{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/100 <br>KARAR NO: 2025/589<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/10/2021<br>NUMARASI: 2017/436 E. - 2021/716  K.<br>DAVANIN KONUSU: Haksız rekabetin tespiti- önlenmesi<br>Taraflar arasındaki haksız rekabet davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili derneğin, İstanbul ili sınırları dahilinde ekmek üreticilerinin hak ve menfaatlerini koruyan, mesleki faaliyetlerin yasal mevzuatlara uygunluğu konusunda çalışmalar yapan ve ekmek üreten müesseselerin kuruluşlarında yasal mevzuatlara uygun olup olmadığını takip eden bir kuruluş olduğunu, müvekkili derneğin, 4721 sayılı (dernekler) Kanunu ve Dernek tüzüğünün ikinci maddesinde “Ekmek üreticileri arasında meydana gelecek haksız rekabeti önlemek. Dernek üyelerinin menfaatlerini korumak için, adli ve idari yargı nezdinde dava açmak, açılmış ve açılacak davaları takip etmek...” şeklinde olduğunu, üyelerinin hak ve hukukunu savunmak hakkına sahip olduğunu, bu bağlamda, müvekkili derneğin Ataşehir'de bulunan üyelerinden gelen şikayet üzerine “... Mah. ... Cad. N.... Ataşehir İstanbul” adresinde kurulu davalı tarafından işletilen firında “ruhsatsız” gayriyasal ekmek üretimi yapıldığının tespit edildiğini, ilgili ve yetkili makamlara defalarca yazılı müracaat ve şikayetlerde bulunulduğunu ancak somut bir sonuç alınamadığını, davalı işletmenin bulunduğu alan ve binanın 3194 sayılı İmar Kanununa da aykırı şekilde inşa edildiğini, binanın 3194 sayılı İmar Kanununa aykırı yapıldığını, ekmek fırını ve/veya ekmek üretiminin yapıldığı alanın, konut olduğu, işyeri olmadığı sebebiyle, Ataşahir Belediye Başkanlığı 'nın 01/12/2016 tarih ve ... No'lu Encümen Kararı ile yıktırılmasına karar verildiğini, Ataşehir Belediye Başkanlığı Encümen Kararına rağmen, Ataşehir Belediye Başkanlığı, Yapı Kontrol, Ruhsat ve denetim, İmar ve şehircilik ve Zabıta müdürlüğünün, tebliğ, ikaz, uyarı ve mühürleme işlemlerine rağmen, mezkur işletmenin faaliyetine devam ettiğini, davalının, ekmek ürettiği yerin tüm mevzuat hükümlerine aykırı olmasına, bina ve bina sakınleri için tehlike arz etmesine rağmen; denetim eksikliğinden de faydalanılmak suretiyle, davalı tarafından ekmek üretimine devam edildiğini, bir işyerinin ekmek üretebilmesi için \"fırın ruhsatına sahip olması gerektiğini, 2005/9207 sayılı İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğe 25/07/2010 tarihli Resmi Gazete Sayı 27652 Karar Sayısı: 2010/671 ile \"Büyükşehir Belediyesi ile nüfusu 100.000'i geçen belediye sınırları içinde açılacak ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması ...” hükmünün zorunlu hale getirildiğini, İstanbul İmar Yönetmeliği'nin madde 18.09'da ekmek üretecek fırınların uyması gereken hususların belirtildiğini, buna göre bir fırının 400 metre kare kapalı alan olması gerektiğini, Ruhsatsız ve İmar Kanununa aykırı vaziyette, üretim yapan fırınların mevzuata uygun işletmecilik yapan diğer fırınlara hat safhada zarar verdiği ve haksız rekabet yaptığının açık olduğunu, davalının, ekmek fırın ruhsatı olmaksızın ekmek üretimi yaptığından mevzuat hükümlerine aykırı davranmakla kalmayıp; hukuka ve mevzuata uygun surette faaliyet gösteren müvekkili derneğin üyelerinin kazancına engel olarak haksız rekabete sebebiyet verdiğini, müvekkilinin üyelerinin satması gereken ekmek miktarının davalının haksız ve hukuka aykırı faaliyetleri nedeniyle en az %50  azaldığını, yani üyelerin her gün en az 50 kazanç kaybı yaşadığını belirterek öncelikle haksız faaliyetin durdurulması için ihtiyati tedbir olarak ekmek üretiminin durdurulmasına karar verilmesini; akabinde de davalının tüm mevzuat hükümlerine ve ticari yaşamın genel kurallarına aykırı şekilde, Ekmek Fırını Ruhsatı olmaksızın, ekmek üretim ünitesi kurduğu alanın, resmi kayıtlarda konut olduğunu, İmar kanununa göre kaçak bölümleri olduğu ve bu bölümlerin yıkılması için Ataşehir Belediye Başkanlığı Encümen Kararı olduğu, bu şartlar altında ekmek üretimi yaparak neden olduğu haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  huzurda görülen davada davacı ... Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nin müvekkilinin imar mevzuatına aykırı bir işyerinde ekmek üretimi yaptığı bu nedenle  haksız faaliyetin durdurulması, haksız rekabetin engellenmesinin talep edildiğini, Türk Ticaret Kanununda iş bu davayı açabilecek kişilerin belirlenmiş olmakla birlikte  davacı derneğin dava açma hakkı ve yetkisi olmadığı gibi bu yönüyle husumet itirazında bulunmak ve haksız rekabet koşullarının gerçekleşmemiş olması nedeniyle öncelikle tedbir talebinin devamında ise iş bu davanın reddini talep etmenin zorunlu olduğunu, davacı ...'in dava açmakta hukuki yararı söz konusu olmadığından davanın husumet yokluğundan reddini talep etiklerini, davacının iddia ettiğinin aksine olayda haksız rekabet koşulları oluşmadığı gibi vergi levhası ve işletme kayıt belgesi bulunan, kayıt dışı çalışmayan müvekkilinin faaliyetinin durdurulmasının mümkün olmadığını, ayrıca müvekkilinin faaliyetinden ötürü davacı ...'in veya üyelerinin herhangi biz zararı söz konusu olmadığından iş bu davanın konusuz olduğunu, müvekkili ... ve dava dışı bırakılan ... ile adi ortaklık kurarak ... ve ... adi ortaklığı adı altında ekte yer alan 03.10.2016 başlama tarihli vergi levhası ve yine dilekçe ekinde sundukları 28.11.2016 tarihli Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işletme kayıt belgesi ile ... adı altında un ve unlu mamulleri üretimi yaptığını, davacının belirttiğinin aksine  ekmek üretimi yapılmadığı gibi unlu mamuller üretiminin de yasal mevzuat hükümlerine aykırı olmadığını, ayrıca dava dilekçesinde işyerinin konut olduğu hususu belirtilmişse de Kadıköy Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Beyannamesinde faaliyet gösterdikleri işyerinin ticarethane ve işyeri olarak göründüğünü, davacının iş bu davasına dayanak olması amacıyla ileri sürdüğü bu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, davacı derneğin müvekkilinin ruhsatsız ve izinsiz ekmek ürettiği ve bu sayede haksız rekabete yol açtığı iddialarının tamamen gerçek dışı olup yasada belirtilen haksız rekabete yol açacak kötüniyetli hareketler arasında davacının dayandığı bu hususun sayılmadığını, haksız rekabetin varlığı için, haksız ve hukuka aykırı bir fiil ile, iktisadi rekabetin kötüye kullanımı yoluyla, bir zarar veya zarar tehlikesinin yaratılmış olması gerektiğini, kaldı ki işletme kayıt belgesi, vergi levhası ile faaliyet gösteren bir firmanın imar mevzuatına aykırılıktan haksız rekabet etmesi mümkün olmadığı gibi davacı yanın herhangi bir zararının da söz konusu olmadığını, imar mevzuatına aykırılığın idari makamların alanına giren bir idari işlemin konusu olmakla birlikte imar mevzuatına aykırılık iddiası ile haksız rekabet davası açılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin işyerinde ekmek üretimi dışında kalan unlu mamullerin üretildiğini, davacının iddiasının mesnetsiz olduğunu savunarak, öncelikle işletmenin faaliyetinin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine ve  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Davalının ekmek üretimi için alınması zorunlu olan ruhsat ve çalışma izni olmadan ekmek üretimi yapan eyleminin TTK 55/1-e kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediğine ilişkindir. Bir iş yerinin ekmek üretebilmesi için fırın ruhsatını alması gerekmektedir. 2005/9207 sayılı İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğinin 5.-c maddesinde\" ekmek fırınlarının yapı kullanma izin belgesi alması yine aynı maddenin (m) bendinde ise ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olmasının zorunlu olduğu, dosya kapsamına göre davalının ekmek satışının yaptığının sabit olduğu, davalının bahsi geçen yönetmeliğe aykırı olarak gerekli olan belge ve izinleri almadan ekmek üretimi ve satışı yapması sebebiyle TTK m. 55/1-e kapsamında haksız rekabet eylemine gerçekleştirdiği anlaşıldığından...\" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... Mah. ... Cad. No:... Ataşehir/İstanbul adresinde ... (...) ekmek fırının yapı kullanma izin belgesi olmadığı hâlde ekmek üreterek TTK'nın 55/1-e maddesinde belirtilen iş şartlarına uymamaya göre haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti nedeniyle davalının bu edimleri yapmamasına, bu eylemlerden menine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava tarihinde müvekkilinin iş yeri yetkilisi olduğu kabul edilmesi halinde dahi adi ortak olan diğer şahsa da davanın yöneltilmesi gerektiğinin izahtan vareste olduğunu, Kadıköy ... Noterliğinin 03.10.2016 tarihli adi ortaklık sözleşmesinde de ortakların müvekkili ile birlikte ... olduğunu, Ataşehir İstanbul merkezli ortaklık iş yerinin her iki ortağın birlikte temsil yetkisine haiz olduğunu, unlu mamullerinin satım ve yapımının ortaklık konusu olduğunun sabit olduğunu, bilirkişi raporunda ekmek üretimi yapmayan müvekkilinin üretim yaptığının sadece dosyaya sunulan fiş ile kanaat getirildiğini, fişte açıkça ortağı ibaresininde yer aldığınında görüleceğini, işletme kayıt belgesinde de ... Mamullerinin 28.11.2016 tarihinde müvekkili ve ... ortaklığı ile kurulduğunun sabit olduğunu, 31.12.2019 tarihinde müvekkilin faaliyetlerine son verdiğini, HMK 59.maddesi uyarınca mecburi dava arkadaşlığının olduğunu, adi ortaklığın tüzel kişiliğinin olmadığını, yine mahkemeye birden fazla kez dilekçe ile sunulmuş olduğu üzere davanın konusuz kaldığını, 31.05.2019 tarihli Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğünce gönderilen sicil bilgileri ile müvekkilinin 31.12.2017 tarihinde faaliyetinin sonlandırdığının açıkça görüleceğini, mahkeme tarafından müvekkilinin işlettiği dönemlerde giden görevlilerin tanık olarak dinlendiğini, tanıkların 2017 tarihinden sonra iş yeri ile ilgili ihbarı almadıklarını, iş yerine gitmediklerini açıkça ifade ettiklerini, davanın konusuz kaldığını, ayrıca gerekçeli kararda görüleceği üzere yalnızca 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, hukuki nitelendirmelerinin hepsinin eksik ve hukuka aykırı olduğunu, sadece bilirkişi raporunun hükme esas alındığını itiraz dilekçelerini dosyaya sunmuş olduklarını, fişin diğer delillerle desteklenmesi gerektiğini ancak davacının hiçbir delili dosyaya sunmadığını, bilirkişi raporunda mahkemenin yetkisine açıkça müdahale edildiğini, dosyadaki delillerin değerlendirilmediğini, eksik ve hatalı rapor esas alınarak karar verildiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına, taraf teşkili sağlanmadığından ve takip yetkisi yokluğundan davanın usulden reddine, aksi halde davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 54 vd. maddeleri gereğince ruhsatsız ekmek üretimi yapılması suretiyle yapılan haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, haksız rekabet sonucu ortaya çıkan durumun ortadan kaldırılması istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı derneğin dernek hükümleri gereğince iş bu davayı açmış olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık, davalının adi ortaklık şeklinde çalışıp çalışmadığı, dava dışı ortağı olduğu iddia edilen gerçek kişiye husumet yöneltilmeksizin açılan davanın ve verilen kararın usul kuralları gereğince yerinde olup olmadığı, bilirkişi raporunun karar vermek için yeterli olup olmadığı ile yargılama aşamasında faaliyetin durdurulduğu gerekçesiyle davanın konusunun kalmadığına yönelik karar verilmesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir. Dosya kapsamından, Ataşehir Kaymakamlığı İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü işletme kayıt belgesinde işletmecinin adı ve soyadının, ... ve ..., adi ortaklığı olarak belirtildiği, işletmenin ticaret unvanının ... Mamulleri merkez adresinin ise İstanbul ili Ataşehir ilçesi ... Mahallesi, ... Caddesi No:... olduğu, işletme konusunun gıda üretimi, depo, gıda satış ve diğer perakende faaliyet gösteren işletmeler ve tüketim işletmeleri olarak belirtildiği, belgenin veriliş tarihinin 28.11.2016 olduğu, işletme mükellefinin ... olduğu, İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün 28.12.2011 tarihli iş yeri açma ve çalışma ruhsatı ile ilgili yazıda, iş yeri  açma ve çalışma ruhsatlarında faaliyet alanının unlu mamul üretimi olan bazı iş yerlerinde ekmek, sade pide ve ekmek çeşitlerinin üretimi yapılarak satışa sunulduğunun anlaşıldığı, 10.08.2005 tarih ve 25902 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmeliğin 5.maddesinin ilgili bendinde Büyükşehir Belediyesi ile nüfusu 100.000 geçen belediye sınırları içinde açılacak ekmek fırınlarının bu amaca tahsisli ayrık nizamda müstakil binalarda açılmış olması yönünden düzenlemede bulunularak yeni açılacak ekmek fırınları için çevre ve insan sağlığı ile kişilerin can ve mal güvenliği gibi toplum hayatını doğrudan ilgilendiren olumsuzlukların giderilmesi noktasında belli bir standart öngörüldüğü, hamur, yufka, bazlama, simit, kadayıf vb mamullerin üretim yerlerinin ise yönetmeliğin gayri sıhhi müesseseler listesinin 6.10.maddesi çerçevesinde fırınlar için aranan koşullardan ayrı olarak 3.sınıf gayri sıhhi müessese olarak ruhsatlandırıldığı belirtilerek unlu mamul ruhsatı bulunan iş yerlerinde ekmek, sade pide ve ekmek çeşitleri üretiminin yapılmasının yönetmelik hükümlerine aykırılık teşkil ettiği, unlu mamul olan iş yerlerinde ekmek, sade pide ve ekmek çeşitleri üretilmesi istenmesi halinde bu iş yerlerinin fırınlar için belirlenen şartları taşıyan fırın ruhsatı almaları gerektiği aykırı faaliyet gösteren iş yerleri için idarelerce gerekli işlemlerin yapılması hususunun 81 il valiliğine bildirildiği, Ataşehir Belediye Başkanlığının 01.12.2016 tarihli encümen kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunun 32.maddesine göre Ataşehir ilçesi ... Mahallesi, ... Caddesi ... parsel No:... kapı sayılı yerde ruhsat ve eklerine aykırı olarak yapılan yapının yıkılarak eski hale getirilmesine oy birliği ile karar verildiği, 06.06.2017 tarihli Ataşehir Belediye Başkanlığı Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından davacı derneğe hitaben verilen cevabı yazıda yapı kontrol müdürlüğü ile ilgili ... Mahallesi ... parsel ... kapı sayılı yerin dosyasında yapılan incelemede, zemin kat 1.normal katlı binada ruhsatına aykırı olarak 2 normal kat kolonları dikildiği için Kadıköy Belediyesince 14.08.1992 tarihli yapı tatil tutanağı düzenlendiği ve 3194 sayılı Kanun 42 ve 32. Maddelerine istinaden encümen kararlarının alındığı, mühürlenerek durdurulduğu, 01.11.2016 tarihli yapı tatil tutanağının düzenlendiği ve yasal işlemlerin devam ettiğinin bildirilerek 84/A adresinde bulunan şikayete konu iş yerine ruhsat ve denetim müdürlüğünce herhangi bir iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmediği, yönetmeliğin 6.maddesine istinaden ruhsatsız çalışmaktan dolayı faaliyetten men edilmesi işleminin zabıta müdürlüğüne bildirilerek sağlandığı, Zabıta Müdürlüğü tarafından 24.11.2016 tarihinde mühürlenmek suretiyle faaliyetten men edildiği, daha sonrasında iş yeri mahallinde 25.11.2016 - 29.11.2016 - 01.12.2016- 21.12.2016 - 18.04.2017 ve 23.05.2017 tarihlerinde zabıta müdürlüğünce yapılan kontrollerde mührün sökülerek faaliyet gösterildiğinin tespit edildiği, 6 kez mühür fekki zaptının tanzim edilerek suç duyurusunda bulunulduğunun bildirildiği, davacı tarafça 14.04.2017 tarihli dava ile iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmeleri ve ilgili delillerin celbi sonrasında tanık dinlenilerek, bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Tutanak düzenleyen ... 18.12.2019 tarihli beyanında; kendilerinin ... Mahallesi ... adresine gittiklerinde iş yeri mühürlerinin sökülerek tekrar faaliyete devam edildiğini gördüklerini, kimin sahibi olduğunu hatırlamadığını beyan etmiştir. Diğer tutanak düzenleyenlerde benzer ifadelerde bulunmuştur. Davacı tanığı ... 14.10.2020 tarihli beyanında; ... isimli fırının ortaklarından ve  aynı zamanda mal sahibi olduğunu, ...'ın hala orada fırın işlettiğini belirtmiştir. Ataşehir Belediye Başkanlığı Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü 18.02.2019 tarihli cevabı yazısında; ... parsel no:... adresinde bulunan  iş yerine, herhangi bir iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlenmediğinin görüldüğü belirtilmiştir. Ataşehir Belediye Başkanlığı 26.02.2019 tarihli cevabı yazısında; 2 parsel 84 kapı sayılı yere ait encümen kararının alındığı, 24.12.2018 tarihli tutanağın düzenlendiği, yıkım kararları için bilgi verildiği belirtilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Kadıköy Uygulama Grup Müdürlüğünün 20.02.2019 tarihli cevabı yazılarında; mükellef ...'ın ... Mahallesi ... adresindeki fırın ürünleri imalatı işini daireye verdiği 29.01.2018 tarihli işi terk dilekçesi ile 31.12.2017 tarihi itibariyle faaliyetini sonlandırdığı, 31.12.2017 tarihi itibariyle terk işlemini yaptığı, yapılan kontrolde terk formunun sunulduğu belirtilmiştir. 02.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının bir dernek olduğu, TTK m. 56/3 uyarınca , tüzüğünde bu yönde bir düzenleme getirilmişse üyelerinin haklarını korumak için haksız rekabet sebebiyle TTK m. 56/1'de yer verilen, haksız rekabetin tespiti, men'i ve haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını talep edebileceği, davacının tüzüğünün 2.maddesine göre bu yetkisinin bulunduğu ve davacı sıfatını mevcut olduğu, iş şartları kavramının tüm iş hayatını kapsayan, rakipler için de geçerli olan tüm hukuki düzenlemeleri kapsayacak şekilde yorumlandığı, davalı tarafından mevzuat hükümlerine aykırı olarak fırın işletmeciliği gerçekleştirildiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, bu itibarla davalının iş şartlarına uymayarak TTK m. 55/1-e'de yer alan haksız rekabet eylemini gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora beyanları sonrasında mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. Davalı tarafça adi ortaklık şeklinde faaliyet gösterildiğini, sadece kendisi aleyhine dava açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia etmiştir. İddiasının desteklemek amacıyla işletme kayıt belge örneğini ve ilgili belgeleri tekrar etmiştir. TBK'nın 620 vd maddelerde adi ortaklık sözleşmesi düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 638. maddesinde temsilin sonuçlarına yer verilmiştir. Davanın konusu para alacağı ise ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu olduklarından ve alacaklı müteselsil borçluların birinden borcun tamamını isteyebileceğinden davacı adi ortakların tümüne veya bazılarına karşı alacak davası açabilir. Davanın konusu paradan başka bir şey ise davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması gerekir. Çünkü ortaklar adi ortaklığın malları üzerinde el birliği halinde maliktirler. Bu mallar üzerinde birlikte tasarruf edebilirler. Bu durumda davalı ortaklar arasındaki ilişki mecburi dava arkadaşlığıdır. Ne var ki somut davada, davacı tarafça işletme kayıt belgesi adı altında bir kısım belgelerle dava dışı ...'ın adi ortaklığı arasında yer aldığının iddia etmiş ise de dosya içerisindeki gerek vergi dairesinin cevabı yazılarından, gerekse diğer bilgi ve belgelerden, davalının tek başına iş yerini işlettiği anlaşıldığından, aksine iddiaları yerinde görülmemiştir. Kadıköy ... Noterliğinde 03.10.2016 tarihli düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi aynı adrese ait olmakla birlikte ortaklığın adı \"... ve... Adi Ortaklığı\"dır. Dava ise dava konusu uyuşmazlıkta yer alan ... hakkında açılmış olup davalı vekilinin adi ortaklığa dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabet üst başlığı altında amaç ve ilkeler düzenlenmiştir. Maddenin 1. fıkrasında, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacının bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olarak ifade edilmiştir. TTK'nın 55. maddesinde, dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ticari uygulamalar başlığı altında 55/1 fıkrada, hangi hâllerin haksız rekabet halleri içerisinde yer aldığı belirtilmek üzere (a) bendinde, dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle hususların ne olduğuna yer verilmiştir. 55/e bendinde, iş şartlarına uymamak özellikle kanun veya sözleşme ile rakiplere yüklenmiş olan veya bir meslek dalında veya çevrede olağan olan iş şartlarına uymayanların dürüstlüğe aykırı davranmış olduğuna yer verilmiştir. Davalının ruhsatsız şekilde ekmek üretimi yaptığı, mevzuat hükümlerine aykırı olarak fırın işletmeciliği gerçekleştirdiği, iş şartlarına uymadığı anlaşıldığından mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan her ne kadar yargılama aşamasında davalının iş yeri mühürlenmiş ve daha sonraki aşamada vergi dairesinin cevabı yazısından iş yerini terk etmiş olduğu anlaşılmakla birlikte, daha önceki aşamalarda birden fazla mühür fekki ile iş yerini tekrar açarak faaliyet gösterdiği  dikkate alındığında, davanın esasına dair hüküm tesisinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı arafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.04.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. <br>KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c0ff7225c86ad0ff","SID":"75f7bfd8ea254991"}}