{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/1799 <br>KARAR NO:2025/387<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:12/01/2021<br>NUMARASI:2019/83 Esas, 2021/30 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:16/04/2025 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; ticari satıştan kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı üaraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı; davalı şirketin tarafından yapılan İstanbul ili,  ..., ..., Pafta-..., ada-..., parsel-... de bulunan ... blok ve ... daireli inşaatın bazı işlerinin yapımını 24.01.2018 tarihli sözleşme ile üstlendiğini, sözleşmeye göre 2 blok 32 dairenin; \"1-32 adet mutfak dolabı, 2-32 dairenin iç kapıları, 3-32 adet çelik kapı, 4-60 adet yangın merdiveni kapısı, 5-Üst dublekslerin ahşap lambrileri, 6-Alt ve üst dublekslerin 4 adet ahşap merdivenleri. 7-32 adet banyo dolabı, 8-32 dairenin ve ortak mahallin PVC pencereleri, 9-2 adet apartman giriş kapısı, 10-32 dairenin laminant parkesi, 11-Su saati kapakları \" olmak üzere 11 kalem iş üzerinde anlaşıldığını, bu işlerin yarısının 1. Blok, diğer yarısının 2. Blok için olduğunu, ilk blok yapılıp sözleşme gereğince 1. Bloktaki 3. Kat 7 no.lu dairenin müvekkili adına tescil edilmesinin 2. Bloktaki işlere başlamanın şartı olduğunu, ancak davacının ilk bloğu bitirmiş olmasına rağmen sözleşme gereğince kendisine eksiksiz olarak sözleşme gereğince yapılan işlerin faturalarına ait KDV'ler de davalı tarafça ödeneceğini, davacının faturaları kesip davalıya göndermesine rağmen faturaların davalı tarafça kabul edilmediğini, davacı 1. Bloğu tam ve eksiksiz yaptığını, davalının 2. Bloğu imalata hazır hale getirmediği ve teslim edilmesi gereken dairenin de tam ve eksiksiz halde olmadığının tespiti için İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesini'nin 2018/135 D. İş sayılı dosyası ile yaptırdıkları incelemede tespit edildiğini ve bu hususta rapor tanzim edildiğini, yaptırdıkları tespit üzerine davalıya Kartal ... Noterliğinin 07.12.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesini keşide ederek sözleşmeden doğan edimlerinin yerine getirilmesini aksi halde sözleşmeyi feshedeceklerini ve yaptıkları imalata ilişkin faturaları icraya koyacaklarını ihtar ettiklerini, söz konusu ihtarnamenin 25.12.2018 tarihinde davalı şirkete tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalı edimlerini yerine getirmediğini, bunun üzerine sözleşmeye göre yaptıkları ve tespit davası ile tespit ettirdikleri imalatlara ait faturalardan doğan alacakları için .... sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirket vekilinin borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, davalı şirket ile yapılan anlaşma gereğince yaptıkları imalatın tespit edildiğini, bu tespite göre imalat miktarı ile fatura miktarının uyumlu olduğunu, ayrıca davalının edimlerini yerine getirmediğinin de tespit edildiğini, kendisine verilen sürede edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmeyi feshedip fatura bedellerinin tahsilini talep etmek hakkının doğduğunu, bu nedenle davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle öncelikle ihtiyati haciz taleplerinin kabulü ile 395.302,36 TL alacakları üzerinden ihtiyati haciz kararı verilerek borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, neticeten davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile asıl alacağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının davalı şirket ile imzalamış olduğu 24.01.2018 tarihli sözleşmede yüklenmiş olduğu işler için herhangi bir süre kararlaştırılması ve sözleşmenin yapılmasının üzerinden 10 ay geçmiş olmasına rağmen hiçbir işin tamamlanmamış olması sebebiyle Üsküdar 29. Noterliğinden 19.10.2018 tarih ve ...yevmiye no.lu İhtarname keşide ederek Türk Borçlar Kanunun m. 117'e göre davacının temerrüde düşürüldüğünü ve TBK m.l23'e göre uygun mehil verildiği ve borçlunun temerrüdü sebebiyle alacaklının seçimlik haklarını düzenleyen m. 125 gereğince kullandığı seçimlik haklarını bildirdiklerini, davacının söz konusu ihtarnameyi tebliğ aldıktan sonra alelacele 1. Bloktaki işleri ayıplı ve istenilen niteliklerin dışında malzemeler kullanarak yaptığını, 2. Blok işlerini ise yapmadığını, davacının tamamlamış olduğu işleri müvekkiline teslim etmek yerine İstanbul Anad 9. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/135 değişik iş sayılı dosyasından tespit yaptırdığı müvekkilinin İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/14 değişik iş sayılı dosyasından yaptırmış olduğu tespitte davalının ayıplı işlerinin tespit edildiğini, ... Parseldeki işlerin müvekkili tarafından davacıya verilmesi gereken ... Kat ... No.lu bağımsız bölümün davacıya teslime hazır olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasındaki 24.01.2018 tarihli sözleşmede ... Bloktaki ... Kat ... No.lu dairenin davacı adına tescil edilmesinin 2. Bloktaki işlere başlamanın ön şartı olduğuna ilişkin herhangi bir düzenlemenin mcvcut olmadığını, davacının 2. Blokta yapması gereken işlere başlamamış olmasına kendince gerekçe oluşturmaya çalıştığını, davacının piyasa şartlarının değişmesi, malzemelere zam gelmesi, daire fiyatlarının düşmesi ve satışının zorlaşması sebebiyle kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, davalının davacı ile sözleşme yapmasından sonra piyasa şartlarının değişmesi sebebiyle davacının almış olduğu işleri bitirmek istemediğini, bu nedenle kendisine çekmiş oldukları ihtardan sonra 1. Blokta işlere başladığını ve kısmen yapmış olduğu işleri ayıplı olarak yaptığını, iyiniyetli bir taşeron olarak bitirmiş olduğu işi müvekkili şirkete teslim etmek yerine kendi arzusuna göre bir tespit yaptırdığını ve müvekkiline Kartal ... Noterliğinin 07.12.2018 tarih, ... yevmiye no.lu ihtarnameyi keşide ettiğini, işbu ihtarname ile davacının 2. Blok yönünden sözleşmeyi feshettiğini, ... Blok ... No.lu dairenin eksikliklerinin tamamlanarak kendileine teslimini ve dairenin geç teslimi ve binadaki eksiklikler sebebiyle dairede meydana geldiği tespit edilen 60.000 TL değer kaybının müvekkiline ödenmesini talep ettiğini, taleplerinin yerine getirilmemesi halinde sözleşmenin feshedilmiş sayılacağını bildirdiğini, ihtarnamedeki taleplerin hukuki şartlara haiz olmadığını, bu anlamda hukuken bir geçerliliğinin olmadığını, davacının gerçek amacının 2. Blok'u yapmamak ve 7 no.lu daireyi almak yerine yaptığı işlerin bedelini almak olduğunu, bu nedenle icra takibi başlattığını ve bu dosyaya vaki itirazları üzerine işbu haksiz ve mesnetsiz davayı ikame ettiğini, belirtilen hususlar göz önüne alınarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, delil tespitinde alınan bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davanın taraflar arasında akdedilen 24/01/2018 tarihli sözleşme uyarınca davacının üstlendiği işlere karşılık olarak düzenlediği faturalara ilişkin başlattığı.... Sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali davası olduğu, sözleşme gereğince iki blokun bir kısım işlerinin KDV hariç 670.000,00-TL bedelle davacı tarafça üstlenildiği, bloklardan birinde yapılan işlerin davacı tarafça bir kısım imalat ve hatalı işçilikler dışında tamamlandığı, tamamlanan işler için fatura düzenlenerek takip başlatıldığı anlaşılmış, mahkememizce alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmuş,  bilirkişilerce 2019/14 D.İş sayılı dosyasında alınan raporun uygun bulunması, 2019/14 D.İş sayılı dosyasında  imalat ve hatalı işçiliklere ilişkin yapılan tespitlerin fotoğraflı dolaysıyla denetlenebilir olması, davacının mevcut dosya kapsamına göre karar verilmesini talep etmesi bir bütün olarak değerlendirilerek nesafet indirimi yapılması gerektiği anlaşılmış, rapor doğrultusunda davacının 318.250,00-TL+KDV=375.535,00-TL alacaklı olduğu anlaşılmış, eldeki davada kusura bağlı zarar kalemleri talep edilmediğinden ve sözleşmede TSE'li kapı yapılması düzenlenmediğinden davalının rapora itirazları yerinde görülmemiş, rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne itirazın kısmen iptaline, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebin reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde,  itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesi tarafından kısmen kabul edildiğini, icra inkar tazminatı talebinin reddedildiğini,   icra inkar tazminatının reddi ve %5 nesafet indirimi yapılarak fatura bedelinden indirim yapılması yönünden istinaf ettiklerini, nesafat indirimi yapılmasının adaletli olmadığını, davalı-borçlu hakkında icra takibi başlatmadan önce İstanbul Anadolu 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/135 D.İş. sayılı dosyasından tespit istediklerini, 3 kişilik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 3.12.2018 tarihli raporda “sözleşme kapsamında 1. Bloktaki işler tamamlanmıştır” şeklinde rapor tanzim edildiğini, söz konusu rapora davalı tarafın itiraz etmediğini, tespit üzerine, tespit dosyasının numarasını da belirterek davalı tarafa ihtar çekerek edimlerini yerine getirmesini istediklerini, davalının talebe cevap vermeyince ...Sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın bunun üzerine Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/14 D.İş. sayılı dosyasından tespit yaptırdığını,bilirkişinin defterler ve dosya üzerinde inceleme yaparak alacağın varlığını tespit ettiğini, sözleşme ile daha iş başlamadan yapılan işin bedelinin belirlenmiş olduğunu, alacağın likit olması yönünden herhangi bir şüphe bulunmadığını, bu yönüyle kararın kaldırılarak asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı-borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ettiklerini,  asıl alacak üzerinden yapılan %5 nesafet indiriminin kaldırılarak 395.302,36 TL asıl alacak üzerinden davamızın kabulü ile asıl alacağın %20 sinden az olmamak kaydıyla davalı-borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesini taleple yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemesinin davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yapmış olduğu imalat bedelini, davalı müvekkilden isteyebileceği gerekçesi ile davayı kabul ettiğini, ancak ilk derece mahkemesi elindeki davanın itirazın iptali davası olduğunu ve takip talebinde 28.08.2018 tarihli 233.297,80 TL ve 30.10.2018 tarihli 162,004,56 TL bedelli iki adet fatura bedelinin talep edildiğini göz ardı ettiğini, davaya konu icra takibinde 28.08.2018 ve 30.10.2018 tarihli faturalar sözleşme ilişkisine dayandığından, davacının davalıdan alacak talebinde bulunmasının mümkün olmayacağını, davacının sebepsiz zenginlemeye dayalı talepte bulunabilmesi için taraflar arasındaki 24/01/2018 tarihli sözleşmeden dönmüş olması, davacının 24/01/2018 tarihli sözleşmeden dönebilmesi için ise tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde temerrüdün sonuçlarının düzenlendiği TBK m. 125 gereğince, müvekkilin temerrüde düşmüş olması ve davacının vermiş olduğu makul süre içinde müvekkilin borcunu ifa etmemiş olması gereceğini, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde taraflardan biri temerrüde düşmüş ise, temerrüt sona ermeden diğer tarafın temerrüde düşmesinin hukuken mümkün olmayacağını,   davacının temerrrütten kurtulabilmesi için kendi borcunu sözleşmeye göre eksiksiz ve ayıpsız olarak davalıya teslim etmiş olması gerektiğini, davacının yaptığı işleri sözleşmeye uygun olarak davalıya teslim etmediğini,davalı şirketin davacıya karşı tüm bloğu oturuma hazır hale getirme gibi bir borcu bulunmadığını, davacıya teslimi gereken dairenin 10 bağımsız bölüm olduğunu ve  oturulabilir halde teslime hazır hale getirildiğini, ancak kendilerinin 1 nolu Blok’un tüm eksiklikleri tamam olmadığı bahanesi ile oturuma hazır hale gelen 10 nolu daireyi teslim almadıklarını, ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı belgelerin hatalı ve eksik olduğunu, ilk derece mahkemesince davacının iddialarının doğru olup olmadığının tespiti, yani davalının sözleşme gereği teslim etmesi gereken daireyi oturmaya hazır hale getirip getirmediğinin tespitinin gerekeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Taralar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 24.01.20178 tarihli taşeron sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşme gereğince, davacı davalı tarafından yapılan inşaatta iki bloktan oluşan 32 bağımsız bölümün bir kısım işleri yapması, iş bedeli olarak ... Parselde ... Kat ... numaralı, ... Parselde ...kat ... nolu bağımsız bölüm verilmesi, bu dairelerin ikisinin fiyatı 700.000,00 TL olduğu, yapılacak 11 kalem iş toplam tutarı 670.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Davada davacı, taraflar arasındaki sözleşme gereğince edimlerini tamamladıklarını,1. Blok bittiğinde  nolu bağımsız bölüm devri yapılması gerekirken yapılmadığını, işlerin yapılıp yapılmadığına ilişkin İstanbul Anadolu 9.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/135 değişik iş üzerinden tespit yaptırdıklarını, tespit raporu ile birlikte davalıya ihtarname çektikleri ancak iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasındaki sözleşmede işin yapılması için süre kararlaştırılmadığını, ancak sözleşmeden itibaren 10 ay geçmiş olmasına rağmen davacı işe başlamadığını, 19.10.2018 tarihinde ihtarname çektiklerini, ihtarname sonrasında 1. Bolok niteliksiz malzeme ile yapıldığını ancak 2. Blok yapılmadığını, temerrüde düşmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacı tarafından 1. Blokta işler hatalı işçiliklerle tamamlandığı, bilirkişi raporunda hesaplamanın doğru olduğunu, nefaset indirimi yapılması gerektiğini kabul ederek, davacının davasının 375.535,00 TL kısmının kabulü ile icra dosyasındaki itirazın iptaline, icra inkar tazminat talebinin reddine karar vermiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan taşeron sözleşmesi gereğince davacı yüklenici tarafından 2 blok olarak yapılması kararlaştırılan toplam 32 bağımsız bölümde 11 ayrı kalemden oluşan işlerin yapılmasını üstlenmiştir. Davacı 1.blokta edimlerini denetime elverişli bilirkişi raporu gereğince 335.000,00 TL + KDV kısmını tamamladığı ancak 2. Blokta edemini tamamlamış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan iş bedelinin taraflar arasındaki taşeron sözleşmesi gereğince hesaplama doğrultusunda kabulü doğru olmuştur. Bununla birlikte bilirkişi raporunda belirtilen ve mahkemece kabul edilen %5 nefaset kesintisi yapılmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinin eserin ayıpsız bir şekilde teslim edilemediği durumda işsahibine tanıdığı haklardan bir tanesi de ayıp oranında bedelden indirim isteme hakkıdır. Bu hak “nefaset kesintisi” olarak kavramsallaştırılmıştır.Davacı yüklenicinin yapmış olduğu işlerde işçilikten kaynaklanan ayıplar bulunmaktadır. Mahkemece, %5 oranında nefaset kesintisine hükmetmiş olması doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 12/01/2021 tarih ve 2019/83 Esas, 2021/30 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusununHMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 162,10 TL'nin mahsubu ile bakiye 453,30TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yatırılması gereken 25.652,80-TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 6.413,25 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.239,55 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 16/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89a945adb6f26d80","SID":"28a233bbd4ba329e"}}