{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/1607 <br>KARAR NO:2025/640<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:19/04/2022<br>NUMARASI:2020/325 Esas - 2022/294 Karar<br>DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ:14/04/2025<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  02/07/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile Yalova istikametinden Termal istikametine düz seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde otomobilinin ön sağ kısımları ile, istikametine göre sağ taraftan ... Yolunu takiben gelerek Yalova istikametine gitmek için Yalova-Termal İl Yoluna çıkarak sola manevra ile dönüşe geçen davalı tarafa sigortalı araç  dava dışı ...yönetimindeki ... plaka sayılı  minibüsün ön kısımlarının çarpışması sonucu, ... plaka sayılı araçta ön yolcu koltuğunda bulunan davacı ...'in yaralandığını, söz konusu kaza sebebi ile müvekkilinin geçici ve kalıcı maluliyetlerinin meydana geldiğini, (6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesi uyarınca) maddi tazminat tutarı belirlenerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 1000 TL'nin, sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işletilecek avans faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine 50.000 TL manevi tazminatın, olay tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte  sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı sigorta şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, ...plaka sayılı aracın müvekkil şirkete 08.09.2016-2017 tarihleri arası geçerli olmak üzere ZMSS sigorta poliçesi ile  sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede  teminat limitinin 330.000 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun araçsürücüsünün kusuru oranında olduğunu, geçici işgöremezlik ve bakıcı giderlerinin tazminat poliçe kapsamında bulunmadığını, tazminat hesabında TRH-2010 Mortalite Tablosunun  esas alınması gerektiğini, mütefarik kusurun araştırılması gerektiğini, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından faizin reddedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 171.320,98 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kabulüne karar verilen alacağa davalı ...yönünden kaza tarihi olan 02/07/2017 tarihinden itibaren, davalı sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 40.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02/07/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı  ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı  ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; karara dayanak alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, eksik evrak ile şirkete başvuru yapılması nedeniyle dava şartı olan sigorta şirkete başvurunun gerçekleşmediğini, maluliyet raporunun ATK 3. İhtisas Dairesinden alınması gerektiğini, dosyada mevcut raporun davacının bizzat muayenesi yapılmaksızın yalnızca evraklar üzerinden değerlendirilerek yetkisiz kurum tarafından hazırlandığını, geçici iş göremezlik tazminatından sigortanın sorumlu olmadığını, TRH-2010 Mortalite Tablosu ve %1,65 Teknik Faiz oranının esas alınması gerektiğini, faize hatalı hükmedildiğini,  ıslah ile arttırılan tutar için ıslah tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 02/07/2017 tarihinde dava dışı sürücü ... yönetimindeki  ... plakalı otomobil ile Yalova istikametinden Termal istikametine düz seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde otomobilinin ön sağ kısımları ile istikametine göre sağ taraftan ... Yolunu takiben gelerek Yalova istikametine gitmek için Yalova-Termal İl Yoluna çıkarak sola manera ile dönüşe geçen davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...yönetimindeki davalı Sigorta Şirketi nezdinde sigortalı ... plaka sayılı  minibüsün ön kısımlarının çarpışması sonucu,  ... plaka sayılı araçta ön yolcu koltuğunda bulunan davacı ... yaralanmıştır.Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'nün  % 100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile kaza tespit tutanağının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4.  Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre  maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal  Sigorta  Sağlık  İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015  tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında  Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.  (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. -  2024/5474  K.,  2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve  2022/6235 K.,  2021/11515  E. ve   2022/5238 K. sayılı kararları).İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan Marmara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik  hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.Kazaya karışan araç davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı  olup davacı  sigorta şirketine başvuru yaptıktan sonra verilen olumsuz yanıt üzerine dava açıldığına göre KTK'nın 97 madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde  usul ve yasaya  aykırılık  yoktur.TBK'nın 54. maddesi ile KTK'nın 98. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kazadaki yaralanmadan kaynaklanan iyileşme sürecindeki geçici bakıcı gideri, geçici işgöremezlik ve belgesiz tedavi giderlerine ilişkin zarardan sorumluluk, zarara neden olanlar ile bu kişilerin sorumluluğunu poliçe ile üstlenen sigorta şirketine aittir. Başka bir ifadeyle geçici iş göremezlik zararı bedeni zarar teminatı ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi kapsamında olup, 6111 sayılı yasa uyarınca tedavi gideri kapsamında değerlendirilemez. Bu nedenle geçici ve kalıcı bakıcı giderleri zararlarının, poliçedeki tedavi giderleri teminatından, kalıcı işgöremezlik zararının ise sakatlık ve ölüm teminatından karşılanması gerektiğinden davalıların sorumluluklarının sona erdiğine ilişkin istinaf talepleri yerinde değildir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/13975 E. - 2022/7544 K. ve 2021/15255 E. - 2022/7709 K.  sayılı kararları).Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"...\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda  hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E.-  2024/5474  K.,  2023/12136  E. -  2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078  E. - 2022/10550  K. sayılı kararları).KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle  davalı sigorta şirketi vekilinin ıslah tarihinden faiz başlatılmasına ilişkin istinaf talebi yerinde değildir.Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş.  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... A.Ş.  vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  14.435,33  TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye  14.354,63 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.14/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7675cac10f7fcf6","SID":"b3f5f799eefb198c"}}