{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/384 <br>KARAR NO\t: 2025/586<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: Dr....  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/215 Esas - 2023/956 Karar<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2025<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 29/04/2025<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; davacının 03.07.2014 tarihinde, yolcu olarak, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile Kaş istikametinden Fethiye istikametine seyrederken, sürücü ...'ın kusuru sebebiyle, karşı istikametten gelen dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile kafa kafaya çarpışıldığını, olay sonucunda davacının yaralandığını, davaya konu yaralanmanın davacının duyu ve organlarından birinin sürekli zayıflamasına, fonksiyonunu sürekli kaybetmesine neden olduğunu, motosiklet sürücüsü olan ...'ın olayda asli kusurlu olduğunu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın olayın meydana gelmesinde bir kusuru olmadığı gibi davacının da kusursuz yolcu konumunda olduğunu ve olayın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığını belirterek, trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacı için, tedavi giderleri, yol masrafları ve diğer masraflar açısından, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 500 TL geçici iş göremezlik dönemindeki efor kaybına bağlı maddi tazminatın, 500 TL geçici iş göremezlik dönemi süresince bakıcı giderinin sigorta limiti aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacı vekili 31/10/2023 tarihli dilekçesi ile; tedavi giderine ilişkin alacak taleplerini 12.573,31 TL olarak ıslah etmiş, bakıcı giderine ilişkin alacak taleplerini 1.034 TL'ye, sürekli iş göremezliğe ilişkin alacak taleplerini 254.392,69 TL'ye artırmıştır.<br>\tDavalı vekili 01/07/2020 tarihli cevap dilekçesinde; davacının motosiklette yolcu olarak bulunması sırasında meydana gelen kazada yaralanmasına ilişkin raporları incelendiğinde koruyucu ekipman (kask, dizlik vb.) kullanmadığının açık olduğunu, davacının 1999 doğumlu sürücünün kullandığı araca 2014 yılında bindiğini, davacı yanın zararın artmasında kusuru bulunduğunun aşikar olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine karar verilmesi halinde %20'den az olmamak kaydı ile, müterafik kusur indirimi yapılması talepleri bulunduğunu, yine kabul anlamına gelmemek ile beraber, davalı aleyhine karar verilmesi halinde, müterafik kusur indiriminden ayrı olarak %20'den az olmamak kaydıyla hatır taşıması indirimi yapılması, davalının efor kaybı, tedavi masrafları ve bakıcı giderlerinden dolayı sorumluluğu bulunmadığını, yine kabul anlamında gelmemek ile beraber, davacı tarafça kazaya ilişkin yeterli bilgi ve belge ile başvuruda bulunulmadığından, davalı aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davaya konu sigorta poliçesi incelendiğinde; ... plakalı hususi nitelikteki araç için 27/01/2014 ile 27/01/2015 tarihleri arasında tanzim edildiği, kişi başına ölüm ve sakatlanma limitinin 268.000 TL olduğu, davacının 12/05/1999 doğumlu olduğu, dava tarihinde ülkemizde psikoloji bölümü lisans öğrencisi iken davadan sonra okul kaydını sildirdiği, davacı vekilince davacının yurt dışında psikoloji bölümü lisans öğrenimine devam ettiğinin bildirildiği, sosyal ve ekonomik durum araştırması ile geçimini ailesinin sağladığının bildirildiği, davalının öğrenim gördüğü psikoloji bölümünden mezuniyeti halinde elde edebileceği muhtemel gelir yönünden dernek, kurum ve kuruluşlardan sorulduğu, Kaş Asliye Ceza Mahkemesi'nin (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) 2014/935 Esas - 2021/644 Karar sayılı ilamı ile, kaza tarihinde 16 yaşında olan suça sürüklenen çocuk, motosiklet sürücüsü ...'ın şerit değiştirme kuralına uymaması nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında SSÇ'nin asli kusurlu olduğu, hakkında ek takipsizlik kararı verilen sürücü ...'in kusurunun bulunmadığı, katılan ...'un tali kusurlu olduğu gerekçesiyle SSÇ ...'ın üzerine atılı taksirle yaralama suçunu işlediğinin sabit olduğundan bahisle mahkumiyetine karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, Kaş Asliye Ceza Mahkemesi'nce aldırılan Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 24/02/2016 tarihli 867 sayılı raporu ile, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın şerit ihlali yaparak, karşı istikametten gelen sürücü ...'ın kullandığı otomobil ile önlemsizce çarpışması sonucu meydana gelen olayda dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile trafik kazasının oluşumunda asli kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, yolcu konumunda olan ...'un kurallara aykırı biçimde kask takmadan motosiklete binip yolculuk yaptığı ve kendi can güvenliğini tehlikeye attığından kazanın oluşumunda alt düzeyde tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, Kaş Asliye Ceza Mahkemesi'nce aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonu'nun 25/12/2018 tarihli 15797 sayılı raporu ile; ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın asli kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, yolcu konumunda olan ...'un kendi can güvenliği açısından tehlike arz etmesine rağmen kasksız biçimde  meydana gelen kaza neticesi başından da yaralandığı, bu şekildeki yaralanması olayı üzerinde dikkat ve yükümlülüklerine aykırı davranışı ile alt düzeyde tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece aldırılan17/03/2021 tarihli bilirkişi raporu ile, ... plakalı motosiklet sürücüsü ...'ın trafik kazasının oluşumunda asli kusurlu olduğu, dava dışı araç sürücüsü ...'ın kusursuz olduğu, yolcu konumunda olan davacının kazanın oluşumunda kusursuz olduğu ancak, koruyucu tertibat olarak kask takmadığından müterafik kusurunun değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi tarafından hazırlanan 06.09.2021 tarihli Adli Sağlık Kurulu raporu ile, davacının 03.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve bu yönetmelik yetersiz kaldığında “Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kabı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği“ dikkate alındığında meslekten kazanma gücündeki kayıp oranının olay tarihindeki yaşına göre %54, rapor tarihindeki yaşına göre %53 olduğu, değerlendirmeye esas yönetmelik uyarınca şahsın yaralanma nedeniyle sürekli bakıma muhtaç olmadığı, geçici olarak bakıcıya muhtaç olunan süre ile ilgili olarak Yönetmelik'te bir değerlendirme olmamakla birlikte olaya bağlı femur kırığı nedeniyle bakıcıya ihtiyaç duyacağı sürenin 1 ay olarak kabulünün uygun olacağı,  tıbbi iyileşme süresinin 9 ay olarak kabulünün uygun olacağının rapor edildiği, İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 23.05.2022 tarihli raporu ile, davacının 03.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve bu Yönetmelik yetersiz kaldığında “Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" dikkate alındığında meslekten kazanma gücündeki kayıp oranının %7,2 olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin rapor edildiği, davacının bakıcı gideri bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla aldırılan ek rapor kapsamında İstanbul 2. Adli Tıp İhtisas Kurulu Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın 30.11.2022 tarihli raporu ile, davacının 03.07.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği” ve bu yönetmelik yetersiz kaldığında “Çalışma ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği\" dikkate alındığında meslekten kazanma gücündeki kayıp oranının %7,2 olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %8 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 ay kadar uzayabileceği, başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içinde 1 ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğinin rapor edildiği, mahkemece aldırılan 17/05/2023 tarihli aktüer ve doktor bilirkişi raporu ile, davacının 03.07.2014 kaza tarihinde 15,14 yaşında olup muhtemel bakiye ömrünün 63,66 yıl olduğu, 65 yaşında (12.05.2064) emekli olacağı kabul edilerek TRH2010 Yaşam Tablosu, Prograsif Rant %10 artırım-%10 yöntemi, bilinen en son asgari ücret dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde, davacının lisans eğitimi gözönüne alındığında ortalama gelirinin asgari ücretin yaklaşık 1,66 katı olacağının hesap edildiği belirtilerek, kaza tarihinde 15,14 yaşında olan davacının yaşı itibariyle geçici iş göremezliği hesaplanamadığından geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı, bakıcı giderinin 1.134 TL olduğu, sürekli iş göremezlik tazminatının %7,2 engel oranına göre 599.543,82 TL olduğu, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporunda belirtilen %8 engel oranına göre 666.159,80 TL olduğu, yine davacının dosya kapsamına göre tedavi giderleri olarak refakatçi ücretleri, hastanın tedavisi sırasında refakatçi ile birlikte temel ihtiyaçları, yol ücretleri, ortez giderleri, dosya içeriğindeki tedavisi ile ilgili fiş ve fatura giderleri esas alınarak 12.573,31 TL SGK dışı yapması gereken zorunlu tedavi gideri bulunduğunun belirtildiği gerekçesiyle; \"Davanın kısmen kabulü ile; 203.514,15 TL sürekli iş görmezlik tazminatı, 827,20 TL bakıcı gideri tazminatı, 10.058,65 TL tedavi gideri tazminatı olmak üzere toplam 214.400,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 21/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ...Ş. vekili, yargılama kapsamında alınan maluliyet raporunun  usulüne uygun olmadığını, maluliyet raporları arasında çelişki meydana gelmesine rağmen işbu çelişki giderilmeden karar verildiğini, maluliyet raporunun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmesi gerektiğini, Erişkinler  İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu alınmadığını, bununla birlikte Ege Üniversitesi'nden alınan raporda ve İstanbul Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi'nden alınan iki raporda da meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlendiğini, ancak oranlar arasında çelişki bulunduğunu, tedavi giderine ilişkin olarak müvekkil şirketin  sorumlu tutulamayacağını, kusur oranını kabul etmediklerini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, tazminat hesabının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıç tarihinin hatalı hesap edildiğini, talep edilen asıl miktara dava tarihinden ve ıslah sonrası tutara ise ıslah tarihinden başlayarak yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavacı ... vekili istinaf dilekçesinde, yerel mahkemece müterafik kusur indirimi uygulanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında müterafik kusur indirimi yapmasına sebep olarak davacının ehliyetsiz sürücünün motosikletine binmesini ve koruyucu tertibat kask takmayarak başından yaralanmasını gösterdiğini, davacı müvekkilin herhangi bir şekilde başından yaralanması, başını bir yere vurması sebebiyle maluliyetinin oluşmasının söz konusu olmadığını, davacı müvekkilin yaralanmasının ve kaza sonucunda oluşan maluliyetinin ayağından olduğunu, yerel mahkemece kabulüne karar verilen maluliyet oranının  hatalı olduğunu, davacı müvekkilin ücretine ilişkin olarak yapılan tespit ve tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararı incelendiğinde dosya içeriğinde yer alan hesap bilirkişisi raporuna itibar edildiği ve davacı müvekkilin ücretinin asgari ücretin 1,66 katı olarak tespit edildiğinin görüldüğünü, yapılan bu ücret tespiti son derece düşük olup müvekkilin kazanacağı gerçek ücreti yansıtmadığını, davacı müvekkil eğitimini ... Üniversitesi Psikoloji bölümünde tamamladığını, müvekkilin aldığı eğitim İngilizce olup iş hayatı da yurt dışında devam edecek ve kazancı döviz kuru ile olacağını, yerel mahkemece artan asgari ücret oranları dikkate alınmadan eski asgari ücret miktarları dikkate alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporunda 2023 yılı ilk dönemine ilişkin asgari ücret üzerinden hesaplamaların yapıldığını, ancak mahkemece tarafımıza bedel artırım dilekçesi sunmak üzere süre verildiğinde 2023 yılı ara asgari ücret zammı gerçekleştiğini ve yeniden hesaplama yapılması ve ara karardan rücu edilmesi talep edilmişse de  mahkemece talebin kabul görmediğini, davacı müvekkil lehine geçici iş göremezlik tazminatı hesaplanmamasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosya içeriğinde yer alan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu Raporu'na ve Adli Tıp Kurumu raporuna göre müvekkil 9 ay boyunca, geçici olarak iş göremez halde olduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar müvekkilin yaşının küçüklüğü nedeniyle bu döneme ilişkin geçici iş göremezlik hesaplaması yapılmamışsa da bu tespitin  hatalı olduğunu, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki bakıcı tazminatının hatalı şekilde hesaplandığını, rapordaki bakıcı hesabı yalnızca müvekkilin hastaneye gittiği dönemlerde kendisine refakat edilmesi hususuna ilişkin olarak değerlendirildiğini, oysa ki yukarıda da belirtildiği üzere dosya içeriğinde yer alan raporlarda müvekkilin tam olarak iyileşme süresi 9 ay olarak tespit edilmiş olup, bu sürenin tamamı boyunca müvekkilin yalnızca hastaneye giderken değil her anında bir bakıcıya ihtiyaç duyduğunu, bilirkişi raporunda hiçbir şekilde müvekkilin psikolog harcamaları tedavi giderleri başlığı altında dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik, sürekli iş görmezlik tazminatı, geçici bakıcı ve tedavi giderine ilişkindir.\t<br>\tMaluliyete yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; <br>\tHaksız fiilden kaynaklanan cismani zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarına dayalı maddi tazminat davasında, maluliyet durumunun doğru şekilde tespit edilmiş olması önemlidir. Zarar görenin maluliyet durumunun tespitinde; mahkemece alınan raporlar arasında çelişki bulunması halinde ve taraflarca rapora itiraz edilmesi durumunda raporlar arasında çelişki giderilmeden karar verilmez.<br>\tYerleşik Yargıtay uygulamasına göre, maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tEge Üniversitesi tarafından düzenlenen raporda, bu bulgulara dayanılarak olay tarihinde öğrenci olduğunu beyan eden 12.05.1999 doğumlu ...'un 03.07.2014 tarihli trafik kazasına bağlı olarak oluşan Meslekte Kazanma Gücünde Meydana Gelen Azalma Oranı olay tarihinde yürürlükte olan “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Resmi Gazete, Ağustos 2013, 28727 sayılı) ve bu Yönetmeliğin yetersiz kaldığı durumlar için, “Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” (Resmi Gazete, Ekim 2008, 27021 sayılı) eklerinden faydalanılarak hesaplandığında; sonuç olarak, birden fazla arıza olması nedeniyle Balthazard Formülü uygulandığında Meslekte Kazanma Gücündeki Azalma Oranı şahsın olay tarihindeki yaşına göre % 53 (yüzde elli üç) ve bugünkü yaşına göre de %54 (yüzde elli dört) olarak bulunduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu'ndan alınan raporda ise,  A-03/08/2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği ile bu Yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup1 kabul olunarak:  Gr1    XII(16Ca…………….15)A    %19x1/2=%9,5 E cetveline göre %7,2(yüzdeyedivirgüliki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş olup, iki rapor arasında, trafik kazasına ilişkin benzer yaralanmalar tespit edilmişken, raporlar arasında tespit edilen özür oranları arasında fark bulunduğu gibi tespit edilen özürün kazayla illiyetinin de denetime elverişli şekilde tespit edilmediği anlaşılmaktadır. \t<br>\tHer iki raporda, aynı yönetmelik hükümleri uygulanmasına rağmen farklı maluliyet/özür oranına ulaşıldığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu durumda, mahkemece alınan maluliyet raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı gözetilerek, Adli Tıp Üst Kurulu'ndan; kaza tarihindeki  hükümlerine göre kaza nedeniyle davacıda hangi arızalar nedeniyle ve hangi oranda maluliyet ve/veya geçici iş göremezlik oluştuğu ve bakıcı ihtiyacı bulunup bulunmadığı konusunda, açık net, denetime elverişli nitelikte yeniden maluliyet raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tDiğer taraftan, müterafik kusur konusunda,  zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir. <br>\tMahkemece, KTK'nın 78. maddesi ve kask takılmayışı ile maluliyet sebebi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı konusunda da Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması, koruyucu  ekipmanın takılmayışının  illiyeti bulunduğunun saptanması halinde, TBK'nın 52. maddesi uyarınca tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle  karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.<br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir.<br>\tHatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıması ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun “Genel Hükümlerin Uygulanması” başlıklı  87. maddesi; “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” hükmünü içermektedir. <br>\tSöz konusu hükümden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu hatır veya nezaket için hiçbir bedel almadan yolcu götüren aracın işleticisini ve buna bağlı olarak sürücü ve işletenin sorumluluğunu yüklenen zorunlu mali sorumluluk sigortasının sorumluluğunu genel hükümlere tabi tutmuştur.<br>\tBu nedenle, davalı cevap dilekçesinde hatır taşıması indimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş olup, mahkemece bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaması isabetsizdir.<br>\tKabule göre de, tazminatın kapsamını belirleme biçimi ve tazminattan yapılacak indirimler ve sıralaması TBK 51 ve 52. maddelerinde düzenlenmiş olup, müterafik kusur indirimi  belirlenen tazminattan yapılacağından poliçe limiti üzerinden indirim yapılarak sonuca gidilmesi  ve kaza tarihinde sakatlık ve tedavi gideri için ayrı teminat limitlerinin bulunduğu, bakıcı giderinin tedavi limiti kapsamında olduğunun gözetilmemesi de isabetsiz bulunmuştur. <br>\tAçıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklanan hususlardaki değerlendirmeler yapılarak, davanın esası hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre  sair istinaf sebeplerinin incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekili ile davalı  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, Ankara 5.  Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 25/12/2023 tarihli, 2020/215 Esas - 2023/956 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının isteği halinde yatıran tarafa iadesine, <br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine,<br>\t5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 29/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br><br>\t\t\t\t<br>...<br> ...<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c8717da9d4948a6","SID":"b1e6ffe2c505f7c2"}}