{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>                                   ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/05/2024<br>ESAS-KARAR NO...<br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 03/04/2025<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 03/05/2025<br><br>\tTaraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ<br>İDDİANIN ÖZETİ\t<br>Davacı vekili; müvekkilinin babası...isimli şahıs şirketinin davalıya olan borcundan dolayı 150.000,00-TL bedelli, 25/12/2012 keşide, 15/01/2013 vade tarihli ve 250.000,00-TL bedelli, 20/12/2012 keşide, 15/01/2013 vade tarihli 2 adet bonoda avalist olduğunu, bonoların bedelinin ödenmemesi üzerine davalı Şirket tarafından İstanbul 19.İcra Müdürlüğü’nün 2013/7425E. ve 2013/7588E. sayılı takip  dosyalarında müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, kesinleşen takip dosyalarında birden fazla taşınmazın satışı yapılarak dosya borcunun büyük oranda tahsil edildiğini, ayrıca müvekkilinin bedelsiz olarak 13/02/2014 keşide, 31/12/2014 vade tarihli ve 61.000,00-TL bedelli bono verdiğini, anılan bonoya dayalı olarak İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2017/36590E. sayılı takip dosyasında icra takibi başlatıldığını ve  müvekkilinin icra takiplerine konu borcu ödeyebilmek için 2 ayrı taşınmazın satıldığını,  satıştan elde edeceği 300.000,00-TL alacağın kendisine değil; icra borcuna karşılık davalının banka hesabına aktarılması için bankaya talimat verildiğini, ancak buna rağmen davalının kötü niyetli olarak 27/06/2013 tarihinde müvekkilinin icra takip borcuna mahsuben yaptığı 300.000,00-TL ödemeyi icra dosyasına bildirmeyerek mükererrer tahsilata yol açabilecek şekilde icra takiplerine  devam ettiğini belirterek İstanbul 19.İcra Müdürlüğü’nün 2013/7425E. ve 2013/7588E. ile İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2017/36590E. sayılı takip dosyalarında davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazladan ödeme yapılmış ise; davalıdan istirdadına karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili; dava konusu icra takip dosyaları hakkında ödeme emrinin 2013 yılında tebliğ edilmesi nedeni ile istirdat talebi yönünden 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğini, dava konusu 300.000,00-TL ödemenin araştırılması gerektiğini, dava konusu senetlerin davacının babasının müvekkili Şirket ile arasındaki ticari ilişki çerçevesinde düzenlendiğini ve davanın haksız olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>Mahkemece; yapılan yargılama ve toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı takip borçlusu aleyhine davalı takip alacaklısı Şirket tarafından davacının dava dışı babası...’nin ticari faaliyetinden kaynaklanan borçlarına karşılık olarak düzenlenen 2 adet bonoya kefil olması ve ayrıca 61.000,00-TL bedelli bono tanzim etmesi nedeni ile icra takibi başlatıldığı,  protokol hükümleri dikkate alındığında; dava konusu icra takipleri nedeni ile protokolde ada ve parsel numaralı belirtilen taşınmaz üzerine konulan haczin kaldırılması karşılığında davacının alacaklı davalı Şirkete 61.000,00-TL bono tanzim ederek vermesinin kararlaştırılmasının ve söz konusu senedin tanziminin takibe konu borcun yenilenmesi olarak değerlendirilmesi hukuken olanaklı olmadığı, zira, 6098 sayılı TBK’nın “Yenileme” başlıklı 133.maddesinde açıkça; “ Yeni bir borçla, mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi ya da kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.\" hükmüne yer verildiği, bahse konu protokol içeriğinde protokolün İstanbul 19.İcra Dairesi’nin  2013/7425E. ve 2013/7588E. sayılı takip dosyalarında takibe konu borçların yenilenmesine yönelik olarak düzenlendiğine yönelik olarak taraf iradelerini açıkça yansıtan bir düzenlemeye yer verilmediği, protokol gereğince davacı takip borçlusundan 61.000,00-TL olarak bono alınmasının kararlaştırılmasının yenileme olarak değil; borcun kambiyo senedi ile güvenceye bağlanması olarak kabulü ve yorumlanması gerektiği, bu itibarla da, açıklanan gerekçelerle;  benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile davacının (değinilen protokolün 5.maddesi de dikkate alınarak) dava konusu İstanbul 19.İcra Dairesi’nin  2013/7425E. ve İstanbul 19.İcra Dairesi’nin 2013/7588E.sayılı icra takip dosyalarında davalı Şirkete borçlu olmadığının tespitine, İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2017/36590E. sayılı takip dosyası yönünden ise; davacının takibe konu 22.048,94-TL asıl alacak ve 6.848,46-TL işlemiş faiz alacağı haricindeki asıl alacak ve fer’iler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, yasal koşulları oluşmadığından davalının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraflarca istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>I-)Davacı vekili; müvekkilinin, sahibi olduğu....kayıtlı 4 no'lu bağımsız bölüm üzerindeki  haczin kaldırılması için, davalıya bedelsiz olarak 13/02/2014 keşide, 31/12/2014 vade tarihli, 61.000 TL bedelli bir adet bono verdiğini,  bu hususun,  protokolde açıkça belirtildiğini, ilgili senedin bedelsiz olduğu, haczedilen konut üzerindeki haczin kaldırılması için  verilmiş olduğu protokolden açıkça anlaşıldığını, buna rağmen davalı, taşınmaz üzerindeki haczi kaldırmadığını, protokol gereği üzerine düşen yükümlülüğü (konut üzerindeki haczin kaldırılması) yerine getirmeyen davalının, bu sebeple verilmiş senede dayanarak; sanki yükümlülüğünü yerine getirmiş gibi takip yapması da haksız, hukuka aykırı olup konut üzerindeki haczi kaldırmadığı gibi, taşınmazın kıymet takdiri yapılmış olup, satış aşamasına geçildiğini,  davalı, bedelsiz senedi de yine kötü niyetli olarak İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2017/36590 dosyasına kayden icra takibine konu ettiğini,  bilirkişi raporunda, isabetli olarak 61.000 TL'lik bedelsiz senedin yeni bir borç nedeniyle düzenlenmediği, sadece teminatın değiştirildiği belirtildiğini,  ilgili senedin bedelsiz, teminat senedi olması nedeniyle İstanbul 13. İcra Müdürlüğünün 2017/36590 sayılı dosyasının tamamından da borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kısmen kabul kararının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.<br>II-)Davalı vekili; davacı yanın bahsetmiş olduğu 300.000,00TL. bedelli ödeme takiplere konu olan ödemeyle alakalı olmadığını, protokolde borç konusunda anlaşma; 472.289,60 TL olup, İstanbul 19. İcra Müdürlüğü 2013/7425 Esas ve 2013/7588 Esas dosyaları da dahil olup fakat alacaklı avukat vekalet ücreti icra masrafları ve sair masraflar hariç tutulmak şartıyla anlaşıldığını, davacı yanca yapılan 300.000 TL bedelli ödeme cari hesaptan mahsup edildikten sonra protokol imzalanarak borcun 472.289,60TL olduğu yönünde anlaşma yapıldığının mahkemece gözden kaçırıldığını, müvekkilinin ticari defter  kayıtları incelenmeden borç alacak durumu tespit edilmeden eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiğini, bildirerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen protokol hükümleri uyarınca davacı aleyhine girişilen icra takipleri nedeniyle alacak borç ilişkisinin tespitiyle davacının borçlu olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, kambiyo senedine dayalı olarak başlatılan icra takipleri nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Davaya konu  İstanbul 19.İcra Müdürlüğü’nün 2013/7425E.sayılı takip dosyasında; ... ... AŞ tarafından... ve ... aleyhine 250.000,00TL senet, 68,05TL ihtiyati haciz harcı, 245,00TL iht. haciz vekalet ücreti, 5.556,51TL işlemiş faiz olmak üzere 255.869,56TL alacağın tahsili için 15.03.2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişilmiştir.<br> İstanbul 19.İcra Müdürlüğünün 2013/7588E.sayılı dosyasında;  ... ... AŞ tarafından... ve ... aleyhine 28.03.2013 tarihinde 150.000,00TL senet, 68,05TL iht. haciz harcı, 245,00TL iht hac vekalet ücreti, 4.068,49TL işlemiş faiz olmak üzere 154.381,54TL alacak için 25.12.2012 keşide tarihli, 15.01.2013 vadeli senede dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra  takibine girişilmiştir.<br>İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün 2017/36590E. sayılı takip dosyasında da; ... ... A.Ş tarafından  ... aleyhine  61.000,00TL senet, 17.963,66TL işlemiş ticari faiz olmak üzere 78.963,66TL alacak için 11.11.2017 tarihinde 13.02.2014 keşide tarihli 31.12.2014 vadeli senede dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine girişilmiştir.<br>Davacı takip borçlusu aleyhine davalı takip alacaklısı Şirket tarafından davacının dava dışı babası...’nin ticari faaliyetinden kaynaklanan borçlarına karşılık olarak düzenlenen 2 adet bonoda aval veren sıfatıyla yer aldığı, ayrıca 61.000,00-TL bedelli bono tanzim etmesi nedeni ile icra takibi başlatıldığını, ödemelerin ve taraflar arasındaki protokol hükümlerinin dikkate alınmadığını belirterek  aleyhine girişilen her üç icra takibi nedeniyle  borçlu olmadığının tespitini istemiştir.<br>Davacı; 08/10/2020 tarihli ve gerekse de 28/01/2020 tarihli en son celsesinde davalı taraftan istirdat taleplerinin bulunmadığını ve istirdada konu olabilecek bir alacağın henüz doğmadığını belirterek istirdat talebi bulunmadığını  beyan etmiştir.<br>Mahkemece hükme esas alınan  bilirkişi raporunda; davacı aleyhine dava konusu 3 adet icra takip dosyası ile icra takibi başlatılmasından sonra takip borçlusu olan davacı ... ile davalı arasında imzalanan 13/01/2014 tarihli protokolün imzalandığını,  protokolün 4. maddesi gereğince davacı tarafından düzenlenerek davalı şirkete verilen 61.000,00-TL’lik bono ile yeni bir borç mu ihdas edildiği yoksa protokol hükümlerinin uygulanmasını teminen teminat mahiyetinde bir senet mi verildiği hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu belirtildikten sonra bahse konu icra takip dosyalarında takip borçluları tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra 61.000,00-TL’lik bononun bağımsız bir borç doğurduğu kanısına varıldığı takdirde İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün 2017/36590 E. sayılı takip dosyasında herhangi bir ödeme yapılmamış olduğu, söz konusu bononun kefilin teminatını değiştirmesinden ibaret olduğu düşünülmekte ise; İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün 2013/7588 esas sayılı dosyasından borcun kalmadığı, 2013/7425 esas sayılı dosyasından dava tarihi itibariyle 22.048,94 TL asıl alacak, 6.848,46 TL işlemiş faiz bakiye alacağın bulunduğu  tespit edilmiştir.<br>Taraflar arasında imzalanan Protokol başlıklı sözleşme incelendiğinde; 4.maddesinde davacıya ait  taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması karşılığında takip alacaklısı olan davalı şirkete 31/12/2014 ödeme tarihli ve 61.000,00-TL bedelli bono verilmesinin kararlaştırıldığı,  yine protokolün 5.maddesinde ise; takip alacaklısı davalı şirketin borçlu ...’nin İstanbul 19.İcra Dairesi’nin 2013/7425E. ve 2013/7588E. sayılı takip dosyaları ve diğer borçlunun cari hesaptan kaynaklı borçlarından hukuken sorumluluğunun kalmadığı ve davalı şirketin davacı takip borçlusunu gayrı kabili rücu kabul ve beyan ettiği anlaşılmaktadır.<br>\tTaraflar arasındaki protokol hükümleri kapsamında davacı tarafından düzenlenerek davalı şirket lehtar olarak gösterilen  61.000,00 TL bedelli 13/02/2014 tanzim, 31/12/2014 vade tarihli senedin bedelinin ödenmediği ve İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün 2013/7425 Esas sayılı dosyasından kaynaklanan alacak nedeniyle haczedilen taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılması şartı protokol hükümleri gereğince 61.000,00Tl bedelli senedin verilmesine bağlanmış senedin bedelinin ödenmediği ve anılan takip dosyası üzerinden icra takip dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır.<br>Hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı davalı vekilince yargılama aşamasında sunulan beyanla bilirkişi raporu kabul edilerek taraflara arasında bakiye alacağın bulunduğu tespit edilmekle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı yan ise bilirkişi raporuna karşı beyanında; 13/02/2014 tanzim tarihli 61.000,00 TL bedelli senedin protokol kapsamında düzenlendiği  ve bedelsiz kaldığının sabit olduğunu, senede dayalı girişilen takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, yine protokol hükümleri gereğince aleyhine girişilen İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün 2013 /7425- 7588 esas sayılı dosyalarından ibra edildiğini belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.<br>Tüm bu anlatılanlar ışığında taraflar arasındaki ihtilaf değerlendirildiğinde; davacının protokol hükümleri gereğince 61.000,00TL bedelli senet düzenleyerek vermesi karşılığında adına kayıtlı taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılacağı ve icra takip dosyalarından ibra edileceği düzenlenmiş ancak davacı yanca protokol hükümleri gereğince verilen senet bedelinin ödenmediği, aleyhine icra takibine konu edildiği, ayrıca daha önce davacı aleyhine girişilen takiplere devam edildiği, dava tarihi itibariyle İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’nün 2013/7588 Esas sayılı dosyasından borcu kalmadığı, 2013/7425 Esas sayılı dosyasında bakiye borcun bulunduğu ve davacı adına tescilli taşınmaz üzerinde haczin kaldırılmadığı anlaşılmakla davacının borcun tasfiyesi kapsamında haczin kaldırılması için düzenleyerek davalıya verdiği senedin bedelsiz kaldığı, davacı aleyhine derdest olan İstanbul 19. İcra Müdürlüğü’ nün 7425 Esas sayılı dosyası haricindeki diğer dosyalar yönünden davalı vekilinin 21/12/2020 tarihli kabul beyanı doğrultusunda davacının borçlu olmadığının tespitine davalının tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.<br>Açıklanan bu nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1.b.2.maddesi uyarınca düzeltilerek yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile<br>2-Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi  2024/222 Esas 2024/331 Karar sayılı ve 02/05/2024 tarihli kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,    <br>3-a-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>Dava konusu İstanbul 19.İcra Müdürlüğü'nün 2013/7588 sayılı takip dosyasında takibe konu asıl alacak ve fer'i borçlar nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Dava konusu İstanbul 13.İcra Müdürlüğü'nün 2017/36590 sayılı takip dosyasında takibe konu senet nedeniyle asıl alacak ve fer'iler yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,<br>Dava konusu İstanbul 19.İcra Müdürlüğü’nün 2013/7425 sayılı takip dosyasına ilişkin davanın REDDİNE,<br>Davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine,<br>b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 15.939,81 TL harçtan peşin ve tamamlama ile alınan 8.354,57‬ TL harcın mahsubu ile bakiye 7.585,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>c-Davacı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 37.335,23TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>ç-Davalı taraf yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 40.939,13TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>d-Davacı tarafından yapılan  posta, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretinden oluşan 2.268,10TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddi oranında hesap edilen 1.081,84TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>e- Davacı  tarafından peşin yatırılan 341,55-TL harç, 35,90-TL başvurma harcı, 6,40-TL vekalet harcı, 3.643,40-TL tamamlama harcı, 4.369,62-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 8.396,87-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>f-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,<br>6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>8-Karar tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 03/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan...<br>  e-imzalıdır<br>Üye...<br> e-imzalıdır <br>Üye...<br> e-imzalıdır <br>Katip...<br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89c13148edcd8e12","SID":"6629e0580a123a40"}}