{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/863 - 2025/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/863 <br>KARAR NO\t: 2025/882<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07.03.2024<br>NUMARASI\t: 2023/214 Esas - 2024/147 Karar<br><br>İSTİNAF YOLUNA<br>BAŞVURAN DAVACI\t: SARDUNYA PETROL NAKLİYAT İNŞAAT OTOMOTİV HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ [25979-08004-52148] UETS<br>VEKİLİ\t: Av...<br><br>DAVALI\t: QNB BANK ANONİM ŞİRKETİ [25999-11656-66793] UETS<br>VEKİLİ\t: Av..<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br>BAŞVURU TARİHİ\t: 08.04.2024  <br>İSTİNAFA GELİŞ TARİHİ    : 14.05.2024  <br>KARAR TARİHİ\t              : 05.05.2025<br>İLAM YAZIM TARİHİ\t: 05.05.2025<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi. Davanın dairemizin görev alanına girdiği, ilk derece mahkemesi kararının kesin olmadığı, istinaf başvurusunun süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirildiği anlaşılmakla;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Sardunya Petrol İnşaat Otomotiv Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 13/10/2003 tarihinde Kocaeli Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla kayıtlı olarak kurulan ... Grup markası altında faaliyet gösteren, kurucusu ... ve ailesi dışında tek bir ortağı bulunmayan, şu an itibariyle oğlu ...'ün tek hissedar ve müdürlüğü altında yönetilen 2008 yılındaki devralmadan itibaren hiçbir zaman ... ailesi dışında başkaca bir hissedarı veya yöneticisi bulunmayan, 2008 yılından bu yana mülkiyeti altında bulunan taşınmazı üzerinde akaryakıt istasyon işletmeciliği yapan bir ticaret şirketi olduğunu, markanın Türk Patent Enstitüsü tarafından korunduğunu, QNB Finansbank Anonim Şirketi'nin İcra İflas Kanun'undaki görev ve sorumluluklarını bilinçli olarak kötüye kullanarak İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7779 Esas sayılı dosyası üzerinden aldığı talimatla Kocaeli İcra Müdürlüğü'nün 2022/686 Talimat sayılı dosyası üzerinden müvekkilinin şirkete 11/11/2022 tarihinde evrak araştırması adı altında gelinmesini sağladığını, dosya borçlusu olduğu öğrenilen ... isimli kişinin 2019 yılında 5 ay sigortalı çalışmasını gerekçe göstererek haciz ve muhafaza talep ettiğini, haciz öncesi istenen tüm resmi belgelerin izah ve ibraz edildiğini, adreste müvekkili Sardunya Petrol Şirketi'nin faaliyet gösterdiğinin ve bu adresin akaryakıt istasyonu olduğunun tartışmasız olduğunu, görevlendirme yoluyla getirilen 4 adet polis memur nezaretinde yaklaşık 4 saat süren işlemler sonunda komşu esnaf ve müşterilerin gözleri önünde şirketin tüm bilgi ve belgeleri, arşiv kayıtları gibi kayıtlar bulunmasına rağmen müvekkili şirketin mülkü üzerinde yer alan ve yine müvekkili şirkete ait olan menkullerin haczedildiğini, yapılan haczin haksız ve kötü niyetli olduğunu, İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün kararı 12/10/2022 tarihinde QNB Finansbank Anonim Şirketi'ne tebliğ edildiğini, ancak süresinde müvekkili şirketin aleyhine herhangi bir dava açılmadığını, bu nedenle yapılan haczin haksız olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığını, müvekkili şirketin davalının haksız haciz uygulamasına karşı koymak ve hukuki haklarını kullanabilmek amacıyla avukatlık hizmeti almak zorunda kaldığını ve bir takım ödemeler yaptığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.401,00 TL maddi ve 25.000,00 TL manevi tazminatın haciz tarihi olan 11/11/2022 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın davasında haksız olduğunu, haciz sırasında hiçbir şekilde haciz adresinde bulunan firmanın çalışması ve işleyişinin engellenmediğini, yapılan evrak araştırmasının yargıtay içtihatları gereğince usulüne uygun olduğunu, istihkaklı haciz sırasında evrak araştırmasının mutlak gerekli olduğunu, araştırılan evrakların sadece ve sadece icra memuru tarafından tarandığını, bu sebeple kişisel verilen gizliğini ihmalin söz konusu olmadığını, evrak araştırması sırasında borçlu ...'nın ismi davacı bilgisayarının arama kısmına yazıldığında 2 adet e mail bulunduğunu, bulunan bu belgelerin icra memuru tarafından dosyaya alındığını, değerlendirmesinin icra müdürü tarafından yapıldığını, haciz sırasında borçlu şahsın isminin bulunduğu e mail görüntüsünün dosyaya alınmasının son derece olağan bir işlem olduğunu, icra memurunun borçlunun adını gördüğünü ve doğal olarak tutanağa derç ederek görüntüsünü dosyaya eklediğini, icra memurunun görev ve sorumluluğunun borçlulara ait belgeleri araştırıp dosyaya alarak kararı esas icra müdürlüğüne bırakmak olduğunu, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu, haciz işlemi sırasında davacı yanın iddialarının aksine hem icra memurunun hem taraflarınca haciz işlemlerinin davacı taraf mağdur edilmeden gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle; haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, kötü niyetli talep sebebiyle taraflarına tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İlk derece mahkemesi tarafından, maddi ve manevi tazminat davalarının ayrı ayrı reddine,  karar verilmiştir.  <br>Yerel mahkemenin bu kararına davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı banka gibi bazı bankaların İİK kapsamındaki yetkilerini kötüye kullandıklarını, kanun koyucunun özel olarak koruma amacı güttüğü gruplar için uygulanan işçi yararına yorum, tüketici yararına yorum, konut ve çatılı iş yeri kiracısı lehine yorum ilkelerinin yanına bir de bankaların korunması gibi bir ilkenin fiilen eklendiğini, diğer ilkelerin yasal dayanakları mevcut iken, bankalara fazladan tanınan bu hukuki himayenin yasal bir dayanağının olmadığını, haksızlığı yapanın yanına kar kaldığı bir düzenin, hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını, bu durumun, hem mülkiyet hakkının hem de adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geldiğini, tüm komşu işyerlerinin ve müşterilerinin önünde kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimselerin, bu sebeple yapmak durumunda kaldığı harcamalar için maddi tazminatın yanı sıra manevi tazminata hükmedilmesini de gerektirdiğini, dolayısıyla ilk drece ahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmaza ait tapunun iptal edilerek orman vasfıyla tescil edilmesi hususunda takdir ve sorumluluğun Orman İdaresi'ne ait olduğunu, davalı Hazineye mesuliyet yüklenemeyeceğini, Yargıtay emsal kararları doğrultusunda tazminatın tespiti hususunda dava konusu taşınmazın şerh konulduğu tarihteki değerinin tespit ve tekdir edilmesi gerekirken yerel mahkemece taşınmazın günümüzdeki rayiç bedeli üzerinden tazminata hükmetmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme neticesinde verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. \t<br>Dava, haksız haciz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemesince somutlaştırılan maddi tazminat isteminin, haciz işlemleri nedeniyle vekalet ücretine  hasredilmiş olduğu, davacı tarafından avukatına serbest meslek makbuzu ve banka ödemesi yoluyla ödenen tutarın 19.600,00 TL olduğu ancak davacı tarafça kısmi dava şeklinde açılan maddi tazminat davasında fazlaya  ilişkin haklar saklı tutularak; 6.401,00 TL harca esas dava değeri gösterildiği ve aşamalarda maddi tazminat talebinin ıslah edilmediği anlaşılmaktadır.<br> Türk Borçlar Kanunu’nun 58. maddesine göre manevi tazminata esas  haksız fiil nedeniyle tazminat sorumluluğunun doğması için kusurun varlığı gereklidir. Haciz işleminden kaynaklı manevi tazminata hükmedilebilmesi için haciz talebinde bulunan tarafın, borçlu olmadığını bildiği veya borçluya ait olmadığını bildiği kişi ve eşyaya yönelik haciz talep etmesi ve sonucunda haczin gerçekleşmesi gerekmektedir. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. <br>Öte yandan, Haczin haksız olması ve bundan maddi zarar doğması halinde, alacaklı kusurlu olmasa dahi zarar görene maddi tazminat ödemekle yükümlüdür. Başka bir ifade ile davalı davacının uğradığı maddi zarardan kusursuz sorumluluk esasına göre sorumludur. (Yargıtay 4. HD 2015/5993 E-2016/5383 K sayılı ilam)<br>Somut uyuşmazlıkta, davalı takip alacaklısı tarafından, kambiyo senedinden kaynaklı olarak dava dışı ... ve Akarhan Lojistik San. Ve Tic. A.Ş. aleyhine İstanbul 4. İcra Müdürlüğü 2022/7779 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış oldukları, davalı takip alacaklısı tarafından, 11.11.2022 tarihinde borçlulardan ... yönünden menkul  haczi için İstanbul 4.İcra Müdürlüğünün 2022/7779 Esas sayılı takip dosyası üzerinden haciz talimatı yazısı alınmış olduğu haciz talimatının içeriğinden anılan borçlunun talimata esas adres bilgilerine yer verilmediği bunun yerine talimat yazısında \"Alacaklı vekilince gösterilecek adresler\" ibaresinin yazılı olduğu anılan haciz talimatının Kocaeli İcra Dairesi 2022/686 Talimat Sayılı dosyası kapsamında ve davalı alacaklı vekilince borçlulardan ...'nın adresi olduğu beyan edilen davacı Sardunya Petrol Naklıyat İnşaat Otomotiv Hayvancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi (Alemdar VD - VKN: 919 028 7459) ait akaryakıt istasyonu işletmesinin faaliyet gösterdiği\" ... İzmit/KOCAELİ\" adresine gidilerek menkul haczi ve iş yeri kayıt ve belgeleri üzerinde evrak incelemesi ile iş yerine ait bilgisayarlar üzerinde inceleme yapıldığı, davacı şirketin istihkak iddiası ve itirazları nedeniyle icra memurunca muhafaza işlemi yapılmayarak 2004 sayılı İİK 99.maddesine göre üçüncü kişi davalı takip alacaklısına üçüncü kişiye karşı istihkak iddiası nedeniyle icra Mahkemesince başvurmak üzere süre verilerek muhafaza işlemi yapılmadan, mahcuzlar davacı üçüncü kişi şirket yetkilisine yed-i emin olarak bırakılmak suretiyle haciz işlemlerinin sonlandırıldığı anacak davalı takip alacaklısı tarafından sonrasında İİK 99.maddesi işletilmeyerek; davacı üçüncü kişinin istihkak iddiasının kesinleştiği anlaşılmakta olup; bu hususta taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Her ne kadar ilk derece mahkemesince  yapılan işlemlerin takip hukukundan  kaynaklanan prosedürler olduğu ve uygulanan haciz işleminin kaydi olduğu gerekçesiyle davalı takip alacaklısının haksız ve kötü niyetli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine dair karar verilmiş ise de incelenen dava dosyası, takip dosyaları, Ticaret Sicil, Vergi Dairesi ve SGK kayıtlarına göre davaya konu iş yerinin davacı ticaret şirketine ait akaryakıt istasyonu işletmesi olduğu, dava dışı takip borçlusunun davacı şirketin sahibi ya da ortağı olduğu ya da haciz yapılan iş yerinin dava dışı borçlunun bilinen adresleri ya da kişisel işletmesi olduğuna dair makul gerekçelendirilmiş ve somut belgeye dayalı bir  iddia  ileri sürülmeden yapılan cebri icra işlemlerinin pek açık dayanaksızlık hali nedeni ile ağır hukuka aykırılık ve haksızlık unsuru içerdiği yanı sıra dava dışı borçlunun davaya konu iş yerinde sigortalı çalışan olduğunun kabul edilmesi halinde ise 2004 sayılı İcra İflas Yasasının 355.maddesine maaş haczi için müzekkeresi yazılmak yahut dava dışı borçlunun davacı üçüncü kişiden hak ve alacağının bulunduğunun düşünülmesi halinde ise İİK 89.maddesine göre işlem yapılmak icap ederken; somutlaştırılmayan ve davalı tarafından izâh edilmeyen nedenlerle davacı şirkete ait iş yerinde, bu iş yerinin öncesinde kısa süreli sigortalı çalışanı olduğu anlaşılan borçlunun borcundan dolayı, menkul haczi ve evrak araması işlemleri yapılmasının, hacizde orantılılık ve makullük ilkesine aykırı olduğu gibi ölçülülük aşılmak suretiyle üçüncü kişi üzerinde tazyik unsuru oluşturduğu ve bu anlamda borçluyla ilgisi olmayan adreste yapılan tüm işlemlerinde haksız ve kötü niyetli olduğunun kabulü gerektiğinden; davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmüştür.<br> Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek; davacının maddi tazminat isteminin tamamen, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi hatalı bulunmuş ise de; bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve maddi tazminat isteminin \"taleple bağlı olarak\" kabulü ile 6.401,00 TL maddi tazminatın, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın, haksız eylem tarihi olan 11.11.2022 tarihinden  itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine  dair yeniden esas hakkında hüküm  kurmak gerekmiştir. <br><br>H Ü K Ü M\t\t: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/214 Esas  2024/147 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-HMK'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden;<br>\tA)<br>  Davacının maddi tazminat talebinin \"taleple bağlı olarak\" KABULÜ İLE;   6.401,00 TL maddi tazminatın haksız eylem tarihi olan 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tB) Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE; 15.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin REDDİNE,<br>\tC) Alınması gereken 1.461,90 TL nispi ilam harcından peşin alınan 536,26 TL'nin mahsubu ile bakiye 925,64 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tD) Maddi tazminat yönünden ; davacı kendini vekille temsil ettiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/2 maddesi gereğince 6.401,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tE) Manevi tazminat yönünden; davacı kendini vekille temsil ettiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T 13/2 maddesi gereğince 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tF) Manevi tazminat yönünden; davalı kendini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tG) 7155 sayılı yasanın 19/12/2018 tarihinde yürürlüğe giren 23.maddesiyle eklenen 6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereğince taraflar arasında yapılan arabuluculuk faaliyeti sonunda, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere Hazine tarafından  Adalet Bakanlığı bütçesinden Kocaeli Arabulucuk Bürosu 2023/10 sayılı dosyası kapsamında karşılan 3.120,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tH) Davacı tarafından yapılan 536,26 TL peşin harç ve  179,90 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tİ) Davacı tarafından yapılan  posta , tebligat gideri 70,00 TL 'nin maddi tazminat talebine ilişkin olması nedeniyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\tJ) Kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,<br><br>\t3- Davacı tarafından yatırılan istinaf ilam harcının talebi halinde iadesine,<br>\t4- Davacı tarafından yapılan 250,00 TL istinaf giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t5- İlk Derece Mahkemesince yazılan 02.05.2024 tarih 2024/235 sayılı harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz olarak iadesinin istenmesine,<br>\t6- Karar tebliği, harç ve avans iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK.362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 05.05.2025<br><br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Üye ...<br> ¸e-imzalıdır<br>...<br>Katip ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br><br><br>*İşbu evrak 5070 sayılı Kanunun 5. Maddesi gereğince Güvenli Elektronik İmza ile imzalanmıştır* <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cdc051a688f776cc","SID":"a92def09680dc0ee"}}