{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/3740 <br>KARAR NO: 2025/1214<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/10/2024<br>NUMARASI: 2023/707 E - 2024/595 K<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>KARAR TARİHİ: 06/05/2025<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 03.07.2023 tarihinde 00:30 sularında \"... ve ...\" nda yapılan çalışma sebebiyle müvekkili şirkete ait \".. Mh. ... Sk. No:... Fatih/İstanbul\" adresindeki Muratpaşa-İskenderpaşa Otoparkı'nda müvekkili şirkete ait cihazların nötr faz verilerek kullanılamaz hale geldiğini ve davalı kurum kusuruyla zarar gören ... 20.464.88 TL + KDV, b-... Ünitesi, c-240 watt 24 dc ray adaptör , D-Dış ünite fan motoru ve dış ünite inverter kartı yandı ,... Marka, ...Tipi ... kA 4 Adet ..., ... Hareket Sensörü 8 adet, ... Ampul 30 Adetin  yenilenmek zorunda bırakıldığını ve toplamda müvekkili şirket nezdinde 106.419 TL zarar meydana geldiğini, müvekkili şirketin ...'a yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, ancak ... müvekkili şirketin zararını karşılamaktan kaçındığını, arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya dair tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davamızın kabulü ile bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere şimdilik 100 TL maddi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 03.07.2023 den itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 13/06/2024 tarihli  ıslah dilekçesi ile; dava değerini 68.949,55 TL artırmak suretiyle harcını yatırarak 69.049,55 TL olarak ıslah ettiklerini beyanla, dava değeri olan 69.049,55 TL nin haksız fiil tarihi olan 03.07.2023  tarihinden itibaren avans faizi ve tüm faizleriyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin 22/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde tazminat kalemlerini tam olarak belirtmemesi ve her bir miktar için ne kadar tutarda tazminat talebinde bulunduğunu açıklamaması nedeniyle alacak kalemlerini ve her bir alacak kalemi bakımından ne kadar tutarda tazminat istediğini açıklaması gerektiğini, asıl dava dilekçesinde 106.419-TL zararının bulunduğunu, işbu davayı da fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 100 TL maddi zarar olduğundan bahisle iş bu dava açılmışsa da alacak kalemleri ve her bir kalem için ne miktar tazminat talep edilmediğinin açık olmadığını, davacı elektrik kesintileri nedeniyle jeneratör kullandığını, bu nedenlerle de zararının meydana geldiğini iddia etmiş ise de, işbu dilekçe ekinde sunulan bilgi ve belgeler de ilgili tarihlerde herhangi bir kesinti meydana gelmediğinden reddi gerektiğini, yine davacı bu iddiasını ispatlayacak herhangi bir bilgiyi dosyaya kazandırmadığından da reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartlar, ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, iddia olunan hasar davacıya ait elektrik tesisatından kaynaklandığını, dava konusu olay bakımından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, iddia olunan zarar ile davalı müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını beyanla  davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkemece verilen kararda dikkate alınmış, her ne kadar bilirkişi tarafından terditli bir hesaplama yapılmış ise de, bu hesaplamada Ç.Ş.B.(Çevre ve Şehircilik Bakanlığı) Birim fiyatları dikkate alınarak davalının %90 kusuru dikkate alınarak ve davacının ıslah dilekçesi ile bağlı kalarak davanın kabulü gerektiği gerekçesi ile; \"Davanın KABULÜ ile; Davacının toplam 69.049,55TL alacağının 100,00TL sinin olay tarihi olan 03/07/2023 tarihinden, bakiye 68.949,55TL'sinin ıslah tarihi olan 13/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar vermiştir. Kararı davalı ... vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazları karşılanmadan hüküm kurulduğunu,bilirkişi raporunun denetime ve ihtilafı çözmeye yeterli olmadığını,eksik inceleme ve hatalı adres bildirimleri nedeniyle hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini,davacının iç tesisatta kaçak akım rölesi bulunmadığının tespit edildiğini,hasarın meydana gelmesinde davacının tek başına kusurlu olduğunu,olayda davalının illiyet bağının kesildiğini ve sorumluluğunun bulunmadığını,davacı zararının tespit edilen daha arz olduğunun piyasa kayıtlarına göre belirlendiğini,davacının da hasarın giderilmesi için basiretli tacir gibi davranması gerekirken davranmadığını ve zararın artmasına sebebiyet verdiğini,eldeki davaya konu zarara ilişkin müvekkili şirkete yasal süresi içerisinde herhangi bir başvuru yapılmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini,söz konusu hasarın dağıtım şirketinden kaynaklandığının ispat edilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacının talep ettiği alacaklara ilişkin olarak hüküm altına alınan faiz talebini, faiz talebinin türünü ve faiz başlangıç tarihini kabul etmediklerini ve  kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde,davalı istinafının reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava,  hasar gören AG kablosunun onarım  sürecinde AG kablosunda oluşan  faz ve nötr faz temas arızası sebebiyle davacı işletmesinde oluştuğu iddia edilen maddi  zararın tazmini  talebine ilişkindir.Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.69). Yapı malikinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamakta olup, niteliği itibariyle kusursuz sorumluluk türlerinden \"olağan sebep sorumluluğu\"dur. Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Enerji nakil hatları da yapı eseri niteliğinde olup, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirmektedir.  Bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluktur. Elektrik enerjisinin taşındığı enerji nakil hattı ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması sorumluluk için yeterlidir. Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir. Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi, sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, çoğu zaman zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir. Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı  kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır (Prof. Dr. Fikret Eren, Borçlar Hukuku Genel Hükümler 1991 Baskı Cilt 2 sf: 14-15). Öte yandan; Türk Borçlar Kanunu'nun 52 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; \"Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.\" Ayrıca 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 71 inci maddesi ile önemli ölçüde tehlike arz eden işletmenin maliki ve varsa işleteni sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir. Burada malike veya işletene kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik veya işleten ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi ) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin ‘’İkinci’’ bölümünün  ‘’Genel Hükümler’’ başlığı altındaki ‘’Kuvvetli akım tesislerinin güvenliği’’ alt başlığında yer alan 5 inci  maddesi şöyledir:  \"Kuvvetli akım tesisleri her türlü işletme durumunda, cana ve mala herhangi bir zarar vermeyecek ve tehlike oluşturmayacak bir biçimde yapılmalıdır. Herhangi bir kimsenin dikkatsizlikle de olsa yaklaşabileceği uzaklıktaki kuvvetli akım tesislerinin gerilim altındaki bölümlerine (aktif bölümler) dokunulması olanaksız olmalıdır ve ilerideki bölümlerde belirtilen emniyet mesafeleri ile koruma önlemleri sağlanmalıdır.\".  Aynı Yönetmeliğin  ‘’bakım ve onarım’’  başlıklı 27 inci maddesi ise şöyledir: \"Tesislerin ve aygıtların teknik belgelerinde belirtilen aralıklarda bakım ve onarımları yapılmalıdır. Yapılan bakım ve onarımlar kalıcı bir şekilde kaydedilmelidir. Dosya kapsamından  haziran-temmuz 2023 tarihleri aralığında 2337 TM trafo merkezinin bulunduğu \"... Parkı\"'nda Belediye çalışanları tarafından çevre düzenleme çalışmalarının yapılması sırasında  trafodan çıkan AG kablolarında hasarların meydana geldiği, aralıklarla oluşan bu kablo hasarlarının ... yetkilileri tarafından onarımlarının yapıldığı,ancak bu sırada  03.07.2023 tarihinde 00:30 sularında yine 2337 TM tarfo merkezinden davacı işletmesine gelen AG kablosunda arıza oluştuğu (faz-faz veya faz-nötr teması arızası) ve elektriğin kesildiği, 2-3 gün elektriğin kesik kaldığı, AG kablosunda oluşan  faz-faz veya faz-nötr arızasından kaynaklı davacı şirkete ait işletmede bir çok cihazın hasar oluştuğu görülmüştür. Yargılama aşamasında alınan 10/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; \"...Davacı şirkete ait, ... Mahallesi, ... Caddesi, ... Parkı Fatih/İstanbul adresinde bulunan işletmesindeki 1 adet 330A Kontaktörün, 1 adet otomatik transfer şalterinin, 1 adet 240 watt 24 dc ray adaptörün, 1 adet dış ünite fan motoru ve dış ünite inverter kartının,  1 adet izole trafonun, 4 adet C tipi 40 kA parafudurun, 8 adet hareket sensörünün, 30 adet ... armatürün, davalı ... Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunan alçak gerilim besleme kablosundaki arıza nedeniyle hasara uğratıldığı,.. bağlantı noktası (kofre vs.)’ndan sonraki tesisat bina içi tesisattır ve tesis ve bakım sorumluğunun kullanıcıda olduğu bildirilmektedir. Yerinde yapılan incelemede; Elektrik İç Tesisat Yönetmeliğine göre panolarda bulunması gereken kaçak akım koruma rölesinin dava konusu işletmenin panolarında bulunmadığı görülmüştür. Bunun neticesinde davacının %10 müterafik kusuru olduğu, davalı şirketin hasarın oluşumunda %90 kusurlu olduğu, Davacı şirketin asıl alacağının; hasar bedelinin Ç.Ş.B. Birim fiyatları ve piyasa araştırması birim fiyatlarına göre hesaplandığında 69.049,55TL, davacının ödeme yaptığı fatura bedellerine göre hesaplandığında ise 78.550,88TL olduğu, Davacı şirketin dava tarihine kadar birikmiş faizi ile birlikte toplam alacağının; hasar bedelinin Ç.Ş.B. Birim fiyatları ve piyasa araştırması birim fiyatlarına göre hesaplandığında 75.099,12TL, davacının ödeme yaptığı fatura bedellerine göre hesaplandığında ise 85.432,88TL olduğu\" belirtilmiştir. Davacının iç tesisatında kaçak akım rölesinin bulunmadığı bilirkişi tarafından da belirlenmiş olup,bunun olayın meydana gelmesinde davacıya %10 oranında  müterafık kusur verildiği anlaşılmıştır. Bunun yanında ,davalının gerek yapı malikinin sorumluluğu ve gerekse  enerji nakil hatlarının bakım ve onarımından tehlike sorumluluğu açısından sorumlu olacağı açık olduğundan,hasar onarımı sırasında oluştuğu belirlenen faz ve nötr faz teması nedeniyle  meydana gelen arızanın gereği gibi giderilmemesinden dolayı davalı  sorumlu olacağından,davalının olayda %90 oranında kusurlu  tespitinde de aykırılık görülmemiştir.Kusur tespiti ve davacı işyerinde meydana gelen zarar  nedeniyle seçenekli olarak zararın %90 davalı kusuruna göre 69.049,55 TL olarak hesaplandığı ,buna göre kusur ve  zarar  tutarı yönünden alınan bilirkişi raporunun ilgili mevzuat ,taraf ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmıştır. Yeni bilirkişi incelemesinin davaya katkısı olmayacaktır.Ayrıca dava belirsiz alacak davası şeklinde açıldığından davada ıslah edilen kısmın teknik olarak talebin arttırılması niteliğinde olduğu,ıslah kabul edilemeyeceği açık olduğundan zamanaşının dolmadığı kabul edilmelidir. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre davalının istinaf başvurusunun  HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca  reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 4.716,77 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.179,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.537,57 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,)İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/05/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6db949d49f9e7974","SID":"1ac6dd53033d7990"}}