{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/491 <br>KARAR NO: 2025/674<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/02/2025 ara karar <br>NUMARASI: 2025/7 E. <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesi ile davalı adına tescilli ... ve .. numaralı tasarım ve ...  ve .. tescil numaralı tasarımların hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini, tasarım tescillerinin devrinin önlenmesi ve tasarım tescillerinden kaynaklanan hakların müvekkiline karşı ileri sürülememesi için tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 13/01/2025 tarihli 7 nolu tensip kararı ile;  20.000,00 TL teminat karşılığında \"Davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... ve ... ve .. tescil numaralı tasarımlarının tescil belgeleri davalı adına kayıtlı ise 3.şahıslara devrin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle fazlaya ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verildiği, davacı vekilince teminatın yatırılarak kararın uygulandığı, mahkemece davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına karşı itirazının 14/02/2025 tarihli duruşmada değerlendirildiği görülmüştür. Davalı vekili itiraz dilekçesi ile; ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığını, somut olay dikkate alındığında davacı yanın müvekkili tasarımlarının hükümsüz kılınmasına yönelik salt gerçek dışı iddialarda bulunduğunu, işbu iddialarını ispata elverişli herhangi bir bilgi ve belge sunmadığı gibi açıklamada da bulunmadığını, davacının, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/407 D.İş sayılı dosyasında, \"16-19 Kasım 2024 tarihinde İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi'nde gerçekleşecek olan ... \" adreslerinde müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli tasarımlara ayniyet derecesinden benzer taklit ürün kullanımlarının tespit edildiğini, davanın kötüniyetli olduğunu, ihtiyati tedbir için öngörülen teminat bedelinin son derece düşük olduğunu ileri sürerek, ihtiyati tedbir taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin aleyhe kısımlar bakımından kaldırılarak, tümden reddine karar verilmesini aksi takdirde teminat bedelinin güncel ekonomik koşullar ile somut olayın mahiyeti gözetilerek makul ölçüde arttırılmasını talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 14/02/2025 tarihli 2025/7 Esas sayılı ara kararıyla; \"davanın davalı adına kayıtlı ... ve ... ve ...  tescil numaralı tasarımların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı adına tescilli tasarımların hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup, söz konusu hükümsüzlüğü talep edilen tasarımın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması, bu cümleden olmak üzere, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması amacıyla verildiği,  yerleşmiş istinaf uygulamalarının da (İst. BAM 16. HD., 17/11/2020 tarih, 2020/1877-2020/1919; İstanbul BAM. 16. HD. 07/12/2018 tarih, 2018/3590Esas, 2018/2636 Karar) aynı mahiyette olduğu,.. tedbir kararının davalının tasırımını kullanım hakkını kısıtlamadığı, devrin önlenmesine yönelik tedbirin davalının ticari faaliyetlerini engeller mahiyette olmadığı, bu itibarla belirlenen teminatın tedbirin kapsamı ile uyumlu olduğu\" gerekçesiyle, davalı vekilinin tedbire itirazının reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; HMK 389. Madde gereğince tedbir koşullarının oluşmadığını, müvekkili adına tescilli tasarımın Anayasal mülkiyet hakkı kapsamında korunduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin koruma altındaki tasarımlarının aynılarının üretimini ve dağıtımını yaptığını, Bakırköy 1. FSHHM'nin 2024/407 D.İş sayılı dosyada fuarda sergilediğinin tespit edildiğini, alınan tedbir kararının akabinde Bakırköy 1. FSHHM'nin 2024/305 Esas sayılı dosyasında asıl dava açıldığını, teminat bedelinin oldukça düşük olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekilinin istinaf dilekçesine cevabında; ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, müvekkilinin anayasal hakkını kullandığını, davalının kötüniyetli olduğunu, müvekkili aleyhine durmaksızın hukuk davaları ikame edildiğini, var olmayan unsurları oluşmayan suçlardan cezalandırılmasının istenildiğini, teminata yönelik istinaf sebebinin de yerinde olmadığını beyanla, istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>GEREKÇE; Tasarım hükümsüzlüğü talepli davada, mahkemece davacının davaya konu tasarımların devrinin önlenmesi yönünde tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, davalı tarafça yapılan itirazın reddedildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafın hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ve davanın kötüniyetli açıldığına yönelik savunmaların yargılama sırasında mahkemece değerlendirileceği, hükümsüzlük davalarında dava konusu olan tasarımların üçüncü kişilere devredilmek suretiyle taraf teşkilinde sorunlar yaşanmaması ve usul ekonomisi prensipleri gereği tedbir kararı verilmesinin gerek ilk derece mahkemesi kararları, gerekse Dairemizin kararları ile yerleşik uygulama haline geldiği, markaların devrinin önlenmesi tasarruf yetkisine getirilen bir sınırlama ise de bu yönde tasarrufu gerektiren bir zorunluluğun yada somut zararın davalı tarafça ileri sürülmediği, teminata yönelik  itirazın ise yerinde olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin tedbire itirazın reddine yönelik kararının yerinde olduğu kanaatiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarih ve 2025/7 E. Sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,  6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a89867ef369485d8","SID":"10751bf4e954477d"}}