{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2025/315 - 2025/614<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2025/315 <br>KARAR NO\t: 2025/614<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/02/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/89 E.  -  2021/65 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Kararının İptali <br><br>\tDairemizce verilen 26/05/2023 tarih ve 2021/831 Esas 2023/739 sayılı karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2024 tarih ve 2023/5424 Esas, 2024/7274 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, müvekkilinin 2018/76656 nolu şekil unsurlu marka başvurusuna, davalı Şirket tarafından 2018/05346 sayılı, davalı gerçek kişi tarafından ise 2014/80740 sayılı markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazların kısmen kabul edilerek 30. sınıftaki malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, redde gerekçe gösterilen markaların kötü niyetli tescil edildikleri iddiasına dayalı olarak marka hükümsüzlüğü davaları açtıklarını, bu davaların sonuçlarının beklenilmesinin gerektiğini, zira hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olduğunu, 2014/80740 numaralı marka ile ilgili hükümsüzlük kararı verildiğini ve dosyanın Yargıtay aşamasında bulunduğunu, 2018/05346 nolu marka ile ilgili açılan davanın ise bilirkişi inceleme aşamasında olduğunu, dosyaya sunulan raporda marka tescilinin kötü niyetli olduğunun belirtildiğini, müvekkilinin birbirine çapraz biçimde konumlandırılmış 2 adet bayrak figürü üzerinde halihazırda kazanılmış hakkı bulunduğunu, davalı Kurum tarafından bu hususun değerlendirmeye alınmadığını, redde gerekçe gösterilen markalar ile müvekkili başvurusu arasında benzerlik bulunmadığını, ülkemizde Latin harflerinin kullanıldığını, Arapçanın yaygın olarak bilinmediğini, ortalama tüketicinin Latin alfabesi ve Türkçeyi anadil olarak bildiğini, ancak YİDK kararında ortalama tüketicinin Arapça bilen kişiler sayıldığını, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, tüketicilerin müvekkili markasını, geri plandaki Arapça ibarenin Latin alfabesi karşılığı ile değil, baskın konumda yer alan şekil unsuru ile algılayacağını, müvekkili markasının tamamen farklı bir görüntüsünün ve ayırt ediciliğinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2019-M-10856 sayılı ret kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkilinin 2014/80740 ve 2015/69818 numaralı markalar ile 2014/08974 numaralı endüstriyel tasarımın maliki olduğunu, davacı tarafından 2014/80740 sayılı marka için açılan hükümsüzlük davasının akıbeti hakkında davacının yanlış bilgi verdiğini, hükümsüzlük kararının Yargıtay tarafından bozulduğunu ve sonrasında davanın reddedildiğini, YİDK kararının yerinde olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDiğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. \t<br> \t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu markaların iltibasa sebebiyet verecek ölçüde benzer olduğu, dava konusu başvuru kapsamından çıkarılmasına karar verilen 30. sınıf malların tamamının redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan mallarla aynı/aynı tür bulunduğu, davacı yararına müktesep hak koşullarının oluşmadığı, iptali istenen YİDK kararının yerinde bulunduğu, gerçek hak sahipliği iddiasının, başkalarının marka başvurularına itiraz ve tescil halinde hükümsüzlük davası açma hakkı verdiği, ancak kendi başvurusu yönünden kendinden önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş benzer markaya rağmen kendi başvurusunu tescil ettirme yönünde bir hak vermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkil marka başvurusunun reddine gerekçe gösterilen 2014/80740 ve 2018/05346 sayılı markalar aleyhine “kötüniyete” dayalı olarak hükümsüzlük davası açtıklarını, bu davaların bekletici mesele yapılması gerekirken söz konu davaların sonuçları beklenilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin başvuruya konu logo ve “...” ibaresinin gerçek hak sahibi bulunduğunu, “...” ibaresi ve logosunun gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve bu ibareleri marka başvurularına konu eden başvuru sahiplerinin kötü niyetli bulunduklarını gösterir mahkeme kararlarının olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 26/05/2023 tarih ve 2021/831 Esas 2023/739 sayılı kararıyla, eldeki davanın marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, kural olarak YİDK kararının iptaline yönelik davanın, YİDK karar tarihindeki hukuki ve fiili duruma göre çözümlenmesinde zorunluluk bulunduğu, bununla birlikte Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13.02.2019 tarih, 2017/4221 Esas, 2019/1159 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere itiraz aşamasında taraflarca dayanılan bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kısa kararının sunulması halinde dahi bu durumun dikkate alınması ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiği, somut uyuşmazlıkta, davalı ... tarafından 2015/69818 ve 2014/80740 sayılı markalara dayalı olarak marka başvurusuna itiraz edilmiş ise de Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yalnızca 2014/80740 sayılı markaya dayalı itirazın kısmen yerinde görüldüğü, bu karara davalı ... tarafından itiraz edilmediği, dolayısıyla anılan davalı itirazının yalnızca 2014/80740 sayılı marka yönünden değerlendirilmesi gerektiği, davacı tarafça, gerek ...'in itirazına karşı sunulan görüş bildirme formunda gerekse de Markalar Dairesi Başkanlığı kararına itiraz formunda, anılan davalının 2014/80740 sayılı markasının hükümsüz kılındığı hususuna dayanıldığı ve bu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28.12.2016 tarih, 2016/110 E., 2016/493 K. sayılı gerekçeli kararının dosyaya sunulduğu, bu durumda, yukarıda anılan Yargıtay ilamı gereğince, YİDK’in itiraza mesnet alınan marka hakkında kurulan hükme ilişkin gerekçeli kararı istemeden ve bu konuda değerlendirme yapmadan karar vermesinin hukuka uygun olmadığı, anılan davalının itirazına mesnet 2014/80740 sayılı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, 6769 sayılı SMK'nın 27/1. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 25. maddesine göre verilen hükümsüzlük kararının, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağından, davalı ...'in itirazının yerinde bulunduğu, davalı Şirket yönünden yapılan değerlendirmede ise her ne kadar davacı tarafça, davalı Şirkete ait redde mesnet 2018/05346 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemli dava açtıkları ve bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, iptali istenen YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet söz konusu markanın hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı, YİDK karar tarihi itibariyle redde mesnet markanın hüküm ifade ettiği, dolayısıyla Kurumca hükümsüzlük davasının sonucunun beklenilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde görülmediği ve taraf markalarının karşılaştırılması gerektiği, dava konusu başvuru ile davalı Şirkete ait 2018/05346 sayılı marka işaretleri arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik olduğu, başvuru kapsamındaki bir kısım mallar yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun da gerçekleştiği, her ne kadar davacı tarafça, söz konusu ibarenin gerçek hak sahibi oldukları ileri sürülmüş ise de, gerçek hak sahipliği iddiasının, ancak marka başvurusuna itiraz hakkı sağlayıp, tescilli bir markanın varlığına rağmen bu markanın ya da benzerinin tesciline imkan vermediğinden davacı iddiasının yerinde görülmediği, dava konusu başvuru tarihi itibariyle davacı adına uzunca süredir tescilli bir markanın olmaması nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde davacının müktesep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br><br>YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 09/10/2024 TARİH VE 2023/5424 ESAS - 2024/7274 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davacı, davalı ... ve davalı ... vekillerince temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-72 E. ve 2021/245 K. sayılı ilamı ve 11. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarih, 2022/3696 E. ve 2023/7674 K. sayılı ilamlarında “556 sayılı KHK’nin 44/1 maddesinde markanın hükümsüzlüğüne ilişkin mahkeme kararının sonuçları itibariyle “geçmişe etkili” olduğunun açıkça belirtildiği, ancak hükümsüzlük kararının etkisinin hangi andan itibaren işlemeye başlayacağının madde hükmünden açıkça anlaşılamadığı, buna karşılık hükümsüzlük kararının etkili olacağı ilk tarihin, markanın KHK korumasından yararlanmaya başladığı tarih olan tescil tarihi olması gerektiğinin öğreti ve uygulamada kabul edildiği, o hâlde marka tescili anından itibaren geçersiz sayıldığından doğal olarak hiç tescil edilmemiş sayılan markaya ilişkin önceki hukuki işlemlerın de konusuz ve geçersiz hâle geldiği, 6769 sayılı Kanun'un 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 25. maddesine göre verilen hükümsüzlük kararının, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. <br><br> <br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>\tDavacının marka başvurusu, davalı gerçek kişi ile davalı Şirketin itirazları üzerine diğer davalı Kurum tarafından kısmen reddedilmiş, söz konusu Kurum kararının iptali için eldeki dava açılmış, ilk derece mahkemesince davanın reddine dair kurulan hüküm, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizce yukarıda özetlenen gerekçe ile kaldırılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmiş, Yargıtay Özel Dairesince de, SMK'nın 27. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, aynı Kanun'un 25. maddesine göre verilen hükümsüzlük kararının, marka başvuru tarihinden itibaren etkili olup, markaya bu Kanunla sağlanan korumanın hiç doğmamış sayılacağı göz önüne alınarak sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle Dairemiz kararı bozulmuştur. <br>\tEldeki dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Gerçekten de esasen idari nitelikte olan ve 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre, Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi mümkün değildir. Aksi durumda, Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucu doğacaktır. Bu durumun da eldeki davanın niteliği ile uyuşmadığı açıktır. Esasen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin öteden beri yerleşen uygulaması da bu yöndedir. Örneğin, \"davaya konu YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma ve koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, iptali istenen YİDK kararının 31.03.2014 tarihli iken redde mesnet marka ise Ankara 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/414 K. sayılı ilamı ile 03.10.2017 tarihinde hükümsüz kılındığı ve Yargıtay incelemesinden geçerek onanarak kesinleştiği, bu durumda, YİDK kararının verildiği tarihte hüküm ifade eden markanın değerlendirilmeye alınması tabii bulunduğundan ve redde mesnet markanın, YİDK kararından sonra hükümsüz kılınmasının işbu uyuşmazlığa bir etkisi olmadığı\" şeklinde gerekçe içeren istinaf mahkemesi kararı Özel Dairenin 20.12.2023  tarih, 2022/3698 E., 2023/7558 K. sayılı ilamı ile onanmıştır. Yine 2021/5782 E., 2023/277 K. sayılı bir başka kararda, \"davanın YİDK kararının iptaline ilişkin bulunması nedeni ile Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmamasında bir isabetsizlik olmadığı\" gerekçesine dayalı karar onanmıştır. Dairenin  10.10.2018 tarih, 2017/701 E., 2018/6200 K. Sayılı bozma ilamında ise \"TPE tarafından redde dayanak alınan 2014/54717 sayılı marka başvurusunun TPE YİDK kararından sonra hükümden düşmesi nedeniyle söz konusu başvuru kapsamındaki ürünler bakımından 556 sayılı KHK 7/b maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği görüşüyle, bu başvuruda yer alan 29. ve 30. sınıf ürünler bakımından TPE YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. Ancak, 556 sayılı KHK 53. madde uyarınca TPE YİDK kararının iptaline ilişkin davalarda uyuşmazlığın, TPE YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, redde dayanak alınan 2014/54717 sayılı başvurunun, söz konusu kararın verildiği tarihte henüz hükümden düşmediği, bu nedenle dava konusu başvuru bakımından 556 sayılı KHK m. 7/1-b bendi kapsamında redde dayanak alınması gerekip gerekmediği değerlendirilmesi gerekirken, bahsi geçen 2014/54717 sayılı başvurunun sonradan hükümden düştüğü gerekçesiyle göz önüne alınmaması doğru görülmemiş, kararın davalı TPE yararına bozulması gerekmiştir.\" denilerek, aynı sonuçlara ulaşılmıştır. 2010/940 E., 2010/4555 K. sayılı ilamda da, \"TPE'nin davalı şirketin marka ediniminin hukuka uygun olup olmadığını araştırma yetki ve görevinin olmadığı, YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre hukuka uygun olup olmadığının araştırılmasının gerektiği, bu sebeple davalı şirketin itirazına mesnet markanın ediniminin hukuka aykırı olduğundan bahisle  açılan davanın sonucunun da beklenmesine gerek olmadığı\" yönündeki ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmüştür. 11. Hukuk Dairesinin 2022/5733 E.- 2024/1629 K., 2015/12614 E.-2017/4086 K., 2019/3262 E.- 2020/1222 K., 2018/2037 E.-2019/4080 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir. \t<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar ve yer verilen Yargıtay ilamları çerçevesinde, eldeki davanın YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, iptali istenen YİDK kararının 31.12.2019 tarihinde alındığı, redde mesnet alınan 2014/80740 sayılı markanın bu tarih itibariyle hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, Dairemizce zaten bu markanın dikkate alınmadığı, buna karşılık redde mesnet alınan davalı Şirkete ait 2018/05346 sayılı markanın, iptali istenen YİDK karar tarihi itibariyle hükümsüzlüğüne ilişkin gerekçeli bir mahkeme kararının ya da kısa kararın davalı Kuruma sunulmadığı, dolayısıyla Kurum kararının iptaline yönelik davada, karar tarihi itibariyle ortada olmayan hükümsüzlük kararının değerlendirilmesine imkan bulunmadığı, aksi takdirde Kurum karar tarihinden çok sonra ortaya çıkan hukuki durumlara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesi gibi bir sonucun ortaya çıkacağı ve buna bağlı olarak da Kurumun yargılama giderleri ve vekalet ücreti gibi sorumluluklarının doğacağı, bu halin SMK hükümleri ve marka tescil sistemimizle bağdaşmayacağı gibi karar tarihinden sonra olsa bile açılan tüm hükümsüzlük davalarının sonucunun beklenmesine yol açacağı hususları birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizce bozma ilamındaki görüşlere iştirak edilmemiş, önceki kararda direnilmesine ve önceki hükmün aynen kurulmasına karar vermek gerekmiştir.  <br>\t<br>HÜKÜM\t: 1-Dairemizin 26/05/2023 tarih 2021/831 esas, 2023/739 karar sayılı kararında DİRENİLMESİNE,<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca Ankara   3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 18/02/2021 gün ve 2020/89 Esas 2021/65 Karar  sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın kısmen kabulü ile Türk Patent ve Marka Kurumunu YİDK'nın 2019-M-10856 sayılı kararının \"Kahve, çay, şeker, kakao ve suni kahve; yenilebilir buzlar; bal, pekmez; maya, kabartma tozu; tuz; hardal; sirke, soslar (yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler); baharatlar; buz\" malları yönünden kısmen iptaline, <br>\t4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>      5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,<br>\t7-Davalı ... vekille temsil edilmiş ise de anılan davalı yönünden verilen YİDK kararının yerinde olmadığı ve davanın haklı bulunduğu anlaşıldığından davalı ... yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>8-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 312,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf ve temyiz aşamasında yapılan 279,00-TL tebligat ve posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamından oluşan 2.553,1‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 1.276,55‬ TL'ye 54,40-TL başvurma harcı, 54,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 1.385,35‬-TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>9-Davalı ... tarafından temyiz aşamasında yapılan 200,00-TL tebligat ve posta masrafından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 100,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, bakiyesinin anılan davalı üzerinde bırakılmasına,<br>10-Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde verilmesine,   <br>       11-Davalı Şirket tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>   12-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>13-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğine ve talebi halinde davacıya iadesine,  <br>14-Davalı ... kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile anılan davalıya verilmesine,<br>\t15-Davacı vekili ile davalı ... vekili istinaf aşamasında yapılan duruşmalara katılmadıklarından, anılan taraflar yararına duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, duruşmaya katılan davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 26/03/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde  TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025 <br>\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"79f2ee3dec43bad6","SID":"f841113dd42f2e3c"}}