{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/92 <br>KARAR NO: 2025/494<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 13/10/2021<br>NUMARASI: 2018/125  E. -  2021/704  K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı çalışanının 14.08.2017 tarihli sipariş mailinde belirtilen 631 kalite 7 mm kalınlığında 6 metre ve 631 kalite 10 mm kalınlığında 75 metre malzeme siparişinin, birebir eksiksiz olarak 15.08.2017 tarih ... nolu fatura ile gönderildiğini, davalı çalışanının 16.08.2017 tarihli sipariş mailinde dikkat etmediğini, çubuk olarak algılanacağını düşünmediğini, gönderilen malzemeleri kullanmalarının mümkün olmadığını iade etmez zorunda olduklarını belirterek aynı mailde bu defa malzemenin 631 kalite, 0,7 mm, 6 metre ve 631 kalite 1 mm olarak gönderilmesini istediğini, davalının siparişinin 17.08.2017 tarihli ... nolu fatura ile davalıya gönderildiğini, faturaların ... Kargo ile 17.08.2017 tarihinde davalı çalışanına teslim edildiğini, davalının Gebze ... Noterliği 13.09.2017 tarih, ... yevmiye nolu ihtarnamesinde gönderilen malzemelerin farklı olduğunu belirttiğini, sipariş maili ile istenilen malzemelerin faturalardaki malzemelerle birebir aynı olduğunu, davalı çalışanın da bu konuda hatalı olduğunu mailinde açıkça belirttiğini, davalı tarafından 2. kez sipariş verilmesine rağmen malzemeler kendisine ulaşana kadar başka bir firmadan bu malzemeleri sipariş  ettiğini ve bu malzemeler ihtiyacı kalmadığını belirttiğini, davacı olarak davalının gönderdiği ihtarnameye karşılık  Gebze ... Noterliğinin 25.09.2017 tarih ... nolu ihtarnamesi ile sipariş edilen malzemelerin birebir siparişle uyumlu olarak gönderdiğini ve davalının göndermiş olduğu iade faturalarını kabul etmediğini iş bu iade faturalarına süresinde itiraz ettiğini bildirdiklerini, davalının bu ihtarnameye 02.10.2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile aynı iddiaları yinelediğini, davalının borcuna karşılık hiçbir ödemede bulunmaması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının hiçbir dayanağı bulunmamasına rağmen haksız olarak itirazda bulunduğunu iddia ederek, davalı borçlu şirketin 19.469,04 TL asıl alacak, işleyecek faiz ve ferileri yönünden yapmış olduğu itirazın iptalini ve  takibin devamını . % 20' den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkinin cari hesap ile yürüdüğünün doğru olduğunu, ancak takibe ve davaya konu 19.469.04.-TL davalının borçlu olduğuna dair iddianın dayanaksız olduğunu, böyle bir borç-alacak bakiyesinin kesinlikle bulunmadığını,  davalı şirketin davacının yanlış gönderdiği ürünleri iade ederek \"iade faturaları” kesmiş olduğunu, davalı şirketin cari hesaplarında böyle bir borç görünmediğini, davacı tarafın bu faturaları kabul etmeyip cari hesabına işlemediğinin anlaşılmış olduğunu,  davalı şirketin davacıya gönderdiği mailde metre olarak şipariş ettiği ürünleri, 15.08.2017 tarihli faturada ”631T Paslanmaz Tel” olarak yazdığı halde, davalı şirkete “tel” yerine ”Çubuk” olarak ve \"metre” yerine de “kilogram” yazarak göndermiş olduğunu, faturada tel şeklinde yazıp hatalı gönderdikleri ürünleri davalı şirketin kabul etmeyip iade etmek durumunda olduğunu, davalı şirketin , davacı taraftan doğru ürün gelmesi için tekrar talepte bulunmuş olduğunu, davacının 17.08.2017 tarihli fatura ile doğru ürün göndermiş olduğunu; faturada \"metre” yerine ”kg” yazıp, \"600 gram” olarak göndermiş oldukları teli \"82 kg” olarak fatura etmiş olduğunu, bu durumda da ortaya oldukça fahiş bir fiyat çıkmış olduğunu, davalı şirketin, e-fatura mükellefi olduğundan davacı tarafa hemen iade faturası kesmek zorunda kaldığını ve davacı tarafın hatasını kabul etmeyerek iade faturasını reddetmiş olduğunu, davacı şirketin, Karşıyaka ... Noterliğinden göndermiş olduğu 26/09/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamede \"faturalarda belirtilen malzemeler kg cinsinden değil metre cinsinden satılmaktadır” dediği halde faturalarında ısrarla “kg” olarak yazmış olup, bu da ortaya çok fahiş bir fiyatın ortaya çıkmasına neden olmuş olduğunu, gönderilen malzemelerin farklı olduğu, davalı şirketin ihracat taahütlerinin bulunması ve zamanında ürün göndermemesi halinde yurt dışına tazminat ödemesini önlemek için acilen başka kaynaktan malzeme temin etmek zorunda kalmış olduğunu, davaya konu malzemeyi teslim almış olmalarının faturaya itiraz haklarını ortadan kaldırmayacağı gibi TTK'nun ilgili maddesi gereğince süresi içinde davacının kestiği faturayı reddetmekle içeriğini kabul etmediği iradesini koymuş olduğunu belirterek haksız davanın reddine, kötü niyetli davacının asgari %20 oranında icra tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip ihtilaflı ve ihtilafsız konular ön inceleme duruşmasında resen belirlenerek uyuşmazlığın çözümü doğrultusunda tarafların tüm delilleri tahkikat duruşmalarında toplanıp bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan yargılama sonunda toplanan tüm deliller ile denetlenip benimsenen ve somut olaya uygun görülen bilirkişi raporundaki gerekçeler ve hesaplamalara göre;İtiraz iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı dava olmakla, takip dayanağının cari hesaptan kaynaklanan alacak olduğu, tarafların tacir olduğu ve davacı tarafından ticari defterlere delil olarak dayanıldığı anlaşılmış olup,  davalı alıcının 15.08.2017 tarihli, ... numaralı ve 11.434,20 TL tutarlı fatura içeriğindeki malzemeleri yanlış sipariş verdiği ve %100 kusurlu olduğu, ayrıca 17.08.2017 tarihli, ... numaralı ve 5.605,00 TL tutarlı faturaya konu malzemelerin davacı tarafından makul sürede davalının adresine teslim edilmiş olduğu nazara alındığında davalının siparişi iade etme talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 17.039,20 TL üzerinden ve bu bedele takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz oranı ve cinsi ile faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK 67/2 maddesi gereğince davalının asıl alacak olan 17.039,20 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatına mahkumiyetine davalıdan  alınarak davacıya verilmesine, red edilen kısım üzerinden davalının kötüniyetli tazminat taleplerinin şartları oluşmadığından reddine, karar verilmesi gerekmiş...\" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 17.039,20 TL üzerinden ve bu bedele takip tarihinden itibaren takip talebinde istenen faiz oranı ve cinsi ile faiz yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, İİK'nın 67/2 maddesi gereğince davalının asıl alacak olan 17.039,20 TL üzerinden % 20 icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen kısım üzerinden davalının kötüniyetli tazminat talebinin reddine, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın hakkaniyeti ve hukuka aykırı olduğunu, davacının taraflar arasındaki cari hesap şeklinde yürüyen ticari ilişki bulunduğu iddiası ile takip ve itiraz üzerine itirazın iptali davası açtığını, müvekkili şirketin davacının gönderdiği ürünleri iade ederek iade faturaları kestiğini, müvekkilinin cari hesaplarında böyle bir borcun görülmediğini, davacı tarafın bu faturaları kabul etmeyip cari hesabına işlemediğinin anlaşıldığını, dosyaya sunulan müvekkili firmanın cari hesap dökümünden de anlaşıldığı üzere müvekkilinin borçlu olmadığını, mahkemenin davalının siparişi iade etme talebinin yerinde olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle vermiş olduğu hükmün ne fiiliyat ne de hukuk açısından mümkün olmadığını, ek raporda yanlış sipariş edilen malzemeleri davalı alıcının değerlendirme imkanı olamayacağı, davacı satıcının değerlendirme imkanı olabileceği dikkate alındığında seçim hakkının davalı alıcıda olmasının uygun olduğunun belirtildiğini, mahkemenin 24.11.2020 tarihli hükme esas alınan ek rapora göre verilen kararı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, 29.03.2020 tarihli raporda davacı satıcının 17.08.2017 tarihli fatura içeriğindeki malzemeleri geç teslim ettiği ve %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığının belirtildiğini, 29.03.2020 tarihli raporda satıcının %100 haksız olduğu  belirtilmişken 24.11.2020 tarihli raporda ise taraflarına kusur yüklenildiğini, eski faturalarda tutarsızlıklar olduğunun görüldüğünün bir an için davanın aleyhlerine sonuçlanacağının kabulünde dahi davacının talebinin likit olmamakla müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğunu iddia belirterek, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmalık mevcut değildir. Uyuşmazlık, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi rapor ve ek  raporu ile mahkeme kararının ve kabul edilen miktar yönünden verilen icra inkâr tazminatını tahsili kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı şirket tarafından davacı şirkete ,14.08.2017 tarihli mail yolu ile sipariş verildiği, siparişte 631 kalite 7mm kalındığında 6 mt, 631 kalite, 10 mm kalınlığında 75 olarak açıklandığı, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 15.08.2017 tarihinde irsaliyeli fatura düzenlediği,16.08.2017 tarihli mailde ,davacı şirketin davalı şirkete cevaben ,malzemeleri iade almasının mümkün olmadığını, metre olarak mail atıldığını belirttiği, davalının cevabında, yanlış bir anlaşılma olduğunu mailde dikkat etmediğini ,yakın zamanda da tel siparişi verdikleri için çubuk olarak algılanacağını düşünmediğini, bu malları kullanmalarının mümkün olmadığını o yüzden iade etmek zorunda olduklarını belirterek yeniden sipariş verdiği, davacının yeniden siparişi yerine getirdiği, davalı şirketin 17.06.2017 tarihli irsaliyeli fatura düzenlediği , davalı şirket tarafından davacı adına 13.09.2017 tarihli e-fatura düzenlendiği, davacının davalıya Karşıkaya ... Noterliğinde düzenlenen 25.09.2017 tarihli ihtarname ile davalının ihtarnamesine cevap verdiği ve itiraz ettiği, itirazında gerçekleştirilen siparişteki açık talep doğrultusunda siparişin birebir eksiksiz olarak ulaştırıldığı, hata ve kusurun olmadığı ve faturaların kabul edilmediği belirtilerek toplam 19.469,04 TL cari borcun ihtarname ücreti ile birlikte ödenmesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından 13.09.2017 tarihli gönderilen ihtarnamede ise sipariş edilen ürünlerin hem farklı hem de hatalı faturalarla gönderildiğinin bildirildiği, hatalı faturaların ne olduğunun belirtildiği, davacı şirket tarafından  davalı şirkete gönderilen cevabı ihtarname sonrasında alacağın tahsili amacı ile 30.10.2017 tarihinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 19.469,04 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borca ve takibe itiraz ettiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içeresinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerinin ibrazı ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında gerek talimat yoluyla, gerek mahkeme tarafından bilirkişi incelemeleri yaptırılarak raporlar alınmıştır. 05.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davacı ile davalı arasında emtia alım satımı ile ilgili cari hesaba dayalı ticari bir ilişkinin olduğu, davalının 2017 yılı yasal defter kayıtlarına göre, dönem sonu itibarı ile davacıya borcu olmadığı, davacının dava dosyasına sunduğu cari hesabında görülen 03.03.2017 tarih 1.156,40 TL tutarındaki faturanın davalı hesaplarında görülmediği, davalının 08.09.2017 tarihinde davacıya yapmış olduğu 1.274,44 TL tutarındaki banka havalesinin davacı cari hesabında görülmediği, davacı ile davalı arasında dava konusu dışında da hesaplar arasında uyuşmazlık olması sebebi ile, davacının, takip konusu alacağının belirlenmesi için yasal defterlerinin incelenmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, davalının, dava konusu 15.08.2017 tarih ... nolu 11.43420 TL, 17.08.2017 tarih ... nolu 5.605,00 TL tutarındaki faturaları, yasal defterlerine kaydettiği, içeriğini kabul etmediği faturaları 22.08.2017 tarihinde sekiz gün içerisinde iade faturaları keserek davacıya gönderdiği, davacının, davalının tanzim etmiş olduğu 22.08.2018 tarih ... nolu 5.605,00 TL, 22.08.2018- ... nolu 11.434,20 TL tutarlarındaki iade faturalarına TTK' nun 21.2 maddesinde belirtilen sürede (sekiz gün) itiraz etmediği, davacının, davalının ilk siparişi ille ilgili taraflar arasında yapılan e-mail yazışmalarından ve davacı tarafından tanzim edilen 15.08.2017 tarihli ... nolu 11.434,20 TL tutarındaki irsaliyeli fatura muhteviyatında tel olarak belirtildiği halde çubuk olarak yollandığı dolayısı ile davacı tarafından davalının ilk siparişinin yanlış yollandığı, davalının, ikinci siparişin doğru geldiğini kabul ettiği, bu sefer de metre olarak sipariş edilen malzemelerin faturada kg olarak belirtilerek fiyatlandırıldığını iddia ettiği, davacı ile davalı arasında yapılan ticarette, davacının, dava konusu faturalar dışında davalı adına tanzim etmiş olduğu faturalarda 631 kalite paslanmaz tel siparişlerinin kg olarak belirtildiği, davacıya iadesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesinin konuda uzman mühendis bilirkişi tarafından yapılması gerektiği, dava konusu malzemenin ticari olarak kg olarak satıldığı kanaatine varıldığı ve/veya davalının metre siparişi ile kg biriminin aynı anlama geldiği, aynı şartlarda fiyatlandırıldığı yönünde kanaat bildirdiği takdirde davalının, davacı tarafından fatura edilen 17.08.2017 tarih ... nolu 5.605,00 TL tutarındaki fatura muhteviyatını iade edemeyeceği, mahkeme tarafından, davacının, davalının ilk siparişini tel yerine çubuk olarak yollaması sebebi ile hatalı sevkiyat yaptığı yönünde kanaat oluştuğunda davalının, davacının tanzim etmiş olduğu 15.08.2017 tarihli ... nolu 11.434,20 TL tutarındaki faturayı iade etme hakkı doğacağı, bu tutar kadar davacının cari hesabından düşmesi gerekeceği, mahkeme tarafından, davacının, davalının ikinci siparişini metre olarak verdiği halde kg olarak hesaplaması sonucu fiyat farkı çıkmasından dolayı haklı olduğu yönünde kanaat belirdiğinde, oluşacak fiyat farkı kadar davacının tanzim ettiği 17.08.2017 tarih 285638 nolu 5.605,00 TL fatura tutarından mahsup ederek davacıya ödemesi gerektiği, mahkeme tarafından, davacının, davalının ikinci siparişinin doğrun olarak yollandığına ve fiyatlandırmada bir hata olmadığı yönünde kanaat belirdiğinde davalının, davacının tanzim ettiği 17.08.2017 tarih ... nolu 5.605,00 TL faturayı iade edemeyeceği belirtilmiştir. Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmıştır. 12.11.2019 tarihli talimat bilirkişi raporunda; davacı şirketin 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 64/3. maddesine göre noterden açılış onaylarının görüldüğü 2017 ve 2018 yıllarına ait yevmiye defterlerinin kapanış onaylarının(görüldüğü,   davacı şirketin ticari defterlerinin 6100 sayılı HMK 222. maddesine göre delil vasfına sahip olma niteliğinde olduğu, tarafların ticari defter dökümlerine göre 2017 yılından önce başlayan ve 2017 yılında da devam eden bir ticari ilişkilerinin sözkonusu olduğu, kesilen fatura, yapılan ödemelerin ve söz konusu cari hesap bakiyesinin karşılıklı muhasebe kayıtlarının 05.04.2019 tarihli bilirkişi raporundaki bilgilerle karşılaştırılarak değerlendirildiği ve karşılıklı ticari defter kayıtlarına ve ispatlanabilir durumlarına göre aksi ispatlanmadıkça davacının takip ve dava tarihi itibari ile davalıdan 17.039,20 TL alacaklı olduğu, davacı yanca düzenlenen 15.08.2017 tarih ... nolu ve 17.08.2017 tarih ... nolu fatura içeriği malzemelerin, halen davalı uhdesine olduğunun anlaşıldığı, bu malzemeler üzerinde (sözkonusu malzemeler hakkında teknik bilgiye sahip) uzman bir kişi tarafından yapılacak olan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu olan davalı ve davacı taraf iddialarının açıklığa çıkarılabileceği  belirtilmiştir.29.03.2020 tarihli Makine Mühendisi Bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda; davalı alıcının noter ihtarnamesinde ihracat taahhütlerinin aciliyeti nedeni ile başka bir kaynaktan tel alıp kullanmak durumunda kaldıklarını, aldıkları tellere ihtiyaç kalmadığını, telleri iade etmek durumunda kaldıklarını belirttikleri, 15.08.2017 tarihli e-posta mesajında düzeltilmiş siparişin aynı gün 15.08.2017 tarihinde tesliminin istendiği, davacı satıcının 17.08.2017 tarihinde teslim etmesinin kabul edilmeyebileceği, bu durumda davacı satının malzemeleri istenen sürede teslim edemeyecekse  sevkiyat öncesinde onay alması gerektiği, satıcının 17.08.2017 tarihli ... sayılı fatura içeriğindeki malzemeleri geç teslim ettiği ve %100 kusurlu olduğunun anlaşıldığı, davalı alıcının 10,0 mm çapındaki telden 75mt istediği halde 76 mt gönderilmiş olduğu, piyasa şartlarında normal olduğu, satıcının zarar etmemek için standart boylara uymak zorunda olduğu, davalı alıcınında itirazının olmadığı, gelen malzemelerin çubuk olduğu veya sipariş anında tel olduğunun bildirilmediği yönündeki  tartışmaların teknik olarak hiçbir değerinin olmadığı, her iki tarafça da sadece 631 olarak malzeme kalitesi ve tel çapının bildirildiği, 15.09.2017 tarihli fatura ile ilgili uyuşmazlığın temelinde sipariş anında tel çapının yanlış bildirilmesinin bulunduğunu, davalı alıcının faturalardan metre yerine kg yazması nedeni ile doğru olmadığı için malzemelerin kabul edilmediği iddiasının haklı olmadığı, faturalardaki fiyatlar ve  tutarların doğru olduğu, kg biriminin üzeri çizilerek metre yazılarsa faturaların doğru olacağı, davalı alıcının satın aldığı tellerin ticaretini yaptığı, davacı alıcının sektörü ve tellerin  rayiç değerinin bilmesinin bekleneceği, sipariş 6 metre ve gelen telinde 6 metre olduğu  1 metre piyasa fiyatının 95,00 TL olduğunun bilmesi gerektiği,  ayrıca 15.08.2017 tarihli faturada da metre yerine kg yazıldığını, alıcının itirazının olmadığını, bu durumun ilk olmadığını, benzer durumlar görüldüğünü, davalı alıcıda bulunduğu anlaşılan paslanmaz tellerin, yağmurda, çamurda açıkta bırakılmamışsa, depoda saklanmışsa bozulmadığı ve piyasa şartlarında yeni tel gibi değerlendirilebileceği  belirtilmiştir. Davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan daha önceki mail yazışmasında görüleceği üzere davalının 16.08.2017 tarihli e-mailde siparişi yanlış verdiğini kabul ettiğini ve yeniden doğru malzemenin gönderilmesini istediklerini, bu tespitin yanlış olduğunu, davalının 16.08.2017 tarihinde yeni sipariş verdiğini, 17.08.2017 tarihinde 2.siparişin hazırlanarak kargoya teslim edildiğini, 18.07.2017 tarihinde yani ertesi gün teslim edildiğini belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı itiraz dilekçesinde; raporda satıcının 17.08.2017 tarihli fatura içeriğindeki malzemeleri geç teslim ettiği ve %100 kusurlu olduğu tespitinde isabetli olduğunu, satıcı tarafından 16.08.2017 tarihinde gönderilen e-postada malzemelerin gümrük malzemesi olması sebebiyle geri alınmasının mümkün olmadığının bildirildiğini, bilirkişi raporunda gümrük malzemesi olması nedeni ile iadesinin mümkün olmadığı gerekçesinin teknik olarak doğru olmadığını, diğer yandan bilirkişinin davalının aldığı ürünlerin ticaretini yaptığı kg biriminin üzerinin çizilerek metre yazılsa faturaların doğru olacağına yönelik ifadesinin tamamen aykırı olduğunu, söz konusu malzemelerin fiyatlarının aynı olmasının asla mümkün olamayacağını belirterek, davacı satıcının %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle yeni bir bilirkişi atanarak itirazlarının karşılanmasını ve rapor alınmasını talep etmiştir.24.11.2020 tarihli  ek bilirkişi heyet raporunda; ayrıntılı şekilde inceleme neticesinde; İzmir firması olan davacı satıcı tarafından hızlı sayılabilecek kadar makul sürede davalı alıcının İstanbul tesisine siparişin teslim edilmiş olduğu dikkate alındığında davalı alıcının siparişi iade etme talebinin yerinde olmadığı, davalı alıcının yanlış sipariş edilen ve halen kendisinde bulunan malzemeleri alması ve 15.08.2017 tarihli, ... numaralı faturanın 11.434,20 TL tutarını takip tarihi 30.10.2017 itibariyle yasal faizi ile ödemesi gerektiği, davalı alıcının halen kendisinde bulunan malzemeleri davacı satıcıya iade edilebileceği ancak davalı alıcının iade etme talebi yerinde olmadığı için davacı satıcının uğradığı zararlar ve mali düzeltmeler sırasında ödeyeceği cezalar karşılığı davalı alıcı tarafından 17.08.2017 tarihli, ... numaralı faturanın 5.605,00 TL tutarının %25 kısmına denk gelen 1.401,25 TL kısmının davacı satıcıya takip tarihi 30.10.2017 itibariyle yasal faizi ile ödenmesi gerektiği yanlış sipariş edilen malzemeleri davalı alıcının değerlendirme imkanı olamayabileceği; buna karşın davacı satıcının değerlendirme imkanı olabileceği dikkate alındığında seçim hakkının davalı alıcı da olmasının uygun olacağı; halen davalı alıcıda bulunduğu anlaşılan paslanmaz tellerin, yağmurda, çamurda açıkta bırakılmamışsa, depoda saklanmışsa bozulmayacağı ve piyasa şartlarında yeni tel gibi değerlendirilebileceği, faturalardaki fiyatlar ve tutarların düzenlenme tarihleri itibariyle kadri maruf olduğu, dava konusu malzemenin USD ve Euro değişim oranında hesaplamalarına göre 17.08.2017 tarihine göre 4.750,00 TL * KDV toplam 5.605,00 TL, icra T.T. - 30.10.2017 tarihine göre 5.054,48 TL * KDV toplam 5.963,72 TL, dava  tarihi - 30.01.2018 tarihine göre 5.244,48 TL 4 KDV toplam 6.188,48 TL olacağı belirtilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden ek bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Taraflar arasındaki ticari ilişkinin e mail yolu ile sipariş verilerek gerçekleştirilmiş olduğu tartışmasızdır. Dosya kapsamından ve özellikle 16.08.2017 tarihli mail içeriğinden, davalı şirket tarafından davacı satıcı şirkete verilen ilk siparişin yanlış olduğu ve ikinci siparişin verildiği ve bu sipariş konusu ürünlerin davalı alıcı firmaya teslim edilerek faturalar düzenlediği anlaşılmaktadır. Davacı şirket, davalı alıcı firmanın hatalı siparişi üzerine teslim edilen ürünlere dair iade faturasını kabul etmemiştir. Ürünler alıcı davalıdadır. Davacı şirket tarafından ticari satım konusu ürünler, davalı şirkete talep edilen nitelikte ve olması gereken sürelerde teslim edilmiştir. Davacı satıcı şirketin herhangi bir kusurunun olmadığı tespit edilmiştir. Davalı vekilinin aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Davacı şirket ticari satım konusu ürün bedellerini talep etmekte  haklı bulunmuştur.  TBK'nın 219. maddesi kapsamında, davacının  göndermiş olduğu ürünlerden dolayı sorumluluğundan söz edilemeyecektir. Davalı alıcının siparişleri doğrultusunda teslim gerçekleştirilmiştir. Aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, takip konusu açık hesap alacağı, faturaya dayanan ve taraflarca bilinen likit bir alacak olduğundan, mahkeme tarafından İİK'nın 67. maddesi gereğince davacı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Davanın reddedilen kısmı bakımından davacının icra takibine girişmekte kötü niyeti sabit görülmediğinden, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 872,95 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.20.03.2025<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca, dava konusunun miktarına göre  karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"325a211b762167b9","SID":"92202310eac7215c"}}