{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2025/749 <br>KARAR NO: 2025/912 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/12/2024<br>ESAS NO: 2024/7 <br>KARAR NO: 2024/1115<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2025<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 05/05/2025<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/12/2024 tarih ve 2024/7 E - 2024/1115  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının davacı kooperatifin üyesi olduğunu ve ferdileştirme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, 2019 tarihli genel kurulda alınan karar uyarınca tapusunu teslim alan üyelerin mevcut aidat bedelinin 40'ı oranında kira ödeneceğine yönelik karar verildiğini, davalının Mayıs/2019- Ekim-2023 dönemi için 53.600 TL tutarında kira borcu olduğunu belirterek söz konusu tutarın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 oranında faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davayı kabul etmediklerini, davacının haksız davasının reddini talep ettiklerini, yapımı tamamlanan konutların kesin maliyet bedelinin çıkarıldığını, davalının ödemesini yaparak tapusunu aldığını, davalının hazirun listelerinde yer almadığını, genel kurullara davet edilmediğini, davalının üyeliğinin zımnen sona erdiğini, davalı nezdinde alacağın muaccel olmadığını, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını, davacı kooperatif defter ve belgelerinde herhangi bir alacak kaydının olmadığına ilişkin bilirkişi raporları bulunduğunu, davalının borcundan daha fazlasını ödediğinin bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağını belirterek davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır. Aksinin kabulünü gerektirici bir iddia ve ispat da bulunmamaktadır. Genel kurulca, ödeme günü belirlenerek, (belirlenmemişse ayın sonu ödeme günü olup) aidat bedelinin süresinde ödenmesine, süresinde ödenmemesi halinde ise temerrüt faizi uygulanmasına ilişkin alınan kararın kesinleşmesi halinde, bu kararın tüm ortakları bağlayacağı açıktır. Dolayısıyla dosyadaki mevcut genel kurul kararları çerçevesinde davacının dava tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilmesi istemi yerinde görülmüştür. Mahkememizce dosya arasına celbedilen tüm kayıt ve belgeler, alınan uzman bilirkişi raporu bir bütün halinde değerlendirildiğinde; genel kurul kararları çerçevesinde davacının üyesi olan davalıdan kooperatif üyeliğinden kaynaklı adına tahsis edilmiş bağımsız bölümü kullanmaktan kaynaklı kira alacağını talep edebileceği anlaşılmıştır. Kooperatif genel kurul kararları çerçevesinde yapılan hesaplamalar neticesi bilirkişi tarafından davalının davacı kooperatife toplam 45.680,00-TL kira borcu olduğu  tespit edilmiştir. Bilirkişi raporu genel kurul kararları ve diğer delillerle uyumlu, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenmiştir. Dava dilekçesinde davacı kira alacağı olarak 53.600,00-TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18, aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Ancak  genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanması gerekeceği, ancak 01/06/2024 tarihi itibarıyla yasal faiz oranının %9'dan %24'e çıkartıldığı görülmektedir. Bu durumda dosya kapsamına göre; dava dilekçesinde faiz oranı açıkça belirtilmiş olmakla taleple bağlılık ilkesi uyarınca davanın kabulü ile 53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranıyla geçmemek üzere dava tarihi olan 04/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine ise karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. 1-Davanın KABULÜ ile 53.600,00-TL kira alacağının yıllık %18 (aylık %1,5) faiz oranını geçmemek üzere dava tarihi olan 04/01/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının faiz oranına yönelik fazlaya ilişkin isteminin reddine, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kabul anlamına gelmemek ile birlikte Müvekkile karşı Kayseri 2 Atm 2019/587 e. Sayılı dosyasında verilen karar davacı kooperatif tarafından Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ...e. Sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini ve müvekkilin maaşında kesinti yapılmış olup bu kesintilerin de mahsup edilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan hüküm verilmesi hatalı olduğunu, ilgili icra dosyasına yapılan ödemelere ilişkin bir kısım dekontları sunulduğunu, icra dosyasında alacaklı tarafından farklı olmasının sebebi davacı kooperatifi ilgili dosyada temlik işlemi gerçekleştirmesinden kaynaklı olduğunu, şöyle ki müvekkiller genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katıldığını, davacı kooperatif tarafından kesin maliyet bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer verilmediğini, yerel mahkemenin dikkat etmediği şu husus vardır kesin maliyeti ödedikten sonra kooperatifin üye sayısı tapusunu alan kişi sayısı kadar azalmış ve genel kurula davet edilen kişi sayısı azaldığı için bu üye sayısı esas alınarak genel kurullar toplanmış ve bu üye sayısı dikkate alınarak aidat konusunda karar alındığını, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması  ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak  göstermemesi ayrı hukuki sonuç doğuracağını, dolayısıyla müvekkillerin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğu mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadı mevcut olduğunu, genel kurul toplantısına davetin bütün pay sahiplerine veya temsilcilerine yapılması davetin geçerlik koşulu olduğunu, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirtmiş ve bu kapsa da da yapımı tamamlanan konutların 2010, 2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında  davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edilmiş ve tamamlanmış  olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alınmış ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almadığını ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında  davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesi belirtildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığı, 6102 Sayılı TTK'nın 124/1. maddesiyle de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiği, kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin \"... ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir...\" olduğu ifade edildiğini, bu durumda ticari defter ve kayıtlarının da dönemsel olarak tutulması gerektiğini, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında  bu yönde bir inceleme yapılmadığı açık olup raporun hükme esas alınması mümkün olmadığını, yine emsal Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında üyelik devam ettiği sürece üyenin parasal yükümlülüklerinin ve dolayısıyla  aidat alacağının zamanaşımına uğramayacağı belirtilmişse de belirtildiği üzere müvekkilin üye olmadığı kooperatifin genel kurula davet etmemesi ile de eylemli olarak ortaya koyduğu öncesinde genel kurul kararı aldığı defaatle bildirildiğini, kaldı ki yerel mahkemede yönetim kurulu kararları incelenmemiş istifaya dair bir karar alınıp alınmadığı hususu araştırılmadığını, aksi halde açık kapı ilkesinin de bir anlamı kalmayacağını, Yargıtay kararları gereği  ve kanun gereği de dönemsel edimlerde 5 yıllık zamanaşımı olduğunu, davacının talebi gerek 1163 sayılı kanun gerek Borçlar Kanunu gereği zamanaşımına uğradığını,  bilirkişi raporunda da görüleceği kaldırma konusu yapılan hususlarda yeterli inceleme yapılmadığını, mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı ve çelişkili olup söz konusu rapora dayalı olarak verilen kararın kabulü mümkün olmadığını, davacı kooperatifin 28.11.2021 tarihli genel kurulunda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti için açılan Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/917 E. 2023/237 K. sayılı dosyasında verilen karar Yargıtay 6. Hd 2024/320 E. 2024/3203 K. sayılı ilamı ile onandığını, ilgili genel kurul kararında alınan kararlar yok hümkünde olduğunu, Kayseri 1. Atm 2021/917 E. sayılı dosyası ile 2021 yılı genel kurulunun yoklukla malül olduğu kesin olarak tespit edilmişken hesaplamada 2021 yılına ilişkin aidatlar da hesaplanmış olduğundan rapor hatalı olup hükme esas alınması mümkün olmadığını, yerel mahkeme tarafından ilgili dosya celp edilerek söz konusu kararda dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, Kayseri 2 Atm 2024/994 Esas sayılı, 2 ATM 2023/685 Esas sayılı, 1 ATM 2024/529 Esas sayılı dosyalarda genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açıldığını, bu dosyalarından incelenerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile verilen hükmün kabulü mümkün olmadığını, Kayseri 1. Atm 2023/1112 E VE 2023/1111 K sayılı sayılı dosyalarında alınan bilirkişi raporlarında davacı kooperatifin ticari defter ve belgelerinde herhangi bir alacak kaydına rastlanmadığı tespit edildiğini, yine Kayseri 1. Atm 2022/480 E.  Sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda da genel kurullarda çıkarılan aidat kararı gereği ödenmesi gereken tutardan fazla ödeme yaptığı tespit edildiğini ve müvekkilin davalı kooperatife  borcu olmadığı hatta alacaklı olduğu tespit edilmiş olup davanın reddine karar verildiğini, eldeki dosyada da aynı şekilde müvekkile çıkarılan borçtan daha fazlasını ödediği bilirkişi incelemesi ile netleşeceğini, bu sebepler le  davacının davasının reddi gerektiğini, izah edilen sebeplerle yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, davacı kooperatifin genel kurul kararlara kapsamında davalı üyeden kira alacağı tahsili talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, toplanan delillere, dava konusu kira bedeli alacağının konutu teslim edilen kooperatif üyelerinden genel kurulda alınan kararlar çerçevesinde istenilmiş olmasına, her ne kadar davalı tarafın istinaf dilekçesinde Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 E -2023/237 K sayılı hükmü ile kooperatifin 2021 yılı genel kurul kararının yoklukla malul olduğunun tespit edildiği ve ilgili hükmün Yargıtayca onandığı, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/994 E, 2023/685 E ve Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/529 E sayılı dosyalarında genel kurul kararlarının iptaline yönelik dava açıldığı ve bu dosyaların da incelenerek karar verilmesi gerektiğinden eksik inceleme ile hüküm kurulduğu bildirilmiş ise de, 6100 Sayılı HMK 357/1. md gereğince ilk derece mahkemesindeki yargılama aşamasında ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların bölge adliye mahkemesindeki istinaf incelemesinde dinlenemeyecek veya yeni delillere dayanılamayacak olmasına ve ilk derece mahkemesince konusunda uzman bilirkişiden aldırılan 10/10/2024 tarihli rapordaki tespit ve değerlendirmeler nazara alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığının anlaşılmış olması nedeniyle davalı vekilinin yerinde görülmeyen yukarıda yazılı istinaf itirazlarının tümden reddi gerektiği değerlendirilmiştir.  <br>Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinafa konu edilen işbu nihai kararın HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek davalı taraf vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/12/2024 tarih ve 2024/7 E - 2024/1115  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli olan 3.661,41 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 915,36 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.746,05 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.  02/05/2025\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d92b7aae42c937a3","SID":"22d83adc9e6ea046"}}