{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1892 - 2025/393<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ       <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                <br>ESAS NO\t: 2020/1892 <br>KARAR NO\t: 2025/393<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/10/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2019/302 E.-2020/470 K.<br><br><br>Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili şirketin önceki unvanıyla Rüzgâr Enerjisi Santrali Bağlantı Hakkı İhalesini kazandığını ve davalı ile 08.11.2011 tarihinde RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, müvekkilinin unvan değişikliğinden sonra taraflar arasında 10.01.2019 tarihinde Revize RES Katkı Payı Anlaşması imzalandığını, <br>\tBu kapsamda davalı tarafça 16.01.2019 tarihli 1.457.361,36 TL. bedelli fatura düzenlenerek müvekkiline gönderildiğini, müvekkilince 30.01.2019 tarihinde ihtirazi kayıtla ödendiğini, <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesine göre katkı payı hesaplandığında müvekkilinden (KDV dâhil)  647.886,82 TL fazla para tahsil edildiğini, <br>\tRüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliğindeki katkı payı hesap formülünün Sözleşme ile aynı olduğunu, ancak davalı tarafça fatura hesaplamasının bu iki düzenlemeye aykırı olarak yapıldığını, davalı tarafça teklif mektubuna göre hesaplama yapıldığının belirtildiğini, <br>\tTarafların sözleşme yapmadan önce bir ön sözleşme yapabileceklerini, niyet mektubunun bir sözleşme olarak kabul edilemeyeceğini, niyette bulunan tarafın bu niyet mektubu ile bağlı olmadığını, kaldı ki, davalı tarafından hesaplamaya esas alındığı söylenen teklif mektubunun sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğuna dair ne sözleşmede ne de teklif mektubunda hiçbir şekilde atıf bulunmadığını, davalının teklif mektubundaki hususların geçerliliğini devam ettirmek isteseydi, bu düzenlemeleri sözleşmeye derç edebileceğini, çünkü sözleşmenin davalının tek taraflı olarak hazırladığı, müvekkilinin dahli ve tartışmasına açık olmayan şekilde hazırlandığını, yani genel işlem şartlarını haiz olduğunu, sözleşmenin hazırlayanın lehine uygulanmasının Borçlar Kanununun emredici hükmüne ters düşeceğini, <br>\tDavalı işleminin iyiniyet ilkesine de aykırı olduğunu, <br>\tİleri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, fazla ödenen 647.886,82 TL<br>TL'nin ödeme tarihi olan 30.01.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı vekili;  dava konusu RES katkı payı anlaşması, EPDK onayına tabi olan ve EPDK'nin ikincil düzenlemelerinde yer alan anlaşmalardan olduğundan ticari anlaşma olmadığını, niteliği ve içerdiği düzenlemeler bakımından özel hukuku aşan bir rejime tabi olduğunu, idari sözleşme niteliğinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın çözümünün  idari yargı mercilerine ait olduğunu, <br>\tDavacı şirketin EPDK tarafından onaylanan, \"Rüzgâr Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Lisans Başvurularına İlişkin Yarışma Yönetmeliği\" hükümlerine uygun olarak sunduğu teklifler doğrultusunda Bergama RES (dava konusu) için bağlantı hakkı kazandığını,  lisans alarak faaliyetlerine başladığını, müvekkili ile davacı arasında RES Katkı Payı Anlaşmaları akdedildiğini,  <br>\tMüvekkilince RES Katkı Payı faturalarının RES Katkı Payı Anlaşması gereğince, Yönetmelik ve ekleri olan taahhütname, teklif mektubu formu ile anlaşma hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda hesaplandığını, davacı tarafından sunulan teklif mektubunda, RES katkı payı tutarının, teklif yılından ödemeye esas üretim yılına kadar, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından Ocak ayında açıklanan yıllık tüketici fiyat endeksi (TÜFE) oranında güncelleştirilerek (kümülatif) müvekkili Teşekküle ödeneceğinin çekişmesiz şekilde kabul ve taahhüt edildiğini, gerek müvekkili ile davacı şirket arasında imzalanan RES katkı payı anlaşmasının, gerekse davacı şirket tarafından sunulan teklif mektubu formunun, bu Yönetmeliğin aynı tarihte yayımlanan ekleri olduğunu, aralarında hiyerarşik bir ilişki kurmak suretiyle teklif mektubunun yok sayılmasının hukuka uygun olmadığını, Yönetmeliğin ekinde basılı olarak yer alan katkı payı anlaşmasının imzalanmasının Yönetmelik gereği zorunlu olup, müvekkili Teşekkül veya davacı şirketin söz konusu anlaşma üzerinde herhangi bir değişiklik yapma imkânı bulunmadığını, <br>\tYönetmeliğin 6. maddesi uyarınca, yarışma sırasında sunmuş olduğu teklifin tüm şartları ile birlikte, davacı şirket için bağlayıcı olduğunu, daha sonra bu teklifte yer alan hesaplama şekli ile bağlı olmadığının öne sürülmesinin dürüstlük kuralına uygun olmadığını ve teklifin değiştirilmesi anlamına geldiğini, bunun da Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu, <br>\tDavacının teklifinde yer alan hesap şekli ile bağlı olmadığının kabulünün, diğer istekli firmalar bakımından haksız rekabet teşkil edeceğini ve hakkaniyete aykırı sonuçlar doğuracağını, Yönetmeliğe uygun şekilde yapılan hesaplama ile düzenlenen dava konusu RES katkı payı faturasında hukuka aykırılık bulunmadığını, <br>\tRES katkı payının davacı şirketçe iddia olunduğu şekilde uygulanacağı düşünülürse, yıllara yayılan sürecin enflasyon ve fiyat değişimleriyle birlikte, müvekkil kurumun hak ve menfaatlerini zedeleyici mahiyette olmasının yanı sıra, teamül haline gelen enflasyon uygulamaları açısından da tutarsızlık oluşacağını ve bu durumun uygulamanın gerekçesine aykırılık teşkil edeceğini, <br>\tDavacının yarışmaya katılırken kabul ederek imzaladığı teklif mektubu, taahhütname ve anlaşmanın, bağlantı hakkı kazandıktan sonra kendisine dayatıldığını öne sürmesinin iyi niyetli olmadığını, Yarışma Yönetmeliği ve eki metinlerde yer alan düzenlemelerin tüm istekli firmalara uygulandığını, <br>\tKabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça talep edilen faiz türü, oranı ve faiz başlangıç tarihinin de yersiz ve dayanaksız olduğunu,<br>\tSavunarak, davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece Mahkemesince; \"Davacı tarafça teklif mektubunun sunulmasından sonra, taraflar arasında 08.12.2011 tarihli RES Katkı Payı anlaşması imzalanmış olup, sözleşmede RES Katkı Payının hesabı, teklif mektubundaki hesaplamadan farklı olarak düzenlenmiştir. Taraflarca imzalanan sözleşmenin RES Katkı Payının hesap şekli ile ilgili formül, Rüzgar Enerjisine Dayalı Üretim Tesisi Kurmak Üzere Yapılan Başvurulara ilişkin Yarışma Yönetmeliğinin 9. maddesine uygun şekilde kaleme alınmıştır. Davalı tarafça RES Katkı Payının hesabı ile ilgili teklif mektubundaki ibarelerin aynen sözleşmeye geçirilmesi mümkün iken, farklı bir hesap şeklini içeren sözleşme imzalanmıştır. Her ikisi de tacir olan tarafların, serbest iradeleriyle imzalamış oldukları anlaşma hükümleri ile bağlı oldukları açıktır. Taraflar arasındaki anlaşmada, davacının sunduğu teklif mektubuna, sadece 3. maddede, toplam RES Katkı Payı tutarının hesaplanması ile ilgili kr* E* TÜFE formülünde, kr değerinin açıklanması sırasında yer verilmiştir.<br>\tÜretim tesisinin ilk üretiminin geçici kabulünün yapıldığı tarihten başlamak üzere tüm tesisin geçici kabul tarihinden itibaren 20 yıl süre ile RES katkı payı ödenmesi öngörülmüş olmakla her ne kadar sözleşmede belirtilen yöntemin uygulanması halinde üretim tesisinin ilk ünitesinin geçici kabul tarihinde yaşanacak olası bir gecikmede gecikilen dönemdeki TÜFE oranları hiç dikkate alınmaksızın 2011 yılında yapılan 3.57 kuruş teklif fiyatı ile üretim yılından bir önceki yılın TÜFE oranının hesaplamaya esas alınması söz konusu olacağından bu durumun  yarışma tekniğine ve mantığına uygun düşmediği anlaşılmış ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi hükmü açık olup, bu kapsamda davacı tarafça sözleşmenin imzalanmasından önce sunulan 25.08.2011 tarihli teklif mektubunun, farklı bir hesap şekli içeren sözleşmenin imzalanmasından sonra hesap şekli yönünden hükümsüz kaldığı, serbest iradeleriyle imzalanmış olan sözleşmenin davacı ve davalı yönünden bağlayıcı olacağı, RES Katkı Payı ile ilgili faturaların sözleşme hükümlerine göre hesaplanması gerektiğinden bilirkişi heyetince yapılan hesaplama neticesinde tespit edilen  647.886,82 TL fazladan ödenen fatura bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu\" gerekçesiyle, davanın kabulü ile 647.886,82 TL'nin 30.01.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde;  cevap dilekçesindeki açıklama ve savunmalarını tekrar ederek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>\tDava, davalı tarafça düzenlenen ve ihtirazı kayıtla ödenen RES Katkı Payı faturasının  taraflar arasındaki RES Katkı Payı Anlaşması hükümlerine uygun olarak düzenlenmemiş olduğu iddiasıyla fazla ödenen kısmın istirdatı istemine  ilişkindir. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>\t1-HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44.257,15 TL. istinaf karar harcından peşin alınan 11.065,00 TL'nin mahsubuyla kalan 33.192,15 TL.'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden alınarak iadesine, <br>\t4-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>\t5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine,     <br>\t30.04.2025 tarihinde, HMK'nın 361/(1). maddesi uyarınca, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, Dairemize veya temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut İlk derece Mahkemesine verilebilecek dilekçe ile Yargıtay nezdinde temyizi kabil olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  30/04/2025\t\t\t\t<br>    <br>Başkan <br> e-imza<br>Üye<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>      <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64e07492bbbfc877","SID":"b620b4f15714e263"}}