{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/961 - 2025/1099<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/961 <br>KARAR NO\t: 2025/1099<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...<br>ÜYE                : ...<br>ÜYE                : ...<br>KATİP             : ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/01/2023<br>NUMARASI\t: 2019/767 Esas, 2023/19 Karar<br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 1- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 2- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 3- ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 4- ...<br>DAVA\t: Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 06/05/2025<br><br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 06/05/2025<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.01.2023 tarih ve 2019/767 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.05.2019 tarihinde ... plakalı  araç ile ... plakalı aracın çarpışması sonucunda kaza meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralandığını, bu kazanın gerçekleşmesinde ... plaka sayılı araç sürücüsü ... tazminatı gerektirir derecede kusurlu olduğunu, müvekkili ise ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda olduğundan kazaya etken herhangi bir kural ihlali, söz korusu olmadığını yine davalılardan ... araç sahibi olup zarardan sürücü ile müteselsil sorumlu olduğunu, ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçe şirketi ... A.Ş olduğunu, ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk poliçe şirketi ise ... A.Ş olduğunu, zorunlu mali sorumluluk poliçeleri gereği, davalı şirketler müvekkilde meydana gelen daimi sakatlıktan dolayı tazminat sorumluluğu altında olduğunu, poliçenin güvence altına aldığı risk tezahür ettiğini, müvekkil kaza nedeniyle daimi sakatlığa duçar olduğunu, poliçe klozları icabı davalı şirketler tam tazminatla mükellef olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden (15.05.2017) başlayarak işleyecek ticari faiziyle ile birlikte, aksinin kabulü halinde dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tazmin ve tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Kazaya karışan ... plakalı aracın davalı şirket nezdinde sigortalı olduğunu, bu sigorta bir zorunlu trafik sigortası (sorumluluk sigortası) olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, poliçeye müstenit müşterek müteselsil sorumluluklarının poliçe limitiyle sınırlı olup, keza masraf ve vekalet ücreti sorumluluklarının da bu miktara isabet eden oranlarda olacağını, poliçe limiti maktuen ödenecek rakam olmadığını, araç işleteninin ve sürücünün kusursuz olduğu hallerde sigortacının da tazminat ödeme yükümlülüğü olmayacağını, kuralı gereğince müvekkil şirketin davacıya herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, kusurun tespiti bakımından denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesinden rapor alınması, öncelikle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının oluşumunda araç sürücüsü olarak kusurunun bulunmadığını, tarafına atfedilen kusuru kabul etmediğini, davacının tedavi giderlerinin SGK Kapsamında olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuki dayanağının mevcut olmadığını, davacı tarafın kalıcı Maluliyet oranını kabul etmediğini, bu hususta Adli Tıp Kurumundan ve ehil bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep ettiğini, sürücüsü olduğu ... plaka sayılı araç ... A.Ş nezdinde genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, davacı taraf manevi tazminat yönünden sigorta şirketini ayrık tuttuğunu davanın ... A.Ş ne ihbarını talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cavap dilekçesinde özetle; davaya konu trafik kazasının oluşumunda müvekkil ...'in ve araç sürücüsü ...'ün kusurunun mevcut olmadığını, davacı kendi kusuru ile kazaya sebebiyet verdiğini, davalı müvekkile atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davacının tedavi giderlerinin SGK kapsamında olduğunu, davacının maddi tazminat taleplerinin hukuki dayanağının mevcut olmadığını, davacı tarafın kalıcı maluliyet oranını kabul etmediklerini, bu hususta Adli Tıp Kurumundan ve ehil bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasını talep ettiklerini, davacı müvekkilin işleteni olduğu ... plaka sayılı araç ... A.Ş nezdinde manevi tazminat yönünden genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, davanın ... A.Ş'ne ihbarını talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kısmen kabulü ile, maddi tazminat yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,  30.000,00 TL manevi tazminatın 15/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; İstanbul 2.Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 29.04.2022 tarihli ... karar numaralı raporundan da görüleceği üzere davacı müvekkilinin vücut engellik oranının %19, iş göremezlik süresinin ise kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiğini, dosya içerisinde bulunan adli raporlardan görüleceği üzere müvekkilinin vücudunda ağır derecede kırılmalar mevcut olmuş olup platin takıldığını ve ayağının birinin diğerine göre kısa kaldığını, mahkemenin hakkaniyet ve nesafete uygun bir biçimde karar vermesi gerekirken tüm bu hususların göz ardı edilerek hüküm kurulmasının BK 56.maddesinin açık hükmüne aykırılık oluşturduğunu belirterek daha yüksek manevi tazminata karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br>Dava, meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucu açılmış olan sürekli iş göremezlik tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>Mahkemece maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabul kararı verilmiş olup karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br> 6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370). TMK'nun 4 üncü maddesine göre kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya  da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir. <br>Somut olayda; 15.05.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ... sevk ve idaresindeki aracın davacının içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında aracın içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, maluliyet oranının % 19 olduğu ve 9 aylık iyileşme süresinin bulunduğu, alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün % 70 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Davalı sürücünün şoför olarak çalıştığı, diğer davalı ...'nın serbest çalıştığı, davacının ev hanımı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının maluliyeti, yaşı, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın düşük olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.<br> HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; mahkemece manevi tazminatın bir miktar artırılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABUL - KISMEN REDDİ ile,<br> 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.01.2023 tarih ve 2019/767 Esas, 2023/19 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2- a-Maddi tazminat yönünden konusuz kalan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, <br>B- Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile, <br>- 50.000,00 TL manevi tazminatın 15/05/2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>3-Maddi tazminat yönünden, karar tarihi itibariyle alınması gereken 179,90 TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 344,97 TL harcın mahsubu ile 165,07 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>4-a-)Manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 3.415,50 TL karar harcının  davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,<br>b-)İlk derece mahkemesince 13.01.2023 günlü karar ile davalılardan tahsiline karar verilen harcın davalılardan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, dairemiz kararına göre yeniden harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,<br>c-)Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen  bakiye harçtan mahsubu ile bakiyesinin tahsilinin istenmesine,<br>5-a-)Davacı tarafından maddi tazminat talebi yönünden harcaması yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>b-)Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin \"..Manevi Tazminat Davaları...\" yönünden uygulanmasının Anayasanın aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması dikkate alınarak, davacı tarafından yapılan  tebligat, posta giderleri toplamı olan 2.184,55‬ TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>6-Maddi tazminat talebi yönünden, davalılar vekilleri vekalet ücreti talep etmediğini  bildirdiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar  ... ve ...'den müştereken veya müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>8-Anayasa Mahkemesinin 14/03/2025 günlü resmi Gazetede yayınlanan 2024/29 esas 2024/226 sayılı 25.12.2024 günlü kararı ile yargılama giderlerinin davanın kabul -ret oranına göre paylaştırılması gerektiğine dair 6100 Sayılı HMK'nın 326/2. maddesinin \"..Manevi Tazminat Davaları...\" yönünden uygulanmasının Anayasanın aykırı olduğu gerekçesi ile iptaline karar verilmiş olması, vekalet ücretinin de yargılama giderlerinden olması dikkate alınarak, davalılar  ... ve ... lehine vekalet ücreti takdir edilmesine yer olmadığına.<br><br>9-Arabuluculuk asgari ücret tarifesine göre hesaplanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılar ... Anonim Şirketi  ve ... Anonim Şirketi'nden alınarak  Hazineye irat kaydına, <br>10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, <br>İstinaf giderleri açısından;<br>11-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>13-Davacı tarafından yapılan 312,00 TL istinaf yargılama ve dosya gönderme ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, <br>14-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri beş yüz kırk dört bin (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06/05/2025<br>\t\t\t\t<br><br> Başkan           Üye                 Üye                       Katip <br> <br><br><br><br><br><br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"93222be717eb91c1","SID":"9b1420df5e044f47"}}