{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t: 2025/9 <br>KARAR NO\t: 2025/308<br><br>DAVA\t: İflas (Adi Takipten Doğan İflas (İİK 156))<br>DAVA TARİHİ\t: 29/11/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 24/04/2025<br><br>Mahkememizde görülmekte olan iflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda:<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacılar vekili dava dilekçesi ile  davacının davalı-borçlu eğitim kurumunda öğretmen olarak 11 yıl çalıştığını, iş akdinin feshinde davalı tarafından kendisine tazminatının ödenmemesi nedeniyle davalıya karşı iş mahkemelerinde dava açtıklarını, buna rağmen davalı tarafından ödeme yapılmadığından davacı tarafından davalıya karşı icra dosyasından icra emrinin tebliği sonrası örnek 11 iflas ödeme emrinin tebliğ olunması için takip yolunun değiştirildiği, bu çerçevede iflas ödeme emrinin davalıya tebliğ olunmakla takibe itiraz olunmadığı, bu nedenle kesinleşmiş takibe dayalı olarak davalı hakkında iflas kararı verilmesinin talep etmiştir. <br>Davalıya usulüne uygun olarak tebligat yapıldığı, ancak cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla davayı inkar eden konumundadır. <br>Taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, 14/03/2022 tarihli icra emrine dayalı olarak icra takibine  geçilmesi sonrası ve bu defa  06/09/2024 tarihi itibariyle iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin düzenlenmiş olduğu, örnek 11 nolu ödeme emrinin ise 15/09/2024 tarihi itibariyle tebliğ olunması karşısında davanın iflas yoluyla yapılan takibe itiraz olunmamasına dayalı olarak açıldığı, bu şartlarda yetkisizlik kararında belirtildiği gibi İİK m.177/4 hükmüne dayalı olarak açılmış bir davanın olmadığı, davacının ilama dayalı olarak ve 14/02/2022 tarihi itibariyle icra emrinin düzenlenmesini talep ettiği, akabinde takip yolunu değiştirmesi sonucu ve 06/09/2024 tarihi iflas yoluyla adi takipte ödeme emrinin davalıya tebliğinin sağlandığı, buna dayalı olarak ve takibin kesinleşmesine dayalı iflas davasının açıldığı, davanın süresi içinde açıldığı hususları tartışmasızdır. <br>Taraflar arasında tartışmalı olan hususlar, iflas ödeme emrinin usule uygun düzenlenip düzenlenmediği, takip yolunun değiştirilmesi karşısında bu değişikliğin usule uygun olup olmadığı, iflas ödeme emrinin usule uygun şekilde tebliğ olup olmadığı, iflas ödeme emrinin kesinleşip kesinleşmediği, iflas kararı verilmesinin yasal şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarındadır.   <br>Davacı vekilinin 24/04/2025 tarihli ve e imzalı dilekçesini sunduğu, davacı vekilinin dilekçe ile anlaşma sağlanmakla dava dosyasının konusuz kaldığını ve kendilerine ödeme yapıldığını, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediğini, iflas avansının iade olunmasını talep ettiği, esasen davalı vekilinin dahi duruşma sırasında ve aynı yönde talepte bulunduğu, ayrıca vekillerin sulh yetkilerinin dahi mevcut olduğu açıktır. <br>Esasen her iki taraf vekili davanın konusuz kaldığını beyan ederek bu çerçevede hüküm oluşturulmasını talep etmişlerdir. HMK m.26 hükmü uyarınca taleple bağlılık esastır. Bu çerçevede taraf vekillerinin beyanları dahi dikkate alınarak konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm oluşturulmalıdır. Zaten tarafların dava ile ilgili sulh beyanları dahi bu noktadadır. <br>Bilindiği üzere davanın konusuz kalması durumunda, HMK m.331 hükmü uyarınca davanın açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun araştırılması gerekir. Esasen haklılık durumunun araştırılması sonrası tarafların lehine veya aleyhine kısmen veya tamamen yargılama gideri takdir edilecektir. Ne var taraflar birbirlerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretlerini talep etmediklerini açıkça belirtmişler ve tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin taraflar üzerinde kalması konusunda uyuşmuşlardır. Bir başka deyişle taraflar bu konuda sulh olmuşlardır.  <br>Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK m.315 hükmüne göre, taraflar aralarındaki uyuşmazlık hakkında, konusuz kalma nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri takdirde taraflar arasındaki uyuşmazlık ile ilgili sadece karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekir. Esasen 6100 sayılı HMK m.26 hükmü gereği tarafların talepleriyle bağlılık kural olarak esastır.    <br>Yapılan açıklamalar karşısında taraflar arasındaki sulh karşısında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Taraflar arasındaki sulh karşısında konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,<br>2-Duruşmalı ön inceleme sonrası sulh olmakla alınması gereken ve 2/3 oranına isabet eden 410,26TL harcın peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 17,34 TL harcın davacıya iadesine, <br>3-Taraf vekillerinin beyanları karşısında taraflar lehine herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti takdir olunmamasına,<br>4-Tarafların yapmış oldukları yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,<br>5-75.000-TL iflas avansının derhal davacıya iade olunmasına,<br>6-Artan avansın hükmün kesinleşmesi sonrası iadesine,<br>Kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul BAM nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere vekillerin huzurunda ve oy birliği ile karar verildi.  <br><br>Başkan <br> <br>Üye <br> <br>Üye <br> <br>Katip <br> <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"48b27642ef643345","SID":"d285dc01576e847c"}}