{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2025/546 <br>KARAR NO: 2025/478<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/11/2024<br>ESAS NO: 2023/491 <br>KARAR NO: 2024/911<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali<br>DAVA TARİHİ: 25/02/2019<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından 18.01.2015 tarihli 2014 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan karar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifai taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ilgili icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece 03/12/2019 tarihinde:\"Davanın KABULÜ ile; Davalının İst. And. ...İcra Müd.... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 17.112,00 TL asıl alacak, 6.183,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.295,14 TL üzerinden iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %18 faiz uygulanmasına,\" dair karar verilmiştir. Dairemizin 10/05/2023 tarihli kararı:\"...Her ne kadar genel kurul kararının iptaline ilişkin bir dava açılmamış ise de, davalı taraf genel kurul toplantısına katılmadığı halde hazirun cetvelinde isminin yer aldığını, imzasının sahte olduğunu iddia etmektedir. Mahkemece genel kurul toplantı tutanakları, hazirun cetveli, üye kayıt defteri getirtilerek toplantı yeter sayısı oluşmuş mu denetleyip, davalının oyu yeter sayısına etki etmiş ise imza incelemesi yapılması gerekmektedir. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur....\" gerekçesiyle kaldırma kararı verilmiştir. Mahkemece eksiklikler ikmal edilerek yeniden yapılan yargılama neticesinde; davalı yanca taşınmazı bizzat  kooperatiften devraldığından, fiilen davalının ortaklık sıfatının oluştuğu, 18.01.2015 tarihli genel kurul anında 292 üye bulunup toplantı nisabı 73 olup 80 üye hazır olmuş, 40 kabul 4 red oyu verilmiş, 37 oy kabul için yeterli iken 40 kabul oyu çıkmış, davalının imzasının tutanakta mevcut olmadığı, genel kurulda alınan kararların iptal şartlarının doğmadığı kooperatife üye olan davalının kararlaştırılan ödemeleri yapması gerektiği gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 17.112,00 TL asıl alacak, 6.183,14 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 23.295,14 TL üzerinden ve sadece asıl alacağa takip tarihinden itibaren  yıllık %18 faiz uygulanarak DEVAMINA karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kaldırma kararının sağladığı müktesep haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin bedel ödeyerek satın aldığı taşınmaz için akit tarihinden sonra tek taraflı olarak üyelik kaydı açılması nedeniyle kooperatife üye olamayacağını ve bedel ödeme ile ipotek işlemi tesisi yapılarak ferdileşme olamayacağını beyan ederek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Dava, kooperatif genel kurulunca toplanmasına karar verilen aidat borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2. maddesinde \"Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir.\", aynı yasanın \"Parasal sınırların artırılması\" üst başlığı ile Ek Madde 1'de, \"(1) 200 üncü, 201 inci, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz. (2) 200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktar esas alınır.\" hükümleri yer almaktadır. 14/11/2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7531 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 22. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Ek 1 maddesine eklenen 3.fıkra \"İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır.\" şeklinde ise de istinaf incelemesine konu karar tarihi 06/11/2024 olduğundan, yasal değişikliğin eldeki davaya uygulanamayacağı anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu ile ilgili ilk derece mahkemesince karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan, istinaf incelemesine gönderilen dava dosyaları ile ilgili olarak aynı yasanın 352/1.b maddesi gereğince, istinaf mahkemesince karar verilir. Somut dosyada; kararın verildiği 06/11/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvuru için parasal sınır 28.250,00 TL olup işbu dava değeri 23.295,14 TL'nin kesinlik sınırının altında kaldığı, kararın miktar yönünden kesin olduğu anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve 352/1.b maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,2-Davalı tarafından yatırılan başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, karar harcının istemi halinde davalıya iadesine,3-İstinaf yargılaması için davalı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,4-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 352/1.b bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd44edac762a9d1d","SID":"32b13f679964d117"}}