{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/11/2024<br>ESAS NO\t\t:...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 03/04/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 09/04/2025<br><br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, davalı .... müvekkili şirketinde olan hisselerini dava dışı kişiye devrettiğini, bu kişinin de yine hisselerini başka bir kişiye devrini sağladığını, ünvan değişikliği ile müvekkili şirketinin bugünkü ünvanını aldığını, ana faaliyet konusunun öğrenci yurdunu kiralama olduğunu, davalı ...  5.000.000 TL bedelli bonoya dayanarak Ankara 1. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2023/50435 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, senedin keşidecisinin müvekkili olduğunu, davalı ... hem kendisi adına hem de şirketi temsilen bu senedi tanzim ettiğini, lehtarı olarak da kardeşi ... gösterdiğini, ... senedi hamili ... ciro ettiğini, birlikte hareket ederek geriye doğru senedin düzenlendiğini, her ne kadar protokole dayalı devir mevcut ise de anılan protokolde geçen senetlerin de tahrifat yapılmış olabileceğini, başka senetlerinde bulunduğunu, davalı ...'in hisse devrini iptali yönünde dava dışı hisseder ...'a dava açtığını, konu ile ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirterek, kötü niyetli olarak başlatılan icra takibinin tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın alacaklıya verilmemesine, icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece;  tedbir talebinde bulunan vekili, takibe konulan senedin geriye dönük olarak davacı şirketi borçlandırma amaçlı olarak düzenlendiğini, senede konu borcun bulunmadığı, davalıların birlikte hareket ederek anılan senedi düzenlediklerini ileri sürdüğü, takibin durdurulması yönünde ve/veya icra veznesine ödenen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebinde bulunduğu, her ne kadar dava dilekçesinde senedin sahteliği yönünde iddia mevcut ise de bu yönde bir kanıt sunulmadığı, icra takibi başlatıldığı, takibin durdurulması yönünde tedbir isteminin reddine ancak, senet fotokopisi, savcılık dosyası, devir sözleşmesi, başka mahkeme de mevcut derdest dava ve tüm dosya içeriği,  ikna edici yeterli kanıt sunulması ve talep edenin olası zararlarının doğmasının önlenmesi bakımından icra veznesine yatırılacak paranın karşı taraf alacaklıya ödenmemesi yönünde teminat karşılığında tedbir konulması karar verilmiş ara karara karşı tedbire davalı ...  itirazı üzerine açılan duruşma sonucu itirazın reddine karar verilmiş, ara karara karşı itiraz eden vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekili; davacı yanın iddialarını yaklaşık olarak ispat edemediğini, mahkemece tedbir kararı verilmeyeceği itirazın reddine kararının hatalı olduğunu, bildirerek ilk derece kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Talebe konu uyuşmazlık icra takibinden sonra borçlu olunmadığının tespiti amacıyla açılan menfi tespit davasında verilen ihtiyati tedbir kararına itiraz istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dava, davacının keşidecisi olduğu davalılardan ... emrine düzenlenen 13/06/2018 keşide tarihli 20/04/2020 vadeli 5.000.000.-TLlik bononun, geriye dönük olarak davacı şirketi borçlandırma amaçlı olarak düzenlendiği,  senede konu borcun bulunmadığı, davalıların birlikte hareket ederek anılan senedi düzenledikleri gibi ayrıca senedin tahrif edildiği ve sahte olarak oluşturulduğu iddiasıyla borçlu olunmadığının tespiti ile dava kesinleşinceye kadar 6100 Sayılı HMK gereğince teminatsız icra veznesine girecek paranın ödenmemesi ve takibin durdurulması şeklinde tedbir kararı verilmesi istemiyle açılmıştır.<br>Mahkemece;  “HMKnun 209 ve devamı maddelerindeki koşullar oluşmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, İ.İ.K.nun 72/3.maddesi uyarınca %15 teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi” şeklinde tedbir kararı verilmiş, bu ara karar talepçi ve muteriz tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>Menfi tespit davalarında tedbir müessesesi İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiştir.<br>İİK'nın 72/2. maddesinde icra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkemenin, talep üzerine alacağın % 15'inden az olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında, davaya konu alacağın icra takibine konu edilmemesi hakkında ihtiyati tedbir kararı verebileceği düzenlenmiştir. Bu maddenin düzenleniş biçiminden menfi tespit davasına bakan mahkemece mevcut, delil durumu nazara alınarak tedbire karar verilebileceği, delil durumunun değişmesi durumunda verdiği tedbir kararını kaldırabileceği anlaşılmaktadır. Mahkemenin tedbir verip vermemekte takdir hakkı bulunmaktadır.<br>İİK’nın 72/3.maddesinde; “İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.<br>Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” şeklinde yasal düzenleme mevcuttur.<br>Menfi tespit davası her ne kadar İİK’da düzenlenmiş ise de icra hukukuna özgü bir dava türü olmayıp maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden ve HMK’daki genel usul ve yargılama kurallarına tabi olan ve genel mahkemelerde görülen bir dava türüdür.<br>Dolayısıyla usul kuralları bakımından İİK hükümleri ile yetinilmesi doğru olmayıp HMK’daki usul kurallarının ve yasal düzenlemenin dikkate alınması gerekmektedir.<br>Yine her ne kadar menfi tespit davası, İİK da özel olarak düzenlenmiş ise de  borçlu olmadığı iddiası ile açılan menfi tespit davasında; ödeme borcun sona ermesi, edimin ifa edilmemesi başta olmak üzere pek çok iddia gerek borcun dayanağı olan belgeye ilişkin def’ilerden gerekse kişisel def’ilere ilişkin olabilir.<br>Diğer yandan takibin durdurulması bakımından HMK’nın ihtiyati tedbirin koşullarına ilişkin genel düzenlemelerinin dikkate alınarak HMK'nun 390/3.maddesinde; “tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” şeklindeki düzenlemede “yaklaşık ispat” ölçüsünde bir kısım delil ve emarelerle haklılığı ihtimal dahilinde gösteren belgelere dayalı olması koşulu da aranmalıdır.<br>Bu genel açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde; uyuşmazlık dava konusu senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacının iddialarını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamı doğrultusunda talepçinin bu aşamada HMK'nun 390.maddesi gereğince \"yaklaşık ispat\" ölçüsünde ispat sağlayamadığından bu gerekçe ile mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Açıklanan nedenlerle HMK'nun 353(1)-b.2 maddesi gereğince kararın düzeltilmek suretiyle yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İhtiyati tedbire itiraz eden muteriz davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/589  Esas sayılı 20/11/2024  tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>2-a)İtiraz eden vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı yaptığı itirazının KABULÜ ile  19/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının KALDIRILMASINA,<br>\t\tb)İhtiyati tedbir talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, <br>3-İstinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati tedbire itiraz eden vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından itiraz edene iadesine, <br>4-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1(f).madde gereğince kesin olmak üzere 03/04/2025  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>  \t\t\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan...<br>e-imzalıdır<br><br>Üye...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip...<br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5db2141b7f718f71","SID":"459d0d032e2cbf06"}}