{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/1389 Esas<br>KARAR NO:2025/602<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/05/2023<br>NUMARASI:2021/175 Esas, 2023/295 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit ve İstirdat<br>KARAR TARİHİ:30/04/2025<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yapımını üstlenmiş olduğu \"Bursa Çevik Kuvvet Özel Harekat Şube Müdürlüğü\" yapım işinin \"Mermer, Andezit, Terrazo Mozaik İşleri İmalatı\" işi için davadışı... Ltd. Şti ile 13/05/2020 tarihinde bir taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkili ile dava dışı şirket arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında dava dışı şirkete keşidecisi müvekkili şirket, hamili dava dışı şirket olan 7 adet toplam 280.000,00-TL bedelli çekin iş avansı olarak keşide edildiğini ve dava dışı şirkete teslim edildiğini, müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi ile dava dışı şirketin 01/06/2020 tarihinde yapım işine başlayacağını vaad ettiğini, ancak o tarihte işe başlamadığını, dava dışı şirketin sözleşmede kararlaştırılan tarihte işe başlamaması üzerine müvekkili şirket tarafından tutanak tutulduğunu ve dava dışı şirkete 09/07/2020 tarihinde Bursa ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek tebliğ tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde taşeronluk sözleşmesinde kararlaştırılan işe başlanması, aksi halde sözleşmeden dönüleceğinin ihtar edildiğini ve 7 adet çek aslının müvekkiline iade edilmesini talep ettiğini bu ihtarnamenin 17/07/2020 tarihinde tebliğ olduğunu ancak dava dışı şirketin ihtar edilen sürede işe başlamadığı gibi çek asıllarını da müvekkiline iade etmediğini, dava dışı şirketin müvekkili ile imzaladığı taşeronluk sözleşmesi ile üstlendiği yapım işine başlamaması ve çek asıllarını iade etmemesi üzerine müvekkilinin dava dışı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının ve müvekkili tarafından keşide edilen 7 adet çekin bedelsiz kaldığının tespiti amacıyla Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/657 esas sayılı dosyası ile 20/08/2020 tarihinde taraflarınca dava açıldığını, Bursa 3. Asliye Ticaret mahkemesi'ni 02/09/2020 tarihinde vermiş olduğu karar ile ihtiyati tedbir talepleri kabul edilerek ilgili bankalara tedbire ilişkin müzekkere yazıldığını, ilgili dosyanın hali hazırda derdest olduğunu, dosyada 42.000,00-TL tutarında teminat mektubunun mevcut olduğunu, müvekkilinin dava dışı şirkete teslim ettiği çeklerden  \"... Bankası A.Ş.'e ait keşidecisi müvekkil şirket olan, 30/11/2020 vadeli, ... seri no'lu 40.000,00 TL bedelli\" olan çekin karşı tarafta olduğunu, müvekkili şirket aleyhine ... Sayılı icra takip dosyasının ikame edildiğini, müvekkilinin bu takipten 28/12/2020 tarihinde haberdar olması ile öğrendiklerini, icra takibine konu çeki elinde bulunduran karşı tarafın iyiniyetli olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin çeklerle ilgili ihtiyati tedbir kararı bulunmamasına rağmen yetkisiz olan ... sayılı dosyasından kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, çeke dayalı olarak müvekkili aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz ile icra takibine giriştiğini, davalı faktoring şirketinin işbu haksız icra takibine dayalı olarak müvekkilinin banka hesaplarına bloke koyulduğunu, müvekkilinin 28/12/2020 tarihinde banka hesaplarına bloke konması ile kendisi aleyhine başlatılan takipten haberdar olduğunu, müvekkili aleyhine uygulanan haciz işlemlerinin ticari itibarını telafi edilemez şekilde zedeleme tehlikesi ile haciz tazyiki altında takip çıktısı olan 44.410,96-TL ... sayılı dosyasına itiraz-i kayıtla depo edildiğini, akabinde taraflarınca İzmir 11. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/695 esas sayılı dosyasından yetki itirazında bulunulduğunu, İzmir icra müdürlüklerinin yetkisiz olduğuna, takibe ... yetkili olduğuna karar verildiğini, davalının dava konusu çekin iktisabında üzerine düşen istihbarat çalışmasını yapmadığını, kötü niyetli hamil olduğunu, istihbarat çalışmasının ne şekilde yapılacağının Yargıtay'ın yerleşik hale gelmiş içtihatları ile sabit olduğunu, faktoring şirketlerinin borcu teyit edecek yöntemlere başvurmadığını, davalı ile yürütülen ticari uyuşmazlıklara zorunlu arabuluculuk neticesinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne ve müvekkilinin bedelsiz kalmış olan dava konusu çek kapsamında davalıya şahsen borçlu olmadığının tespitini,.... Sayılı icra takip dosyasına depo edilen 44.410,96 TL'nın (ödeme tarihi 28/12/2020) ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont-avans faizi ile birlikte iadesini, Takibe konu ... Bankası A.Ş. 'e ait keşidecisi müvekkili şirket olan, 30/11/2020 vadeli, 999819 seri no'lu 40.000,00 TL bedelli çekin taraflarına iadesini, müvekkili lehine takip miktarının %20'sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>ISLAH:Davacı vekili 03.06.2022 Tarihli dilekçesi ile; ... sayılı dosyasının yetkisizlikle Bursa ...İcra Dairesinin ...sırasına tevzi edildiğini ve ihtirazi kayıtla 29.05.2021'de 9.650TL daha ödendiğini belirterek 28.12.2020 tarihinde ödenen 44.410,96TL ile 29.05.2021'de ödenen 9.650TLnin ödeme tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile ödenmesine, çek kapsamında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve mesnetsiz davasının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkili şirketin ilgili tüm yasal düzenlemelere uygun olarak kurulduğunu ve ülke genelinde faaliyet göstermekte olan bir faktoring şirketi olduğunu, bu bağlamda keşideci ... Şirketi tarafından borçlu ... Şti. adına ciro edilen ... Bankası 30.11.2020 keşide tarihli, ... seri numaralı, 40.000,00 TL bedelli çek hakkında, ... Şti. tarafından müvekkili şirkete müracaat edildiğini ve müvekkili şirket tarafından mevzuata uygun olarak taraflar arasında ticari ilişkinin varlığına dair gerekli evraklar, müracaat eden firmadan istenildiğini, akabinde yapılan inceleme üzerinde ilgili çek için faktoring işleminin yapıldığını ve böylelikle çekin müvekkili şirkete teslim edildiğini, çekin vadesi gelip ilgili bankaya ibrazı sırasında Bursa 3. Asliye Ticaret mahkemesi'nin 2020/657 esas sayılı kararı ile ihtiyati tedbir konulduğunu, bunun üzerine taraflarınca ... sayılı dosyası ile takibin başlatıldığını, davacı yanın dava dilekçesinde lehtar ... Şti. ile arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi uyarınca 01/06/2020 tarihinde yapım işine başlanacağından bahisle dava konusu çeki ve diğer çekleri iş avansı olarak verdiklerini beyan ettiğini, ancak davacı tarafın TTK madde 18/2 hükmüne aykırı davranışta bulunduğunun ortada olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yanın toplamda 280.000,00-TL'lik çek ve senet keşide ettiğini, ... firmasının vaat edilen tarihte işe başlamaması ve sözleşmeden dönülmesinin lehtar ... ile arasındaki şahsi ilişki olduğunu ve şahsi defi niteliğinde olan işbu hususun iyi niyetli müvekkili şirkete karşı yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından her ne kadar menfi tespit davası açılmış olsa da ortada menfi tespit istenebilecek bir durumun söz konusu olmadığını, çeklerdeki imzanın davacı tarafından ikrar edilmediğini ve çeklerin çalışması yada zayi olması gibi bir durumun da söz konusu olmadığını, Davacı tarafın basiretsiz bir tacir gibi hareket ederek lehtarın henüz işe başlamadan toplam 280.000,00-TL gibi fahiş derece yüksek meblağlı çekleri lehtar şirkete vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, karşı tarafın söz konusu iddiaların ispatı yolunda herhangi bir delil sunabilmiş olmadığını, davacının müvekkili şirketin kötü niyetini ispatlar hiç bir delil sunmadığını, basiretsiz bir tacir gibi hareket eden davacının kendi hatasının ve ihmalinin sonucunun müvekkili şirkete yükletmeye çalıştığını, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/657 Esas sayılı dosyasının 02/09/2020 tarihli tensip zaptının 8 numaralı ara kararında; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin %15 teminat ile kabulüne, teminat yatırıldıktan sonra ilgili bankalara ve İcra Müdürlüğüne ilgili çeklerin icra takibine konu edilmemesi için müzekkere yazılmasına,\" karar verildiğini, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/657 Esas sayılı dosyasında müvekkili ... Aş. hakkında verilen bir karar olmamasına ve müvekkili şirketin işbu davada taraf sıfatı olmamasına rağmen müvekkili şirketi de kapsar şekilde tedbir kararı verildiğini, bu nedenle  davacı borçlu .... Şti. tarafından 28/12/2020 tarihinde yatırılan 44.410,96-TL tutarlı ödemenin, ... reddiyat işleminin yapılarak taraflarına ödenmesi gerekirken tedbir kararı sebebiyle ödeme yapılmadığını, oysa ki; müvekkili faktoring şirketinin, davacı yan ile lehtar arasındaki uyuşmazlığın bir tarafı olmadığı gibi iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/657 Esas sayılı dosyası ile verilen tedbir kararının taraflarını bağlamadığını, davacının keşideci şirket ile aralarındaki şahsi defiden dolayı taraflarına yönelik menfi tespit davası açma yetkisinin bulunmadığını, davacı yanın usulüne uygun olarak çalışan müvekkili faktoring şirketinin kötü niyetli olduğunu ispatlayamadığını, ayrıca çekin bir ödeme vasıtası olup, kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulünün gerektiğini, davanın reddi gerektiğini, davacı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;\"..mahkemece, yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri çerçevesinde somut olayın ele alınması, bu doğrultuda, temlik eden davalı faktoring şirketinin dava konusu çekleri alırken gerekli istihbarat çalışmasını yapıp yapmadığı, dava dışı ...’ın ve önceki cirantaların mali durumuna ilişkin değerlendirme yapıp yapmadığı ve diğer yükümlülükleri yerine getirip getirmediği hususlarında araştırma yapılarak, temlik eden davalı faktoring şirketinin çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, anılan mevzuat hükümlerine dayalı olarak hiçbir araştırma yapılmaksızın salt TTK’nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.” şeklinde karar vermiştir. Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve içtihatlar değerlendirildiğinde somut olayda davalı faktoring şirketinin sadece müşterisinin beyanı ile yetindiği, gerekli istihbarat çalışmasını yapmadığı kanaatine varılmıştır.İcra dosyasının incelenmesinde davacının ödemelerini itiraz süresi içinde yaptığı anlaşılmıştır. Kural olarak itiraz süresi içinde ödeme yapan borçlunun, sonradan istirdat talebinde bulunması mümkün değildir. Her ne kadar davacı, ihtirazi kayıt ile hacizlerin kaldırılması amacıyla ödeme yaptığını beyan etmiş ise de, icra dosyasına ihtirazi kayıt ile ödeme yapılması mümkün değildir. Zira İİK md. 266 ihtiyati haczin para veya mahkeme tarafından kabul edilecek teminat karşılığında kaldırılmasına ilişkin açık bir düzenleme içermektedir. Davacının İİK md. 266 hükmünden faydalanmayıp, icra dosyasına ihtirazi kayıt ile ödeme yapması, sadece haczin kaldırılması için ödeme yapıldığı sonucunu doğurmaz. İcra müdürlüğü de takip aşamalarında davacının dosyaya yatırdığı paraları davalı alacaklıya ödemiştir.Davacı ile dava dışı şirket arasında görülen Bursa 3 ATM’nin 2020/657 Esas sayılı dosyasında kesinleşen hükümde, davacının işbu dava konusu olan talep ettiği bedellerin istirdadına dair hüküm kurulmuştur. Dolayısıyla davacının işbu dosyadaki istirdat talebi mükerrer niteliktedir.Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının menfi tespit davasının icra dosyasına ödemelerin yapılması sebebiyle istirdat davasına döndüğü anlaşılmakla, davalı faktoring şirketinin istihbarat çalışmasını gereği gibi yerine getirmediği kabul edilmesine rağmen, davacının itiraz süresi içinde icra dosyalarına ödeme yapması sebebiyle istirdat talep edemeyeceği, Bursa 3. ATM’nin 2020/657 Esas sayılı dosyasında kesinleşen hükme göre dava dışı diğer borçlu şirketin, davacının işbu dava konusu ödediği bedelleri davacıya iade edecek olması ve icra dosyasında dava konusu çekin davacı borçluya iadesine ilişkin karar verilmesi sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebi ise, mahkememizce takibe ilişkin bir tedbir kararı verilmemesi ve icra dosyasında ödemelerin zamanında yapılması sebebiyle davalı alacaklının alacağına geç kavuşmadığı kanaatiyle;-Davanın REDDİNE,-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,\" Şeklinde karar vermiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf isteminde;İcra takibine konu çeki elinde bulunduran karşı tarafın iyiniyetli olduğunun kabulü mümkün  olmadığını,İtiraz süresi içerisinde ödeme yapıldığından ve bu doğrultuda istirdat davası açılamayacağından bahisle davanın reddinin hukuka aykırı olup hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğunu, Kaldı ki İlk Derece Mahkemesince, davalı faktoring şirketinin yasa gereği yapması gereken istihbarat araştırması yapmadığı yönündeki iddiaların kabul edildiğini, buna rağmen itiraz süresi içerisinde icra dosyasına ödeme yapıldığından istirdat davası açılamayacağından bahisle davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,Dava dışı diğer borçlu şirketin, iş bu çek bedelini davacıya iade edecek olması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/657 Es. Sayılı dosyasından davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğunu ve kararın kesinleştiğini, ancak dava dışı şirketin borca batık olup tahsil kabiliyeti olmadığını, davalı ... şirketi kötüniyetli hamil olduğundan ve bu doğrultuda dava dışı ... Şti.'e karşı ileri sürülebilecek tüm şahsi def'iler davalı ... şirketine karşı da ileri sürülebileceğinden, söz konusu çek ile ilgili borçtan müvekkile karşı müteselsil sorumlu olduğunu, alacaklının müteselsil sorumlulardan hangisine isterse ona başvurabileceğini, davanın kabulü halinde, dava konusu bedel, davalı ... şirketinden tahsilde mükerrerlik olmamak kaydıyla tahsil edileceğini,Dava konusu talebin mükerrer olmadığını, iki davanın birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, diğer davada faktoring şirketinin taraf olmadığını, esasen müvekkilinin alacağını ... şirketinden tahsil edecek olup, davalı ... şirketi ise varsa alacağını dava dışı ... Şti.'nden arayacağını,  mükerrerlik oluşmayacağını,Dava konusu icra dosyasının haciz tazyiki altında ödenmiş olup takip konusu çek icra dosyasından iade alındığını, ancak bu durumun da davanın reddi gerekçesi olamayacağını, talep konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması ve davanın açılmasına davalı tarafça sebebiyet verildiğinden davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmiş olması gerektiğini,Davalının dava konusu çekin iktisabında üzerine düşen istihbarat çalışmasını yapmamış olup, kötüniyetli hamil olduğunu, Mahkemece, davalı ... şirketinin istihbarat çalışmasını gereği gibi yerine getirmediği sabit görüldüğünü, davalı ... şirketinin çeki iktisapta ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğunu, borcu teyit edecek yöntemlere başvurmadığını, ihtirazi kayıtla ödemeler yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Dava, menfi tespit ve çek istirdadına ilişkin olarak açılmış, yargılama sırasında menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüştür.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta; dava konusu çekte davacı keşideci, dava dışı... ŞTİ lehtar, davalı faktoring ise 2.ciranta-hamil konumunda olmakla alacağın temliki hükümleri gereği davacı, dava dışı lehtara karşı ileri sürebileceği defileri davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. Davacı, dava konusu çekin avans çeki olduğunu ileri sürmüş, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/657 esas, 2022/378 Karar sayılı, 31.03.2022 tarihli ilamı ile lehtara yönelik menfi tespit ve istirdat istemli dava kabul edilmiş ve karar kesinleşmiştir.  Bu durumda, davacının dava konusu çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir.Davacı, davadan önce 28/12/2020'de 44.410,96 TL'yi  \"... ihtirazi kayıtla ihtiyati haciz ödemesidir\" açıklaması ile ödemiş, yine yargılama sırasında ise  29.05.2021'de Bursa ...İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına 9.650TL'yi \"ihtirazi kayıtla bakiye borç ödemesi \" açıklaması ile ödemiştir. Mahkemenin itiraz süresinde ihtirazi kayıtla ödeme yapıldığından istirdat talep edilemeyeceğine ilişkin gerekçesi yerinde olmadığı gibi, İİK 72/6.maddesinde takip borçlusunun tüm takip borcunun ödenmesinden sonra 1 yıllık hak düşürücü süre içinde istirdat davası açma hakkı yasa ile dahi tanınmışken ihtirazi kayıtla ödeme yapan davacının istirdat isteminin hatalı gerekçe ile reddi yerinde görülmemiştir.Bununla birlikte; davacı yanca ödemeler davalının alacaklı olduğu takip dosyasına yapılmıştır. Davacı,davalı hamil ile dava dışı lehtara karşı birlikte dava açabileceği gibi  ayrı ayrı da dava açabilecek olup davalıların müteselsil sorumluluğu söz konusudur. Mahkemece, dava dışı lehtar yönünden davanın Bursa 3.ATM'nin 2020/657 Esas sayılı dosyasında kabul edilmesi nedeni ile bu davanın reddedilmesi gerektiği şeklindeki gerekçe yerinde olmayıp mahkemenin istirdat yönünden önceki karar ile infazda tekerrür oluşturmayacak şekilde hüküm kurularak talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken talebin tamamen reddi usul ve yasaya aykırıdır.Davacı vekilinin diğer istinaf istemi ise; çekin iade alınması nedeni ile talebin konusun kaldığı, bu durumun davanın reddi gerekçesi olmayacağına yöneliktir. Davaya konu  çek davacıya iade edilmiş ise de, bu husus talebin reddini değil, çek istirdadı isteminin konusuz kalması sonucunu doğurur. Davacının çek istirdadı istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi ve davacının dava  tarihinde haklılığı gözetilerek tüm yargılama giderlerinden de davalının sorumlu tutulması gerekirken reddedilmesi yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/05/2023 tarih ve 2021/175 Esas, 2023/295 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-A.Dava konusu ...Bankası ...Bursa'ya ait keşidecisi ... ŞTİ olan 30/11/2020 Tarihli 40.000TL bedelli ... seri nolu çek yönünden davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,B. Bursa 3.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/657Esas, 2022/378 Karar sayılı kesinleşen dosyasında davalı ...AŞ aleyhine hükmolunan 44.410,96TL ile 9.650TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile tahsiline ilişkin hüküm ile iş bu hüküm \"tahsilde tekerrür oluşturmamak üzere\";-... sayılı dosyasına yapılan 44.410,96TL ödemenin 28/12/2020'den itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,- Bursa ... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasına yapılan 9.650,00TL ödemenin 29/05/2021'den itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,C. Davacının çek istirdadı istemi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,D. Koşulları oluşmadığından davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;- Alınması gereken 3.692,90TL harçtan peşin alınan 758,43TL harç ile 164,80TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 2.769,67 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,- Davacı tarafından yapılan 758,43TL peşin harç, 59,30TL başvuru harcı, 164,80TL ıslah harcı ile 93,25TL posta tebligat masrafı ki toplam; 1.075,78TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,- Arabuluculuk nedeni ile Hazine tarafından karşılanan 1320,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, -Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT gereğince 30.000TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 137,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam  629,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2ad61082f7c4f12d","SID":"eb9b0eddf3a4afe2"}}