{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2025/340 <br>KARAR NO\t: 2025/364<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>ÜYE\t\t:<br>KATİP\t\t:<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 15/01/2025<br>NUMARASI\t: ...... Esas - ....... Karar<br>TALEP EDEN\t:<br>TEMSİLCİ\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Zayi Belgesi Verilmesi (TTK 82/7. md uyarınca) <br>DAVA TARİHİ\t: 12/07/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 16/04/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/04/2025<br>\tTaraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara  karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş  olmakla, dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A) DAVACININ İDDİASI VE TALEBİ:<br>Davacı, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde, Onikişubat/.........'ta bulunan karar defteri ve hisse pay defterinin kaybolduğunu, bulunamadığını belirterek, karar ve hisse pay defterinin yeniden verilmesi ve tasdikini talep etmiştir.<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>......... Asliye Ticaret Mahkemesinin 15/01/2025 tarih ve E........, K........ sayılı kararı ile;<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 82. maddesi gereğince tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin yangın, su baskını veya buna benzer bir afet durumunda yada hırsızlık sebebi ile saklama süresi içerisinde defterlerin veya belgelerin zayi olması durumunda zayi belgesinin verilebileceği belirtilmiş, Yüksek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre zayi belgesi verilebilmesi için Kanunda sayılan olayların veya benzer etkiye sahip bir olayın meydana gelmesi gerektiği belirtilmiştir. Somut olayda davacı vekilinin, karar ve hisse senetlerinin davacının 06/02/2023 tarihinde Onikişubat/.........'ta meydana gelen depremde müvekkili .......'in yanındayken zayi olduğunu beyanla iptalini talep ettiği, davanın süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması gerekir. Öte yandan tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranmaması ve ihmalinden kaynaklı zayi iddiaları ise hüküm kapsamında değildir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin adresinin ......../......... olduğu, davacının zayi olduğu iddia edilen defterlerin 06/02/2023 tarihinde ......... depreminde Onikişubat/ ........'ta olduğunu ve deprem sırasında zayi olduğunu iddia ettiği, ancak bunu ispata elverişli herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davanın ispatlanamadığı ve TTK 82/7 maddesi uyarınca zayilik belgesini gerektirir yasal şartlardan oluşmadığı kanaatine varılarak açılan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile; \"Davanın reddine\" karar verilmiştir.<br>C) İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Davacı vekili istinafında; Her ne kadar şirket merkezi ........./......... olsa da, müvekilli..........'in yerleşim yeri ve memleketinin Onikişubet/......... olması sebebi ile ve de depremin gerçekleştiği 06/02/2023 tarihinde şirketin faal durumda almaması sebebi ile dava konusu karar ve hisse defterlerinin müvekkili ........'in yanında .......... ilinde yer aldığını, davacı müvekkili karar ve hisse defterlerinin de yer aldığı Onikşubat/..........'da bulunmakta iken deprem meydana geldiğini,  davacı müvekkili ve eşinin sadece telefon ve cüzdanlarını almak suretiyle kapıları kilitlemeden evden çıktığını, uzun bir süre ağır hasar alan eve giremediğini, hal böyle iken davacı müvekkilinin çoğu eşya ile beraber karar ve hisse defterlerinin akıbetini kaybettiğini, ilk derece mahkemesince eksik inceleme ile yeterli araştırma yapılmaksızın karar verildiğini, deprem tarihinde şirketin faal durumda olmadığı belirtilmiş olmasına rağmen bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığını davacı müvekkilinin talebinde samimi olduğunu belirterek, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>D) DELİLLER:<br>...........Asliye Ticaret Mahkemesinin E........., K......... sayılı dosyası kapsamı.<br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKÎ SEBEPLER VE GEREKÇE:<br>Dava, TTK'nin 82/7. Maddesi hükmü gereği zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir.<br>Davacı, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremde, Onikişubat/..........'ta bulunan karar defteri ve hisse pay defterinin kaybolduğunu, bulunamadığını belirterek, şirket karar ve hisse pay defterinin yeniden verilmesi ve tasdikini talebinde bulunmuştur.<br>Mahkemece, 'davacı vekilinin, karar ve hisse senetlerinin davacının 06/02/2023 tarihinde Onikişubat/.......'ta meydana gelen depremde müvekki...........'in yanındayken zayi olduğunu beyanla iptalini talep ettiği, davanın süresinde açıldığı, hangi olaya dayandırılırsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması gerektiği, öte yandan tacirin basiretli bir iş adamı gibi davranması gerektiği, davacı şirketin adresinin ....../........... olduğu, davacının zayi olduğu iddia edilen defterlerin 06/02/2023 tarihinde .......... depreminde Onikişubat/ .........'ta olduğunu ve deprem sırasında zayi olduğunu iddiasının ispatına  elverişli herhangi bir delil sunmadığı, TTK'nin 82/7 maddesi uyarınca zayilik belgesini gerektirir yasal şartların oluşmadığı' gerekçesi ile, \"davanın reddine\" karar verilmiş; karara karşı yine davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki; gerekçeli karar başlığında; talep edenin vergi numarasının yazılmaması HMK'nin 297. maddesine aykırı ise de, bu eksikliğin mahallinde her zaman düzeltilebilmesinin mümkün olduğunu değerlendiren Dairemiz, anılan hususu eleştirmekle yetinmiştir. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (05/07/2022 tarih ve 31887 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 01/07/2022 tarih ve 7417 sayılı yasa 55. maddesi ile değişik) 82/7. maddesinde; \"Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi<br> bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Maddede düzenlenen (30) günlük süre hak düşürücü süredir. <br>Bilindiği üzere; Cumhurbaşkanlığı tarafından 6 Şubat'ta ...........'ta meydana gelen depremlerin ardından 10 ilde (........, ......., ......, ........., ......., ........., .........., ........., .......... ve ........) 3 aylık süreyle OHAL ilan edilmiştir.<br> Yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla yayımlanan 11 Şubat 2023 tarihli ve 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2. maddesi: \"8/2/2023 tarihli ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla olağanüstü hal ilan edilen illerde, yargı alanında hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;<br>a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikâyet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dâhil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu<br> ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler,<br>b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hâkim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler,<br>c) Nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler,<br>6/2/2023 (bu tarih dâhil) tarihinden itibaren 6/4/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar durur. Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar....<br>(4) Bu madde hükmü, 6/2/2023 tarihi itibarıyla yerleşim yeri olağanüstü hal ilan edilen iller olan gerçek ve tüzel kişiler ile aynı tarihte bu illerde bulunan kişiler bakımından ülke genelinde uygulanır.<br>(5) Bu madde hükmü, olağanüstü hal ilan edilen illerin barosuna 6/2/2023 tarihi itibarıyla kayıtlı avukatlar ile diğer barolara kayıtlı olup aynı tarihte bu illerde bulunan avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından ülke genelinde uygulanır ........ \" şeklinde düzenlenmiştir.<br>05/04/2023 tarih 32154 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 139 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinde Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanlığı Kararnamesine göre de; “Adıyaman il merkezi ile Çelikhan, Samsat, Besni, Gölbaşı ve Tut ilçeleri; Gaziantep ili İslahiye ve Nurdağı ilçeleri; Hatay il merkezi ile Antakya, Defne, İskenderun, Arsuz, Belen, Samandağ, Hassa, Kırıkhan, Yayladağı ilçeleri; Kahramanmaraş il merkezi ile Dulkadiroğlu, Onikişubat, Afşin, Elbistan, Ekinözü, Nurhak, Göksun, Türkoğlu, Pazarcık ve Çağlayancerit ilçeleri; Malatya il merkezi ile Battalgazi, Yeşilyurt, Arguvan, Kale, Yazıhan, Akçadağ ve Doğanşehir ilçeleri” yönünden, durma süresinin 01/05/2023 (bu tarih dahil) tarihine kadar uzatılmasına karar verildiği görülmektedir. <br>Öte yandan 12/03/2023 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren, 09/03/2023 tarih ve 7440 sayılı Kanunun (Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) 10/22. maddesinde \"13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa ve 213 sayılı Kanuna göre tutulması ve tasdiki zorunlu defterleri ile kullanmak mecburiyetinde bulunduğu belgeleri 6/2/2023 tarihinde ....... İlinde meydana gelen depremler nedeniyle zayi olan mükellefler, durumu öğrendiği tarihten itibaren 31/7/2023 tarihine kadar (bu tarih dâhil) yetkili mahkemeden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Mahkeme bu talebi ivedilikle görüşür ve gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir. Ancak bu yerlerde bulunan mükellefin il veya ilçe idare kurullarından defter ve belgelerinin zayi olduğuna ilişkin olarak alacağı belge de yetkili mahkemeden alınmış belge hükmündedir....\" düzenlemesi yapılmıştır.<br>Buna göre, eldeki dava, hak düşürücü süre içerisinde olmak üzere 12/07/2023 tarihinde  açılmıştır. <br>6102 sayılı TTK 82/7. maddesinde zayi sebepleri tahdidi olarak sayılmamıştır. Diğer bir deyişle; maddede geçen \"yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi\" denilmek suretiyle bu gibi olayların benzerlerinin de bu kapsama girebileceği anlatılmaktadır. Bu meyanda, tacirin elinde olmayan benzer olaylarda maddenin kapsamı içindedir. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkca aykırı düşmemesi gerekir. ( Yargıtay 11. HD'nin 10/01/2018 tarih ve E.2016/6084, K.2018/155 )<br> Tacirin, anılan yasa maddesinden yararlanabilmesi için bir taraftan ticari defterlerin ve belgelerin korunması amacıyla gereken dikkat ve ihtimamı göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziyaa uğramanın onun iradesi dışında, elinde olmayan bir nedenle meydana gelmiş olması zorunludur. ....... nedenlerin ispatı, bunu iddia eden ...... aittir. İleri sürülen mücbir nedenin dayandığı olayların defter ve belgelerin yok olması veya elden çıkması sonucunu doğuracak nitelik ve yoğunlukta olup olmadığı araştırılmalı ve irade dışında defter ve vesikaların tamamen veya kısmen kaybı yahut yok olması sonucu oluştuğunda mücbir neden kabul edilmektedir.<br>Tacir tutmak ve saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri, şirket merkezinde bulundurmak, saklanmasında gereken dikkat özen ve ihtimamı göstermek ve korumakla yükümlüdür.(Yargıtay 11. HD'nin 07.03.2017 tarih ve 2015/13372 E.- 2017/1346 K., 19.01.2006 tarih ve 2005/71 E. -  2006/257 K. sayılı ilamı ) Yine, ticari defter ve belgeleri için zayi belgesi düzenlenmesini talep eden tarafın  zayi olduğunu iddia ettiği ticari defter ve belgelerin mevcudiyetine karine teşkil edecek ve bu konuda olumlu kanaat edinmesini sağlayacak bilgi ve belgeleri ibraz etmesi gerekir. <br>Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının yükümlü olduğu defter ve belgeleri şirket merkezinde bulundurmak ve korumakla<br> yükümlü olmasına, söz konusu kayıtların davacının kusuru olmaksızın ziyaya uğradığının davacı tarafından somut deliller ile ispat edilememiş olmasına, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>Bu itibarla, istinaf başvurusunun HMK'nin  353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-) Davacı vekilinin inceleme konusu ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun HMK’nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-) Alınması gereken istinaf karar ilam harcı peşin olarak alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,  <br>3-) İstinaf eden tarafça yatırılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-) İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına<br>5-) Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin  333.maddesi uyarınca ilgisine iadesine,<br>6-) Kararın HMK'nin 359/4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/04/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Üye<br>e-imzalı <br><br>Katip<br>e-imzalı <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"06c3814533e7a997","SID":"21d9cab3fa41f506"}}