{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/492 <br>KARAR NO: 2025/673<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 14/02/2025 ara karar <br>NUMARASI: 2023/251 E. <br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)|Marka (Marka HakkınaTecavüzden Kaynaklanan)|Marka (Manevi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2025<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesi ile, 1989 yılında Gaziantep'te kurulan müvekkili şirketin sektöründe lider ve tanınmış bir firma olduğunu, müvekkili şirketin 2004 yılından beri \"...\" markası için yatırımlar yaptığını, Türk Patent nezdinde ... ve ...tescil numaralı markaları tescil ettirdiğini, davalı ... Gıda ve Anonim Şirketi haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilinin büyük emek ve çabayla tanıttığı ürünün aynısını yaptığını,\"..\" markası altında piyasaya sürdüğünü, müvekkiline ait  ürün ile davalıya ait ürünün iltibasa neden olacak derecede benzer olduğunu, davalı şirketin haksız kazanç elde ettiğini,  bu nedenle davalı tarafından üretilen ürünlerin müvekkile ait marka ve tasarım haklarına tecavüzün tespiti, durdurulmasına ve önlenmesine, dava konusu \"...\" markaları ürünlerin üretilmesinin, dağıtımının ve davalıya ait sosyal medya hesaplarında, internet sitesinde, elektronik ortamlarda, marketlerde ve her türlü yol ve yöntemlerle tanıtımının ve satışının durdurulmasına, bulundukları her yerde el konulmasına, tanıtım vasıtalarının toplatılmasına ve yayımının durdurulmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 03/01/2024 tarihli ara karar ile; \".. dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı, mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı\" gerekçesiyle; ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Dairemizin 06/06/2024 tarihli 2024/519 Esas- 2024/1081 Karar sayılı kararıyla; \"Somut olayda, tescilli bir tasarım ve marka  hakkına, davalı tarafından haksız eylemleri neticesiyle tecavüz edildiği belirtilmek suretiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü, haksız fiil teşkil eden tasarım hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı talep edilmiş ise de, tasarım benzerliğine ilişkin davalarda, teknik bilgi gerektirmesi,  davacının bilirkişi inceleme talebinin bulunmadığı, 6100 Sayılı HMK'nın 390/3. madde gereğince ihtiyati tedbir talebinde bulunulabilmesi için, talep eden tarafça haklılığının yaklaşık olarak ispatı gerektiği, yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı\" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporu alındığı, davacı vekilinin 14/02/2025 tarihli duruşmada tedbir talebini yinelediği anlaşılmıştır. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarihli 2023/251 Esas sayılı ara kararıyla; \"Davacı yanın -SMK'nın 159 ve HMK 389 maddeleri koşulları oluştuğundan takdiren 300.000,00 TL teminat yatırıldığında yada muteber bir bankanın kesin ve süresiz teminat mektubu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibrazı halinde ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; -Davalıya ait davacı yanın tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu iddia olunan ve görsellerine bilirkişi raporunda yer verilen ... tescil numaralı tasarıma benzer olduğu iddia olunan ürünlere Türkiye sınırları içerisinde el konulmasına ve yed-i emine teslimine; söz konusu ürünlerin davalı yanca üretiminin, dağıtımının, internet siteleri de dahil olmak üzere satışının yasaklanmasına, söz konusu ürünün bulunduğu her türlü tanıtım malzemesine el konularak yed-i emine teslimine; davacı yanın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacıya ...ve ... sayılı “...” ibareli markalar ile “...” markaları arasında iltibas bir yana hiçbir benzerlik, hatta çağrışım bulunmadığını, markanın ... ve ... sayılı marka başvuruları ile 30. Sınıfta  müvekkili adına tescil ettirildiğini, müvekkilinin markasının İtalyanca olup ... ifadesinin italik mavi yazımı, okunuşu ve yarattığı intiba bakımından oldukça ağır ve romantik bir duruşa sahip olduğunu. -Müvekkilinin “...” adlı kek ürününün ambalajını yeniden tasarlayarak tasarım tescilini aldığını,  ambalaj tasarımının müvekkili adına ... sayılı dosyada tescilli olduğunu,  benzerlik incelemesinde, “tasarıma konu ürünün tanınmışlığı ve piyasadaki satışının yaygın olup olmadığının” da dikkate alınması gerektiğini, davacıya ait tasarımların kullanıldığı ürünlerin de ambalaj üzerinde de belirtildiği gibi piyasada “yeni” olduğunu, henüz pazarda yeterli tanınmışlığa sahip olmadığı için, söz konusu ambalajla karıştırılma ihtimalinin de oldukça uzak olduğunu. - Ürünün satışa sunulduğu iddiasıyla işaret edilen web sitesinde de bu şekilde bir ürünün satışı bulunmadığını, bilirkişi raporuyla da bu hususun sabit olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kullanımının söz konusu olmadığını, mahkemenin bilirkişi raporunun aksine karar vermesinin yerinde olmadığını, beyanla tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine cevabında; istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını başvurunun reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.<br>GEREKÇE; Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, duruşmada taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece bilişim uzmanı, tasarım uzmanı ve marka vekili bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 29/07/2024 tarihli raporda; \" Davacı tarafça dosyaya sunulan delillerden davalı tarafa ait olduğu belirtilen ürün ambalajı üzerinde yine davalı tarafa ait olduğu belirtilen www...com alan adının yazdığı, Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, marka adından bağımsız olarak davacı tarafa ait ... numaralı Marka tescili grafik tasarım kompozisyonu ve ürün görseli ile davalı tarafa ait ambalaj üzerinde yer alan grafik tasarım kompozisyonu ve ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, TASARIM TECAVÜZÜ İDDİASI YÖNÜNDEN; Davalı taraf davaya konu tasarım tescilinin yeni ve ayırt edici olmadığına ilişkin herhangi bir hükümsüzlük davası açmamış olmakla tasarım tescil belgesinin koruma şartlarını haiz olduğu ihtimali dikkate alınarak değerlendirme yapıldığında yukarıda heyetimiz tasarım uzmanı bilirkişisinin değerlendirmeleri dikkate alındığında Davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilindeki kek görünümü şeklinin davalı tarafça ürün ambalajında kullanılmasının SMK 81/1 hükmünün ihlaline yol açacağı, MARKA TECAVÜZÜ İDDİASI YÖNÜNDEN; Tecavüz için hem markalar arası aynılık/benzerlik hem de mal ve hizmet sınıfları arasında aynılık/benzerlik karşılaştırmasının yapılması ve iltibasın yani karıştırılmanın söz konusu olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, bu çerçevede Davacının marka tescilinin olduğu mal ve hizmet sınıfı davalının ürün mal sınıfı ile aynı olmakla birlikte markasal benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı değerlendirildiğinden takdirin mahkeye ait olmakla birlikte; kullanımın Davacı tarafa ait ... numaralı Marka tescili ile karıştırılma ihtimali doğurmayacağı\" hususlarını tespit ve rapor etmişlerdir. Dava, davalının davacıya ait  ... tescil numaralı tasarımdan ve ... ile ... tescil numaralı markalardan  doğan haklarına tecavüzünün ve haksız rekabetinin bulunup bulunmadığının tespiti meni ve refi talebiyle açıldığı, davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescilinin atıştırmalık ürüne ilişkin olduğu, ... tescil nolu marka ile ... tescil numaralı markanın ... ibareli ürün ambalajına ait olduğu, davalının ... markalı ürün ambalajı üzerinde ürün görseli bulunduğu, mahkemece alınan bilirkişi raporunda, davalı ürün ambalajındaki ürün görseli ile, davacı tasarım tescili ile davacı ambalaj markaları üzerindeki ürün grafik tasarımının benzer olarak algılandığı ancak davalı kullanımının davacı tarafa ait ... sayılı marka ile karıştırılma ihtimali doğurmayacağı beyan edilmiştir.  Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ambalaja yönelik kullanımının bulunmadığı, bilirkişi raporunun aksine karar verilmesinin usulüne uygun olmadığı, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı ileri sürülmüşse de, bilirkişi raporunda tasarıma tecavüzün bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, mahkemece de davacı adına tescilli tasarıma benzer ürünler yönünden tedbir kararı verildiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşullarının sağlandığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/02/2025 tarih ve 2023/251 E. sayılı ara kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davalı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2025</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4fd40f0e13ed2815","SID":"42b337bf19681d49"}}