{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2025/710 <br>KARAR NO:2025/636<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:04/12/2024<br>NUMARASI:2023/409 Esas - 2024/734 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:10/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05/07/2019 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç seyir halinde iken sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilin yaralandığını, ... sevk ve idaresindeki... plaka sayılı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında aracın ... A.Ş.'nin sorumluluğunda olduğunu, müvekkil tarafından davalıya başvuru yapıldığını davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu kaza nedeniyle %7 malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL sürekli iş göremezlik, 250 TL geçici iş göremezlik, 250 TL bakıcı gideri tazminat olmak üzere şimdilik 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini  talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sözleşmeye bağlılık yani ahde vefa ilkesi uyarınca mahkemece başvuru konusu kazadan kaynaklı istem bakımından ZMMS genel şartlara dikkate alınarak yargıya devam edilmesi gerektiği, müvekkil şirket nezdinde sigortalı aracın kazadaki kusur oranı nispetinde müvekkil şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda kusur oranının ATK dan alınan rapor ile tespit edilerek yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, davacı tarafa gerekli ödemenin dava öncesi yapılmış olduğundan davanın hukuksal yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı tarafın araçta yolcu olarak bulunması hasebiyle tazminat hesaplamasına gidilecek olması halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın açılmamış sayılmasına,\"karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gaziantep Barosunun ... sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 14.06.2024 tarihi ile 18.07.2024 tarihleri arasında tedbiren hakkında meslekten yasaklanma kararı verildiği nedeniyle Uyap sistemi kapatılmış, duruşma takibi yapılamamış ve duruşmaya katılım sağlanamamış olduğunu, 10.07.2024 tarihinde yapılan duruşmaya bu gerekçeyle katılım sağlanamamış olup mahkemece dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiğini,Uyap sisteminin açılması üzerine öncelikle ilk derece mahkemesince dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin ara karardan rücu edilmesi gerekirken dosyanın yeniden işleme konulmasına karar verilmiş olup yeniden tensip zaptı düzenlenerek 04.12.2024 tarihine duruşma günü verildiğini ve tensip zaptı tarafına tebliğ edilmiş ise de, Gaziantep Barosunun ... sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 06.09.2024 tarihi itibariyle vekil olarak  hakkında yeniden tedbiren meslekten yasaklanma kararı verilmiş ve UYAP sistemi kapatıldığını, sistemde pasif olarak meslekte yasaklı görünüyor olması nedeniyle mahkemece durumun bilinmemesi ihtimali de olmadığını, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 42. Maddesince mahkemece ilgili Gaziantep Barosu'na müzekkere yazılarak sorulması gerekirken veya davacı  asile duruşma gününü tebliğ etmesi gerekirken dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, hakkında verilen yasaklılık kararı 06.01.2025 tarihinde kaldırıldığını,  bu süre zarfında mahkemece  davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, mahkemece resen aynı vekalette ismi yer alan Av. ... 'in vekil kaydı  yapılmış olmasına rağmen duruşma gününü bildirir tensip zaptı ...'e de tebliğ edilmediğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 2. fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne yer verilmiştir.Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesinde göre, bir avukatın ölümü veya meslekten yahut işten çıkarılması veya işten yasaklanması yahut geçici olarak iş yapamaz duruma gelmesi hallerinde, avukatın kayıtlı olduğu baro başkanının, ilgililerin yazılı istemi üzerine veya iş sahiplerinin yazılı muvafakatini almak şartıyla, işleri geçici olarak takip etmek ve yürütmek için kendi barosuna kayıtlı bir avukatı görevlendireceği ve dosyaları kendisine devir ve teslim edeceği ayrıca durumu mahkemelere ve gerekli göreceği yerlere bildireceği düzenlenmiştir. Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesine göre ise hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu kararıyla, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir ve işten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur.Avukatın yasaklı durumda bulunduğu anlaşıldığında vekilin duruşmaya  katılamamış olması,  davanın tarafı olan ve kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmayan vekil edenin, salt bu nedenle hak kaybına uğramasına neden olacak bir olgu olarak kabul edilemez. Vekil edenin herhangi bir şekilde bu durumdan etkilenmemesi için, vekilin yasaklı olduğu konusunda bilgilendirilmesi, durum ve sonuçlarının kendisine açıklıkla bildirilmesi gerekir. Bu tür hallerde mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle değinilen durumdan ve doğabilecek hukuksal sonuçlardan vekil edeni haberdar etmek; bu cümleden olarak, davayı bizzat takip yahut başka bir avukat görevlendirmek suretiyle mevcut usuli sorunu ortadan kaldırabileceği,  tarafı olduğu davada usul hukuku açısından aleyhine ortaya çıkması muhtemel sonuçları bertaraf edebileceği kendisine açıklanıp bu yönlerden karar almasına ve tutum belirlemesine yetecek uygun bir süre vermek,  böylece ortaya çıkacak sonuç çerçevesinde işlem yapmak olmalıdır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/2556 E. -2022/4965 K.  sayılı kararı).Somut olayda, mahkemece; davanın 10/07/2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 22/07/2024 tarihli dilekçesi ile dosyanın yeniden işleme konulmasının talep edildiği, 22/07/2024 tarihli tensip ara kararı ile duruşmanın 04/12/2024 tarihine ertelendiği,  duruşma gün ve saatinin taraflara tebliğ edildiği, davacı tarafın dosyayı takip etmediği  için   dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına ve üç aylık süre geçmiş olmasına rağmen davacı tarafın davasını yenilememesi gerekçesiyle, HMK'nın 150/5 maddesi gereğince mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Ancak Av. ... hakkında,Gaziantep Barosunun ... sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 14.06.2024 tarihi ile 18.07.2024 tarihleri ve yine  Gaziantep Barosunun ... sayılı Disiplin Kurulu Kararı ile 06.09.2024 tarihi itibariyle vekil olarak hakkında yeniden tedbiren meslekten yasaklanma kararı verilmiş olduğu ancak İlk Derece Mahkemesine yazılan bir yazı bulunmadığı ve yeni bir avukat  da görevlendirilmediği  dosya kapsamından  anlaşılmıştır. Bu halde dosyanın işlemden kaldırıldığı 10/07/2024  tarihi itibariyle davacı vekilinin  baro kaydının silinmiş olması nedeniyle davacı ile vekili arasındaki vekalet ilişkisi sona erdiği, Baro tarafından Avukatlık Kanunu'nun 42. maddesi gereği eldeki davada görevlendirilen bir avukatta bulunmadığı nazara alınarak davacı asile avukatının Baro kaydının silindiği ve sonuçları ile duruşma gün ve saatini bildirir davetiye tebliğ edilmeksizin dosyanın işlemden kaldırılması ve sonrasında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49ba5c0dae9a0fc3","SID":"052b81405e6f2803"}}