{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ     Esas-Karar No: 2023/552 Esas - 2025/155<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br><br>\tT.C.<br>\tANKARA<br>\t5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>GEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2023/552 Esas<br>KARAR NO\t: 2025/155<br><br>HAKİM\t:......<br>KATİP\t: ......<br><br>DAVACI \t: ......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ......<br>\t  Av. ......<br>\t  Av. ......<br>DAVALI \t: 1-......<br>VEKİLİ\t: Av. ......<br>DAVALI \t: 2- ......<br>VEKİLLERİ\t: Av. ......<br>\t  Av. ......<br>\t  Av. ......<br>DAVA\t: Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/12/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH  \t: 16/04/2025<br>Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava ve replik dilekçelerinde özetle; Müvekkili şirketin çeşitli sektörlerde 40 yılı aşkın tecrübe ve yatırımı olan ... şirketlerinin bir parçası olduğunu, 1999 yılında sabun üretim ve satışı ile faaliyete başladığını, günümüzde sabunun yanında gliserin ve hijyen/kişisel temizlik ürünleri ile tüketiciler nezdinde tanınır ve güvenilir bir marka haline geldiğini, müvekkili şirketin 2000 senesinden beri “......” markalarını kullandığını, 2013 senesinde “...” markasını kullanmaya başladığını ve ... nezdinde de...... tescil sayısı ile adına tescil ettirdiğini, davalı şirketin ... sayılı “...” ibareli marka başvurusuna müvekkişi şirket tarafından itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak ... ...'nın ... sayılı kararı ile reddedildiğini, müvekkili adına tescilli ......sayılı markalar bulunduğunu, bu markaların müvekkili şirket tarafından müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkiline ait tescilli markaların varlığına rağmen dava konusu marka başvurusuna itirazın reddedilmesinin anlaşılmasının mümkün olmadığını, dava konusu marka ile müvekkili markaları arasında iltibas ve karıştırılması tehlikesi olduğunu, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, markaların kapsadığı emtianın da aynı ve benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin mesnet gösterdiği markalarını ciddi suretle kullandığını, davalının cevap dilekçesinde belirttiği bir kısım markaların mahkeme kararı ile kullanmama nedeniyle iptal edildiğini beyanla; ... ...'nın ... sayılı kararının iptaline, ... sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markaların iltibasa sebebiyet vermeyeceğini, ortalama tüketicilerin taraf markalarını karıştırma olasılığı bulunmadığını, markaların kavramsal, görsel, işitsel bakımdan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden birbirlerinden farklı markalar olduğunu, davalı şirketin 2001 yılından itibaren tescilli aynı esas unsurlu markaları bulunduğunu, dava konusu markanın davalı şirket markalarının serisi niteliğinde olduğunu, dava konusu markanın başka bir markaya yanaşması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı şirketin kötü niyet iddiasını ispat edemediğini, ... kararının usule ve hukuka uygun olduğunu beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı şirket vekili cevap ve düplik dilekçelerinde özetle; Müvekkili şirketin 1999 yılında kurulduğunu, Türkiye genelinde 51 ilde 152 mağaza ile hizmet verdiğini, müvekkili şirketin markalarını ciddi ve yoğun bir şekilde kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, “...” esas unsurlu markalar bakımından müvekkili şirketin üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davacıya ait “...” ibaresini içeren markaların müvekkili markalarını taklit amacı ile tescile konu edildiğini, müvekkili şirketin “...” esas unsurunu çok uzun yıllardan bu yana ticaret unvanı olarak da kullandığını, müvekkili şirket tarafından davacının markalarına karşı hükümsüzlük davası açıldığını, davacının mesnet markalarının hükümsüzlük tehdidi altında olduğunu, davacının kendisi aleyhine ikame edilen davalarda taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını iddia ettiğini, bu dosyada markaların karıştırılacağı iddiasında bulunmasının çelişkili olduğunu, davacının kötü niyet iddiasının soyut olduğunu, müvekkili şirketin “...” ibaresini muhafaza ederek seri markalar oluşturma amacında olduğunu, davacının markalarını ciddi anlamda kullanmadığını, davacının markalarını sadece şampuan satışı bakımından kullandığını, kullanılmayan markalara karşı kullanmama def'i ileri sürdüklerini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:<br>Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı,  ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (HMK m.166/1)<br>Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (HMK m.166/4)<br>Mahkememizin ......Esas sayılı dava dosyasının tarafları ile iş bu dava dosyasının taraflarının aynı olduğu, davaların benzer sebeplerden doğduğu, bu nedenle, iş bu esasa kayıtlı dava ile mahkememizin ...... Esas sayılı dava dosyasında bağlantı bulunduğu anlaşıldığından, iş bu esasa kayıtlı davanın mahkememizin......Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:<br>1-Mahkememizin bu dosyasının bağlantılı bulunduğu ......Esas sayılı dosyasıyla BİRLEŞTİRİLMESİNE,<br>2-Mahkememizin...... Esas sayısının bu şekilde kapatılmasına, bundan sonraki tüm işlemlerin birleştirilen dosya üzerinden yürütülmesine,<br>3-Yargılama giderlerinin asıl dosya içinde ele alınmasına,<br>Dair, davacı vekilinin, davalı kurum vekilinin ve davalı şirket vekilinin yüzüne karşı HMK m.168 hükmü gereği esas hükümle birlikte İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br><br><br><br>Katip ......<br>E-imzalıdır <br> <br> <br>Hakim ......<br> E-imzalıdır<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95c7e912bfa76d61","SID":"c68cdc4561874ed6"}}