{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/617 <br>KARAR NO: 2025/620<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/03/2025 (Derdest)<br>NUMARASI: 2025/191 Esas <br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasında talep edilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik olarak verilen ara kararına karşı süresi içinde ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili ihtiyati haciz talep dilekçesinde özetle;  müvekkilinin tekstil sektöründe uzun yıllardır faaliyet gösteren, alanında tanınmış saygın bir firma olduğunu, müvekkili ile  davalının faturaya konu ürünlerin üretimi ve satışı konusunda anlaşmış olduklarını, işbu anlaşmaya istinaden müvekkili şirketin davalı tarafından kendisinden istenilen tüm ürünleri ürettiğini ve davalı yana teslim ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa üretip satmış olduğu ürünlere istinaden 02.05.2024 tarihli ... numaralı 3.043,92 USD, 29.05.2024 tarihli ... numaralı 588,72 USD, 31.05.2024 tarihli ... numaralı 380,16 USD, 13.06.2024 tarihli ... numaralı 242,88 USD ve 27.06.2024 tarihli ... numaralı 1.497,76 USD değerli 5 adet olmak üzere toplamda 5.753,44 USD' değerli fatura kestiğini, davalının kesilen bu faturaların sadece 295,68 USD'lik kısmına iade fatura keserek geri kalan miktarı yani  5.457,76 USD'lik borcu kabul ettiğini, kesilen faturaların akabinde müvekkili iade fatura kesilen 295,68 USD'lik kısmı düşerek 5.457,76 USD'lik hesap bakiyesinin ödenmesi için hem whatsapp hem de telefon üzerinden davalı ile defalarca iletişime geçtiğini, işbu sebeple müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla davalı taraf aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas  sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe, asıl alacağa, faize ve ferilere haksız ve dayanaksız olarak itiraz ettiğini, davanın kabulü halinde dava sonunda müvekkilin davalıdan alacağı miktarın sonuçsuz kalma ihtimali bulunduğundan davalı şahısın üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkullerin tespiti ile ihtiyati haciz talep ettiğini belirterek; davanın ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Dava dilekçesine eklenen bilgi ve belgeler de incelendiğinde; henüz yargılamanın başında olunması, yargılamada toplanacak deliller sonrası talepte bulunulabileceği, tarafların haklılık durumu, yapılan yargılamayla belirlenecek olup şu aşamada yaklaşık ispat koşulları sağlanamadığı anlaşılmakla uyuşmazlık konusu yargılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartları oluşmadığından talebin reddine,\" karar verilmiştir.Bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava dilekçesi, dosyaya sunulan faturalar ve yazışmaların taraflar arasında ticari bir ilişki olduğunu ve bu ilişkiye istinaden davacının davalı yana mal teslim ettiğini ve karşılığında davalı yandan ödeme alması gerektiği halde alamadığını, ihtiyati haczin yapılmasını haklı gösterecek dosyaya sunulan faturalar ve whatsapp yazışmaları gibi delillerin olduğunu, talebin bütün olarak ihtiyati haczin şartlarını taşıyan bir talep olduğunu, buna karşılık mahkemenin tüm bu hususları yok sayıp talebi reddettiğini, davalı tarafından ne irsaliye faturalarına ne de satış faturalarına hiçbir itiraz gelmediğini, ürünlerin ve faturaların kabul edildiğini, malın teslim edildiğine ilişkin herhangi bir ihtilafın bulunmadığını,  davacının satım akdinden doğan teslim borcunu eksiksiz olarak yerine getirmesine karşın davalı tarafından anlaşmaya ve faturalara konu bedelin davacıya ödenmediğini, borçlunun mal kaçırma ihtimali mevcut olduğundan ileride doğabilecek telafisi güç ve imkansız zararların önüne geçebilmek adına davalının banka hesaplarındaki paraları kaçırabileceği, taşınır ve taşınmaz malları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları ile bankalardaki mevduatlarının ihtiyaten haczini istemek zorunluluğu doğduğunu beyanla, davalı borçlunun menkul ve gayrimenkul malları, 3. kişilerdeki alacakları ve istihkakları ile bankalardaki mevduatları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini, yargılama gideri ve  vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE: Talep; satım sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkin derdest davada ihtiyati haciz kararı verilmesi istemidir. İlk derece Mahkemesince 14/03/2025 tarihli ara kararı ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile \" 5 adet fatura alacağı\"  borcun sebebi gösterilerek 5.457,76 USD asıl alacak ve 157,84 USD işlemiş faiz olmak üzere 5,615,60 USD alacağın tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, borçlunun itirazı üzerine icra takibi durmuş ve eldeki itirazın iptaline ilişkin dava açılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>2004 sayılı İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19. HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). Davacı tarafça dava dilekçesi ekinde davacının düzenlediği 5 adet fatura, teslim alan bölümünde isim ve imza bulunan 5 adet irsaliye, davalının düzenlediği bir adet iade faturası, davalı ile yapıldığı iddia edilen whatsapp  yazışmaları sunulmuştur. Dosyada sunulan deliller ile alacağın varlığı ve muacceliyeti için yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmakla asıl alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin kabulü yerine reddine dair verilen kararda isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda ihtiyatı haciz talep eden  vekilinin istinaf başvurusunun  kabulü ile  HMK 353(1)b-2 uyarınca ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, bununla birlikte dosyada yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından  İİK. 259/1. maddesi uyarınca teminat mukabilinde ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne  karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden  davacı vekilinin istinaf başvurusunun  KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati haciz talebinin KISMEN KABULÜ ile; İ.İ.K.'nun 257.maddesi uyarınca  5.457,76 USD  (200.058,00 TL) asıl alacak yönünden, alacağın % 15 'ine tekabül eden 30.008,00 TL teminat (nakit veya kesin-süresiz banka teminat mektubu) karşılığında karşı tarafın/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın İHTİYATEN HACZİNE,  fazlaya ilişkin istemin REDDİNE 2-İİK'nın 259. maddesi uyarınca teminat ilk derece mahkemesi veznesine yatırıldığında ya da aynı tutarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz talep eden  vekiline verilmesine, 3-İİK'nın 261. maddesi uyarınca ihtiyati haczin verildiği tarihten itibaren on gün içinde infaz edilmemesi halinde ihtiyati haciz kararının kendiliğinden kalkmış sayılacağının İHTARINA, 4-Teminata ilişkin ara kararın yerine getirilmesi ve kanuni süresi içerisinde kararın uygulanmasının talep edilmesi halinde kararın davaya konu icra dosyası üzerinden infaz edilmesine, 5-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, b-İhtiyati haciz talep eden   davacı tarafından  yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte, yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-f maddesi ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca kesin olmak üzere  oy birliği ile karar verildi. 08/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d59e05ce032b00f","SID":"25e04ec04461ec1d"}}