{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/2323 <br>KARAR NO:2025/423<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:26/04/2021<br>NUMARASI:2018/45 E. -  2021/360 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında 15/01/2016 tarihinde ..., ..., ... imzalandığını, davalı tarafından icra müdürlüğüne sunulan itiraz dilekçesinde, ticari ilişkinin de reddedilmediğini, taraflarca akdedilen sözleşmenin 4.2 maddesinde \"... fatura bedeli, vadesi fatura tarihinden itibaren başlayacak olan 60 gün vadeli çek ile satıcıya ödenecektir.\" denilmek suretiyle, ödeme vadelerinin taraflarca belirlendiğini, sözleşme uyarınca taraflar arasında ticari ilişkinin bir müddet sürdüğünü, davacının davalıya sattığı birçok malın sevkiyatının karşılığı olan tutarın davacıya sözleşmeye aykırı olarak vadesinden sonra da olsa ödendiğini, fakat takibe dayanak faturaların karşılığının ödenmediğini, davacının  ihtarnamesinde izah edildiği gibi, tarafların sipariş usulü çalıştıklarını, herhangi bir tedarik programının bulunmadığını, davalı tarafından verilen siparişlere ve sözleşmeye istinaden, davacı tarafından davalıya icra dosyasına mübrez takibe dayanak faturalara konu malların eksiksiz olarak süresinde teslim edildiğini, fatura konusu malların teslimine ilişkin her bir faturanın davalı yanca imzalı sevk irsaliyelerinin mevcut olduğunu, davalı tarafından faturaya konu malların tesliminde herhangi bir ihtirazi kayıt sunulmadığı gibi faturalara yasal süresinde itirazın da edilmediğini, çünkü malların süresinde ve eksiksiz olarak teslim edildiğini, davalının sevk irsaliyeleri ile teslim aldığı aşikar olan icra takibine dayanak faturalara konu mallar için davacıya herhangi bir ödeme yapmadığını, kaldı ki takibe konu alacağın ticari defterler ile de sabit olduğunu, yine taraflar arasındaki ticari ilişkideki teslim edilen mallara ilişkin fatura durumunu gösteren ve vergi dairesinde de kaydı mevcut olan, taraflarca vergi dairelerine yapılan bildirim mahiyetinde olan BA-BS formlarından da  davacı firmanın davalıdan faturalara konu mallardan dolayı alacaklı olduğunun aşikar olduğunu, davacıya ödenmeyen fatura bedellerini taraflarca akdedilen sözleşmeye göre işleyen faizi ile talep edildiğini, ancak davalı yanca davacıya ödeme yapılmadığını, davalının  Beyoğlu ... Noterliği'nin 15/11/2017 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile müvekkiline ihtarname keşide edildiğini,  keşide edilen ihtarnamede özetle, taraflarca sözleşme imzalandığı, mal tesliminde eksiklikler olduğunu, bu eksikliklerin müvekkil tarafından kaynaklandığını, eksikliklerin giderilmesi gerektiğini, tedarik programına uyulmadığını, geç teslim edilen mallar için gecikme cezası ödenmesi gerektiğini gecikmenin 15 günü geçmesi halinde sözleşmenin feshedileceğininin ihtar edildiğini, buna mukabil davacı tarafından Gaziantep ... Noterliğinin 23/11/2017 tarih ve ... yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile keşide edilen ihtarnamenin kabul edilmediğini, müvekkile herhangi bir tedarik programı verilmediğini, sipariş usülü çalışıldığını, malların belirtilen sürelerde teslim edildiğini, ödemelerin sözleşmede öngörülen vadelerde yapılmadığını, zaman zaman 330 günü bulan vadelerde geç ödeme yapıldığını, geçmişe yönelik faiz talep hakkı saklı tutulduğunu, ihtarname tarihi itibari ile günü geçen borç  bildirilmiş, bu borcun ödenmesi aksi takdirde sözleşmenin haklı olarak feshedileceğinin  ihtar edildiğini,  ihtarnamede  de izah edildiği gibi, tarafların sipariş usülü çalıştığını, herhangi bir tedarik programı bulunmadığını, davalı tarafından verilen siparişlere ve sözleşmeye istinaden, müvekkil tarafından davalıya icra dosyasına mübrez takibe dayanak faturalara konu malların eksiksiz olarak süresinde teslim edildiğini,  dolayısıyla, davalının  tamamen haksız ve kötü niyetle, davacının alacağına kavuşmasını engellemek maksadıyla takibe itiraz  ettiğini ileri sürerek,  itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle;  davacı ile davalı şirket arasında 25/01/2016 tarihide tarihinde T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi ... (Fevzipaşa) Varyantı üzerine inşa edilecek demiryolu hattı projesinde segment malzemelerinin temin edilmesi amacıyla, \"..., ..., ...\" imzalandığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmede, malzemelerin her ne kadar tedarik programına uygun olarak teslim edileceği belirtilmiş ise de zaman içinde tarafların sipariş usulü ile çalışmaya devam ettiğini ancak verilen siparişlerin sürekli olarak aksadığını ve zamanında teslim edilmediğini, davacı tarafın kendisinden kaynaklanan nedenlerden dolayı yaşamış olduğu finansal sorunlar nedeni ile davalı şirket ile arasındaki sözleşme uyarınca temin etmesi gereken malzemeleri hiçbir zaman süresinde teslim etmediğini, buna rağmen davalı şirketin ödemelerini yaptığını ve davacı şirkete herhangi bir borcun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, ticari satıma dayalı fatura alacağından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali davasıdır. ... Uyuşmazlığın temelinde, alacağı alacağı temlik eden ...ile davalı şirket arasındaki  \"..., ..., ...\" 10.1 maddesi uyarınca temlik yasağı bulunmasına rağmen; dava devam ettiği esnada davacı şirkete yapılan temlikin geçerli olup olmadığı ve davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Somut olayda, davacı/temlik eden ve davalı şirket arasında 15.01.2016 tarihinde, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi, ... Bölge Müdürlüğü Mıntıkasında, Bahçe Nurdağ (Fevzipaşa) üzerine inşa edilecek demiryolu hattı projesinde \"..., ..., ... alma sözleşmesi\" akdedildiği,  taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından satılan malların davalıya teslim edilerek faturalandırıldığı,  davalı tarafından ödenmeyen fatura alacağına dayalı olarak başlatılan takibe itiraz üzerine işbu dava açılmış bulunmaktadır.Davacı/temlik eden 25.03.2019 tarihli alacağın devri  sözleşmesi başlıklı belge ile davadan sonra  takibe konu alacaklarını devir alan ...Müteahhitlik şirketine devretmiştir.  6100 sayılı HMK'nın 125. maddesinin 2. bendinde davanın açılmasından sonra, dava konusunun davacı tarafından devredilmiş olması halinde devir almış olan kişinin görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden itibaren devam edeceği hükmü getirilmiştir. Devreden satıcı ile davalı alıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 10.1 maddesinde;  tarafların işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hak ve yükümlülüklerini karşı tarafın yazılı izni olmaksızın üçüncü bir kişiye devir ve temlik edemeyeceği kararlaştırılmıştır.6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi hükmünce hakim Türk Hukuku'nu re'sen uygulayacağından maddi vakıaları ileri sürüp kanıtlamak taraflara hukuki vasıflandırma hakime aittir. 25.03.2019 tarihli alacağın devri sözleşmesi başlıklı belge  satıcı tarafından açılan davadan sonra düzenlenmiş olduğundan 6098 sayılı Borçlar Kanunu 183. ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi değil, 6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesinde ifade edilen dava konusunun devri işlemi ve sözleşmesidir. Alacağın temlikinde TBK'nın 183. maddesi hükmü gereği kanun, sözleşme veya işin niteliği gereğince alacağın temliki için borçlunun rızası aranabilir ise de; 6100 sayılı HMK'nın 125/2. maddesinde düzenlenen dava konusunun devri, borçlunun ya da davalının kabul ve onayına tabi tutulmamıştır. Herhangi bir koşul ve ön şart belirtilmeksizin dava konusunun devri halinde devralanın görülmekte olan davada davacı yerine geçeceği ve davanın kaldığı yerden devam edeceği hükmü getirilmiştir.Bu durumda, açılan davadan sonra  satıcı/temlik eden tarafından dava konusu alacak....Ltd.Şti.'ne devredildiğinden HMK 125/2. hükmünce adı geçenin davacı yerine geçtiği kabul edilip davaya kaldığı yerden devam edilmesi gerekmiştir.(Emsal için bkz Yarg. 15 HD'nin 2019/655 E 2019/3667 K sayılı kararı). Kaldı ki; TBK 183/2 maddesinde \"Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.\" hükmünü havi olup, davacı temlik alanın uyuşmazlığa konu 25.03.2019 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile icra takibi dayanağı faturalar  kapsamında alacağı devraldığı, devir konusu icra dosyasında devir yasağı içermeyen fatura alacağına istinaden(takibe dayanak belgeler arasında sözleşme bulunmamaktadır)  alacağı temlik alanın iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğu değerlendirilmelidir.Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları  ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; taraflar arasında 15/01/2016 tarihinde ..., ..., ... akdedildiği, buna göre TC.Demiryolları İşletmesi ...Bölge Müdürlüğü mıntıkasında Bahçe-Nurdağ(Fevzipaşa) varyantı üzerine inşa edilecek demiryolu hattının şantiyesinde segmen contası ve segment bağlantı elamanları malzemesinin sözleşmede öngörülen süre ve koşullar içerisinde davacı tarafından temininin yapılarak davalıya  teslimi,  davacının mücbir sebep oluşturabilecek olağanüstü haller dışında teslimatı hiçbir şekilde geciktiremeyeceği, malzemenin mücbir sebep ve haklı bir neden olmaksızın süresinde teslim edilmemesi halinde geciken her bir takvim günü için 5.000 TL gecikme cezası ödeneceği, malzemelerin davalıya tesliminde gecikme süresinin toplamda 15 günü geçmesi halinde ise davalının tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebileceği, bu durumda davacının kar mahrumiyeti v.b.herhangi bir hak talebinde bulanamayacağı kararlaştırılmıştır.Taraflar tacir olduğundan ve  delil olarak ticari defterlere dayanıldığından  TTK'nun 83 ilâ 85 maddeleri uyarınca ticari defter ve belgeler nezdinde mali yönden bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmiştir. Tarafların delil vasfına haiz ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile,  davacının davalı adına düzenlediği faturaların tümüne sevk irsaliyeleri düzenlendiği ve davalı tarafından imza altına alındıkları, faturaların davalı tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, TTK 21/2. Maddesi uyarınca faturalara 8 gün içinde itiraz edildiğine ilişkin dosyada davalı tarafından sunulmuş herhangi bir belgenin bulunmadığı,  davacının 2017 yılında toplam 149 adet 1.043.610,00 TL mal satışı gerçekleştirdiği, faturaların her iki tarafın da BA-BS beyanlarında verildiği, davacı tarafından davalıya kesilen 2017 yılına ait toplam 278.191,70 TL tutarındaki fatura ve malların davalıya teslim edildiği, ancak taleple bağlı kalınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile, takibin 277.119,96 TL asıl alacak, 614,98 TL işlemiş faiz olmak üzere(davacının takipte adi kanuni faiz talep ettiği dikkate alınarak temerrüt tarihi 30.11.2017 tarihi ile 09.12.2017 takip tarihi arası % 9 yasal faiz oranı üzerinden re'sen yapılan hesaplamaya göre 614,98-TL işlemiş faiz alacağı hesaplanmıştır) toplam 277.734,94 TL üzerinden devamına, alacağın faturaya dayanması nedeniyle İcra İflas Kanun'unun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20.'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. \"gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 277.119,96 TL asıl alacak, 614,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 277.734,94 TL üzerinden devamına, anapara tutarına takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek % 9,00 oranında ve ... tarafından belirlenen değişen oranlarda yasal faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'67/2 maddesi uyarınca asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanan 55.546,98-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; TBK m.183'te düzenlenenin bir hukuki işlem, HMK 125'de düzenlenenin ise bir usul kuralı olduğunu, birbirlerine denk iki hukuk kuralı bulunmadığından ikisi arasında bir tercihten söz edilemeyeceğini,  her ikisinin de aynı anda uygulanması gerektiğini, alacağın devri geçersiz olduğundan ve dava konusu usulüne uygun olarak devredilmediğinden taraf ehliyeti yokluğundan davanın reddi gerekirken  davanın kabulünün hatalı olduğunu, ...şirketi tarafından  Beyoğlu ... Noterliği 25/03/2019 tarih ve ... yevmiye nolu alacağın devri sözleşmesi ile ... Şti tarafından müvekkil şirket aleyhinde başlatılan ... sayılı dosyasındaki 347.237,84 TL alacağının ... Şti.'ye devredilmesi hususunda anlaşıldığının müvekkiline bildirildiğini, davalının Beyoğlu ... Noterliğinin 29.03.2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile ...Şirketinin müvekkil şirket nezdinde doğmuş bir alacağının varlığı hususuna itiraz ettiğini,   taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkil şirketin yazılı izni olmaksızın sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerin  üçüncü bir kişiye devir ve temlik edilemeyeceği sebebiyle  ...Şirketinin müvekkili şirketin nezdinde varlığını iddia ettiği her türlü alacağının devir ve temliğine itiraz  edildiğini, 15.01.2016 tarihli “..., ..., ...”nin  10.1. Maddesinin ''Taraflar iş bu Sözleşme’den doğan herhangi bir hak ve yükümlülüklerini karşı Taraf’ın yazılı izni olmaksızın üçüncü bir kişiye devir ve temlik edemezler'' şeklimde olduğunu, bu maddeye göre,  kesinlikle kabul etmemekle birlikte  ...şirketinin müvekkili şirketten herhangi bir alacağı olsa dahi  müvekkilinin yazılı izni olmadan bu alacağını 3. kişiye devredemeyeceğini, davalının  devre itirazının ihtarname ile itiraz ettiği hususunun  ...şirketine 03.04.2019 tarihinde ...Müteahhitlik Şirketine 08.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, mahkeme kararında dayanak olarak Yargıtay kararına dayanılmış ise de, Türk Hukukunda Yargıtay kararlarının emsal olma niteliği bulunmadığını, Yargıtay kararlarının bağlayıcı olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; 15. HD'nin birçok kararında (E. 2016/2945 K. 2018/534 T. 12.2.2018; E. 2015/5589 K. 2016/3663 T. 23.6.2016; E. 2016/2944 K. 2018/533 T. 12.2.2018) yer alan ve HMK 125'in uygulandığı durumda da  TBK 183 şartlarının gözetilmesi gerektiğine ilişkin karşı oy yazısı bulunduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı,  davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde;  temlik eden takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 277.119,96 TL asıl alacak, 2.444,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 279.563,96 TL alacak yönünden 09.12.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 277.119,96 TL faturaların gösterildiği, ödeme emrinin  20.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği,  davalı  tarafından 27.12.2017 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.Temlik eden vekili,  taraflar arasındaki sözleşme uyarınca davalıya teslim edilen mallara ilişkin olarak düzenlenen ve takip konusu yapılan fatura bedellerinin ödenmediğini  ileri sürmüş, icra takibi başlatmış ve itiraz üzerine eldeki davayı açmış, davalı ise davacıya borcu olmadığını savunmuştur.Temlik eden ile davalı arasında 15.01.2016 tarihli   ''..., ..., ...\" bulunduğu, takip konusu alacağın da bu sözleşme uyarınca teslim edilen mallara ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Yargılama devam ederken  temlik eden... Ltd. Şti.'nin,  Beyoğlu ...Noterliğinin 25.03.2019 tarihli ve ...yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile  dava konusu ... sayılı dosyasındaki 347.237,84 TL alacağını tüm ferileri ile davacı (temlik alan)... Ltd. Şti.'ne devrettiği  görülmektedir. Mahkemece, temlik alan davacı... Ltd. Şti.vekilinin talebi üzerine 04.11.2019 tarihli  duruşmada verilen ara karar ile temlik alan davacı... Ltd. Şti.''nin davacı olarak  kabulüne karar verilmiştir. Davalı taraf, bu temlike,  davacı ile aralarındaki sözleşmenin 10.1 maddesinde temlik yasağı bulunduğu gerekçesiyle  noter kanalıyla itiraz etmiş, ayrıca dava dosyası kapsamında da bu itirazını  tekrarlamıştır.Mahkemece, temlik eden ile davalı ticari defterlerinin incelenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişi raporları alındığı, temlikin HMK'nın 125/2 maddesi kapsamında bulunduğu, davalının iznine tabi olmadığı  belirtilerek temlik alan davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu, alınan bilirkişi raporları uyarınca davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.Davalı vekili,  davacı ve davalı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunduğunu, davalının temlike  muvafakati bulunmadığını, bu sebeple  temlik alan davacının aktif husumet ehliyeti olmadığını, ayrıca davalının borçlu olmadığını  belirterek kararı istinaf etmiştir. Alacağı temlik eden...Ltd. Şti. ile davalı ... AŞ arasında akdedilen 15/01/2016 tarihli ..., ..., ..., Satın Alma Sözleşmesinin 10.1 maddesinde; ''Taraflar işbu sözleşmeden doğan herhangi bir hak ve yükümlülüklerini karşı tarafın yazılı izni olmaksızın 3. Bir kişiye devir ve temlik edemezler.'' düzenlemesi yer almaktadır.6098 sayılı TBK'nın 183. maddesinde alacağın devri düzenlenmiş olup bu maddede ''Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı alacağın devredilemeyeceğini kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez.'' hükmü mevcuttur. Bu düzenlemeye göre sözleşmede temlik yasağı bulunması halinde alacağın temliki borçlunun rızasına bağlanmış olup borçlunun rızasının bulunmaması halinde alacağın temliki kural olarak borçluya karşı ileri sürülemez. Ancak somut olayda, temlik eden...Ltd Şti. ... sayılı icra dosyasındaki  alacağını dava ve  takip sırasında davacıya temlik etmiştir.Her ne kadar temlik eden ile davalı arasındaki sözleşmede temlik yasağı bulunmakta ise de, temlik eden tarafından  temlikten önce icra takibi başlatılarak sözleşmeden doğan alacağın tahsili talebinde bulunulmuştur. İcra dosya numarası belirtilmek suretiyle, takip ve dava konusu edildikten sonra yapılan alacağın temliki işleminin maddi hukuka ilişkin bir devir olarak kabulü mümkün değildir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18/01/2024 tarih ve  2022/5984 Esas,  2024/443 Karar sayılı ilamı ile Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 30/09/2019 tarih ve 2019/655 Esas,  2019/3667 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir). Bu sebeple,  temlik alan  davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından  davalı vekilinin aksi yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu,TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Somut olayda davalı tarafça ticari ilişki reddedilmemiş, temlikin geçersiz olduğu ve borcunun bulunmadığı savunulmuştur. Hükme esas alınan ve Dairemizce de denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporlarına göre, davalı, davacının düzenlediği takip konusu faturaları defterine kaydetmiş, bu faturaları BA formlarına göre kayıt altına alıp vergi dairesine bildirimde bulunmuştur. Bu durumda davalının, BA formu uyarınca davacının  dava konusu faturasını  vergi dairesine bildirmiş olduğu  nazara alındığında davalının  fatura konusu malları teslim almış olduğu anlaşılmaktadır. Bir diğer deyişle, davacının takibe konu alacağının dayanağı faturalarını BS formları ile bildirdiği, davalının da bu faturaları BA formuyla vergi dairesine bildirdiği ihtilafsız olup davalının alacağa dayanak faturaları mal alış bildirimi olarak vergi dairesine bildirdiği gözetildiğinde, davacının  faturalara konu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, davalının ödemede bulunduğunu kanıtlayamadığı anlaşıldığından davanın kısmen  kabulüne karar verilmesi  usul ve yasaya uygun olmuştur. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 14.229,05 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.13.03.2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c2de1bf7f7f1d79f","SID":"cbad335f727be231"}}