{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1311 <br>KARAR NO: 2025/474<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2021/849 <br>KARAR NO: 2023/410<br>TARİHİ: 26/04/2023<br>DAVA: Konkordato <br>DAVA TARİHİ: 12/10/2021<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP Konkordato talep eden vekili dava dilekçesinde; şirketin 2004 sayılı İİK'nın 285 ve devam eden maddeleri gereğince vade konkordatosu talebi ile, İİK'nın 287. maddesi gereğince 3 aylık geçici mühlet kararının verilmesini, İİK'nın 287/1, 288/1 ve 294. maddeleri gereği talepte bulunan borçlu ve müteselsil kefillerin malvarlığının korunması ve alacaklarının cebri icra tehditlerinin durdurulmasına yönelik gerekli tedbir kararlarının verilmesini, İİK'nın 287/3. maddesi gereği geçici komiser tayini, İİK'nın 288/1. maddesi gereği gerekli ilanların yapılmasını, geçici mühlet içinde yapılacak inceleme neticesinde 1 yıllık kesin mühletin verilmesini, kesin mühlet içinde yapılacak konkordato anlaşmalarının akdedilmesi halinde konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava, adi konkordato istemli olarak açılmış olup, komiser heyeti tarafından yapılan inceleme ile mühlet içerisinde komiser heyetinin açık veya örtülü onayı ile doğan alacaklardan bir kısmının ödendiği, bir kısmının teminat gösterme hakkından feragat ettiği mahkememize bildirildiği, davacı şirket tarafından belirlenen tasdik harcı ve yargılama giderinin mahkeme veznesine depo edildiği, konkordato projesine olumlu oy veren alacaklıların konkordatoya tabi alacak tutarları toplamının 36.799.498,42 TL olduğu, İİK m. 302, £. 3, (b) alternatifindeki; kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olduğu, borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağı, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu tespit edildiği gerekçesiyle AÇILAN DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ... LİMİTED ŞİRKETİ’nin konkordato projesinin İİK’nun 305 maddesindeki tasdik şartlarının gerçekleştiği anlaşılmakla TASDİKİNE, Davacı şirketin konkordatoya tabi borçlarının 30 Ağustos 2023 tarihinden başlamak üzere her ayın 30'u ödeme günü olarak belirlenmek üzere, 48 aylık eşit vadelerde ödenmesine, ödeme planının kararın eki sayılmasına, her bir taksit ödemesinin 5.000 TL'nin altında olması halinde 5.000 TL'ye tamamlanmasına, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ Alacaklı ... T.A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; Gebze ... Noterliği'nin 05/10/2021 tarih, ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kesinleşen kat ihtarına rağmen alacaklarının konkordato projesinde eksik bir şekilde yer aldığını, bu hali ile eksik alacak miktarı üzerinden konkordato projesi tasdik edildiğini, proje ile öngörülen vadenin çok fazla uzun olduğunu, bu durumun alacaklılar bakımından ciddi oranda ticari kayıp oluşturduğunu, davacının müvekkili bankanın alacak tutarını doğru şekilde bildirmediği eksik alacak bildirimi nedeniyle de konkordato talebinin eklenmesi gereken evrakların eksik olduğunu, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün gözükmediğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Alacaklı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; hatalı inceleme neticesinde müvekkilinin alacağının nisaba tam anlamıyla katılmadığını, İİK'nın 308/b maddesi uyarınca konkordato talep eden aleyhine taraflarınca çekişmeli alacak davasınında ikame edildiğini, konkordato komiserinin raporuna ilişkin alınan bilirkişi raporunda çekişmeli alacaklara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, bu yönüyle mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, konkordato komiser heyeti tarafından davacının uluslararası ticaret alanında faaliyet gösterdiği şirket adına veya şirket yetkilisi adına yurt dışında şirket olabileceği hususunda herhangi bir inceleme dahi yapılmadığını, davacının kötü niyetini hiçbir surette değerlendirmeyen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, davacı şirketin malvarlıkları arasında yer alan markanın değeri dikkate alınmaksızın aktiflerinin hesaplandığını, davacının alacaklılardan mal kaçırma kastıyla, yakın akrabası olarak gözüken firmalara borçlu olarak gösterme yolunu seçtiği hususunun mahkeme nezdinde belirtilmesine karşılık dikkate alınmadığını, davacı firma kendi firmalarına avanslar vermek suretiyle alacaklılarından para ve mal kaçırdığını, ... Tic. Ltd. Şti. ve konkordato talep eden firma ... Tic. Ltd. Şti.' nin İTO ve TTSG kayıtları incelendiğinde firmaların belli yıllarda aynı adresleri kullandığı, şirketin yetkilileri arasında da yakın dereceden akrabalık ilişkisi bulunduğu, davacı firmanın yükümlü olduğu vergileri dahi ödememe çabası içerisinde olduğunu, söz konusu şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, alacağın muvazaa olduğunu, davanın vekaletnamesiz olarak ... tarafından ikame edildiğini, bu nedenle HMK 77. maddesi uygulanması gerektiğini, konkordato talep eden davacının bildirmiş olduğu alacaklılar ve alacaklar listesinde yer alan bazı firmalarda eski yetkili ve ortaklar arasında yer almakta olduğunu, davacının aslında alacaklılardan mal kaçırma kastıyla borçlu olmadığı şirketleri borçlu gösterdiğini, alacaklılar ile davacı şirket arasındaki muvazaa olduğunu gösteren bir diğer hususun ise, söz konusu şirketlerden yayla enerji anonim şirketi ile aynı adreste faaliyet gösteren birçok firma bulunması ve bu şirketlerin devirler yoluyla aynı kişilerde toplanmış olması olduğunu, TTSG ve İTO kayıtlarından görüldüğü üzere ..., ..., ... ve ... soyadlı kişilerin arasında bir çok devir işlemi gerçekleşmiş olduğunu; bu hususların hiçbir surette araştırılmamasının alacaklıları açıkça zarara uğrattığını, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, ibraz edilmiş konkordato projesinin adil ve dengeli bir ödeme planı içermediğini ve yetersiz olduğunu, talep edilen sürenin çok uzun olup, hakkaniyete de uygun olmadığını, ayrıca davacının inandırıcı bir proje sunmadığı gibi borçlarını ödemeye dair kaynak da göstermediğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. Alacaklı ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; borçlu şirket ödeme gücünü haiz olmadığı halde konkordatonun tasdikine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlu firma rayiç bilanço itibariyle borca batık olduğundan  iflas kararı verilmesi gerektiğini, konkordato projesinde ödeme kaynaklarının açıkça belirtilmediğini, ... plakalı, ... plakalı ve ... plakalı 3 aracın satılacağı, araç üzerindeki rehin bedelleri ödendikten sonra 5 milyon lira tutarında bir bakiyenin tahsil edileceği ve bu tahsilat ila ödeme yapılacağı beyan edildiği, 5 milyon lira ile firmanın ancak 5 aylık konkordato taksitlerini ödeyebileceği, kalan taksitlerin nasıl ödeneceği raporda somut ve açıkça belirtilmediği, bu ödemelere ilişkin herhangi bir kaynağında bulunmadığını, bu nedenle alacağın tahsilinin şüpheli durumda olduğunu, müvekkili bankanın alacağı eksik kaydedildiğini, davacının finans kurumlarına olan borçlarının yapılandırılması için müracaat etmeden konkordato talebiyle mahkemeye başvurusunun kötü niyetli ve sırf alacaklıları zarara uğratmak ve hatta malvarlığını kaçırmaktan ibaret olduğunu, davacının satışını gerçekleştirdiği polimer ürünlerinin kur fiyatlarında artış sunduğu belgeler detaylı  incelendiğinde görüleceği üzere davacının ciro hacmine olumlu katkı sağlamasına rağmen davacı bu durumu sanki olumsuzluk var gibi gösterdiğini, davacının gerçekçi olmayan soyut projeyle  kötüniyetli olarak konkordato talep ettiğini, belirterek, konkordato tasdiki kararının kaldırılmasını davacı şirket borca batık olduğundan iflasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Talep, konkordatonun projesinin tasdiki istemine ilişkindir. İstinaf yoluna başvuran alacaklıların, istinaf başvurularının süresinde olup olmadığına ve istinaf hakları olup olmadığına ilişkin incelemede; 15/03/2018 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 37 maddesi ile 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'na eklenen \"Kanun Yolları\" başlıklı 308/a maddesinde \"Konkordato hakkında verilen karara karşı borçlu veya konkordato talep eden alacaklı, kararın tebliğinden; itiraz eden diğer alacaklılar ise tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. İstinaf ve temyiz incelemeleri, Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre yapılır.\" düzenlemesi ile itiraz eden alacaklıların tasdik kararının ilanından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilecekleri düzenlenmiştir. İİK'nın konkordatonun mahkemede incelenmesi başlıklı 304/1. maddesinde \"(Değişik: 28/2/2018-7101/32 md.) Komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkeme, konkordato hakkında karar vermek üzere yargılamaya başlar. Mahkeme, komiseri dinledikten sonra kısa bir zamanda ve her hâlde kesin mühlet içinde kararını vermek zorundadır. Karar vermek için tayin olunan duruşma günü, 288 inci madde uyarınca ilân edilir. İtiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri de ilâna yazılır.\" hükmü yer almaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22/05/2024 tarihli  2024/6-148 E. 2024/273 K. sayılı kararında; \"...İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesine ilişkin Adalet Komisyonu raporunda, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmeleri için, itiraz sebeplerini mahkemeye duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmaları gerektiği, aksi hâlde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmelerinin mümkün olmadığı, böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeninin her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesi olduğu belirtilmiştir. <br>İcra ve İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesi de “Mevcut Kanunun 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası hükmü, güncellenerek metne alınmaktadır. Buna göre, mahkemenin komiseri dinledikten sonra kararını her halde kesin mühlet içinde vermesi emredilmektedir. Duruşma günü 288 inci maddesi uyarınca ilan edilecektir. Yine mevcut düzenlemeden farklı olarak, itiraz edenlerin duruşmada hazır bulunabilmelerinin şartı, itiraz sebeplerini, mahkemeye, duruşma gününden en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirmiş olmalarıdır. Aksi halde duruşmada hazır bulunarak itirazlarını dermeyan etmeleri mümkün olmayacaktır. Böyle bir sınırlama getirilmesinin nedeni, her alacaklının duruşmada hazır bulunarak itirazlarını ileri sürmesinin yargılamayı çok aksatabileceği endişesidir,…” şeklinde olup  tüm alacaklıların duruşmada hazır bulunarak itirazları ileri sürmesinin konkordato sürecini aksatabileceği düşüncesiyle duruşmada hazır olabilmek için itirazların tasdik duruşmasından en az üç gün önce yazılı olarak bildirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bununla birlikte konkordatonun yapısı tamamen şeklî olduğundan tasdik işlemlerinin bir an önce tamamlanması gerekmekte olup, konkordatoya ilişkin kanunda yer alan düzenlemelere bakıldığında borçlu lehine verilen birçok kararda kanun yolunun tamamen kapatıldığı ve sürecin bir an evvel sonuçlandırılmasının istendiği anlaşılmaktadır. Örneğin İlk Derece Mahkemesince verilecek geçici mühlet talebinin kabulü, geçici komiser görevlendirilmesi, geçici mühletin uzatılması ve tedbirlere ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulamayacağı (2004 sayılı Kanun md. 287/son), kesin mühlet talebinin kabulü ile mühletin kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yolunun kapalı olduğu (2004 sayılı Kanun md. 293/1) görülmektedir.Komiserlerin tasdik talebine ilişkin nihai raporu ve dosyayı mahkemeye sunmasına kadar geçen süreçte alacaklının öncesinde, teklif edilen konkordato projesine ret oyu kullanması, herhangi bir hususta komisere ya da doğrudan mahkemeye dilekçe vermesi, tasdik talebini inceleyen mahkeme bakımından hiçbir anlam ifade etmemektedir. Alacaklının, ancak tasdik talebine ilişkin nihai raporun ve dosyanın mahkemeye sunulmasından sonra tasdik raporuna karşı duruşma gününden üç gün öncesine kadar itirazlarını bildirmesi hâlinde mahkemece dikkate alınacaktır. Henüz tasdik talebine ilişkin komiser raporunun sunulmadığı aşamada verilen dilekçeler, mahkemece verilecek tasdik kararına karşı yasa yollarına başvuru imkânı tanımayacaktır. Bu yasal düzenlemelerden hareketle, 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesinde kanun yoluna başvuru hakkı tanınan “itiraz eden alacaklı” deyiminden, “tasdik duruşmasından önce itirazlarını bildiren alacaklı” olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir. Ramazan Arslan, Ejder Yılmaz, Sema Taşpınar Ayvaz ve Emel Hanağası’nın  İcra ve İflas Kanunu ve İlgili Mevzuat (8.b., Ankara 2022, md. 308/a, s. 291) adlı eserinde, kanun yollarına ilişkin 308/a maddesinde itiraz eden ibaresinin yanına 304/1 inci maddesine atıf yapıldığını gösterecek şekilde bu maddenin numarası yazılarak 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki itirazın, 2004 sayılı Kanun'un 304/1 inci maddesinde düzenlenen itiraz olduğu belirtilmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 304 üncü maddesinin gerekçesine bakıldığında, duruşmaya gelecek olanları “yargılamanın uzayacağı” endişesi ile sınırlayan yasa koyucunun aynı yasanın 308 inci maddesinde temyiz yoluna gelecek olanları sınırlamadığını kabul etmek konkordatonun sistemine de aykırıdır.  Kanun'un öngörmediği bir yasa yolu ve yasa yoluna başvuru hakkı yorum yoluyla da olsa kabul edilemez. 2004 sayılı Kanun'un 308/a maddesindeki düzenleme de 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının (Anayasa) kabul ettiği anlamda temel hak niteliğindeki hak arama özgürlüğünü kullanmayı \"itiraz\" şartına bağlamış olup bu durum da Anayasa’ya uygun bir sınırlama yöntemi olmakla, “itiraz eden alacaklı” deyiminden 2004 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinde belirtilen alacaklıları kabul etmek, hak arama özgürlüğünün ihlâli olarak değerlendirilemeyecektir.Nitekim Hukuk Genel Kurulunun 10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-628 Esas, 2022/1339 Karar; 19.10.2022 tarihli ve 2022/6-661 Esas, 2022/1319 Karar; 09.11.2022 tarihli ve 2022/6-855 Esas, 2022/1471 Karar; 08.12.2022 tarihli ve 2022/6-1089 Esas, 2022/1707 Karar; 08.03.2023 tarihli ve 2023/6-149 Esas, 2023/170 Karar; 22.03.2023 tarihli ve 2023/6-177 Esas, 2023/250 Karar ile 24.01.2024 tarihli ve 2023/6-1161 Esas, 2024/5 Karar sayılı kararlarında da aynı ilkeler benimsenmiştir.\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 30/05/2024 tarih 2024/1497 E. 2024/1871 K. sayılı kararında; \"İzmir  Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli ve 2023/817 E:, 2023/936 K. sayılı kararıyla alacaklının istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir. Dairemizin 19.10.2023 tarihli ve 2023/2952 E., 2023/3400 K. sayılı kararıyla; alacaklı ... Bankası A.Ş.’nin toplantıya katıldığı ve red oyu kullandığı, 21.01.2022 ve 18.11.2022 tarihli dilekçelerinde konkordatonun reddini talep ettiği ve duruşmada konkordatonun reddi yönünden beyanda bulunduğu, bu durumda istinaf hakkının bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece tasdik yargılamasına ilişkin duruşma gününün Ticaret Sicil Gazetesi'nde 15/02/2023 tarihinde ve Basın İlan Kurumu'nda 17/02/2023 tarihinde ilan edilmesine ve ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az 3 gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen alacaklı vekili tarafından herhangi bir itiraz dilekçesi verilmeden duruşma günü olan 03/03/2023 tarihinde duruşmaya katılarak sözlü beyanda bulunulduğu, bu sebeple tasdik kararını istinaf hakkı bulunmadığından bahisle direnme kararı verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 304. maddesinde, komiserin gerekçeli raporunu ve dosyayı tevdi alan mahkemenin tasdik yargılamasına başlayacağı, karar vermek için tayin olunan duruşma gününün, Kanunun 288 inci maddesi uyarınca ilân edileceği ve itiraz edenlerin, itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak bildirmek kaydıyla duruşmada hazır bulunabilecekleri hususunun ilânda bulunması gerektiği düzenlenmiştir. Bu usule uygun olarak itirazlarını bildiren alacaklılar tasdik kararının ilânından itibaren on gün içinde istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi kararına karşı on gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Kanun yolunun düzenlendiği bu hükme göre itiraz eden alacaklılar istinaf yoluna başvurabilecek bunun karşı anlamıyla itirazlarını bildirmeyen alacaklılar istinaf yoluna başvuramayacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.11.2022 tarih 2022/6-1040 Esas, 2022/1578 Karar sayılı kararı,  10.03.2022 tarihli ve 2021/(15)6-966 Esas, 2022/283 Karar sayılı kararı; 10.03.2022 tarihli ve 2022/(15)6-71 Esas, 2022/284 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir. Temyizen incelenen direnme kararı tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir...\" Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 04/06/2024 tarih 2024/1309 E. 2024/1961 K. sayılı kararında; \"...İlk Derece Mahkemesi kararına karşı bir kısım müdahil alacaklılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi tarafından projenin örtülü tenzilat ve vade konkordatosu içerdiği, davacının borca batık olmadığı bu nedenle borçlunun kaynakları ile teklifin uyumlu olmadığı gerekçesi ile kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Mahkemesinin verdiği karara karşı davacılar vekili ve müdahil  ... Bankası A.Ş. vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Dava konusu somut olayda mahkemece tasdik yargılama duruşma gününün İİK'nın 304/1. maddesine uygun olarak İİK'nun 288. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Gazetesin'de ve Basın İlan Kurumu Portalında gerekli ilanların yapıldığı, ilana itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabileceklerinin şerh düşülmesine rağmen, temyiz yoluna başvuran ... Bankası A.Ş. vekili tarafından Yasa'nın (İİK m.304/I) ifade ettiği biçimde \"itiraz\" edilmediğinden, İcra ve İflas Kanunu'nun 308/a maddesi uyarınca müdahil ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz hakkı bulunmadığından ... Bankası A.Ş. vekilinin temyiz istemlerinin reddi gerekmiştir...\" Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüş; alacaklıların İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına karşı kanun yoluna başvuru hakları olduğu yönündedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de yukarıda yer verilen kararları ile önceki uygulamasından dönerek, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda kabul edilen görüşü benimsemiş, yani alacaklılar toplantısında red oyu kullansa dahi İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen alacaklıların, karara karşı kanun yoluna başvuru haklarının olmadığını kabul etmiştir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Bu nedenle Dairemizce, İİK'nın 304.maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmeyen ancak alacaklılar toplantısında red oyu kullanan alacaklıların istinaf yoluna başvurabileceği yönündeki önceki uygulamasından dönülmüş, gerek Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda, gerekse konkordato konusunda görevli Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nde kabul gören görüş nazara alınarak, alacaklıların İİK'nın 304. maddesi uyarınca yapılacak ilan uyarınca duruşmadan en az üç gün önce yazılı olarak itirazlarını bildirmek koşuluyla tasdik kararına istinaf yoluna başvurabileceği kabul edilmiştir. Konkordato tasdik kararı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde 28.04.2023 ve Basın İlan Kurumu İlan Portalında 02.05.2023 tarihinde ilan edildiği, istinaf yoluna başvuran alacaklıların 10 günlük yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurdukları tespit edilmiştir. Mahkemece İİK'nın 304.maddesi uyarınca \"itiraz edenlerin itiraz sebeplerini duruşma gününden en az üç gün önce yazılı olarak mahkemeye bildirmek kaydı ile duruşmada hazır bulunabilecekleri\" ihtarını içerir şekilde tasdik yargılamasına ilişkin metin 27/03/2023 tarihinde Basın İlan Kurumu İlan Portalında ve 27/03/2023 tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiştir. duruşma 26/04/2023 tarihinde yapılmış, alacaklılardan ... Bankası A.Ş. vekilinin 31/03/2023, ... Ticaret Ltd. Şti. vekilinin 20/04/2023 tarihinde itiraz dilekçeleri sundukları tespit edilmiştir. Ancak dosya kapsamında ve UYAP sisteminde, istinaf yoluna başvuran alacaklı ... T.A.Ş. tarafından itiraz sebeplerinin tasdik duruşmasından en az üç gün önce ve yazılı olarak bildirilmediği anlaşılmıştır. Alacaklılar ... T.A.Ş., ret oyu verilerek tarafından yasal süre içerisinde istinaf yoluna başvurulmuş ise de, İİK'nın 304. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak itiraz edilmediğinden, tasdik kararına karşı istinaf hakkı bulunmadığı için HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde; alacaklı ... Bankası A.Ş. ve ... Ticaret Ltd. Şti.'nin istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin sebepler re'sen nazara alınarak inceleme yapılmıştır. Konkordato revize projesi; işbu konkordato Revize ön projemiz vade teklifi ile konkordato tasdikinden sonra 9 ay ödemesiz, 01.01.2024 tarihinden başlayarak 48 ay eşit taksitler halinde faiz ve masraf hariç olarak alacaklılara ödeme vapılması teklif edilmiştir. Konkordato komiser heyetinin 01/02/2023 tarihli konkordato tasdiki hakkında nihai raporunda; ... Kimya Limtted Şirkeli'nin konkordato projesinin adi alacaklıları yönünden kabul edildiği, ... Kimya Limited Şirketi'nin rehinli alacaklıları yönünden müzakerelerinin henüz devam ettiği ve rapor tarihi itibarıyla herhangi bir protokolün sonuçlanmamış olduğu, Rehinli alacaklıtarla müzakare şartları ve ve yapılandırmanın hükümleri kenar  başlıklı 308h hükmünün üçüncü fıkrası bağlamında ifade etmek gerekise Müzakere ve müzakereyi takip eden yedi günlük iltihak süresi içinde rehinli alacaklıların, alacak miktarı itibarıyla üçte ikiyi aşan çoğunluğu ile bir anlaşmanın hasıl olmadığı, Revize konkordato projesinin tasdikinin İİK md 305/d bendi kapsamında teminat ve / veya feragat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu, Adi alacaklılara ödenmesi gereken 45.661.452,72 TL borç tutarı üzerinden hesaplanacak binde 2,27 oranındaki iflas harcının 103.651,50TL olması gerektiği, Rehinli alacaklılarla müzakereler tamamlanmadığından harç hesaplaması yapılamadığı, heyet tarafından hazırlanan 31.10.2022 tarihli rayiç değer bilançosuna göre Şirketin özkaynaklarının 11.097.545,97 TL olduğu ve bu haliyle şirketin borca batık olmadığı açıklanmıştır. Konkordato komiser heyetinin 08/02/2023 tarihli konkordato tasdiki hakkında nihai ek raporunda; mevcut kârlılığın devamı ile öngörülen kaynakları yaratması halinde, talep ettiği 2024 başından itibaren 4 yıllık vadede tüm borçlarını ödeyebilecek durumda olduğu, Tasdik ihtimalinde diğer alacaklılardan farklılaştırmak icap ediyorsa, II.B bölümünde açıklanan gerekçelerle heyetimizde 10.000.- TL altı alacakların defaten itfa edilmesinin uygun olacağı, II.C. Bölümünde açıklanan gerekçelerle öngörülen vadenin ya da ödemesiz dönemin kısaltılması  yönünde bir tespitte bulunmak  için yeterince destekleyici veri bulunmadığı,mevcut durumun muhafazasının bütüncül olarak konkordatonun başarısı için daha uygun olacağı, Revize konkordato projesinin tasdikinin İİK md 305/d bendi kapsamında 42.308.169,58 TL tutarındaki teminat ve / veya feragat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu, O halde, gerek 01.02.2023 tarihli (kök) raporumuzda gerekse işbu raporumuzdaki inceleme ve değerlendirmeler, İİK md. 305 hükmü kapsamında yer alan koşullar bağlamında tekrar ifade edilmek gerekirse; Adi konkordatoda teklif edilen tutarın, borçlunun iflâsı hâlinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olacağının anlaşıldığı, bu hususun kök raporumuzun VIII/A bölümünde izah edilmiş olduğu, Zeklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olduğu ve bu kapsamda gerek kök raporda gerekse işbu raporun sayın Mahkemenin 02.02.2023 tarihli ara kararındaki hususlar da dikkate alınmak suretiyle işbu raporunun II.B ve II.C bölümünde izah edilmiş olduğu,  Konkordato projesinin 302 nci maddede öngörülen çoğunlukla kabul edilmiş olduğu, bu kapsamda kök raporumuzda VIII.B bölümünde yer verilen, “Alacaklarını bildirmiş veya alacakları bilançoda kayıtlı konkordatoya tabi alacaklıların (İİK m. 299) sayısı 47'dir. Konkordato projesine toplantıda ve/veya iltihak müddeti içinde olumlu oy verenlerin sayısı 18'dir. (9638,30). Alacaklarını bildirmiş veya alacakları bilançoda kayıtlı alacaklıların (İİK m. 299) konkordatoya tabi alacak tutarlarının toplamı (İİK m. 302/5 hükmüne göre ne nispette oy kullanabilecekleri Mahkeme tarafından belirlenmiş olan çekişmeli alacaklar Mahkemenin karar verdiği tutar üzerinden hesaba katıldığında) 45.661.452,72 TL'dir. Konkordato projesine ilişkin toplantıda ve/veya iltihak müddetinde olumlu oy veren alacaklıların konkordatoya tabi alacak tutarları toplamı 36.799.498,42 TL'dir(%80,59)” şeklindeki açıklamalardan anlaşılacağı üzere, İİK m. 302, £. 3, (b) alternatifindeki; kaydedilmiş olan alacaklıların dörtte birini ve alacakların üçte ikisini aşan bir çoğunluk tarafından kabul edilmiş olduğu, teminat koşulu bakımından, konkordato tasdikinin, 42.308.169,58 TL tutarındaki teminat ve / veya feragat koşulunun yerine getirilmesi şartıyla uygun olduğu, Adi alacaklılara ödenmesi gereken 45.661.452,72 TL borç tutarı üzerinden binde 2,27 oranındaki 103.651,50 TL'lik harcın yatırılmasının gerektiği açıklanmıştır.Mali müşavir ve İcra İflas Mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama uzmanı öğretim üyesinden alınan bilirkişi heyetinin 20/03/2023 tarihli raporunda; Komiser Heyetince hazırlanan gerekçeli rapordaki tespit ve değerlendirmelere göre konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunduğunun kabul edilebileceği, Borçlu şirketin konkordato teklifinin alacaklı çoğunluğu bakımından %38,29; alacak çoğunluğu bakımından ise %80,59 oranıyla kabul edildiği, dolayısıyla borçlu şirketin İİK m. 302 hükmünde konkordato projesinin kabulü için öngörülen çoğunluğu sağladığı, Konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların olası bir iflasa nazaran alacaklarının daha fazlasına kavuşabilecekleri, İİK m.305 hükmünde konkordatonun tasdikine karar verilmesi için gerekli şartlardan biri olarak öngörülen orantılılık şartıyla borçluya borçlarını mali imkanlarına göre alacaklılarının en lehine olacak şekilde ödettirilmesinin amaçlandığı, bu çerçevede inceleme yapıldığında, şirketin 2024 yılında satışını planladığı lüks nitelikteki 3 adet aracını konkordatonun tasdiki kararının hemen ardından satarak adi alacaklıların alacaklarının ödenmesinde kullanılmak üzere 5.000.000,00 TL gibi bir kaynak oluşturabileceğinin tespit edildiği, Sayın Mahkemenizin 02/02/2023 tarihli ara kararı uyarınca küçük tutarlı alacaklar bakımından bir çalışma yapıldığında, her bir taksitte asgari 5.000,00 TL ödeme şartına yer verilmesinin alacağı yüksek alacaklılar yönünden etkisinin çok sınırlı olacağının tespit edildiği, nitekim şirketin konkordatoya tabi borçlarının toplamının 45.661.452,72 TL gibi önemli bir tutar olduğu, dolayısıyla her bir taksitte asgari 5.000,00 TL ödeme şartına yer verilmesinin alacaklılar arasında gözetilmesi gereken dengenin bozulmasına neden olmayacağının, teklifte bu yönde yapılacak düzeltmenin ödeme planının adil ve dengeli olmasını sağlayacağının anlaşıldığı, Şirketin 2024 yılında satışını planladığı 3 adet lüks aracın satışı sürecini konkordatonun tasdiki kararının hemen ardından olacak şekilde geriye çekebileceği, bu satış sonrasında adi alacaklıların alacaklarında kullanılmak üzere 5.000.000,00 TL gibi bir kaynak oluşturabileceği ve teklifin her bir taksitte asgari 5.000,00 TL ödeme şartı içeren haliyle tasdiki durumunda ilk 5 taksitte toplamda 5.005.540,12 TL ödeme gerçekleştirilecek olması hususları bir bütün olarak dikkate alındığında, şirketin konkordato taksit ödemelerine konkordato projesinde öngördüğünden 5 ay daha önce başlayabileceği anlaşıldığı, Borçlu şirketin konkordato teklifinde borçların “masrafsız” olarak ödeneceğine dair kayda yer verdiği, borçlu şirketten olan alacağını tahsil etmek için masrafa katlanan alacaklılara, bağımsız niteliği bulunan masraf alacaklarının ödenmeyeceğinin belirtilmesinin bu alacaklılar yönünden tenzilat anlamına geldiği, bu durumun ise alacaklılar arasında eşitsizliğine neden olduğu, dolayısıyla konkordato teklifinin borçların “masrafsız\"  bir şekilde ödeneceği kaydıyla tasdikinin mümkün olmadığı, Yukarıda (d), (e), (f) ve (g) bentlerinde varılan sonuçlar çerçevesinde somut olayda konkordato teklifinin “Konkordatoya tabi borçların tamamının faizsiz taksit ödemesi Ağustos 2023'te gerçekleştirilmek üzere 48 ayda aylık eşit taksitler halinde ancak her bir taksitte her bir alacaklıya asgari 5.000,00 TL ödeme yapılmak kaydıyla ödenmesi” şeklinde revize edilmesi durumunda teklifin kaynaklarla orantılı olduğundan söz edilebileceği, Komiser Heyetince borçlu şirketin 31/10/2022 tarihli mali verilerinden hareketle teminat gösterilmesi gereken borçların tespit edildiği, ancak 31/10/2022 tarihinin üzerinden 4 aydan fazla bir zaman geçtiğinden ve bu süreçte şirketin faaliyetlerine devam etmesi sebebiyle cari borçlarının değişmesi muhtemel olduğundan, Komiser Heyetinin teminat gösterilmesi gereken borçları son kesinleşen mali kayıtlar üzerinden yeniden tespit ederek tasdik talebi hakkında nihai kararın verileceği tarihten önce Sayın Mahkemenize raporlamasının uygun olacağı, Konkordatonun tasdikine karar verilebilmesi için 103.651,50 TL tutarında harç yatırılması gerektiği bildirilmiştir. İİK'nın 285/3 fıkrası uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ticaret mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ticaret mahkemesi yetkilidir. Eldeki dosyada şirketin muamele merkezinin Beylikdüzü ilçesi olması dikkkate alındığında dava görevli ve yetkili mahkemece açılmıştır. HMK'nın 74. maddesi, 114/1.f bendi ve TBK'nın 504/3. bendi uyarınca konkordato talep eden vekili Av. ...'e Büyükçekmece ... Noterliğinin 29/10/2021 tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır. Somut dosyada birden fazla alacaklılar tarafından, mahkemeye başvurularak çekişmeli hale gelen alacakları hakkında karar verilmesi talep edilmiş ve mahkemenin 22/11/2022 tarihli kararıyla bu alacaklılar yönünden karar verilmiş, istinaf eden alacaklı ... Bankası A.Ş.'nin konkordato nisabında alacağının 1.391.467,01 TL olarak, Alacaklı ... San. Tic. Ltd. Şti. konkordato nisabında alacağının 18.077,86 TL olarak tespitine dair de ayrıca karar verilmiştir. Ayrıca Mahkemenin, itiraza uğrayan alacakların nisaba hangi oranla dahil edilecekleri yönündeki kararı maddi hukuk anlamında kesin hüküm teşkil eden bir karar da olmamakla birlikte İİK'nın 302/6 maddesinde çekişmeli alacaklılar bakımından ileride mahkemenin vereceği hükümlerin saklı olduğu ifade edilmiş olup bu bağlamda İİK'nın 308/b bendinde alacakları itiraza uğramış olan alacaklıların, tasdik kararının ilan tarihinden itibaren bir ay içinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır. Bu nedenlerle alacaklı vekillerinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiş ve reddi gerekmiştir.Tasdik koşullarının oluşmadığı itirazı yönünden yapılan incelemede; alacaklılar toplantısı ve projenin kabulü için gerekli çoğunluk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 302. maddesinde, konkordatonun tasdiki şartları ise aynı kanunun 305. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 20.02.2023 tarih ve 2022/4894 E., 2023/635 K. sayılı ilamı:\"Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, borca batık olmayan davacının tenzilat konkordatosu isteyemeceği, porjesinde faiz ödemesine ilişkin düzenleme olmamasının örtülü tenzilat konkordatosu olarak değerlendirilmesi gerektiği, projenin davacı şirketin kaynakları ile uyumlu olmadığı dikkate alındığında kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla...\"şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.01.2023 tarih ve 2022/5394 E., 2023/185 K. sayılı ilamı:\"Konkordato mehli talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından kesin olarak belirlenmiş olup bu konuda oldukça cimri davranılmıştır. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra 1 yıl gibi uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün olduğundan bu süreye müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir.Somut olayda davacı şirketler konkordatoya tabi borçlarının tamamını faizsiz olarak tasdik tarihinden itibaren 12 ay ödemesiz süreden sonra 48 ay eşit taksitlerle ödemeyi teklif etmiş olup, “faizsiz ödeme” teklifinin tenzilat konkordatosu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği yine davacı şirketlerce  48 ay vade teklif edildiği halde tasdik kararından itibaren ilave olarak 12 ay ödemesiz dönemin tayinin davacı şirketlerin borca batık olmadıkları da dikkate alındığında  İİK’nın 305/1-b uyarınca teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği anlaşılmıştır. Öte yandan  davacı şirketlerden ... A.Ş.’nin tasdik projesinin oylamasında, diğer davacı şirket ... A.Ş.’nin oy kullandığı, her ne kadar İİK’nın  302/4 maddesinde tahdidi olarak sayılan oy kullanamayacaklar arasında olmasa dahi davacı şirketler arasındaki organik bağ birbirlerinden alacak ve borç yaratılması oldukça kolay olması ve ... A.Ş.'nin kabul oyunun nisaba etkili olduğu gözetildiğinde, bu durumun dürüstlük ile bağdaşmayacağı da dikkate alındığında her iki davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.\"şeklindedir.Davacı şirketin 47 alacaklısının bulunduğu, toplam alacak tutarının 45.661.452,72 TL olduğu, projeyi kabul eden alacaklı sayısının 18, kabul edilen alacak tutarlarının 36.799.498,42 TL olduğu, bu durumda projenin alacaklı sayısı itibariyle %38,29, alacak tutarı itibariyle %80,59 oranında kabul edildiği, teminata bağlanması gereken borcun bir kısmının teminat koşulundan vazgeçildiğine dair 26/04/2023 tarihli dilekçe ekinde yazıların sunulduğu, bakiye 21.810,85 TL teminatın yatırıldığına dair 25/04/2023 tarihinde tahsilat makbuzunun sunulduğu, ayrıca tasdik harcının yatırıldığı, bilirkişi heyeti raporunda kanaat dikkate alınarak mahkemece İİK'nın 305/2 maddesi uyarınca ödeme planının revize edildiği, ödeme takviminin kararın eki sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Tasdik karar tarihinin 26/04/2023 olması, borç ödemelerinin 30/08/2023 tarihinde başlaması dikkate alındığında 4 aylık ödemesiz dönemden sonra 48 taksitte borçların ödenmesine yönelik projenin alacaklılar yönünden ciddi zararlara yol açabileceği, bilirkişi heyeti raporunda bildirilen revize projede masrafsız kaydının eşitsizliğe neden olacağı bildirilmesine rağmen borçların tamamının faizsiz olarak ödenmesi şeklinde kayıt bulunduğu ve bu minvalde ek olarak tablo halinde ödeme planı hazırlandığı mahkemece tasdik kararında ise borçların faizsiz olarak ödenmesine dair bir ibare belirtilmeden hüküm kurulmasına rağmen faizsiz ödemeye uygun hazırlanan ödeme planının kararın eki sayılmasına karar verilerek tereddüt oluşturulduğu kanaatine varılmıştır. Açıklanan bu durumlar karşısında İİK'nın 305/son hükmü nazara alınarak, borçlunun kaynakları ile orantılı olacak şekilde taksit yönünden düzeltme yapılarak, faiz konusundaki tereddütün giderilmesi ile gerekirse bu hususta rapor alınmasının ardından revize projenin orantılı olup olmadığının değerlendirilerek karar verilmesinin uygun olacağı kanaati hasıl olmuştur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 27/06/2022 tarihli 2021/6408 E. 2022/3612 K. sayılı ilamında; \"...Konkordato talepleri yargılama sırasında değişen ekonomik parametrelere göre değerlendirilebileceğinden bu haliyle dava teorisinden ayrılır. Komiser raporları ve atanmış kayyım raporları çerçevesinde konkordato tasdiki sonrası gelişmeler de dahil olmak üzere borçlunun davranışları verilecek karar üzerinde etkili olacaktır. Bu durumda mahkemece, konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarıya ulaşma ihtimali noktasında borçlu şirketin tasdik kararı sonrası davranışları ile alacaklılarını zarara uğratma kastıyla hareket edip etmediği kayyım raporları nazara alınarak değerlendirilip sonuca göre bir karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir...\" denilerek, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığı ve projenin uygulanabilirliğinin, borçlunun tasdik kararından sonraki davranışları da nazara alınarak değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin emsal kararında da ifade edildiği gibi konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimali olup olmadığına ilişkin Dairemizce yapılacak inceleme ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle sınırlı olmayıp, karar tarihinden sonraki sürecinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Kayyım tarafından şirket faaliyetinin devam edip etmediği, projede yer aldığı bildirilen araçların satışının gerçekleşip gerçekleşmediği, taksit ödemelerinin yapılıp yapılmadığı konularını da açıklayan herhangi bir rapor dosyaya sunulmamıştır. Davacı şirketin konkordato projesinin uygulanabilirliği ve başarı ihtimalinin karar tarihinden sonraki süreç de dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Açıklanan sebeplerle; alacaklı ... T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun ise HMK'nın 352/1.ç \"başvuru şartlarının yerine getirilmemesi\" maddesi uyarınca usulden reddine, alacaklılar ... Bankası A.Ş. ve ... Malzemeleri Ticaret Ltd. Şti. vekillerinin  istinaf başvurularının kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Alacaklı ... T.A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 352/1.ç maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Alacaklılar ... Bankası A.Ş. ve ... Ticaret Ltd. Şti. vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜ ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/849 E. 2023/410 K. sayılı 26/04/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 5-İstinaf yoluna başvuran alacaklılar tarafından ayrı ayrı yatırılan istinaf karar harcının ve talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1cfd46d11ad58b7","SID":"a369973d07c1757f"}}