibası arttıran bir unsur teşkil ettiği, davacının önceki tarihli markalarının müktesep hak karinesine dayanak teşkil edemeyeceği, dava konusu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkilinin 14. ve 26. sınıflarda yer alan mallarda, 1997 yılından beri “...” markasıyla faaliyet gösterdiğini, ilk marka tescilinin de 1997 yılına dayandığını, sonraki yıllarda da söz konusu ibareyi sorunsuz biçimde tescil ettirdiğini, bu tescillerin serisi niteliğinde olan dava konusu başvurunun yapıldığını, ancak bu başvurunun davalı tarafın itirazı üzerine reddedildiğini, itiraza mesnet markaların kapsadıkları mal ve hizmetler ile müvekkili başvurusu kapsamında yer alan malların farklı olduklarını, ayrıca müvekkilinin 1997 yılından beri söz konusu markayı kullanması nedeniyle başvuru konusu ibare üzerinde müktesep hakkının olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı bulunduğunu, kaldı ki taraf markalarının kavramsal, görsel ve işitsel olarak benzer olmadıklarını, müvekkili markasının ayırt edici olduğunu, müvekkilinin davalılarla farklı sektörde faaliyet gösterdiğini,  davalı markalarının tanınmış olmalarının başvurunun reddini gerektirmediği gibi bu tanınmışlığın müvekkilinin ilk marka tescil tarihi itibariyle değerlendirilmesinin gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br> <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 04/05/2023 tarih ve 2021/484 Esas, 2023/580 Karar sayılı kararıyla, davacının marka başvurusuna yalnızca davalı ... tarafından itiraz edildiği, diğer davalı ...nin ise herhangi bir itirazının olmadığı, bu itibarla, davalı Şirkete karşı husumet yöneltilmesi doğru bulunmadığı, davalı ... tarafından 2005/05906, 191469, 2014/74964, 2014/63022, 2013/22543, 2012/30597 ve 2004/56579 sayılı markalara dayalı olarak itiraz edildiği, bu markalardan 2014/74964, 2014/63022, 2013/22543, 2012/30597 ve 2004/56579 sayılı markaların ...'e ait olmadığı, bu markaların dava konusu marka başvurusuna itirazı olmayan diğer davalı Şirkete ait bulunduğu, belirtilen markaların sahibi olmayan davalı ...'in, anılan markalara dayanmasının mümkün olmadığı, marka başvurusuna itiraz eden davalı ...'e ait 2005/05906 ve 191469 sayılı markalar yönünden değerlendirme yapılması gerektiği, taraf markalarının asli unsurlarının aynı olduğu ve taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, bununla birlikte marka kapsamlarındaki mallar arasında benzerlik bulunmadığından, diğer bir deyişle taraf markaları arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, somut olayda SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, dosya kapsamındaki bilirkişi raporunda, davalı ...'e ait olan markaların değil, dava konusu marka başvurusuna itirazı olmayan diğer davalı ... şirketine ait markanın tekstil sektörü bakımından tanınmış olduğu açıklandığından ve dosyadaki deliller ile davalı ... markalarının tanınmışlığı ispat edilemediğinden, bu nedenle de dava konusu başvurunun reddine ilişkin YİDK kararının yerinde olmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. <br> <br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN  21/10/2024 TARİH VE 2023/4279 ESAS, 2024/7427 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalılar ... ve  ... vekillerince temyizi üzerine, anılan Yargıtay ilamı ile özetle, davalı ...'e ait markaların, teşebbüse sıkı şekilde matufıyeti, sunmuş olduğu kalite, garanti ve yaygın bir dağıtım sistemine sahip olması nedeni ile tüm dünyada çok yüksek düzeyde bir tanınmışlığa ve yine yüksek düzeyde bir ayırt ediciliğe sahip olduğu nazara alındığında, davacının başvuru markasının tescili durumunda anılan markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağının, davacı markasının itibarına zarar vereceğinin ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğinin açık ve net şekilde ortada olduğu, nitekim başvuru markasını gören tüketicilerin dünyaca ünlü ... markasına ait ürünü aldıklarını düşünebilecekleri, kalitesi yönünden değerlendirme yaparlarken ünlü markanın ürettiği malmış veya hizmetmiş gibi hareket edebilecekleri, davalı yanca dosyaya sunulan tüketici görüşlerini içerir yorumlardan da tüketicilerin dünyaca ünlü markaya ait saatleri aldıklarını zannettiklerinin anlaşıldığı, bu itibarla başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın adı geçen davalının itirazı üzerine reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu itibarla YİDK kararının iptali koşulları oluşmadığı gözetilmeden, davalılar ... ve ... yönünden belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne hükmolunmasının doğru olmadığı gerekçeyle Dairemiz kararının davalılar yararına bozulmasına karar verilmiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur. <br>\tDairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere,  davalı ...'e ait markaların, tüm dünyada çok yüksek düzeyde bir tanınmışlığa ve yine yüksek düzeyde bir ayırt ediciliğe sahip olduğu, davacının başvuru markasının tescili durumunda bu markaların tanınmışlığından haksız yarar sağlanacağı, itibarına zarar verileceğini ve ayırt edici karakterinin zedeleneceği, başvuru markasını gören tüketicilerin dünyaca ünlü ... markasına ait ürünü aldıklarını düşünebilecekleri, kalitesi yönünden değerlendirme yaparlarken ünlü markanın ürettiği malmış veya hizmetmiş gibi hareket edebilecekleri, davalı yanca dosyaya sunulan tüketici görüşlerini içerir yorumlarda da tüketicilerin dünyaca ünlü markaya ait saatleri aldıklarını zannettiklerinin belirtildiği, bu itibarla başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın adı geçen davalının itirazı üzerine reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, bu itibarla YİDK kararının iptali koşulları oluşmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... yönünden davanın esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuş, diğer davalı Şirket yönünden davanın husumetten reddine dair Dairemizin önceki kararı, bozma kapsamı dışında kalarak kesinleştiğinden, bu Şirket yönünden önceki kararla aynı şekilde karar verilmiştir.    <br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>1-Davalı ... ... Ticaret Ltd.Şti aleyhine açılan davanın husumetten REDDİNE,<br> 2-Diğer davalılar yönünden davanın REDDİNE,<br>2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 561,00-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t5-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 156,00-TL posta masrafı, 886,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.042,8‬0-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... Kurumuna verilmesine,<br>\t6-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan  886,80-TL temyiz kanun yoluna başvuru harcından oluşan yargılama giderinin davacıdan alınarak  davalı ...'e verilmesine,<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>\t8-Davacıdan alınması gereken 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10-TL harcın, davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t9-Davalılar kendilerini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,<br>Dair, duruşmaya katılan davalı şahıs vekili, davalı şirket vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 26/03/2025<br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025 \t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba0beca2d11674ec","SID":"d830fde70a15618e"}}