{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1421 <br>KARAR NO: 2025/518<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2020/527 <br>KARAR NO: 2021/687<br>KARAR TARİHİ: 27/10/2021<br>DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 07/05/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine kooperatif aidat ve kooperatif genel kurul kararıyla üyelerden toplanılmasına karar verilen ara ödemeler nedeniyle İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığı ancak davalı tarafça takibe itiraz edildiğini, üyelik hak ve vecibelerini yerine getirmeyen üyelerden kooperatif genel kurul kararına istinaden %5 gecikme faizi talep edilebileceğinin kararlaştırıldığı ve takibin bu doğrultuda hazırlandığını beyan ederek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili davacı kooperatifin üyesi olmadığından kooperatife ait aidat borcu bulunmadığını, müvekkilinin usul ve yasaya uygun olarak Beşiktaş ... Noterliğinin 16/10/2017 tarih, ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesiyle kooperatif hissesini ...'a devrettiğini, devir işlemi yasaya uygun olup, herhangi bir usulsüzlükten söz edilemeyeceğini, noterde yapılan kooperatif hisse devir sözleşmesinin akabinde usul ve yasaya uygun olarak devir sözleşmesi ve gerekli diğer tüm evraklarla birlikte devir alan ...'un kooperatif yönetim kuruluna başvurarak kooperatif üyeliğinin kabulü ile ortaklar arasına alınmasını ve ortaklık senedi verilmesini talep ettiğini, tüm resmi işlemler tamamlanarak 25/10/2017 tarih ve 51 sayılı Yönetim Kurulu Kararı ile...'un kooperatif ortaklığına kabul edilerek 526 nolu ortak olduğuna dair karar alındığını, müvekkilinin devir işlemi nedeniyle kooperatif aidatından sorumlu olmadığını beyan ederek davanın reddine ve %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; ''...davalı aleyhine kooperatif aidatı ve ara ödemelerin tahsili amacıyla icra takibi yapıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, davalının kooperatif hissesini 16.10.2017 tarihinde kooperatif hisse devri sözleşmesi ile  dava dışı ...'a devrettiği, kooperatif yönetim kurulunun 25.10.2017 tarihli kararı ile de ...'un ortak olarak alınmasını ve ortaklık pay defterine işlenmesini oy birliği ile kabul ettiği, Kooperatifler Kanunu'nun 35. Maddesi ile ortaklığı devralan kişinin ortaklığa girişinden önce doğan borçlardan bile sorumlu olduğunun düzenlendiği, ayrıca Kooperatif Ana Sözleşmesinin 17/3 maddesinde devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülüklerinin yeni ortağa geçer düzenlemesi karşısında davalı eski ortağın kooperatif aidat ve ara ödemelerden sorumlu olmayacağı kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiş, davacının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süre içerisinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; davalının üyeliğinin borcun doğduğu tarihte devam ettiği ancak sonradan devir ile beraber sonlandığının dikkate alınmadığını, doğmuş ve varlığı süren borçlarından sonra üyeliğini devretmiş olmasının Kooperatife karşı üye olduğu dönemdeki borçlarını silmediğini, üyelik sıfatının devir sözleşmesi ile birlikte sona ermiş olmasının devreden ve devralan kişi arasında hüküm ve sonuç doğuracağını, borcun muhatabının devreden üye olduğunu beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilmiş ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki \"İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz\" kuralı nazara alınmıştır. Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile; davacı  tarafından, davalı aleyhine 45.622,95 TL kooperatif aidat alacağının tahsili istemiyle takip başlatılmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından yasal sürede takibe itiraz edilmiş ve eldeki dava İİK'nın 67.maddesi uyarınca hak düşürücü süre içerisinde açılmıştır. Somut olayda ihtilaf; üyeliğini devreden davalının, kooperatif aidatlarından sorumlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı ... kooperatif üyesi ise de Beşiktaş ... Noterliği'nin 16/10/2017 tarih, ... yevmiye sayılı kooperatif hisse devir sözleşmesiyle kooperatif hissesini tüm aktif ve pasifleriyle birlikte dava dışı ...'a devrettiği, söz konusu devir işlemine istinaden davacı Kooperatifin 25/10/2017 tarih ve 51 no.lu yönetim kurulu kararıyla 526 no.lu üye ... yerine ...'un ortak olarak alınmasına ve ortaklık kayıt defterine işlenmesine karar verildiği, aynı zamanda ... adına ortaklık senedi düzenlendiği anlaşılmıştır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Her ne dosyaya sunulan diğer Yönetim kararlarında, muvazalı satış olduğuna yönelik beyan yazılmış olsa da 1163 Sayılı Kooperatif Kanunu madde 8'de kooperatif üyeliğine kabul için \"kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif kuruluna başvururlar... Yönetim kurulu ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin ana sözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırmak zorundadır\" maddesi gereği, yönetim kurulunun gerekli araştırmayı yapmadan ortaklığa kabul ettiği ve borca batık olduğunu tespit ettiği ortaktan ödeme alamayınca, ortaklık payını devir eden davalıdan ödemeyi tahsil etmek istemediği ancak 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 35'inci maddesinde kooperatif ortaklığını devralan kişi o ortaklığı tüm hak ve vecibeleri ile devralmış olduğundan, varsa eski borçlardan dahi sorumludur maddesi ve T.C. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 26.02.2006 tarihli  2005/1743 Esas ve  2006/1738 Karar sayılı Kararı(EK-1)'nda \"... davacı kooperatifçe, ortaklığı devreden eski ortağa karşı dava açılmış olup, bu davalı artık kooperatife ortaklığı sırasında doğan borçlardan dahi sorumlu değildir...\" belirtmesini işbu somut davaya uyarladığımızda işbu davanın davalısı olan devreden ortağın davacı Kooperatif'e karşı hiçbir sorumluluğunun kalmadığı, işbu davanın hukuki dayanağı olmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun ikinci bölümünde, ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi üst başlığı ile 8. maddede ortaklığa girme şartları düzenlenmiştir. Birinci fıkrada; kooperatif ortaklığına girmek isteyen gerçek ve tüzel kişilerin, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerinin bütün hak ve ödevleri ile birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvurulacağı, İkinci fıkrada; yönetim kurulunun, ortaklar ile ortak olmak için müracaat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğuna yer verilmiştir. Yasanın 14/2. fıkrasında ise, ortaklığın devredilebileceği, yönetim kurulunun, ortaklığı devralan kişinin ortaklık niteliklerini taşıması halinde, bu kişiyi ortaklığa kabul edeceği düzenlenmiştir. Kooperatif ana sözleşmesinde ise ortaklık şartlarının 10.maddede, ortaklığa kabulün 11.maddede düzenlendiği, gerekli şartları taşıyıp da kooperatife ortak olmak isteyenlerin yazılı olarak yönetim kuruluna başvuracağı, ortaklığa kabulün yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceği, yönetim kurulunun ortaklar ile ortak olmak için başvuranların 10. maddede gösterilen şartları taşıyıp taşımadığını araştırmak zorunda olduğu açıklanmış, 17.maddede ortaklığın devri düzenlenmiş ve ortaklığın yazılı olarak yönetim kurulun bildirilmek süreti ile ortaklık şartlarını taşıyan kişilere devredilebileceği, yönetim kurulunun bu şekilde ortaklığı devralan kişiyi ortaklığı kabulden kaçınamayacağı belirtilmiştir. 1163 sayılı Kanun'un 35. maddesi; \"Ortakları şahsen sorumlu, veya ek ödemelerle yükümlü bir kooperatifte, durumunu bilerek yeni giren kimse, girişinden önce doğmuş olan borçlardan diğer ortaklar gibi sorumlu olur. Buna aykırı mukavele hükümleriyle ortaklar arasındaki anlaşmalar üçüncü şahıslar hakkında hüküm ifade etmez.\" hükmünü içermektedir.Kooperatif Ana Sözleşmesinin 17.maddesinde ayrıca \"Devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer, kooperatifçe bu devir sebebiyle taraflardan ayrıca bir ödemede bulunmaları istenemez.\" düzenlemesi yer almaktadır.Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 28/06/2016 tarihli 2016/1725 E. 2016/4029 K sayılı kararı; \"...Dava, aidat borcunun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 17/3. maddesi, “devir halinde eski ortağın kooperatife karşı tüm hak ve yükümlülükleri yeni ortağa geçer” hükmünü içermektedir. Ortaklığın devir biçimi yasada gösterilmemiştir. Ancak pay devrinin alacağın temliki yolu ile yapılması, temlikin de dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 163. maddesi uyarınca yazılı olması gerekmektedir. Üyeliğe bağlı hak ve alacakların borçlusu kooperatif, alacaklısı ise üyeliği devir alan yeni ortaktır. Eğer devir eden ortak pay yönünden borçlu ise, borcun nakli hükümleri uygulanır (BK 173 vd), borç devir alana geçer. Ancak, pay devri için resmi şekle bile gerek bulunmamaktadır. Her ne kadar yapı kooperatifinde, ortakları mal sahibi yapmak amacı olsa bile, pay devri, bir satış vaadi de değildir. Bu nedenle, adi yazılı devir dahi geçerlidir. Devredenin borçları, devre ve devrin kabulüne engel değildir, devredenin borçları devir alana geçer ve ödemediği takdirde devralanın ihraç edilme olanağı da her zaman vardır. Daire satımında üyelik kendiliğinden alıcıya satım ile  birlikte  geçmez. Satıcının üye olması ve üyeliğinin alıcı tarafından ayrıca devir alınması gerekmektedir. Üyelik ayrıca devredilmedikçe satıcının üyeliği kooperatif nezdinde devam eder. Satıcının üye olması, alıcının bu üyeliği ayrıca devir alması, devir alanın kooperatif üyelik koşullarını taşıması halinde kooperatifin bu kişiyi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/2. maddesi uyarınca ortaklığa kabul etmesi zorunludur. Üyelik devir sözleşmesi yapıldığı tarih itibariyle sözleşmenin yanları arasında geçerli sonuç doğurmasına karşın, kooperatif bakımından ise 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 14/3. ve anasözleşmenin 17/1. ve 2. maddeleri hükümleri gereği, devrin kooperatife bildirilmesi ve yönetimin makul sürede yapacağı inceleme sonunda devir alanın ortaklık şartlarını taşıması durumunda devir alanı makul süre içerisinde üyeliğe kabulü kararı verdiği tarihte hüküm ifade eder. 17/1. madde hükmünde yer alan yazılı başvuru koşulu, devrin geçerliliğine ilişkin olarak değil, devrin kooperatife iletilmesi ve kabulü için ispat bakımından sevk edilmiştir. Üyeliği devreden üyelik hisse devir sözleşmesinden dönmemiş veya sözleşmenin herhangi bir nedenle devrin tarafları arasında bağlayıcı olmadığı savunularak sözleşmenin iptali de sağlanmamış ise, devredenin artık dava konusu hisse üzerinde herhangi bir hakkı kalmamıştır...\" şeklindedir. Somut olayda; davalının kooperatif üyeliğini ...'a devrettiği, devrin kooperatif yönetim kurulu tarafından kabul edilerek 25/10/2017 tarih ve 51 no.lu yönetim kurulu kararı ile ...'un davalı yerine üye olarak kabul edildiği, üyelik devri neticesinde gerek 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 35.maddesi gerekse kooperatif ana sözleşmesinin 17.maddesi uyarınca üyelikten kaynaklanan borçların devralan üyeye geçtiği, bu durumda davalının takibe konu aidat bedellerinden sorumlu olmadığı kanaatine varıldığından, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususunda re'sen ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak inceleme yapılmış olup, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus tespit edilemediği gibi istinaf sebeplerinin açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından yatırılan  istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından  yatırılan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10c20557354d827d","SID":"b29a086391f4c2c1"}}