{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t   \tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \tGEREKÇELİ KARAR<br><br>\tT.C.<br>\tADANA<br>\t1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/1056 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/867<br><br>BAŞKAN\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>ÜYE\t: ...  ...<br>KATİP\t: ...  ...<br><br>DAVACI\t: ... - TCKN:......<br>VEKİLİ\t: Av. ... -...<br>DAVALI\t:... - ...<br>VEKİLİ\t: Av.... ...<br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 30/12/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 05/10/2022<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH :...<br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %15 ortağı, azınlık pay sahibi olduğunu, şirketin çoğunluk hissesini elinde bulunduran Alman uyruklu ortak ... tarafından uzaktan yönetildiğini,  yönetim kurulu başkanının yüzde 85 hisse sahibi ... olduğunu, yönetici müdürün ise hisse sahibi olmayan ... olduğunu, firmanın organik tarım yapmak amacıyla kurulduğunu, bu amaçla iki çiftlik kurulduğunu, birisinin ... ve diğeri ise ... olduğunu,  ekim 2020 tarihinde yapılan genel kurul ile ... ve hissedar olmayan ...'ın yönetim kurulu olarak seçildiğini, bu seçimlerden sonra yeni yönetim yanlışlarının yapılmaya başlandığını,<br> çiftliklerden ... olan Ekim 2020 sonunda yapılan genel kuruldan sonra satıldığını, geriye ... de bulunan çiftlik kaldığını, bu çiftliğin satımından 2.300.000,00 TL gelir elde edildiğini ve bu elde edilen gelir ile müvekkiline ayrılma payının ve borçların ödenmediğini, 1 senelik kısa zaman diliminde firmanın üretime devam ettirilmediğini, çiftlik satışından gelen paranın bittiğini, herhangi bir yatırımın da yapılmadığını belirtmiştir. Ayrıca hakim ortak ...'in bu süreç içinde sanki bir finans kuruluşuymuş gibi ikrazatçılık yaparak firmaya aylık yüzde %5 faizli Euro cinsinden kredi verdiğini, bu yasa dışı işlemlerin firmanın defterlerine işlendiğini, faizlerinde ödendiğini, firmanın içinin boşaltılmaya başlandığını, 1 kişi bırakılacak şekilde tüm işçilerin arabuluculuk yöntemiyle işten çıkarıldığını, davaya konu genel kuruldan sonra son işçinin de çıkartıldığını ve firmanın çalışamaz hale getirildiğini, müvekkilinden habersiz ve genel kurul yapabilmek için Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile genel kurulun yapılmasına izin verilmesini istediğini, müvekkilinin haricen olaydan haberdar olması ve dosyaya müdahale olması nedeniyle bu istemlerinden vazgeçtiklerini çağrı usulü yöntemine döndüklerini,  13/12/2021 tarihinde yapılan genel kurul ile firmanın son kalan çiftliği ve tüm aktiflerinin satışı için karar alma amacıyla genel kurul yaptıklarını, bu genel kurulda yapılan işlemlerin ve alınan kararların TTK'ya aykırı bir çok hata ve aykırılık barındırdığını, genel kurulun çağrı usulüne uygun yapılmadığını, 11/11/2021 tarihinde yapılan genel kurulda hazır olduğunu ve TTK 420 md gereği talebini yinelediğini, bu genel kurulda toplantı başkanı seçildiğini ve müvekkili ...'ın talebinin kabulü ile genel kurulun 1 ay sonraya ertelenmesine karar verildiğini, ve erteleme kararının ticaret sicilinde yayımlanmadığını, ertelenen toplantı üzerine 13/12/2021 tarihinde yapılması kararının yönetim kurulunca alınan yeni genel kurul da çağrı usulüne aykırı olarak yapıldığını, yönetim kurulunun görev süresinin dolduğunu, bu nedenle genel kurula çağrı kararı almalarının mümkün olmadığını, toplantıda oy kullanma yetkisi ve usulüne uygun vekaletnamesi bulunmayan vekil tarafından oy kullanıldığını, 13/12/2021 tarihine ertelenen toplantıda, toplantı başkanının usulüne uygun olarak seçilmediğini, toplantıda bakanlık temsilcisinin bulunmadığını, kararların yeterli müzakere açılmaksızın alındığını, davalı şirketin tüm aktiflerinin satılmasına ilişkin kararın TTK 447.maddesinin c bendi uyarınca batıl olduğunu, alınan kararların ana sözleşmeye aykırı olmakla birlikte şirketin sermayesinin korunması ilkesine de aykırı olduğundan bahisle öncelikle kararların uygulanmasının geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, olmadığı takdirde tüm aktiflerinin satışına yönelik kararın uygulanmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu kararların ticaret sicil gazetesinde ve şirket web sitesinde yayınlanmasının sağlanmasına, yargılamanın devamında genel kurulun ve/veya tüm alınan kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, olmadığı takdirde genel kurulun veya tüm alınan kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde genel kurulun veya alınan kararların iptaline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br><br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 27/10/2017 tarihinde alman ortak ... ve davacı ... tarafından kurulmuş olup %15 pay sahibi davacı ... ve %85 pay sahibi ...'in hala müvekkili şirketin ortağı olduğunu, davacı ...'ın müvekkili şirketin kuruluşunda  3 yıllık yönetim kurulu başkanı seçildiğini, 17/10/2020 tarihine kadar müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığını, 01/10/2020 tarihinde yönetimin değiştiğini, alman ortak ...'in yönetim kurulu başkanlığına geldiğini, şuanki şirket yetkilisi ...'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu ancak pay sahibi olmadığını, müvekkili şirketin organik tarım şirketi ve ...'ın da ziraat mühendisi olup bir organik tarım şirketinin ziraat mühendisi tarafından yönetilmesinin normal olduğunu, davacının, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanlığı yaptığı dönemde kafasına estiği gibi hareket ettiğini, şirketin paralarını istediği gibi harcadığını, çok yüksek miktarlarda harcamalar yaptığını, bunun genel denetçi raporunda da tasdiklendiğini ve Adana CBS nın ... Soruşturma nolu dosyasında  davacıya karşı suç duyurusunda bulunulduğunu, bunların sonucunda müvekkili şirketin sıkıntıya düştüğünü kredileri bu yüzden aldıklarını, şirketin toplam da çektiği 8 kredinin hepsinin davacının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde çekildiğini, davacının diğer ortağa gönderdiği aylık rapor tablosunda Ağustos 2020 tarihinde şirkete ait 800.000 TL borç görüldüğünü ve bu borcun şirket tarafından ödendiğini, 13/12/2021 tarihinde yapılan genel kurulun çağrı usulüne uygun yapıldığını, Bağımsız Denetim kriterleri 26 Mayıs 2018 tarihli resmi gazetede yayımlanan 2018/11597 sayılı bakanlar kurulu kararı ile internet sitesi kurma ve kararları sitesinde yayımlatma zorunluluğunun bulunmadığını, genel kurulda bakanlık temsilcisi bulundurma zorunluluğunun bulunmadığını, genel kurulda alınan kararların ana sözleşmeye ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olmadığından bahisle davacının ihtiyati tedbir kararları talebinin reddine, açılan haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>Davalı şirkete ait ticaret sicil kaydı, Adana 3.Asliye Ticaret Mahkemesinin ....,  Sayılı dosyası ve Adana CBS nın ... Soruşturma sayılı dosyaları celp edilmiş ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. <br>Bilirkişi ... 07/06/2022 tarihli raporunda; davacı ..., davalı ...A.Ş'nin %15 hissesine sahip ortağı, diğer ortak ...'in hissesinin ise %85 olup, iki ortaklı bu şirkette 13/12/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların geçersiz olduğu iddiasıyla dava açıldığını, davaya konu genel kurul çağrısının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini ancak davacı pay sahibine gönderilen davet mektubunun tebliğ edilmediğinden, usulsüz çağrının mevcudiyetinden söz edilebileceğini, TTK m.446/1.b hükmünde çağrının usulsüzlüğünün alınan genel kurul kararlarında etkili olduğunun tespiti halinde iptal yaptırımının uygulanacağının öngörüldüğünü, davaya konu olayda ise bütün pay sahiplerinin temsil edildiği bir genel kurul toplantısının söz konusu olup, çağrıdaki usulsüzlüğün tek başına geçersizliğine yol açmayacağının kanaatine varıldığını, davaya konu olayda genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin 18/11/2021 tarihli yönetim kurulu kararının davalı şirketin 2 yönetim kurulu üyesinin ... ve ...'ın imzasıyla alındığının tespit edildiğini, TTK m 390/4 hükmü uyarınca elden dolaştırma suretiyle alınan karar niteliğinde olduğu, TTK m 410/1 hükmünde açıkça süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağrılabileceğinin öngörüldüğü, davaya konu olayda yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin sona ermesinin genel kurulu toplantıya davet etmelerine engel oluşturmayacağı, Adana 4.Noterliğinin 13/10/2021 tarihli, ... yevmiye numaralı vekaletnamede ... tarafından ... isimli kişinin temsilci olarak belirlendiği, TTK m 425/1 hükmünde vekaletin şekline ilişkin bir düzenlemenin mevcut olmadığı, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmelik m.18 ve 21 hükmünde düzenlemenin mevcut olduğunu, davaya konu vekaletnamede genel kurul toplantı tarihi ve pay sahibinin pay adedi bilgisinin yazılı olmadığının görüldüğü, vekaletnamenin kanuna uygun ancak yönetmelikteki bütün unsurları taşımadığının görüldüğünü, bu durumun yetkisiz temsile yol açıp açmayacağı hususunda takdirin mahkemeye ait olduğunu, davacının, toplantı gündemine bağlılık esasına da uyulmadığını ileri sürdüğünü, genel kurul gündem maddeleri ile genel kurulda alınan kararların incelendiğini, gündemde ilan edilmediği halde genel kurulda karara bağlanan bir husus tespit edilemediğini, davaya konu genel kurulda 10.gündem maddesiyle şirket adına kayıtlı gayrimenkuller, menkuller, iş makineleri ve demirbaşların (şirket aktiflerinin) satılmasının %85 olumlu %15 olumsuz oy ile kabul edildiğini, anonim şirket genel kurulunun devredilmez görevleri arasında yer alan bir hususta Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları Yönetmeliği'nin m22/12 hükmüne uygun olarak genel kurul kararı alındığının tespit edildiğini, hukuka aykırılığın tespit edilemediğini, davacının somut olarak hangi ana sözleşme hükmünün hangi karar ile ihlal edildiğinin belirtilmemiş olup, davaya konu genel kurul kararları arasında ana sözleşmeye aykırılık taşıyan bir kararın tespit edilemediğini belirtmiştir.<br><br>Dava, TTK'nun 445 maddesine dayanan davalı ...nin 13/12/2021 tarihli  Olağan Genel Kurul Toplantısında Alınan kararların İptaline ilişkindir. <br>Somut olayda; davacı ..., davalı  ...'nin %15, dava dışı diğer ortak ... ise %85 oranında paya sahip ortakları oldukları anlaşılmıştır. <br>Davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri ... ve .... Davaya konu olayda genel kurul toplantısına çağrıya ilişkin 18/11/2021 tarihli yönetim kurulu kararının davalı şirketin 2 yönetim kurulu üyesinin de imzasıyla alındığı tespit edilmiştir. Ayrıca davacı tarafından yönetim kurulu üyelerinin görev süresinin sona ermesi sebebiyle genel kurulu toplantıya çağıramayacağı iddia edilmiş ise de TTK nun 410/1 maddesinde açıkça süresi dolmuş olsa bile yönetim kurulunun genel kurulu toplantıya çağırabileceği öngörülmüş olduğundan davaya konu 18/11/2021 tarihli genel kurulu toplantıya  çağrıya ilişkin yönetim kurulu kararının usulüne uygun olarak alındığı kabul edilmiştir. <br>Davaya konu genel kurul çağrısının Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, ayrıca davacı pay sahibine 04/12/2021 tarihinde iadeli taahhütlü mektup ile tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda genel kurula çağrı usulüne uygun olarak yapılmıştır. Kaldı ki genel kurula çağrı usulüne uygun olmasa dahi, davaya konu olayda genel kurulda bütün pay sahiplerinin temsil edildiği anlaşıldığından, çağrıdaki usulsüzlüğün tek başına geçersizliğe yol açmayacağı kabul edilmiştir. <br>Davacı vekili tarafından her ne kadar genel kurulda oy kullanmak üzere dava dışı ortak tarafından verilen vekaletnamenin usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle genel kurulda alınan kararların iptal edilmesi gerektiği iddia edilmiş ise de; Adana 4.Noterliğinin 13/10/2021 tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamede dava dışı diğer ortak ... tarafından ... isimli kişinin temsilci olarak belirlendiği anlaşılmıştır. TTK nun 425/1 maddesinde vekaletin şekline ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle TTK nuna göre vekaletname usulüne uygun olarak düzenlenmiştir. Ancak Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 18 ve 21.madde hükümlerine göre vekaletnamede genel kurul toplantı tarihi ve pay sahibinin pay adedi bilgisinin yazılı olması gerekmektedir. Davaya konu bu vekaletnamede pay adedi ve genel kurul toplantı tarihi yazılı olmadığından vekaletname yönetmeliğe uygun değildir. Ancak, vekaletname veren ortağın %85 oranında paya sahip olması ve davalı şirketin 2 ortaklı olması dikkate alındığında bu durumun genel kurulda alınan kararların iptaline yol açmayacağı kabul edilmiştir. <br>Anonim Şirketlerde önemli miktarlarda şirket varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayılmış ve genel kurul toplantı ve karar nisapları TTK nun 418 ve 421.maddede sayılmıştır. Davaya konu genel kurulda 10.gündem maddesi ile şirket adına kayıtlı gayrimenkuller, menkuller, iş makineleri ve demirbaşların satılması  %85 olumlu oya karşı %15 olumsuz oy ile kabul edilmiştir. Bu kararda da yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı bir yön tespit edilememiştir.  <br>Ayrıca, davaya konu genel kurul kararlarında ana sözleşmeye aykırılık teşkil edecek bir karar tespit edilmediği gibi gündemde ilan edilmediği halde genel kurulda karara bağlanan bir husus da tespit edilememiştir. <br>Tüm bu nedenlerle davalı şirketin 13/12/2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptaline ilişkin davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davanın REDDİNE,  <br>2-Alınması gereken 80,70TL red karar harcından, peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 21,40 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>5-Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, <br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı,  6100 sayılı HMK.nun 341/1 ve 345 maddeleri gereğince, kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eş değer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, alenen ve usulen tefhim kılındı.  05/10/2022 <br><br>Başkan ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Üye ...<br> <br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8da20fa7d127004","SID":"68d6d8bbf75d3429"}}