{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/130 - 2025/451<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/130 <br>KARAR NO\t: 2025/451<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/09/2024<br>NUMARASI\t\t: 2023/772 Esas - 2024/605 Karar<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br><br>KARAR TARİHİ\t: 27/03/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 24/04/2025 <br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup başvuru şartlarının tamamlandığı anlaşılmakla dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br><br><br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde; 15.01.2018 tarihinde, davalı ...’un sevk ve idaresindeki araç içinde yolcu olarak bulundukları sırada meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda davacı ...’un oğlu ile gelini, davacılar ... ile ...'un da anne ve babası olan ... ile ...'un hayatını kaybettiğini, aynı kazada yine araçta yolcu olarak bulunan davacılar ... ve ... ...'un da yaralandığını, ...'un ağır şekilde yaralanması neticesinde vücudunda kemik kırıkları meydana geldiğini ve vücuduna, yapılan ameliyatlar sonucunda platin takıldığını, hem geçici hem de sürekli iş gücü kaybına uğradığını, müteveffa ...'un Ankara Büyükşehir Belediyesinde memur olarak çalıştığını, ölüm tarihinde aylık net maaşının 1.900,00 TL olduğunu, oğlunun ölümü ile müvekkili ...'un destek verenin desteğinden yoksun kaldığını, kaza sonucu davalı sigorta şirketine yaptıkları başvurudan sonuç alamadıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, ... için 1.000,00 TL geçici iş göremezlik ve 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı ... Sigorta A.Ş.'den ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitleri dahilinde, dava tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ve davalı ...'dan ise olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacılar ..., ... ve ...'un her biri için 200.000,00'er TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile davacı ... için manevi tazminatın 100.000,00 TL'sinin kendi yaralanma ve sakatlığı için, 100.000,00 TL'sinin de destekten yoksun kalma nedeniyle talep edildiğini belirtmiş, 16.09.2020 tarihli talep artırım dilekçesinde; davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatı talebini 111.055,38 TL, davacı ... için sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 297.684,54 TL olarak artırmış, 06.05.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı ... için 124.533,65 TL destekten yoksun kalma tazminatı, davacı ... için 462.969,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı ... Sigorta A.Ş.'den poliçe limitleri dahilinde olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan ilk yargılama sırasında, davacılar vekilinin talebi gibi 03.12.2020 tarihindeki duruşmada davalılardan ... Sigorta A.Ş. hakkında açılan davanın tefrikine karar verilmiş, yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... yönünden, 124.533,65 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya ödenmesine, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden alacağın 111.055,38 TL'sine 28.12.2018 dava tarihinden, 13.480,27 TL'sine 06.05.2021 ıslah tarihinden itibaren, davalı ... yönünden alacağın tamamına 15.01.2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davalı ... yönünden, 462.969,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ... Sigorta A.Ş. 360.000,00 TL sigorta limiti ile sorumlu olmak ve bu alacağın 297.684,54 TL'sine 28.12.2018 dava tarihinden, 62.315,46 TL'sine 06.05.2021 ıslah tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle) adı geçen davacıya ödenmesine, davalı ... yönünden alacağın tamamına 15.01.2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için toplam 175.000,00 TL, davacı ... ... için 100.000,00 TL olmak üzere takdir edilen manevi tazminatların 15.01.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 2022/1186 E. - 2023/1265 K. sayılı 11/10/2023 tarihli ilamı ile kararın; \"yeniden seçilecek bir aktüer bilirkişiden, destek Kemal’in aynı kazada ölen eşi ...'ye pay ayrılmadan ve desteğin (rapor tarihi itibarıyla) yeniden evlenebileceği varsayımı da gözetilmek suretiyle, geride kalan hak sahipleri (davacı ... ve davacı çocuklar) için kademeli olarak destek paylarının belirlenmesi, davalı sigorta şirketinin tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olduğunun gözetilmesi, yerleşik Yargıtay uygulamaları gereğince TRH 2010 Yaşam Tablosu uygulanarak, işleyecek/bilinmeyen dönem hesabının \"progresif rant yöntemi\" ile hesaplanmasıyla tazminat hesabının yapılması için rapor alınması, davacılar vekilinin hükmü salt manevi tazminat yönünden istinaf etmiş olması gözetilerek istinaf eden taraflar yönünden usuli kazanılmış hakların korunması, dava değeri olarak davacılar vekili tarafından ıslaha ilişkin sunulan 16.09.2020 tarihli dilekçe içeriğinin esas alınmasıyla oluşacak sonuca göre karar verilmesi\" gerektiği gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş, mahkemece kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama neticesi dava dilekçesinde, davanın açıkça belirsiz alacak davası türünde açıldığının belirtilmemesi nedeniyle davanın kısmi dava olduğu, davada yalnızca bir ıslah dilekçesi verilebileceği, 16/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi içeriğinin esas alınması gerektiği, 15/01/2018 tarihinde gerçekleşen trafik kazasında davalı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsü davalı ...'un tam kusurlu bulunduğu, davacı ...'un oğlu ... ...'un vefatı nedeniyle destekten yoksun kaldığı, davacı ...'un yaralanması nedeniyle özür oranının %29 olduğu, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulüne, davacı ... yönünden, 111.055,38 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan alacağın 5.000,00 TL'sine davalı ... Sigorta yönünden 28/12/2018 dava tarihinden, 106.055,38 TL'sine 16/09/2020 ıslah tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise 15/01/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacı ... yönünden, 297.684,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, hüküm altına alınan alacağın 5.000,00 TL'sine davalı ... Sigorta yönünden 28/12/2018 dava tarihinden, 292.684,54 TL'sine 16/09/2020 ıslah tarihinden itibaren, davalı ... yönünden ise 15/01/2018 kaza tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, manevi tazminat talepleri yönünden, davanın kısmen kabulü ile, destekten yoksun kalma nedeniyle, davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 100.000,00 TL, maluliyet nedeniyle, davacı ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 375.000,00 TL manevi tazminatın 15.01.2018 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekili tarafından süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, mahkemece hükme esas alınan hesap raporunda maddi tazminatın yanlış hesaplandığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, davacıların maddi zararlarının karara en yakın tarihe göre hesaplanması gerektiğini, mahkemece ikinci ıslah dilekçesinin yok hükmünde olduğunun kabul edilmesi nedeniyle davada reddedilen kısım bulunmadığından aleyhlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetilmesi gerektiğini, davalı sigorta şirketi yönünden faiz başlangıcının, sigorta şirketine başvuru tarihi olarak belirlenmesi gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffaya atfedilebilecek kusur ve müterafık kusur bulunmadığını, olayda hatır taşıması bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; sigortacının, destek zararlarından sorumlu olması için, motorlu aracın işletilmesi sırasında ölen kişinin mutlaka bir 3. kişi olması gerektiğini, ancak müteveffa ...’un davalı sigorta şirketinin sigortalısı olduğunu, bu nedenle kararda destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını, tazminat hesaplamasında TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, destekten yoksun kalma tazminatının hesabında müteveffanın somut desteğinin dikkate alınması gerektiğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusurun tenzili gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde; yaşanan trafik kazasında davalı sürücünün hiçbir kusuru bulunmadığını, davacı ...'un maluliyetinin belirlenmesi amacıyla mahkemece alınan raporu kabul etmediklerini, adı geçen davacının, bakıcı hizmetinden yararlandığını, aile bireylerinden hiçbir şekilde yardım almadığını ispatlayamadığını, davacıların maddi tazminat meblağlarının belirlenmesi için dosyadan aldırılan bir asıl üç ek rapor olmak üzere toplam 4 bilirkişi raporunun her birinde farklı rakamlar hesaplandığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, hesaplamanın TRH-2010 mortalite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, raporda kişilerin bakiye ömürlerinin olay tarihindeki yaşlarına göre belirlendiğini, hâlbuki hesap tarihindeki yaşlarına göre bakiye ömrün hesaplanması gerektiğini, işlemiş dönem hesabı yapılırken ise, dönemsel evli-eşi çalışmayan-çocuksuz asgari geçim indirimi dahil asgari ücretlerin 1,11 katının esas alınması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacı ... lehine hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının fahiş olduğunu, dosyada müteveffanın ailesine sağlamakta olduğu yardımla ilgili hiçbir bilgi ve belge bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının hesabında müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu yardımın miktarı ve somut desteği dikkate alınmadan farazi olarak yapılan tazminat hesabı esas alınarak kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, davacı ... için hesaplanan geçici ve sürekli iş göremezlik meblağlarının da fahiş olduğunu, hükümde, kazayla sonuçlanan taşımanın hatır taşıması olduğu hususunun gözetilmediğini, mahkemece müterafik kusura ilişkin de herhangi bir tespit ve indirimde bulunulmadığını, zamanaşımı itirazlarını yinelediklerini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen karardaki kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, istinaf eden tarafların sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak HMK'nın 355. maddesi gereğince yapılan inceleme neticesinde;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan ölüme ve yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>\tSomut olayda kaza tespit tutanağı uyarınca, 15.01.2018 tarihinde sürücü ...’un sevk ve idaresindeki araçla seyri sırasında aracın direksiyon hâkimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sürücünün kural ihlali olduğunun belirlendiği, kaza sonucu davacı ...’un oğlu ile gelini, davacılar ... ile ...'un da anne ve babası olan ... ile ...'un hayatını kaybettiği, eldeki davada öncelikle davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ...’un yanısıra aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta A.Ş.’nin de davalı olduğu ancak mahkemece yargılama aşamasında bu davalı aleyhine açılan davanın işbu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesiyle yargılamaya devam olunduğu, Amasya AĞCM’nin 2018/647 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu sanık ... hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olmak suçundan mahkûmiyet kararı verildiği, kararın kesinleştiği, anılan ceza dosyasında hükme esas alınan kusur raporu uyarınca kazanın meydana gelmesinde sürücü ...'un asli ve tam kusurlu olduğu, karayolu yapısında bir eksikliğin bulunmadığı, karayolu çizgilerinin çizilmiş olduğu, işaretlemelerin tam ve eksiksiz olduğu, otomobilde yolcu olarak bulunan kişilerin bu kazanın oluşumunda herhangi bir hataları ve kusurları bulunmadığının belirlendiği, kaza yapan aracın ZMMS poliçesinin kaza tarihini kapsar şekilde davalı ... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edilmiş olduğu, mahkemece AÜTF Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp ABD Başkanlığı’ndan alınan ve Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 10.07.2019 tarihli raporda, davacı ...'un 15.01.2018 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaralanması nedeniyle; özür oranının %29 olduğu, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engel oranının %29 olduğu, erişkin olması halinde 9 ay süre ile iş göremezlik halinde kalacağının belirlendiği, mahkemece SGK’ya yazılan yazı cevabı uyarınca, dava konusu kaza nedeniyle davacılara geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı, rücuya tabi bir gelir bağlanmadığı, müteveffa ...'un 15.01.2018 tarihinde vefatı üzerine hak sahibi kızı ve oğluna 01.02.2018 tarihinden itibaren başlamak üzere yetim aylığı bağlandığının bildirildiği, mahkemece aktüer bilirkişiden alınan 27.07.2020 tarihli raporda, müteveffa ...'un kaza sırasında hayatını kaybetmeden önce aylık gelirinin 1.800,00 TL olduğu, davacı ...'un lise öğrencisi ve bekar olduğu, dosyaya sunulan bordro incelendiğinde, müteveffa ...'un 2017 yılında asgari ücret ile çalıştığı, her ay fazla mesai ücreti aldığı, 2017 yılında net mesai ücretinin ortalama 163,00 TL olduğu, buna göre müteveffanın asgari geçim indirimi dahil net gelirinin aylık ortalama 1.567,06 TL olarak hesaplandığı, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından araç için düzenlenen ZMMS poliçesinin olay tarihini kapsadığı, ölüm teminatı sınırının (kazaya uğrayan) şahıs başına 360.000,00 TL, sakatlanma teminatı sınırının (kazaya uğrayan) şahıs başına 360.000,00 TL olduğu, 27.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda, ...'un 15.01.2018 tarihli trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi nedeniyle, annesi davacı ... için TRH 2010 Hayat Tablosu ile %1,8 teknik faiz kullanılmak suretiyle yapılan hesaplamada, destekten yoksun kalma zararının 111.055,38 TL, aynı kazada yaralanan davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 297.684,54 TL olduğu, geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacıların zararının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı dahilinde kaldığının belirlendiği, 17/12/2020 tarihli birinci ek rapor uyarınca, tazminat hesabının mahkemenin talimatı doğrultusunda teknik faiz kullanılmaksızın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre tekrar yapıldığı, buna göre davacı ...'un destekten yoksun kalma zararının 105.244,70 TL, aynı kazada yaralanan davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 384.295,99 TL olarak hesaplandığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının bulunmadığının belirlendiği, 06/05/2021 tarihli ikinci ek raporda, Yargıtay kararları kapsamında aynı kazada ölen eş ... için pay ayrılmadan davacı ...'un destekten yoksun kalma zararının 124.533,65 TL, aynı kazada yaralanan davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 462.969,74 TL hesaplandığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacı ...'un zararının davalı ... Sigorta A.Ş. düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı dahilinde kaldığı, davacı ...'un zararının teminat tutarını aştığının belirlendiği, 27.07.2021 tarihli üçüncü ek raporda bu kez TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamada davacı ...'un destekten yoksun kalma zararının 172.269,74 TL, aynı kazada yaralanan davacı ...'un sürekli iş göremezlik zararının 589.496,53 TL hesaplandığı, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, davacı ...'un zararının davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi teminatı dahilinde kaldığı, davacı ...'un zararının teminat tutarını aştığının belirlendiği, mahkemece kaldırma kararından sonra alınan 30/05/2024 tarihli raporda, davacı ... için 111.055,38 TL destekten yoksun kalma zararı, davacı ... için 297.684,54 TL sürekli iş göremezlik tazminatı hesaplandığı, mahkemece anılan delillerin değerlendirilmesiyle yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.<br>\t01.06.2015 tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapılarak Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde; “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri” açısından sigortanın sorumlu olmayacağı düzenlenmiştir. Sigortalı araç sürücüsünün kusuru ile vefatı nedeniyle hak sahiplerinin destek zararları da bu kapsamdadır. 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile 2918 sayılı Yasanın 92. maddesine eklenen \"h\" ve \"i\" maddelerinde de bu konuda düzenleme yapılmış, anılan maddelerin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle yapılan iptal başvurusu üzerine, Anayasa Mahkemesi tarafından 2019/40 E. - 2020/40 K. sayılı, 17/07/2020 tarihli karar ile teminat kapsamının belirlenmesine ilişkin 2918 sayılı Yasanın 92. maddesinin \"i\" bendinin Anayasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmişken, \"h\" bendinde yer alan sigorta teminatı kapsamında kalmadığı belirtilen \"İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri\" maddesine ilişkin gerekçesinde; \"2918 sayılı Kanun’un 92. maddesinin itiraz konusu (h) bendinde ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının kapsamında olmadığı belirtilmektedir. Kanun’da ilgililerin kimler olduğu belirtilmemiş ise de anılan ibareyle ifade edilenin kazaya uğrayan kişi dışında tazminat talep edebilecek kişiler olduğu anlaşılmaktadır. Kuralda yer alan “...sigortalının sorumluluk riski...” ibaresinin anlamı da değerlendirilmelidir. Yukarıda da açıklandığı üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının amacı işletenin Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluğunu güvence altına almaktır. Dolayısıyla bu hukuki sorumluluğunu sigorta ettirmekle yükümlü olan işletenin sigortalı konumunda olduğu, sigortalının sorumluluk riskinin ise Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen hukuki sorumluluk kapsamında gerçekleşmesi olası risklerle sınırlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu yönleriyle kuralın belirsiz olduğu söylenemez.\" denilerek 2918 sayılı Yasa'nın 85. maddesi kapsamında kalmayan üçüncü kişilerin zararlarının, sigorta kapsamında kalmadığına yönelik bir düzenleme olduğundan bahisle düzenlemenin belirli olduğu ve Anayasaya aykırı olmadığından iptal talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tBuna göre, sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru ile meydana gelen ölüm olayında, hak sahibi üçüncü kişilerin destek zararlarından sigortanın sorumlu olup olmadığı, 2918 sayılı Yasa'nın 92/h maddesinin 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girmiş olması ve Anayasa Mahkemesi gerekçesine göre söz konusu zararların 92. maddenin \"h\" bendi kapsamında değerlendirilecek olması karşısında, bu tarihten sonra meydana gelen kazalarda işletenin sorumlu olmadığı hususların, sigorta teminatı kapsamında olmayacağı Kanun ile düzenlenerek açıklığa kavuşturulmuştur. Bu nedenle 26.04.2016 tarihinden sonraki tek taraflı kazalarda zarar dolaylı ya da doğrudan olsun, 2918 sayılı Yasa'nın 85/1. maddesi gereğince işletenin sorumlu olmadığı durumlarda, sigortanın da sorumluluğu olmayacaktır.<br>\tYargıtay 17. Hukuk Dairesi 2019/3490 E. - 2020/4957 K. sayılı 08.09.2020 tarihli kararında; \"Yeni Genel Şartlar 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun doğal sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma imkânı bulunmamaktadır.\" denilerek, sorumluğun belirlenmesinde poliçe tanzim tarihindeki genel şartların nazara alınacağını belirtmiş, yine aynı kararında \"01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde; “Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür.<br>\tSigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir. <br>\tKapsama giren teminat türlerinin tanımlandığı A.5. maddesinin (ç) bendinde ise destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı; “Üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalanların destek zararlarını karşılamak üzere bu genel şart ekinde yer alan esaslara göre belirlenecek tazminattır.” şeklinde ifade edilmiştir. Genel Şartlar A.6. maddesinin (c) bendinde; “İlgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri” ve (d) bendinde “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı dışında kalan hallerden sayılmıştır.\" denilerek, 01/06/2015 tarihinden sonra tanzim edilen ZMMS poliçelerine istinaden yeni Genel Şartlar uygulanacağından, işleten veya sürücünün kendi kusuru ile vefatı nedeniyle desteğinden mahrum kalan üçüncü kişilere karşı, sigortalının (işletenin) sorumluluğu olmamasına göre, yapılan düzenleme ile sigortanın da sorumlu olmayacağı belirtilmiştir.<br>\tSomut olayda, kaza (15/01/2018) ve poliçe düzenleme tarihinde (09/01/2017) yürürlükte olan 2918 sayılı KTK'nın 92/h maddesi gereğince Sigorta Şirketi tarafından işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu poliçe limitleri kapsamında teminat altına alındığı, müteveffa ...’un, kaza sırasında sürücü ...’un aracında yolcu olduğu, ...’un ölümüne neden olan kazanın tek taraflı olduğu ve kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu, müteveffa ...’un ise kaza yapan aracın işleteni olduğu, nitekim davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edilen sigorta poliçesinin incelenmesinde, poliçenin 09.01.2017-09.01.2018 tarihleri arasını kapsar şekilde düzenlendiği, poliçede sigortalının ... olduğunun belirtildiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1 inci maddesinde; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise; “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş olması nazara alındığında müteveffa ...’un, araç işleteni ve sigortalı olduğu araç sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu ve kazada vefat ettiği anlaşılmakla ZMMS sigortacısı davalı Sigorta Şirketinin meydana gelen destekten yoksun kalma zararından davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında bir sorumluluğu olmaması nedeniyle davacı anne ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme bu davacının davalı sigorta şirketi aleyhine talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı Sigorta şirketinin istinafının bu yönden kabulü gerekmiştir. <br>\tKabule göre de somut olayda; dava dilekçesinde, davanın açıkça, belirsiz alacak davası türünde açıldığı belirtilmediğinden eldeki davanın, belirsiz alacak davası değil kısmi dava olduğunun kabulü gerekir. Buna göre mahkemece, Dairemizin kaldırma kararı üzerine kaldırma kararı gereğince davanın kısmi dava türünde olduğu kabul edilerek, 16.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi içeriğinin esas alınmasıyla karar verilmesi yerinde görülmekle beraber, yok hükmünde kabul edilmesi gereken 06.05.2021 tarihli ıslah dilekçesindeki meblağlar üzerinden yargılama gideri ve vekâlet ücretlerine hükmedilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin, davalı ... sigorta A.Ş. vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, mahkemece müteveffa ...’un, araç işleteni ve sigortalı olduğu aracın sürücüsünün tam kusuruyla meydana gelen kazada vefat ettiği anlaşılmakla ZMMS sigortacısı davalı Sigorta Şirketinin meydana gelen destekten yoksun kalma zararından poliçe kapsamında bir sorumluluğu olmaması nedeniyle davacı anne ... tarafından davalı sigorta şirketi aleyhine açılan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davanın reddine karar verilmesi, 16.09.2020 tarihli ıslah dilekçesi içeriğinin esas alınmasıyla verilecek kararda bu ıslah dilekçesinde talep edilen ve mahkemece kabul gören miktarlar üzerinden yargılama gideri ve vekâlet ücretlerine hükmedilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin ayrı ayrı KABULÜ ile, Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 26/09/2024 tarihli, 2023/772 Esas - 2024/605 Karar sayılı kararın HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, istinaf eden taraf vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf eden taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36. maddesi gereğince Ankara 3. Genel İcra Dairesinin 2023/127706 Esas sayılı dosyasına yatırılan 890.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun YATIRAN TARAFA İADESİNE,  <br>\t6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/03/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"aa187679c43d8fd7","SID":"75e8f124a160b735"}}