{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1738 Esas<br>KARAR NO:2025/563<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:06/07/2021<br>NUMARASI:2020/767 Esas, 2021/600 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet sözleşmesinden kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:17/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 06-09 Şubat 2020 tarihlerinde yapılması planlanan fuar kapsamında sözleşme imzalandığını ve müvekkili şirketin kendi üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirdiğini, 15.994,00 TL bedelin davalıya ödediğini, fakat davalının fuarı belirtilen tarihler arasında gerçekleştirmediğini, ödemenin iadesi için görüşme yapılmışsa da davalının iadeden kaçındığını ve fuarın ilerde yapılacağını belirterek bir belirsizliğe sürüklediğini,  davalının fuarın yapılacağını taahhüt edildiği tarihten sonra müvekkili şirkete e posta gönderdiğini, fuarın ertelendiğini 10-12 Eylül 2020 tarihinde gerçekleşeceğini bildirdiğini, ertelenen tarihte de fuarın gerçekleştirilmediğini,  pandemi koşullarında fuara katılımlarının çok az olduğu ve müvekkilinin katılma amacını gerçekleştirmesinin mümkün olmadığının da açık olduğunu, fuarın belirtilen tarihte yapılmamasının tamamen keyfi olduğunu, haklı herhangi bir gerekçesi bulunmadığını, sözleşmede, düzenleyenin tek taraflı olarak düzenleme tarihlerini değiştirebileceğinin yazılı olduğunu, çok küçük puntolarla yazılmış ve önceden tek taraflı olarak hazırlanmış, müzakere edilmeyen sözleşme hükümlerinin müvekkilini bağlamayacağını,TBK md 21 uyarınca bu hükümlerin yazılmamış sayılacağını, ödenen bedelin iadesi amacıyla başlatılan takibe itiraz edilmesi üzerine arabulucuya başvurduğunu, ancak anlaşma sağlamadığını belirterek ... Sayılı icra takibine itirazın iptaline davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı fuarın belirlenen tarihte yapılmamasının tamamen keyfi ve haklı gerekçesi olmadığını iddia etse de, davacının iddialarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, söz konusu fuarın 06-09 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmek üzere planlandığını, müvekkili şirket tarafından gerekli başvuruların yapıldığını ve fuarın bu tarihte gerçekleşmesi için gerekli tüm hazırlıkların tamamlandığını, ancak Covid 19 pandemisinin ortaya çıkması ile birlikte alınan önlemlerle birlikte sektörün doğası gereği fuarcılık faaliyetlerinin duracak noktaya geldiğini, müvekkili şirketin de diğer tüm fuar firmaları gibi salgının yoğun yaşandığı tarihler arasında gerçekleştireceği fuarları ertelemek zorunda kaldığını, pandemi süreci ilerledikçe de müvekkili şirketin faaliyetlerinin bizzat devlet tarafından durdurulduğunu, müvekkilinin de bu süreçte çok önemli maddi kayıplar yaşadığını ve mağdur olduğunu, fuarın ertelendiği tarihler arasında aynı koşullarda gerçekleştirileceğini, genel işlem koşullarının tacirler arasında gerçekleşen işlemlerde uygulanamayacağını, tacirin basiretli davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, fuarın ertelenmesinin davacının fuara katılma yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını, davacının hem ödeme yükümlülüğünün hem de fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiğini, fuar katılım sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği davacının fuara katılmaması halinde cezai şart talep haklarının doğduğunu, müvekkilinin pandemiye ilişkin tedbirlerin tümünü aldığını, gerçekleştirilen fuarlara katılımların bir hayli yüksek olduğunu, davacının imzaladığı sözleşmedeki açık hükümler kapsamında davacının sözleşme bedelinin iadesi talebinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; Somut olayda; TBK 136 ve 137 maddeleri uyarınca edimin ifasının tamamen veyahut kısmen imkansızlaşıp imkansızlaşmadığının tespiti gerektiği, TBK m.136 kapsamında bir ifa imkansızlığı bulunmadığı, söz konusu fuarın iptal edilmediği, ertelendiği, taraflar arasında imzalanan fuar katılım sözleşmesinin 2. maddesi incelendiğinde,  davalı şirketin gerekli görmesi halinde fuar tarihini değiştirme hakkı olduğu, bu durumun katılımcıya fesih hakkı vermediği, fuar erteleme kararı nedeniyle davacının hem ödeme yükümlülüğü hem de fuara katılma yükümlülüğünün devam ettiği, davacının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü olup sözleşmenin 2. maddesinin fesih hakkı vermediğini bilmesi gerektiği, fuarın ertelenmesinde davalının kusurunun da bulunmadığı, dosyaya yenilik katmayacağından fuar tarihine ilişkin yazılan müzekkere cevabının beklenilmesine gerek olmadığının değerlendirildiği, buna göre; davacının işbu davayı açmakta haklı olmadığı, sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davalının fuarın ertelendiğini ileri sürmesine rağmen aradan  2 yıla yakın zaman geçtiğini, buna rağmen fuarın yapılmamasından fuarın ertelendiğinden değil iptal edildiğinden söz edilmesi gerektiğini, fuarın yapılacağı ilk tarih olan 06-09 Şubat 2020 tarihlerinde ülkemizde henüz Covid 19 vakasının görülmediğini, fuarın keyfi olarak ertelendiğini, müvekkiline gönderilen tarih değişikliğine ilişkin bildiride iki farklı tarihin yazılı olduğunu, davalının fuarı hangi nedenle ve hangi tarihe ertelediğini bilmediğini, sözleşmede davalının fuarı erteleme yetkisi verilmesi ve erteleme ve yer değişikliği durumunda ödenen bedelin talep hakkı verilmemesinin genel işlem koşulu olması nedeniyle geçersiz olduğunu, genel işlem koşullarının tacirler arasında da geçerli olduğunu, kaldı ki erteleme yetkisinin sınırsız bir şekilde kullanılamayacağını, davalının dürüst davranmakla yükümlü olduğunu, sadece davalı şirkete verilen tarih değişikliği yapma yetkisine dayanılarak bu tarih değişikliğinin müvekkili yönünden incelenmesi yapılmadan hüküm kurulmasının hukuka ayrı olduğunu, iş bu istinaf dilekçesi yazıldığı tarihte bile fuarın yapılmadığını, sürekli ertelendiğini, bu hususun iptal olarak tanımlanması gerektiğini, aksi halde bu kadar süre erteleme yapmanın hakkın kötüye kullanımı olduğunu ve Mahkemece korumayacağını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmişir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, fuar katılım sözleşmesi kapsamında ödenen ücretin iadesi için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya yapılan ödemenin fuarın belirtilen tarihte yapılmaması ve ertelenmesi nedeniyle iadesinin istenip istenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır. ... sayılı icra takip dosyasınında, davacı alacaklı tarafından 15.994,00 TL asıl alacağı tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67. maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, davacının davalıya 02.12.2019 tarihinde 1.596,00 TL ve 05.02.2020 tarihinde 14.398,00 TL olmak üzere toplam 15.994,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.Sözleşmeye göre 06-09 Şubat 2020 tarihleri arasında yapılması gereken fuarın 10-12 Eylül 2020 tarihine ertelendiği, davacının ertelenen tarihte de fuarın gerçekleştirilmediğinden bahisle ödediği bedelin davalıdan iadesini talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı, salgın hastalığın yoğun yaşandığı tarihler arasında gerçekleştirilecek olduğu fuarlarını ertelemek zorunda kaldığını,fuarın ertelendiği tarihler arasında aynı koşullarda gerçekleştirileceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı dava dilekçesinde, davalının gönderdiği e- mail ile fuarın ertelendiğini 10-12 Eylül tarihinde gerçekleşeceğini bildirdiğini belirtmiştir. Davacının e mail çıktısı olarak dosyaya sunduğu ve davalının herhangi bir itirazının bulunmadığı \"Değerli katılımcımız\" başlıklı yazı içeriğinde, erteleme gerekçesi olarak, Yurt dışı acenteleri ve küresel iş ortaklarının yanı sıra çok sayıda katılımcı firmanın tavsiyeleri sonucunda ... Fuarının tarihinin 10-12 Eylül 2020 olarak güncellendiği, ... Derneği ile de yaptıkları istişareler neticesinde hem katılımcı firmaları hem de sektör alıcıları açısından daha faydalı olacağına inandıkları bu değişikliğin özellikle fuarı ziyaret etmek isteyen yerli ve yabancı alım heyetleri tarafından da olumlu karşılandığı, ... Fuarının yeni tarihinde Türkiye'nin doğa üzerine hayata geçirilen en prestijli organizasyonu ..., ... ve ... ile eş zamanlı olarak düzenlenmesinin her iki fuarın katılımcı firmalarına önemli katkılar sağlayacağı, ilgili değişikliğin an hedefinin katılımcının yurt içinden ve dışından yeni iş bağlantıları kurma olanaklarını maksimum seviyeye ulaştırmak olduğu belirtilmiştir. Dosya kapsamında 10-12 Eylül tarihinde fuarın yapıldığına dair bir bilgi bulunmamakta olup, davalı fuarın ertelendiğini belirttiği 10-12 Eylül tarihinden sonraki tarihte sunduğu cevap dilekçesinde fuarın ertelendiği tarihte gerçekleştirileceğini savunmuş, davacı da fuarın yapılmadığı iddia etmiştir.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. Maddesinde: \" .... Katılım Sözleşmesini imzalayarak iş bu formda belirtilen düzenleyicinin ... Merkezinde(kısaca ...) organize ettiği sergi veya fuara (kısaca Fuar) katılmayı kabul eden katılımcı, bu imzadan sonra fuara katılmayı reddetse dahi katılımcının maddi ve manevi yükümlülükleri devam eder. Katılımcı fuar katılım koşulları, sergi veya fuarın yeri Katılımcının fuar alanındaki yeri, düzenleme tarihleri, unvanı vb. hususlarda, düzenleyicinin sektörün talebi, ekonomik durumu, organizasyon gerekleri veya kendi takdiri ile yapacağı değişiklikleri (fuarın kısmen veya tamamen iptali dahil) peşinen kabul eder. Bu durum sözleşmenin fesih nedeni değildir. Katılımcının ücret ödeme yükümlülüğü devam eder. Katılımcı ancak düzenleyicinin yazılı teyidi ile fuardan çekilme hakkına sahiptir. Düzenleyici fuardan 3 gün öncesine kadar hiç bir sebep göstermeksizin yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir ve Katılımcıyı fuardan çıkarabilir.Düzenleyici fuar katılım bedelini fesih/çıkarma/fuar iptali bildiriminden itibaren 30 gün içinde katılımcıya iade eder. Sözleşmenin bu şekilde feshi ... çıkarma veya fuarın kısmen veya tamamen iptali durumunda Katılımcı fuar katılım bedelinden başka masraf, gecikme faizi ya da zarar ziyan adıyla bir talepte bulunmak hakkına sahip olmadığını önceden beyan kabul ve taahhüt eder. \" düzenlemesi yer almaktadır.Somut olayda, yukarıda belirtildiği üzere gerek fuar tarihi ve gerekse davalının fuarı erteleme gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, ortada TBK 136 kapsamında bir ifa imkansızlığı bulunmamaktadır. Sözleşmenin 2. Maddesinde, davalıya fuar tarihini tek taraflı olarak erteleme yetkisi verilmiş ise de, dosya kapsamında fuarın ertelendiği tarihte yapıldığına dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaldı ki fuarın ertelendiği belirtilen tarihte de fuarın yapıldığı davalı tarafından iddia ve ispat edilmediği gibi davalı bu tarih dışında  fuarın başka bir tarihe ertelendiğini de ileri sürmemiştir. Sözleşmeye göre fuarın ertelenmesi davacıya tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih hakkı vermemektedir. Ancak fuarın davalı tarafından ertelenmesi ve ertelendiği tarihte de fuarın yapılmadığı ve yeni bir fuar tarihinin de belli olmaması karşısında davacının ne zaman yapılacağı belli olmayan bir fuar nedeniyle sözleşmeyi ayakta tutması beklenemez. Davalının sözleşmeye göre fuarı erteleme hakkının bulunması, davalıya fuarı belirsiz bir tarihe erteleme hakkı vermeyeceği gibi bu durumun TMK'nun 2. maddesi uyarınca dürüstlük kuralına aykırı düştüğü kabul edilmelidir. Davalı, sözleşme ile üstlendiği edimini dava tarihi itibariyle yerine getirmemiş olup, davacının kusurundan kaynaklı bir durumun varlığı da iddia edilmemiştir. Dolayısıyla davacı tarafından sözleşme kapsamında yatırılan paranın davacıya iade edilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu nedenle açılan davanın kabulü ile davalının icra takibine itirazının iptaline ve davaya konu alacağın belirlenebilir ve likit olması karşısında asıl alacak tutarı yönünden icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekirken davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nun 353/1-b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/767 Esas, 2021/600 Karar sayılı ve 06/07/2021tarihli kararının HMK'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE,2-a)Davanın KABULÜ İLE, Davalının .... Sayılı dosyasına yaptığı itirazının iptali ile, takibin takipteki koşullarla DEVAMINA,b)Asıl alacak olan 15.994,00 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.092,55 TL harçtan davacı tarafından başlangıçta yatırılan 193,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 899,14 TL harcın davalıdan tahsili  ile  HAZİNEYE İRAT KAYDINA,d)Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 54,40 TL başvurma harcı ile 193,41 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,e)Davacı tarafından yapılan 39,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, f)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,g)Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan 15.994,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,h)6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan  1.320,00TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,İstinaf Başvurusu Yönünden;3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,4-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 221,40 TL istinaf harçları ile yapılan 59,50 TL istinaf yargılama gideri olmak üzere toplam  280,90 TL'nin   davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,5-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.2 bendi ile aynı Kanunun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.17/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b981f02b6abbc99f","SID":"5d0d13efca9d5cbc"}}