{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ:20/12/2024<br>DAVANIN KONUSU:Ticari Şirket (Fesih İstemli)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ:19/03/2025<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, müvekkilinin, ...'ne (Mersis NO: ...) 12.08.2011 pay devri kararı sonucunda şirketin 50 hisse adeti ile ortağı olduğunu, 29.08.2011 tarih ve 7763 sayı ile Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde kararın yayımlanmış olduğunu, aynı karar ile şirketin diğer 50 adet hissesini de ...'in aldığını ve ortağı olduğunu, bu pay devrinden sonra şirket merkezi olan ... Mah. ... Cadde ... Plaza No: ... Konyaaltı/Antalya adresinde 6 ay daha faaliyet gösterildiğini, daha sonrasında ise faaliyetlerini sonlandırmış olduklarını, faaliyetini sonlandırdıktan bugüne kadar yaklaşık 13 sene boyunca başkaca faaliyet göstermediğini, şirketin diğer ortağı ... ile iletişime geçilemediğini, şirketin uzun zaman önce faaliyetine son vermesi nedeniyle vergi dairesince şirketin resen terkininin gerçekleştirilmiş olduğunu, şirketin yalnızca Antalya Ticaret Sicilinde kaydının bulunduğunu, bu nedenle bahsi geçen şirketin faaliyetlerinin tamamen durmuş olması, uzun bir süre önce fiilen son verilmiş olması, ayrıca vergi dairesi tarafından da resen terk işleminin yapılması ve şirketin devamı ve amacının gerçekleştirilmesi mümkün olmadığından ...'nin haklı nedenle feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı, davacının açmış olduğu davayı kabul ettiğini bildirdiği anlaşılmıştır.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"...  Davacı, davayı diğer ortak ...'e karşı açmıştır. Şirketin feshi davasında davanın feshi istenen şirkete karşı açılması zorunlu olup bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine\" karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Feshi istenen dava dışı şirketin yalnızca 2 ortaktan ibaret olduğunu, davalının da davayı kabul ile şirketin mahkeme kararıyla feshedilmesini onayladığını, yerel mahkemece hukuka ve usul ekonomisine aykırı olarak davanın dava dışı feshi istenen şirkete karşı açılmadığı gerekçesiyle husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... Esas ... Karar  sayılı kararı ile ''Her ne kadar mahkemece, ... Sanayi Ltd. Şti.’nin feshine ilişkin olarak karşı davacı tarafından diğer ortak olan karşı davalı ...’na husumet yöneltilerek açılan karşı davada husumetin kural olarak dava konusu şirketin tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğine dair kurala dayalı olarak usulden ret kararı verilmiş ise de; anılan şirketin tüm  ortakları, karşı davacı ile karşı davalı ...’dan ibaret olup her iki ortağın da yer aldığı karşı davada husumet eksikliğinin bulunmadığının kabulü, yargılamanın en az giderle ve makul sürede bitirilmesi ile gereksiz yere dava açılmasının önlenmesine dair usul ekonomisi ilkesi gereği zorunludur. Aksinin kabulü, iki ortaktan ibaret olan limited şirketin ortaklarının tümünün taraf olarak yer aldığı fesih davasının mevcudiyeti yanında şirket tüzel kişiliğine karşı ayrı bir fesih davasının açılması sonucunu doğuracak olup böyle bir durum, HMK’nın 30. ve Anayasanın 141. maddelerinde ifade edilen usul ekonomisi ilkesine aykırılık teşkil edeceğini.'' kabul ettiğini, buna rağmen yerel mahkemenin davanın reddi kararı belirlenen ilkeye aykırı olduğunu, Gerek doktrin, gerekse Yargıtay tarafından şirket faliyetinin durmuş olması yani vergi dairesinin resen terk tespiti durumunda şirketin haklı nedenlerle fesih edilebileceğinin kabul edildiğini istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, dava dışı şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Limited şirketin feshi davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Ancak her ne kadar kural olarak limited şirketin TTK’nın 636/3. maddesi çerçevesinde haklı nedenlerle feshine ilişkin olarak açılan bir davada husumetin, feshi istenen şirketin tüzel kişiliğine karşı yöneltilmesi gerekir ise de; iki kişiden müteşekkil limited şirketin ortaklarının davacı ve davalı olarak yer aldığı davada, taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun kabul edilmesi gerekir. Başka bir deyişle iki ortaktan biri tarafından diğer ortağa karşı açılan, iki ortaktan müteşekkil limited şirketin feshine dair davada taraf teşkilinin sağlanmış olduğunun kabulü, Anayasanın 141. maddesi ve HMK’nın 30. maddesinde düzenlenen, yargılamanın en az giderle ve makul sürede bitirilmesi ile gereksiz yere dava açılmasının engellenmesine dair usul ekonomisi ilkesine uygun düşer ( aynı yönde Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 04/09/2024 tarih, 2023/3917 Esas ve 2024/5954 Karar, 14/01/2014 tarih, 2012/9121 Esas ve 2014/728 Karar sayılı ilamları). Hal böyle olunca yerel mahkemece işin esasına girilip hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiş, davacı tarafın istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.<br>Öte yandan, davalı 10/06/2024 tarihli dilekçesinde davayı kabul ettiğini, kabul beyanı nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesini beyan etmiştir. İddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre gerek ortakların fesih halini kabul etmiş olması, bu durumda artık haklı nedenlerin incelenmesine dahi gerek olmadığına dair Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11/02/1991 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı ve gerekse Vergi Dairesince 31/12/2012 tarihi itibariyle şirketin resen terkininin gerçekleştirilmiş olması dikkate alındığında şirketin devamında fayda bulunmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile dava dışı şirketin feshine, tasfiye feshin doğal sonucu olduğundan şirket için resen tasfiye memuru olarak davacı ...'nun atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/06/2010 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı ilamı uyarınca, yargılama giderlerinin fesih ve tasfiyesine karar verilen şirketten tahsiline, davalı tarafın davayı kabulü ön inceleme duruşmasından önce olduğundan AAÜT'nin 6. maddesinin 1. cümlesi uyarınca, davacı lehine vekalet ücretinin yarısına hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 20/12/2024 tarih ve ... Esas... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>a-Dava dışı şirkete yönelik olarak açılan fesih ve tasfiye davasının KABULÜ ile;  Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün ... numarasında kayıtlı ...'nin Türk Ticaret Kanunu'nun 636/3 maddesi uyarınca FESİH VE TASFİYESİNE, <br>b-Tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere davacı ... ...''nun tasfiye memuru olarak ATANMASINA,<br>c-Tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, <br>d-Karar kesinleştiğinde bir örneğinin ilk derece mahkemesince Antalya Ticaret Sicili Müdürlüğüne gönderilmesine, <br>e-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın fesih ve tasfiyesine karar verilen ...'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, f-Davacı tarafından yapılan 675,00 TL tebligat gideri, 14,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 689,00 TL yargılama giderinin fesih ve tasfiyesine karar verilen ...'nden  alınarak davacıya verilmesine, <br>g-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 6. maddesinin 1. cümlesi uyarınca hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin fesih ve tasfiyesine karar verilen ...'nden alınarak davacıya verilmesine, <br>h-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>3-İstinaf incelemesi yönünden; <br>a-Davacının istinaf başvurusu kabul edildiğinden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 615,40-TL maktu istinaf karar harcının talebi halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>b-Davacı tarafından istinaf incelemesi için yapılan 1.683,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 185,00 TL tebligat gideri, 480,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.348,10 TL istinaf yargılama giderinin fesih ve tasfiyesine karar verilen ...'nden alınarak davacıya verilmesine, <br>c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>d-Davacı tarafından yatırılan istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine, <br>4-Kararın Dairemiz tarafından taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle  6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-2 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre  içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi. 19/03/2025<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac7986cd2dce6a25","SID":"fdef3ec0c7d977e6"}}